ANA SAYFA BİZE ULAŞIN BAĞLANTILAR ABOUT US
HIZLI ERİŞİM

24 Ekim 2019 Perşembe  

                             »Adana   »Antalya   »Aydın   »Balıkesir   »Bursa   »Çanakkale   »Denizli   »Diyarbakır   »Erzurum   »Eskişehir   »Gaziantep   »Hatay   »İstanbul   »İzmir  
                             »Kayseri   »Kahramanmaraş   »Konya   »Malatya   »Manisa   »Mersin   »Muğla   »Rize   »Samsun   »Şanlıurfa   »Tekirdağ   »Trabzon   »Van        »İL TEMSİLCİLİKLERİ  

     Başkanın Mesajı

 

     Genel Kategoriler

 

     Özlük Çalışmaları

 

     Anlaşmalı Kurumlar

 

     Konular

 
 
ASGARİ ÜCRET TARİFELERİ
ÜYELİK İŞLEMLERİ
2017 YILI KAMULAŞTIRMA BİLİRKİŞİ LİSTESİ
YETKİ BELGESİ ALAN ÜYELERİMİZ
 

—S. S. Sorular

»GENEL

»ÜYELİK İŞLEMLERİ

 

—Bilgi Edinme

Kendi adınıza
(Bireysel / Gerçek Kişilik)
Bilgi Edinme Başvurusu

Kurumunuz adına
(Tüzel Kişilik)
Bilgi Edinme Başvurusu

 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI’NIN IMF’YE VERİLEN NİYET MEKTUBUNUN TARIMLA İLGİLİ HÜKÜMLERİ VE AVRUPA BİRLİĞİ’NE ÜYELİĞİN TÜRK TARIMI’NA OLASI ETKİLERİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ

    Yayına Giriş Tarihi: 24.06.2003  Güncellenme Zamanı: 24.06.2003 14:03:46  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

1999 YILINI TÜRK ÇİFTÇİSİ ÇOK ÖNEMLİ KAYIPLARLA KAPADI. GEÇTİĞİMİZ YIL TÜRKİYE GENELİNDE TOPTAN EŞYA FİYATLARI % 62,9 TÜKETİCİ FİYATLARI İSE % 68,8 ORANINDA ARTTI. SANAYİ ÜRÜNLERİNDE FİYAT ARTIŞLARI % 76,7 OLURKEN TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ ARTIŞ YALNIZCA % 30 DÜZEYİNDE KALDI. DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜNÜN VERİLERİNE GÖRE, ÇİFTÇİNİN ELİNE GEÇEN FİYATLARDAKİ ARTIŞ % 46,1 OLDU. BÜTÜN BU GÖSTERGELER İÇ TİCARET HADLERİNİN TARIM ALEYHİNE GELİŞTİĞİNİ GÖSTERDİ. TARIMIN ALT SEKTÖRLERİ İÇERİSİNDE YAPILAN BİR İNCELEME, ÇİFTÇİNİN ELİNE GEÇEN FİYATLARIN SEBZE ÜRETENLER İÇİN % 19,6, TARLA ÜRÜNLERİ ÜRETİCİLERİ İÇİN % 36 OLDUĞUNU GÖSTERİYOR. YALNIZCA HAYVANSAL ÜRÜNLERDE ÇİFTÇİNİN ELİNE GEÇEN FİYATLAR % 73,1’LİK ARTIŞLA SANAYİ ÜRÜNLERİNDEKİ FİYAT ARTIŞLARINA YAKLAŞTI. TÜM BU GÖSTERGELER TÜRK ÇİFTÇİSİNİN NE DENLİ SAHİPSİZ, NE DENLİ SAVUNMASIZ OLDUĞUNU ORTAYA KOYUYOR. İŞTE TÜRK ÇİFTÇİSİ VE TARIMI İÇİN YAŞANAN BU OLUMSUZ ORTAMDA 9 ARALIK 1999 TARİHİNDE, EKONOMİDEN SORUMLU DEVLET BAKANI RECEP ÖNAL VE MERKEZ BANKASI BAŞKANI GAZİ ERÇEL İMZASIYLA, IMF BAŞKANI MİCHEL CAMDESSUS’A BİR NİYET MEKTUBU VERİLMİŞTİR. NİYET MEKTUBUNDA BELİRTİLEN DÜŞÜNCELER TAMAMEN “DESTEKLEME POLİTİKALARI” EKSENLİ OLUP, ÇİFTÇİLERE VERİLDİĞİ KABUL EDİLEN DESTEKLERİN AZALTILMASI YA DA TAMAMEN KALDIRILMASI TEMELİNE DAYANMAKTADIR. OYSA Kİ, TÜRKİYE’NİN TARIM VE KIRSAL ALAN İÇİN ÖNCELİKLİ SORUNU, DESTEKLEMELERİN FAZLALIĞI, GEREKSİZLİĞİ YA DA YARARLILIĞI DEĞİLDİR. TÜRKİYE’NİN BU ALANDA İKİ TEMEL SORUNU VARDIR. BİRİNCİSİ, TÜRKİYE’DE TARIMSAL ÜRETİMİN ULUSLAR ARASI REKABET GÜCÜNE SAHİP BİR MALİYETLE YAPILAMAMASI, İKİNCİSİ İSE GENELİNDE FAKİR OLAN TÜRK ÇİFTÇİSİNİN ÜRETİM İÇİN KREDİYE GEREKSİNİM DUYMASIDIR. HER İKİ HUSUS DA ÇİFTÇİNİN DESTEKLENMESİ GEREĞİNİ ORTAYA ÇIKARDIĞI GİBİ, BUGÜNE DEK YAPILAN, YA DA YAPILDIĞI KABUL EDİLEN DESTEKLEMENİN YETERSİZLİĞİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR.

TÜRKİYE’DEKİ TARIMSAL DESTEKLEMENİN KİMİ ÇEVRELERİN ÖNE SÜRDÜĞÜ GİBİ GERÇEKTEN YÜKSEK OLUP OLMADIĞINI, TÜRKİYE’Yİ OECD ÜYESİ OLAN ZENGİN BATI ÜLKELERİYLE KARŞILAŞTIRARAK YANITLAYABİLİRİZ. TÜRKİYE’DE TARIM KESİMİ ULUSAL GELİRDEN % 15 DOLAYINDA PAY ALIRKEN VE İSTİHDAMA % 45 DOLAYINDA KATILIRKEN ,BU ÜLKELERDE TARIMIN ULUSAL GELİRDEN ALDIĞI PAY % 1 İLA 2 ,TARIM KESİMİNİN İSTİHDAMDAKİ ORANI İSE % 5 DOLAYINDADIR.

TARIMSAL DESTEKLEMENİN BOYUTLARI ÜRETİCİ DESTEK EŞDEĞERİ VE TÜKETİCİ DESTEK EŞDEĞERİ ÖLÇÜTLERİ İLE ÖLÇÜLMEKTEDİR. ÜRETİCİ DESTEK EŞDEĞERİ, ÇİFTÇİLERE SAĞLANAN TÜM SÜBVANSİYONLARIN TARIMSAL ÜRETİM DEĞERİNE ORANI OLARAK TANIMLANMAKTADIR. BİR BAŞKA İFADE İLE ÇİFTÇİNİN ELİNE GEÇEN GELİRİN NE KADARININ DESTEKLERDEN OLUŞTUĞU ÜRETİCİ DESTEK EŞDEĞERİ İLE İFADE EDİLİR. TÜKETİCİ DESTEK EŞDEĞERİ İSE DESTEKLEMENİN TÜKETİCİ FİYATLARINA NE ÖLÇÜDE YANSIDIĞINI YA DA TÜKETİCİLERİN SIRF TARIMA SAĞLANAN DESTEKLER NEDENİYLE TARIMSAL ÜRÜNLERE NE KADAR FAZLA FİYAT ÖDEDİĞİNİ BELİRTİR. 1979 – 90 YILLARI ARASINDA HEM ÜDE VE HEM DE TDE ORANLARI İNCELENDİĞİNDE OECD ÜLKELERİNDEKİ ORANLARIN TÜRKİYE’DEKİNDEN FAZLA OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR. BU DÖNEMİN ORTALAMASI OLARAK ÜDE DEĞERİ OECD ÜLKELERİNDE % 40 ,TÜRKİYE’DE İSE % 31 DİR. YANİ BATI ÜLKELERİNDE ÇİFTÇİLERİN SATIŞ GELİRİNDEN ELLERİNE GEÇEN PARANIN % 40’I TÜRKİYE’DE İSE % 31’İ TARIMSAL DESTEKLEMELERDEN KAYNAKLANMAKTADIR.

AYNI DÖNEMDE TDE DEĞERİ OECD ÜLKELERİNDE % 31, TÜRKİYE’DE % L4’DÜR. YANİ,TÜKETİCİLERİN TARIM ÜRÜNLERİNE ÖDEDİKLERİ FİYATLAR , DESTEKLEME NEDENİYLE BATI’DA % 31, TÜRKİYE’DE İSE % 14 ORANINDA YÜKSELMİŞ OLMAKTADIR. 1993 – 98 YILLARI ARASINDA İSE ÜDE DEĞERLERİ OECD ÜLKELERİNDE % 39 TÜRKİYE’DE % 31; TDE DEĞERLERİ OECD ÜLKELERİNDE % 29 TÜRKİYE’DE % 22 DİR. TARIMSAL DESTEKLEMENİN ULUSAL GELİRE ORANI İSE, OECD ÜLKELERİNDE % 1.4 TÜRKİYE’DE % 4,7 DİR. ANCAK, TÜRKİYE’DE TARIM KESİMİNİN ULUSAL GELİR İÇİNDEKİ PAYI OECD ÜLKELERİNDEKİNİN EN AZ ON KATI OLDUĞU İÇİN BU FARK ANLAM İFADE ETMEMEKTEDİR. AYRICA OECD ÜLKELERİNDE ÇİFTÇİ BAŞINA ÖDENEN SÜBVANSİYONLARIN DOLAR CİNSİNDEN DEĞERİ TÜRKİYE’DEKİNİN ONDÖRT KATINDAN YÜKSEKTİR. TÜM BU DEĞERLER TARIMIN ÇOĞU ZAMAN SÖYLENDİĞİNİN AKSİNE TÜRKİYE’DE FAZLA DESTEKLENDİĞİNİ DEĞİL, TAM AKSİNE YETERİ KADAR DESTEKLENMEDİĞİNİ AÇIKLIKLA ORTAYA KOYMAKTADIR.

NİYET MEKTUBUNUN 40. VE 41. MADDELERİNDE BELİRTİLEN TARIMLA İLGİLİ TAAHHÜTLER, GEREK HAZIRLANIŞ MANTIĞI, GEREKSE SORUNLARI SAPTAMA VE BUNLARA UYGUN ÇÖZÜMLER YARATMA KONUSUNDA ÇOK ÖNEMLİ EKSİKLİK VE YANLIŞLIKLAR İÇERMEKTEDİR. EKONOMİK OLARAK ÇOK ÖNEMLİ BİR SEKTÖRÜ, SOSYAL OLARAK TA ÜLKE NÜFUSUNUN YAKLAŞIK YARISINI DOĞRUDAN, DİĞER YARISINI DA DOLAYLI OLARAK ETKİLEYEN VE REFORM ADI ALTINDA SUNULAN BU ÇOK ÖNEMLİ POLİTİKA DEĞİŞİMLERİ KONUSUNDA TOPLUMU BİLGİLENDİRMEK GÖREV VE SORUMLULUĞU İÇERİSİNDE, AŞAĞIDAKİ AÇIKLAMALARIN YAPILMASINDA YARAR GÖRÜLMEKTEDİR.

1 - NİYET MEKTUBU ANTİDEMOKRATİK BİR ŞEKİLDE HAZIRLANMIŞTIR VE PLANLANANLARIN BİR TARIM REFORMU İLE UZAKTAN YAKINDAN BİR İLGİSİ YOKTUR.

NİYET MEKTUBU TAAHHÜTLERİYLE TARIM POLİTİKALARINI TARIM SEKTÖRÜ AÇISINDAN DAHA DOĞRU BİR ŞEKİLDE YENİDEN BİÇİMLENDİRMEK GİBİ BİR YAKLAŞIM ESAS ALINMAMIŞ; GENEL BİR HAZİNECİ MANTIĞI İLE TARIMA AYRILAN KAMU KAYNAKLARININ PLANLI VE RADİKAL BİR ŞEKİLDE KISILMASI AMAÇLANMIŞTIR. BİR TARIM REFORMUNUN, SEKTÖRDEKİ ÜRETİCİ, KOOPERATİF VE ÜRETİCİ BİRLİKLERİ, ZİRAAT ODALARI, ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI, TARIMA DAYALI SANAYİ ALANINDA İŞLEYİCİ, DIŞSATIMCI, TARIM BAKANLIĞI YETKİLİLERİ VE DİĞER İLGİLİLERİN TÜMÜNÜN KATILIMI, TARTIŞMASI VE YÖNLENDİRMESİ SONUCUNDA OLUŞTURULMASI GEREKİRDİ. SÖZKONUSU NİYET MEKTUBU TAAHHÜTLERİ BÜTÜN BU SEKTÖR AKTÖRLERİNİN HİÇBİRİNE DANIŞILMADAN, EKONOMİ YÖNETİMİ’NCE OLUŞTURULMUŞTUR; BU ANLAMDA ANTİDEMOKRATİK BİR YAKLAŞIMIN SONUCUDUR VE YALNIZCA TARIM SEKTÖRÜ AÇISINDAN DEĞİL, GENEL EKONOMİ AÇISINDAN DA ÇOK ÖNEMLİ YANLIŞLIKLAR İÇERMEKTEDİR.

2 - NİYET MEKTUBUNDA MEVCUT DESTEKLEME SİSTEMİ YERİNE “DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ SİSTEMİ” TAAHHÜT EDİLMEKTEDİR.

NİYET MEKTUBUNDA KAMU BÜTÇESİNE ÖNEMLİ YÜKLER GETİRDİĞİ, PAZAR SİNYALLERİNİ BOZDUĞU, KÜÇÜK ÇİFTÇİLERE ULAŞMADIĞI ŞEKLİNDE ELEŞTİRİLEN MEVCUT DESTEKLEME SİSTEMİNİN ALTERNATİFİ OLARAK “DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ SİSTEMİ” GÖSTERİLMEKTEDİR.

ÖNCELİKLE ŞU SÖYLENMELİDİR Kİ, SALT DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ SİSTEMİ, TARIMLA İLGİLİ TÜM ALTYAPI SORUNLARINI ÇÖZMÜŞ ABD’DE BİLE, 1996 YILINDAN İTİBAREN “ESNEK ÜRETİM SÖZLEŞMELERİ” ADI ALTINDA UYGULANMAYA BAŞLANMIŞTIR. AB İSE ÜRÜN FİYAT DESTEĞİ UYGULAMASINA DEVAM ETMEKTE; BUNUNLA BİRLİKTE 1992 REFORMU İLE BELLİ BİR PROGRAM DAHİLİNDE İÇ TARIMSAL ÜRÜN FİYATLARINI DÜNYA FİYATLARI DÜZEYİNE ÇEKMESİ NEDENİYLE OLUŞAN ÜRETİCİ KAYIPLARINI “TELAFİ EDİCİ ÖDEMELER” İLE KARŞILAMAKTADIR.

DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ (DGD) BİR TARIMSAL DESTEK DEĞİL, SOSYAL NİTELİKLİ VE GİDEREK AZALTILAN BİR DESTEK BİÇİMİDİR. SEKTÖREL ANLAMDA TARIMSAL SORUNLARINI ÇÖZMÜŞ VE GEREKLİ ALTYAPIYA SAHİP ÜLKELERDE UYGULANMASININ DA HİÇBİR YANLIŞ TARAFI YOKTUR. TARIMIN GELİŞTİRİLMESİ BİR AMAÇ OLMAKTAN ÇIKMIŞ, HATTA TAM TERSİNE GEREKSİNİMİNİN ÇOK ÜZERİNDEKİ ÜRETİMİN KISILMASI HEDEFLENEN BU GİBİ ÜLKELERDE, TARIMSAL ÜRETİMİN ARTIRILMASI DEĞİL, TARIM KESİMİNİN GELİRİNİN KORUNMASI TEMEL BİR YAKLAŞIM OLARAK ÖNE ÇIKMAKTADIR. DGD DE TAM BU AMACA UYGUN BİR POLİTİKA ARACIDIR.

3 - TÜRK TARIMININ ÖNCELİKLİ OLARAK ÇÖZÜLMESİ GEREKEN SORUNLARI VARDIR.

TÜRKİYE’NİN ÇOK ÖNEMLİ TARIMSAL ALTYAPI SORUNLARI BULUNMAKTADIR. BUGÜN SAHİP OLDUĞU YAPI İLE TARIMIN TEKNİK BİR SEKTÖR OLMASI OLANAKSIZDIR. TARIMIN İSTİHDAMDAKİ ORANI % 46 DÜZEYİNDEDİR. 4.100.000 TARIMSAL İŞLETMEYE SAHİP ÜLKEMİZDE İŞLETME BAŞINA DÜŞEN ARAZİ VARLIĞI 59 DEKAR DÜZEYİNDE OLUP, ARAZİLER ÇOK PARÇALIDIR. TOPRAK DAĞILIMINDA ÇOK BÜYÜK ADALETSİZLİKLER VARDIR, ÜLKENİN BELİRLİ BÖLGELERİNDE HALEN FEODAL DÜZEN HÜKÜM SÜRMEKTEDİR. TARIMSAL İŞLETME SAYISININ SADECE %5’İNİ OLUŞTURMASINA KARŞIN İŞLENEN TOPLAM TARIM ALANININ %37’SİNİ BÜYÜK TOPRAK SAHİPLERİ KONTROL ETMEKTEDİR. ÜRETİCİ ÖRGÜTLÜ DEĞİLDİR. ÜLKENİN SULANABİLECEK NİTELİKTEKİ TARIM ARAZİLERİNİN ANCAK YARISI SULANABİLMEKTE, SULAMA YATIRIMLARININ BU HIZLA SÜRMESİ HALİNDE TÜM ALANLARIN SULAMAYA AÇILMASI İÇİN 40 YILLIK BİR SÜREYE DAHA GEREKSİNİM BULUNMAKTADIR. TARIMA TEKNOLOJİ SOKULAMAMIŞTIR, GİRDİ KULLANIMI OPTİMUM DÜZEYİN ÇOK ALTINDADIR, TARIMSAL VERİM DEĞERLERİ ÇOK DÜŞÜKTÜR. ÜLKEDE RASYONEL BİR ÜRETİM DESENİ OLUŞTURULAMAMIŞTIR; KİMİ ÜRÜNLERDE SİYASİ KEYFİLİKLERE DAYANAN YANLIŞ DESTEKLEME POLİTİKALARI SONUCU GEREKSİZ ÜRETİM FAZLALARI OLUŞMUŞ İKEN, EKOLOJİMİZİN UYGUN OLDUĞU ÖNEMLİ ÜRÜN GRUPLARINDA GİDEREK BÜYÜYEN AÇIKLARIMIZ VARDIR. TÜRKİYE TARIM DIŞALIMCISI BİR ÜLKE KİMLİĞİNİ HIZLA KAZANMAKTADIR!..

4 - BU SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK OLARAK İVEDİLİKLE ALINMASI GEREKEN POLİTİKA ÖNLEMLERİ ŞUNLARDIR;

TARIMSAL NÜFUS VE İŞLETME SAYISI AZALTILMALI, İŞLETME BAŞINA DÜŞEN TARIMSAL ARAZİ VE HAYVAN VARLIĞI ARTIRILMALIDIR. ANCAK BU ŞEKİLDE OLUŞMUŞ BİR İŞLETME YAPISININ BİLGİ VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ YAPIP DAHA DÜŞÜK MALİYETLERLE DAHA YÜKSEK VERİM DEĞERLERİ İLE ÜRETİM YAPMASI OLANAKLIDIR. BU AMAÇLA;

A) TOPRAK REFORMU ÖZELLİKLE GÜNEY DOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NDE MUTLAKA GERÇEKLEŞTİRİLMELİDİR. BUNUN TÜRKİYE’DE HUKUKİ/ EKONOMİK /SOSYAL /TEKNİK /PSİKOLOJİK ENGELLERİ OLMAKLA BİRLİKTE; HEM FEODALİZMDEN ÇIKIŞ ANLAMINDA HEM DE RASYONEL İŞLETME YAPISINA KAVUŞMA AÇISINDAN TARIM İÇİN OLMAZSA OLMAZ BİR GEREKLİLİKTİR.

B) ETKİN KOOPERATİF VE ÜRETİCİ BİRLİKLERİ ORGANİZASYONU KURULARAK, YENİLİĞE AÇIK VE KENDİ SORUNLARINA SAHİP ÇIKAN BİR ÜRETİCİ KİMLİĞİ OLUŞTURULMALIDIR. ANCAK YENİ DÜNYA DÜZENİ ÇERÇEVESİNDE ÜRETİCİ BİRLİKLERİ; ULUS DEVLETİN DEVRE DIŞI BIRAKILARAK ULUSAL TARIMI ULUSLARARASI YAPIYA “EKLEMLEME” AMACININ BİR ENSTRÜMANI OLARAK KULLANILMAKTADIR. KURULACAK YAPI, BU SAKINCAYI DIŞARIDA BIRAKACAK ŞEKİLDE OLUŞTURULMALIDIR.

C) TÜRKİYE İÇİN OPTİMUM BİR ÜRETİM DESENİ OLUŞTURULMALI VE HUKUKİ/EKONOMİK ENSTRÜMANLAR KULLANILARAK PLANLANAN BU YAPININ UYGULANMASI SAĞLANMALIDIR. BU NEDENLE BÖLGE BAZINDAN ÜLKE GENELİNE ÇIKACAK ŞEKİLDE BİR TEKNİK ÇALIŞMA YAPILMALIDIR. SONUÇ OLARAK KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜKLER TEMELİNDE YÜKSELEN, ÖNCELİKLİ OLARAK İÇ GIDA GÜVENLİĞİNİ HEDEFLEYEN, DIŞSATIM OLANAKLARI İLE UYUMLU, TARIMA DAYALI SANAYİ İÇİN GEÇİŞ NİTELİĞİNDE OLAN ÜRÜNLERE ÖNCELİK VEREN BİR ÜRETİM DESENİ PLANLANMALIDIR. BU ÇERÇEVEDE EKİM ALANI KISITLANMASI GEREKEN ÜRÜNLERDE HIZLI BİR GEÇİŞ PERİYODU İLE EKOLOJİYE UYGUN YENİ ÜRÜNLERE YÖNELİNMELİ, BUNA KARŞILIK ÜLKENİN AÇIĞI BULUNAN ÜRÜNLERİN EKİM ALANLARI GENİŞLETİLMELİDİR. BU AYNI ZAMANDA, TARIM SEKTÖRÜNÜN ÜLKENİN SOSYAL GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMA ARACI OLMA KONUMUNDAN TEKNİK BİR SEKTÖRE DÖNÜŞÜMÜNÜ SAĞLAMAK İÇİN DE HEM EKONOMİK HEM PSİKOLOJİK BİR ZORUNLULUKTUR.

Ç) KIRSAL VE TARIMSAL ALT YAPININ (ULAŞIM, HABERLEŞME, ELEKTRİFİKASYON, MEKANİZASYON, İÇME VE SULAMA SUYU TEMİNİ, EĞİTİM, YAYIM VB.) HIZLA İYİLEŞTİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

5 - OYSA NİYET MEKTUBU TAAHHÜTLERİ, TARIM SEKTÖRÜNÜN İVEDİ SORUNLARININ SAPTANMASI VE UYGUN ÖNLEMLER ALINMASI KONUSUNDA BİR TEŞHİS YANLIŞLIĞI İÇERİSİNDEDİR.

NİYET MEKTUBU MANTIĞI, AÇIKÇA, TARIMI BİR SEKTÖR OLARAK GÖRMEMEKTEDİR. BÖYLESİNE YAPISAL SORUNLARI BULUNAN BİR SEKTÖRDE İŞE BU SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN POLİTİKALAR GELİŞTİRMEK İLE BAŞLANMASI GEREKİRKEN; MALİ KAYGILARLA HAZIRLANAN NİYET MEKTUBUNDA TARIM DESTEĞİNİN KALDIRILARAK YERİNE BİR ANLAMDA YOKSULLUK DESTEĞİNİN İKAME EDİLMESİ TAAHHÜT EDİLMEKTEDİR. OYSA BİR DÖNEM BENZER SORUNLARA SAHİP OLDUĞUMUZ TÜM İLERİ ÜLKELER, İŞE YAPISAL POLİTİKALARDAN BAŞLAMIŞLARDIR.

6 - NİYET MEKTUBUNDA, DGD SİSTEMİNE GEÇMEDEN ÖNCE 2000 YILINDA UYGULANACAK HUBUBAT DESTEKLEME SİSTEMİNE İLİŞKİN TAAHHÜTLER BULUNMAKTADIR.

BUNA GÖRE, 2000/01 YILINDA TÜRKİYE HUBUBAT FİYATLARI EN AZ 150 ABD DOLARI, EN ÇOK ŞİKAGO BORSASI 2.KALİTE KIŞLIK KIRMIZI EKMEKLİK BUĞDAYIN TÜRKİYE’YE İTHAL MALİYETİNİN (CIF HRW2) % 35 FAZLASI OLACAK ŞEKİLDE İLAN EDİLECEKTİR. HÜKÜMETİN AÇIKLADIĞI HAZİRAN $ KURUNUN 581.000 TL OLDUĞU DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE, BU FİYATIN EN ÇOK 180 $ KARŞILIĞI 105.000 TL. CİVARINDA OLUŞACAĞI ANLAŞILMAKTADIR. OYSA 1999/00 YILI BUĞDAY FİYATI, O GÜNKÜ $ KURUNA GÖRE 193 $ /TON İDİ.

BAŞKA BİR DEYİŞLE BUĞDAY ALIM FİYATINA GEÇEN YILA ORANLA % 30 CİVARINDA BİR ZAM YAPILACAĞI ANLAŞILIYOR. TARIMSAL ÜRETİM MALİYETLERİNDEKİ VE ENFLASYONDAKİ ARTIŞ DİKKATE ALINDIĞINDA; TARIM SEKTÖRÜNÜN DESTEKLENMEDİĞİ, HATTA TAM TERSİNE VERGİLENDİRİLDİĞİ ORTAYA ÇIKMAKTADIR. ANCAK BİR SONRAKİ YILDA YAPILMASI PLANLANANLAR DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE, ÜRETİCİNİN YİNE DE EN İYİ YILININ (!) 2000/01 OLACAĞINI ÖNGÖRMEK ÇOK ZOR DEĞİL.

7 - 2001/02 YILINDA YÜRÜRLÜĞE SOKULMASI TAAHHÜT EDİLEN DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ SİSTEMİNİN ÜLKEMİZDE UYGULANMASI HALİNDE ORTAYA ÇIKACAK ÇOK ÖNEMLİ SORUNLAR AŞAĞIDA ÖZETLENMEKTEDİR;

A) TÜM DÜNYA UYGULAMALARINDA OLDUĞU GİBİ, ÜRETİMDEN BAĞI KOPARTILMIŞ BİR DOĞRUDAN GELİR ÖDEMESİ YILLAR İÇİNDE AZALTILACAK VE ZATEN SEFALET İÇİNDE YAŞAMAYA ÇALIŞAN ÜRETİCİNİN PERİŞANLIĞI DAHA DA ARTACAKTIR.

B) TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞINA ULUSAL GELİRİ YILLIK 1.000 ABD DOLARININ ALTINDA OLAN TARIM KESİMİNE VERİLECEK DOĞRUDAN GELİR, GEÇİNME DÜZEYİNİN ALTINDA BİR GELİRLE YAŞAMAYA ÇALIŞAN ÜRETİCİLERİN BESLENME-BARINMA-GİYİNME GİBİ TEMEL GEREKSİNİMLERİNE GİDECEK VE TARIMIN FİNANSMAN AÇIĞI DAHA DA BÜYÜYECEKTİR.

C) DGD SİSTEMİNDE MÜDAHALE KURUMLARININ VARLIĞINA GEREK BULUNMAMAKTADIR. BU ÇERÇEVEDE SÜREÇ İÇERİSİNDE TÜM TARIMSAL KİT’LER ÖZELLEŞTİRİLECEK VE ÜRETİM - PAZARLAMA - TÜKETİM AĞINDA YAŞANACAK KAOSTAN EN ÇOK ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ KONUMUNDA BULUNAN GENİŞ HALK KESİMLERİ ZARAR GÖRECEKTİR.

Ç) ÜRETİMLE BAĞI KOPARTILMIŞ BİR DGD SİSTEMİ İLE ÜLKE TARIMININ EN ACİL GEREKSİNİNMLERİNDEN OLAN ÜRETİM PLANLAMASININ GERÇEKLEŞTİRİLMESİ VE UYGULANMASI DA OLANAKLI DEĞİLDİR. TARIMSAL ALAN BAŞINA ÖDENECEK DESTEK UYGULAMALARI ÜRETİCİYİ EN AZ MASRAFLA EN ÇOK VERİMİ ALABİLECEĞİ ÜRÜNLERE YÖNELTECEK, BİR YANDAN AÇIKLARIMIZ DEVAM EDERKEN DİĞER TARAFTAN ÜRÜN STOKLARI OLUŞACAKTIR.

D) NİYET MEKTUBUNDA, ÖNEMLİ BAZI ÜRÜNLERLE İLGİLİ UYGULAMALARA YER VERİLMEKTE, DİĞER ÜRÜNLER İLE İLGİLİ OLABİLECEK UYGULAMALAR GÖZARDI EDİLMEKTEDİR. OYSA, PARİTE NEDENİYLE BÜTÜN ÜRÜNLER BİRBİRİNE BAĞIMLIDIR VE ÜRÜNLER BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR. AYRICA, NİYET MEKTUBUNDA YER ALAN, DESTEKLEME FİYAT POLİTİKASI VE TARIMSAL KREDİ VE GİRDİ (GÜBRE) SÜBVANSİYONU İLE İLGİLİ ÖNLEMLER, DİĞER TARIMSAL POLİTİKA ARAÇLARI İLE BİRLİKTE UYGULANDIĞINDA ANLAMLI SONUÇLAR VEREBİLİRLER. OYSA, NİYET MEKTUBUNDA OLABİLECEK DİĞER TARIM POLİTİKASI ARAÇLARINDAN BAHSEDİLMEMEKTEDİR.

E) IMF VE DÜNYA BANKASI’NCA İLERİ SÜRÜLDÜĞÜNÜN AKSİNE, SAHİP OLUNAN TARIMSAL ARAZİ BAZINDA YAPILACAK ÖDEMELERDEN EN BÜYÜK PAYI YİNE TOPRAK AĞALARI ALMAYA DEVAM EDECEKTİR.

F) ÜLKENİN HALEN ÇOK ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜNDEN KADASTRONUN GEÇMEMİŞ OLMASI GERÇEĞİ KARŞISINDA, SİSTEMİN İŞLEYEBİLMESİNİN OLMAZSA OLMAZ KOŞULU OLAN KAYIT SİSTEMİNİN HEDEFLENEN TARİHE KADAR SAĞLIKLI OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLMESİ OLANAKSIZDIR. SAĞLIKSIZ BİR KAYIT SİSTEMİNDEN İSE YİNE SİYASİLER VE TOPRAK AĞALARI YARARLANACAK, BÜROKRASİ İLE BAŞA ÇIKAMAYACAK OLAN KÜÇÜK ÜRETİCİ İSE SİSTEMDE ZATEN KÜÇÜK OLAN PAYINI DAHİ ALAMAZ DURUMA GELECEKTİR.

G) YİNE SAVUNULANIN AKSİNE, ÜLKENİN TÜM TARIMSAL ARAZİ VARLIĞI BAZ ALINARAK YAPILAN DG ÖDEMESİ İLE HAZİNENİN YÜKÜNÜ AZALTMAK OLANAKLI DEĞİLDİR. BUNUN ANCAK İKİ YOLU VARDIR; YA ÖDEME MİKTARI ÇOK DÜŞÜK DÜZEYLERDE TUTULACAK YA DA GEÇMİŞTE BELİRLİ ÜRÜNLERİN EKİM ALANLARI SAPTANARAK YALNIZCA O ALANLAR İÇİN DGÖ YAPILACAKTIR. İSTATİSTİK VE KAYIT AÇISINDAN ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA, BUNLARIN SAĞLIKLI OLARAK BAŞARILABİLMESİ OLANAKLI DEĞİLDİR; AYRICA ÜRÜN AYRIMINA GİTMENİN, ÜLKENİN DEĞİŞİK EKOLOJİK BÖLGELERDEN OLUŞTUĞU DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE ADALETLİ OLMAYACAĞI DA AÇIKTIR.

H) DGD SİSTEMİNDE YÜKÜN VERGİ MÜKELLEFLERİ ÜZERİNDE OLMASI NEDENİYLE; TARIM DIŞI KESİMLER İLE TARIM KESİMİNİN HAKSIZ VE ÇOK YANLIŞ OLARAK KARŞI KARŞIYA GETİRİLME DURUMU ORTAYA ÇIKACAKTIR.

I) DGD SİSTEMİ İLE GİRDİ (GÜBRE) DESTEĞİNE SON VERİLMESİ, TARIMSAL ÜRETİMDE VE DGD KAPSAMINDA OLMAYAN ÜRETİCİLERİN GELİRLERİNDE ANİ DÜŞÜŞLERE YOL AÇACAKTIR. HEKTARA GÜBRE TÜKETİMİ YUNANİSTAN’DA 170 KG., FRANSA’DA 295 KG. İKEN TÜRKİYE’DE 83 KG.DIR. DESTEĞİN KALDIRILMASININ, ÜLKE ORTALAMASI OLARAK YETERSİZ OLAN BU KULLANIM DEĞERLERİNİN DAHA DA AŞAĞIYA DÜŞMESİNE NEDEN OLACAĞI VE BUNUN DA TARIMSAL ÜRETİM KAYIPLARINA YOLAÇACAĞI AÇIKTIR.

8 - NİYET MEKTUBUNDA ŞEKER PANCARINDA KOTA SİSTEMİNİN UYGULANACAĞINDAN SÖZ EDİLMEKTEDİR.

KOTALAR KONUSUNDA GERÇEKCİ OLMAK GEREKİR.

ÖRNEĞİN, ŞEKERDE BUGÜN YAŞANAN STOK SORUNU, TÜRKİYE’DE ÇOK FAZLA ŞEKER PANCARI ÜRETİMİNDEN KAYNAKLANMAMIŞ, GEREKSİZ ŞEKER DIŞALIMINDAN KAYNAKLANMIŞTIR. BU NEDENLE – ASLINDA DOĞRU OLAN – KOTA UYGULAMASI, EĞER GERÇEK BİR NEDENE DAYANIYORSA UYGULANMALIDIR. BİR YANDAN DIŞARIDAN ŞEKER GETİRİP, DİĞER YANDAN, PANCAR ÜRETİMİNDE KISITLAMAYA GİTMEK ÇİFTÇİNİN VE ÜLKENİN YARARINA DEĞİLDİR. HELE HELE BURSA’DA, ARJANTİN’DEN GETİRİLECEK MISIR NİŞASTASINDAN TATLANDIRICI ELDE EDECEK YABANCI KAYNAKLI FABRİKA KURUP, TÜRK ŞEKER PANCARI ÜRETİCİSİNE KISITLAMA GETİRMEK TAM BİR FACİADIR.

9 - TARIM SEKTÖRÜNÜ GELİŞTİRMEYİ VE BU ÇERÇEVEDE TARIMCININ REFAHINI DA YÜKSELTMEYİ AMAÇLAYAN BİR DESTEKLEME SİSTEMİ NASIL OLMALIDIR?

BU SAPTAMALARDAN SONRA, “OLMASI GEREKEN” HAKKINDA DÜŞÜNCELER ORTAYA KOYMAK GEREKLİDİR. ÖNCELİKLE, TARIMA YAPILAN DESTEKLEMELER, TÜM ÜLKELERDE OLDUĞU GİBİ, SÜRDÜRÜLMELİDİR. DESTEK, ÜRÜNE VE ÜRETİCİYE OLMAK ŞEKLİNDE AYRI DÜŞÜNÜLMELİDİR. DESTEKLEMENİN EN TEMEL AMACI, EKONOMİK BİR SEKTÖR OLARAK YARIŞABİLİR-GELİŞEBİLİR İŞLETME BÜYÜKLÜKLERİ İLE DÜŞÜK MALİYETLİ, VERİMİ VE KALİTESİ YÜKSEK ÜRETİM ELDE ETMEYE YÖNELİK OLMALIDIR. AVRUPA BİRLİĞİNE GİRMEYE ADAY OLDUĞUMUZ BU DÖNEMDE, BU KONUNUN ÖNEMİ ÇOK DAHA FAZLA ÖNE ÇIKMAKTADIR. AYRICA BU ALANDA YAPILACAK HER TÜR YENİ DÜZENLEMENİN, TARIM KESİMİNDE ÇALIŞAN VE ZATEN ULUSAL GELİRİN BÖLÜŞÜMÜNDEN EN AZ PAY ALAN TARIM ÇALIŞANLARININ EKONOMİK DURUMLARINI DAHA DA GERİYE GÖTÜRÜR BİR SONUÇ DOĞURMAMASI GÖZETİLMELİDİR. TÜRK TARIMSAL ÜRÜN FİYATLARINI DÜNYA FİYATLARI DÜZEYİNE ÇEKEN, BU ESNADA OLUŞAN ÜRETİCİ KAYIPLARINI DOĞRUDAN ÖDEMELER İLE KARŞILAYAN “NOKSANLIK ÖDEMELERİ SİSTEMİ”NİN TÜRKİYE’DE DE UYGULANMAYA BAŞLANMASI YOLUNDAKİ ÇALIŞMALARA HIZ VERİLMELİDİR. BU ÇERÇEVEDE, KAMU FONLARINA DUYULAN GEREKSİNİMİN ZAMAN İÇİNDE AZALMASI, DÜNYA FİYATLARI DÜZEYİNDE OLUŞAN YURTİÇİ FİYATLAR NEDENİYLE HAM YA DA İŞLENMİŞ TARIM ÜRÜNLERİ KONUSUNDA DÜNYA İLE TİCARET YAPABİLİR HALE TEKRAR GELİNMESİ, ÜRETİCİLERİN GELİRLERİNİN KORUNMASI VE YAŞAM DÜZEYLERİNİN GİDEREK YÜKSELTİLMESİ TEMEL AMAÇLAR OLARAK ALINMALIDIR. ANCAK HER ZAMAN YİNELENDİĞİ GİBİ, TÜRK TARIMININ KARŞI KARŞIYA BULUNDUĞU EN BÜYÜK SORUN, TARIMSAL ALT YAPININ İÇİNDE BULUNDUĞU İRRASYONEL YAPILANMADIR. BU NEDENLE KAMU, YÖNLENDİRME GÜCÜNE SAHİP OLDUĞU TÜM ARAÇLARI- Kİ BUNA DESTEKLEME SİSTEMİ DE DAHİLDİR-, BU YAPININ İYİLEŞTİRİLMESİ YOLUNDA KULLANMALIDIR.

BU ÇERÇEVEDE UYGULANACAK NOKSANLIK ÖDEMELERİ ( TELAFİ EDİCİ ÖDEMELER) SİSTEMİ İLE;

A)YEREL FİYATLAR DÜNYA FİYATLARI DÜZEYİNE ÇEKİLMELİDİR.

B)ÜRETİM YILINDAN ÖNCE AÇIKLANACAK HEDEF FİYAT İLE ÜRETİM YÖNLENDİRİLMEYE ÇALIŞILMALI, HEDEF FİYAT İLE PİYASA FİYATI ARASINDAKİ FARK ÜRETİCİYE GELİR YARDIMI OLARAK ÖDENMELİDİR. BELİRLENECEK MÜDAHALE FİYATININ ALTINDAKİ FİYAT OLUŞUMLARINDA DEVLET ALIMI YAPILMALIDIR.

C)İŞLEYİCİNİN VE TÜCCARIN HASAT DÖNEMİNDE ALIMA GİRMESİ İÇİN, OLUMLU MAKRO EKONOMİK POLİTİKALAR DÜZLEMİNDE, DEVLET STOKLARINI DAHA SONRA DAHA DÜŞÜK FİYATLARLA ELDE ETME OLANAKLARI ORTADAN KALDIRILMALIDIR.

Ç)DEVLETİN TARIMA DESTEĞİ ARTIRILARAK SÜRDÜRÜLMELİDİR. ANCAK BU DESTEKTE ÖNCELİK, TARIM VE TOPRAK REFORMU ÇERÇEVESİNDE RASYONEL TARIMSAL ALTYAPININ OLUŞMASI YÖNÜNDE KULLANILMALIDIR.

D)HALEN SPOT PİYASA DÜZLEMİNİ AŞAMAMIŞ BORSA SİSTEMİNİN FORWARD SİSTEMDE ÇALIŞABİLECEĞİ TEKNİK ALTYAPI OLUŞTURULMALIDIR. BU AMAÇLA ÜRÜN STANDARDİZASYONU ÜLKE BAZINDA BELİRLENMELİ, SİSTEME UYGUN ANALİZ VE DEPOLAMA OLANAKLARI YARATILMALIDIR. ANCAK BU NOKTADA İŞLEVSEL OLABİLECEK DEPOLAMA MAKBUZLARI SİSTEMİNİN İŞLETİLEBİLMESİ, KAMU MALİYESİNİN YÜKÜNÜ AZALTMA VE ÜRETİCİNİN FİNANS ZORLUKLARINI AŞMADA KULLANILABİLECEK ÇOK UYGUN BİR ENSTRÜMANDIR. YAYGIN KANININ AKSİNE ŞU BİLİNMELİDİR Kİ; ÇOK İYİ İŞLEYEN BİR FORWARD PİYASA OLMADAN BORSALARDA FUTURES UYGULAMALARA GEÇMEK OLANAKLI DEĞİLDİR. BU ALANA YAPILACAK YATIRIMLARIN ATIL OLMAMASI İÇİN, İLERİDE UYGUN KOŞULLAR OLUŞTUĞUNDA GENELLEŞTİRİLEBİLECEK PİLOT ÇALIŞMALAR NİTELİĞİNDE VE LOKAL GEREKSİNİMLERE UYGUN OLARAK REALİZE EDİLMESİ ÖNEM TAŞIMAKTADIR.

9 - TARIMSAL ALTYAPISI İYİLEŞTİRİLMİŞ TARIM SEKTÖRÜNDE NOKSANLIK ÖDEMELERİ SİSTEMİNİN ETKİN OLARAK ÇALIŞABİLMESİ İÇİN İSE;

A) TARIMSAL SORUNLAR ÖNCELİKLE TÜM TÜRKİYE EKSENİNDE UYGULANACAK MAKRO POLİTİKALAR İLE ÇÖZÜLEBİLECEK NİTELİKTEDİR. BU ALANDA TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN BAŞKA SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI, İLGİLİ DEVLET BAKANLIKLARI, DPT, HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI, DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI, MERKEZ BANKASI .. YETKİ SAHİBİDİR. ÇOK BAŞLILIK, “YÖNETEMEME” KARMAŞASINI SONUÇLAMAKTADIR. TARIMIN TÜM ÜRÜNLERİ VE BUNLARLA İLGİLİ TÜM KONULARDAN TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN SORUMLU OLMASINI SAĞLAYACAK YASAL DÜZENLEMELER YAPILMALI VE BU BAKANLIK, PERSONEL VE TEŞKİLAT YAPISI OLARAK BU GÖREVİ YÜRÜTEBİLECEK BİR YAPIYA KAVUŞTURULMALIDIR.

B)KIRSAL GELİRİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİ YOLUNDA DEVLET HER TÜRLÜ ARAŞTIRMA, DESTEKLEME HİZMETLERİNİ SAĞLAMALIDIR. KENTLERDE YAŞANAN VE ZATEN ÇÖZÜLEMEZ DURUMA GELMİŞ SORUNLARIN DAHA DA BÜYÜMEMESİ İÇİN, NÜFUSUN OLABİLDİĞİNCE KIRSALDA TUTULMASI, İNSANCA YAŞAYABİLECEĞİ BİR GELİRE KAVUŞTURULMASI VE TEMEL TARIMSAL ETKİNLİKLERDEN OLABİLDİĞİNCE UZAKLAŞTIRILMASI RASYONEL BİR POLİTİK TERCİHTİR. ŞARAPÇILIK, KONSERVECİLİK, ÖRTÜ ALTI SEBZECİLİK, KÖY EL SANATLARI VB. TARIMA DAYALI KIRSAL GELİR ÇEŞİTLİLİĞİNİ ARTIRMAK, TÜRKİYE COĞRAFYASI VE EKOLOJİSİNE UYGUN YÜRÜTÜLECEK BİR ÇALIŞMA İLE OLANAKLI OLABİLİR.

C) ÜRETİCİ GELİRLERİ DÜŞÜKLÜĞÜNÜN EN ÖNEMLİ NEDENLERİNDEN BİRİSİ PAZARLAMA KANALLARINDA YAŞANAN SORUNLARDIR VE BUNUN ÇÖZÜMÜ DE HAL MAFYASININ KIRILMASINDAN GEÇMEKTEDİR. ÜRETİCİLER, KOOPERATİFLER YA DA ÜRETİCİ BİRLİKLERİ ARACILIĞI İLE ÜRÜNÜNÜ TÜKETİM MERKEZLERİNE GÖTÜRÜP BÜYÜK KENTLERDE PAZARLAYABİLMELİDİR. BUNA YÖNELİK HUKUKİ VE İDARİ DÜZENLEMELER YAPILMALI, BU ALANDA HER TÜRLÜ DESTEK KOOPERATİFLERE VE ÜRETİCİ BİRLİKLERİNE SAĞLANMALIDIR.

D) BAŞLATILDIĞI YILDAN BU YANA ÖZELLEŞTİRME ÇALIŞMALARINDAN ÜLKENİN ELDE ETTİĞİ GELİR 6 MİLYAR $ İKEN, BU ÇALIŞMALARIN GİDERİ 5.8 MİLYAR $’I BULMUŞTUR. BU GENEL SÖMÜRÜ YAPISININ ÖTESİNDE, TARIMDAKİ ÖZELLEŞTİRME ÇALIŞMALARININ SONUÇLARI, TARIM KESİMİ İÇİN TAM ANLAMIYLA BİR YIKIM ŞEKLİNDE OLMUŞTUR. BU NEDENLE TARIMSAL KİT’LERİN ÖZELLEŞTİRMESİNE SON VERİLMELİ, ANCAK SİYASİ ETKİLERDEN UZAK KALACAK ŞEKİLDE ÖZERK VE RASYONEL ÇALIŞABİLECEKLERİ KONUMLAR SAĞLANMALIDIR.

10 - NİYET MEKTUBUNDA KREDİ FAİZLERİNİN YÜKSEK TUTULACAĞI VE ZİRAAT BANKASI KREDİLERİNİN KISITLANACAĞI İFADE EDİLMEKTEDİR.

ENFLASYON HEDEFİNİ % 25 OLARAK BELİRLEYEN BİR HÜKÜMETİN, ÇİFTÇİLERİ BU GÜN HAYVANCILIKTA % 54 BİTKİSEL ÜRETİMDE % 65 VE MEKANİZASYONDA %71 OLAN KREDİ FAİZLERİYLE TARIM YAPMAYA MAHKUM ETMESİ ÇİFTÇİYİ CANINDAN BEZDİRMEK VE TARIMDAN UZAKLAŞTIRMAKTAN BAŞKA HİÇBİR ANLAM TAŞIMAMAKTADIR.

KREDİ FAİZLERİNİ DÜŞÜRMEME VE KREDİLERİ KISMA DÜŞÜNCESİ TÜRKİYE İÇİN ASLA GERÇEKCİ DEĞLİDİR. TARIMSAL ÜRETİMİ TİCARETTEN VE SANAYİ ÜRETİMİNDEN AYIRAN TEMEL ÖZELLİKLERDEN BİRİ SERMAYENİN DEVİR HIZININ ÇOK DÜŞÜK OLUŞUDUR. SANAYİ SÜREKLİ ÜRETİMDE BULUNUP, ÜRETİMİNİ NAKİTE ÇEVİRİRKEN GEREK BİTKİSEL GEREKSE HAYVANSAL ÜRETİMDE ÜRETİM BELLİ BİR ZAMANI KAPSADIĞINDAN, ÜRETİMİN PARAYA ÇEVRİLMESİ ÇOĞU DURUMDA YILDA ANCAK BİR KEZ OLMAKTADIR. BU NEDENLE TARIMSAL ÜRETİMİ, TİCARİ KREDİ FAİZİ İLE YAPABİLME ŞANSI YOKTUR. BÖYLESİ BİR ANLAYIŞ, ÇİFTÇİYİ TARIM DIŞINA ÇIKARIR VE TARIM DIŞINA ÇIKAN ÇİFTÇİYİ DE BİR DAHA TARLAYA YA DA AHIRA SOKMAK MÜMKÜN OLMAZ.

ÇOK TEMEL BİR ÇELİŞKİYE İŞARET ETMEK GEREKİYOR. TOPLUMA TARIMSAL REFORM OLARAK SUNULAN AÇIKLAMALARDA TARIMA İLİŞKİN YETKİ VE SORUMLULUKLARIN BİRÇOK KURUMA DAĞILMIŞ OLMASINDAN ÖTÜRÜ YAŞANAN ÇOK BAŞLILIĞIN DOĞRU ÇÖZÜMLERE ULAŞILMASINI ZORLAŞTIRDIĞI SÜREKLİ İFADE EDİLMEKTEDİR. VE BU ÇOK BAŞLILIĞI GİDERMEK İÇİN DE BAŞBAKAN VEYA ONUN GÖREVLENDİRECEĞİ BİR BAKANIN BAŞKANLIĞINDA DÖRT BAKAN VE ÇOK SAYIDA KURULUŞUN ÜST DÜZEY YETKİLİLERİNİN KATILACAĞI BİR TARIMSAL DESTEKLEME VE YÖNLENDİRME KURULU’NUN, AYRICA YİNE ÇOK ÇEŞİTLİ KURULUŞ TEMSİLCİLERİNDEN OLUŞAN TARIMDA YENİDEN YAPILANMA VE DESTEKLEME KURULU’NUN KURULDUĞU BELİRTİLMEKTEDİR.BÖYLESİ KURULLARIN OLUŞTURULMASI, İFADE EDİLENİN TAM AKSİNE VAR OLAN DÜZENİN SÜRMESİ YANINDA VE DAHA VAHİM OLARAK TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ KENDİ YETKİSİNDE OLMASI GEREKEN KONULARDA KENDİSİNİ YETERSİZ GÖREREK YETKİSİNİ DİĞER KURULUŞLARLA PAYLAŞTIĞINI KESİNLİKLE KABUL ETMESİ ANLAMINA GELMEKTEDİR.

PROF.DR. GÜROL ERGİN
BAŞKAN

Okunma Sayısı: 2291

Tüm Oda Görüşleri »

Google Windows Live Yahoo! MyWeb Del.icio.us Technorati Digg Facebook Twitter Sık Kullanılanlar e-Posta Gönder RSS Haber Kaynağı

ADANA ·  ANTALYA ·  AYDIN ·  BALIKESİR ·  BURSA ·  ÇANAKKALE ·  DENİZLİ ·  DİYARBAKIR ·  ERZURUM ·  ESKİŞEHİR ·  GAZİANTEP ·  HATAY ·  İSTANBUL ·  İZMİR
KAYSERİ ·  KAHRAMANMARAŞ ·  KONYA ·  MANİSA ·  MERSİN ·  MUĞLA ·  RİZE ·  SAMSUN ·  ŞANLIURFA ·  TEKİRDAĞ ·  TRABZON ·  VAN

COPYRIGHT © 2004-2019 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
KARANFİL SK. 28/18 06640 KIZILAY / ANKARA
TEL: 444 1 966   FAKS: (+90) 312 418 51 98   e-POSTA: zmo@zmo.org.tr

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.