ANA SAYFA BİZE ULAŞIN BAĞLANTILAR ABOUT US
HIZLI ERİŞİM

20 Ağustos 2017 Pazar  

                             »Adana   »Antalya   »Aydın   »Balıkesir   »Bursa   »Çanakkale   »Denizli   »Diyarbakır   »Erzurum   »Eskişehir   »Gaziantep   »Hatay   »İstanbul   »İzmir  
                             »Kayseri   »Kahramanmaraş   »Konya   »Malatya   »Manisa   »Mersin   »Muğla   »Rize   »Samsun   »Şanlıurfa   »Tekirdağ   »Trabzon   »Van        »İL TEMSİLCİLİKLERİ  

     Başkanın Mesajı

 

     Genel Kategoriler

 

     Özlük Çalışmaları

 

     Anlaşmalı Kurumlar

 

     Konular

 
 
ASGARİ ÜCRET TARİFELERİ
ÜYELİK İŞLEMLERİ
2017 YILI KAMULAŞTIRMA BİLİRKİŞİ LİSTESİ
YETKİ BELGESİ ALAN ÜYELERİMİZ
 

—S. S. Sorular

»GENEL

»ÜYELİK İŞLEMLERİ

 

—Bilgi Edinme

Kendi adınıza
(Bireysel / Gerçek Kişilik)
Bilgi Edinme Başvurusu

Kurumunuz adına
(Tüzel Kişilik)
Bilgi Edinme Başvurusu

 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI’NIN ET VE BALIK KURUMU’NUN YENİDEN YAPILANMASINA İLİŞKİN GÖRÜŞÜ

    Yayına Giriş Tarihi: 19.12.2011  Güncellenme Zamanı: 19.12.2011 12:16:23  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

 

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI`NIN

ET ve BALIK KURUMU`NUN YENİDEN YAPILANMASINA İLİŞKİN GÖRÜŞÜ

Kurumun web sitesinde, tarihçe, geçmişte üstlenilen görevler, elde edilen yarar ve başarılar ile mevcut politikalar aşağıdaki şekilde özetlenmektedir.

 

EBK TARİHÇE ve GENEL BİLGİLER

Et ve Balık Kurumu 3780 sayılı Milli Koruma Kanunu`nun 6. maddesi uyarınca, 28/08/1952 tarih ve 3/15597 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan, K/871 sayılı Koordinasyon Kurulu Kararı üzerine, 01/10/1952 tarihinde "Et ve Balık Kurumu" unvanı ile Ticaret Bakanlığına bağlı 40 milyon TL sermayeli bir İktisadi Devlet Kuruluşu olarak kurulmuştur.

Et ve Balık Kurumunun kuruluşu, özel sektörün gelişmediği, sermaye birikiminin olmadığı, sanayi ve ticaretin gelişmediği, yetişmiş eleman sıkıntısının olduğu bir döneme rastlamaktadır.

Genç Türkiye Cumhuriyeti diğer sektörlerde olduğu gibi hayvancılık ve et sektöründe de gelişme sağlamak, istihdamı artırmak, ekonomik hayatın yükselmesini temin etmek maksadıyla Kamu İktisadi Devlet Kuruluşlarını kurmak suretiyle özel sektöre öncülük edip sanayinin gelişmesini ve sermaye birikiminin oluşmasını sağlamıştır. Bu maksada uygun olarak tarım sektöründe de Et ve Balık Kurumunu, Süt Endüstrisi Kurumunu, Yem Sanayi gibi kuruluşları kurmak suretiyle tarım ve hayvancılığın gelişmesine katkıda bulunulmuştur.

Et ve Balık Kurumu, veteriner hekimlerin kontrolünde kasaplık hayvan alım ve kesimlerini yaparak, hijyenik şartlarda kaliteli et üretmek için et kombinalarını faaliyete geçirmiş, ve hayvancılığın bir ticari emtia haline gelmesini sağlayarak et ve et ürünleri üretim sanayisini oluşturmuştur. Böylece ülke hayvancılığının geliştirilmesi ve verimliliğinin arttırılması hedeflenmiştir.

ET ve BALIK KURUMUNUN FAALİYETLERİNDE UYGULADIĞI ANA POLİTİKALAR

Et ve Balık Kurumu karlılık ve verimlilik prensipleri içerisinde, kaynaklarını rasyonel kullanarak, zamanında etkili ve bilinçli kararlar alarak alım, üretim ve pazarlama gibi ana faaliyet konularında aşağıdaki politikaları izlemektedir:

·         Ülke hayvancılığını teşvik ederek istikrarlı bir şekilde gelişmesine katkı sağlamak.

·         Alım yaparken üreticinin faaliyetlerini sürdürmesini sağlamak amacı ile besi maliyet hesaplaması yaparak üreticiyi zarar ettirmeyecek alım fiyatlarını oluşturmak.

·         Hijyenik kurallara uygun sağlıklı, güvenli, kaliteli et ve et ürünlerini üretmek.

·         Üretici ve tüketici arasında denge oluşturmak suretiyle piyasa fiyat istikrarının oluşmasına katkı sağlamak.

·         Üretim ve pazarlama faaliyetlerini, hayvancılık sektörünün gelişmesine hizmet edecek şekilde yaparak sektörde düzenleyici ve destekleyici rol üstlenmek.

·         Piyasa ekonomisinin kuralları içerisinde sektörde rekabet şartlarını yerine getirerek karlılık ve verimlilik ilkeleri içerisinde geniş kitlelere hizmet sunmak.

·         Hayvancılık ve et sektöründeki etkin faaliyetleri ile Ülkenin genel istihdamına katkı sağlamak.

EBK NIN HAYVANCILIĞI GELİŞTİRME POLİTİKASI

1960`lı yıllardan itibaren EBK, hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimizi eğiterek bilinçlendirerek ahır besiciliğini teşvik etmiş ve entansif besiciliğe geçişi sağlamıştır.

Et ve Balık Kurumu uyguladığı politikalar ile hayvan alım kriterlerini oluşturarak kaliteli besicilik yapılmasını teşvik etmiştir. Hayvancılığın bir ticari sektör haline gelmesini ve ülkemizde et sanayinin gelişmesini sağlamıştır.

 EBK, besiciliği geliştirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla sözleşmeli besicilik projeleri geliştirerek uygulamaya sokmuş, böylece hayvancılığı bir ticari emtia olarak benimsetmiş ve çiftçilerin bu işi bir meslek olarak yapmalarını sağlamıştır.

EBK sözleşmeli besicilik sisteminin yanı sıra hayvan alımlarında randıman ve prim uygulaması esasını getirerek kaliteli besiciliği teşvik etmiş ve karkas ortalamalarının artmasını sağlamıştır.

EBK kuraklık, deprem vb felaket zamanlarında çiftçinin yanında olmuş, yerinde hayvanlarını almış ve destekleme sağlamıştır.

EBK`NIN ÜRETİM VE SATIŞ POLİTİKASI

Et ve Balık Kurumu kuruluş amacına uygun olarak çiftlikten sofraya kadar üretilen etin kontrolünü yapan ve halkımıza sağlıklı güvenli ürünler sunan bir kuruluştur. Et ve Balık Kurumuna  kesim için gelen hayvanlar veteriner hekimlerce canlı muayeneleri yapılır, sevk evrakları kontrol edilir, (böylece mevzuatına uygun hayvan hareketleri de denetlemiş olur.) Sağlıklı olan kesimlik besi hayvanları kesime sevk edilerek yine veteriner hekimlerimiz kontrolünde kesimleri yapılır. Etler ve sakatatlar sıkı bir muayeneden geçirilerek damgalanarak üretim ve satışa sunulur.

ISO 22000 Gıda Güvenlik Sistemi (HACCP) ile ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi uygulanmak suretiyle kaliteli Standard üretim yapılarak halkımızın tüketimine sunulmaktadır.

Modern teknolojilere sahip üretim tesislerimizde Halkımızın tüketim alışkanlıkları ve tercihleri doğrultusunda ürün çeşitlemesi yapılarak üretilen kıyma, kuşbaşı, biftek, pirzola vb. et ürünlerimiz ile sucuk, sosis, salam, kavurma ve köfte çeşitleri gibi şarküteri  ürünlerimiz   toptan ve perakende olarak ucuz kaliteli ve güvenli bir şekilde satışa sunulmaktadır.

Yine Kurum web sitesinde aşağıdaki bilgiler yer almaktadır

 

 

 

BAŞ / ADET

KESİLEN İTHAL CANLI KASAPLIK SIĞIR SAYISI

129.108

KESİLEN YERLİ SIĞIR SAYISI

31.444

2010 YILINDA KESİLEN TOPLAM SIĞIR SAYISI

160.552

İTHAL EDİLEN CANLI KASAPLIK SIĞIR SAYISI

129.108

İTHAL EDİLEN BESİLİK SIĞIR SAYISI

5.118

2010 YILINDA İTHAL EDİLEN TOPLAM SIĞIR SAYISI

134.226

2010 YILINDA KESİLEN KÜÇÜKBAŞ SAYISI

8.095

 

 

2010 YILINDA KESİLEN SIĞIR SAYISI

160.552

2010 YILINDA KESİLEN K.BAŞ VE B.BAŞ TOPLAMI

168.647

 

 

2009-2010 YILARINDA KESİLEN BÜYÜKBAŞ KASAPLIK SIĞIR
SAYISI VE KARŞILAŞTIRMASI (BAŞ/ADET)

http://www.ebk.gov.tr/database/content_images/thumb/9d65c3.jpg

 

2009-2010 YILLARINDA ÜRETİLEN KIRMIZI ET
MİKTARI VE KARŞILAŞTIRMASI (KG)

 

http://www.ebk.gov.tr/database/content_images/thumb/b4b296.jpg

ODAMIZIN KONUYA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME VE GÖRÜŞLERİ

Yukarıda yer alan EBK ana politikaları ile 2010 yılı kesim sayıları arasındaki çelişki kısaca "Acaba EBK`nun ana politikaları hangi yetiştiricilere yöneliktir?" sorusunun yanıtı ile açıklanabilir.

Kurum tarafından 2010 yılında 160.552 baş sığır, 8.095 baş küçükbaş kesimi yapılmıştır. Kesilen sığırların 129.108 başını ithal, 31.444 başını yerli hayvanlar oluşturmaktadır. Diğer yandan grafikler incelendiğinde, 2010 yılı kesimlerinde 2009 yılına kıyasla %157, üretilen et miktarında ise %162 artış olduğu görülmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla bu rakamlar kurum tarafından bir başarı göstergesi olarak algılanmaktadır. Bu kısa değerlendirmeden şu sonuçları çıkarmak olasıdır:

1.     EBK`nca, 2009 yılında 62.383 kasaplık yerli büyükbaş kesimi yapılmışken, 2010 yılında ise yerli kesim adedi % 50 oranında azalarak 31.444 baş olarak gerçekleşmiştir.

2.     Kurum 2006 yılında Yüksek Planlama Kurulu`nca onaylanan yeni ana statüsünde yer alan "Ülke hayvancılığını teşvik ederek istikrarlı bir şekilde geliştirilmesine yardımcı olmak" hükmüne uygun hareket etmemekte, ithalat yaptığı ülkelerin hayvancılığını destekler görünmekte ve giderek yerli hayvancılığı terk ettiği izlenimi uyandırmaktadır. 

3.     Gerek ithal ve gerekse yerli hayvan kesim sayıları, kurum kombinalarının kesim kapasiteleri dikkate alındığında son derece düşüktür. Küçükbaş kesim sayısı ise neredeyse bu sektörün kurum gündeminin dışında kaldığı şeklinde algılanmaktadır.

4.     Geçmişteki yanlış politikalar ve buna bağlı olan uygulamalar sonucunda düştüğü hantal ve işlevsiz yapılanması nedeniyle kurum, özelleştirme kapsamına alınmış, daha sonra oluşan gereksinim doğrultusunda yeniden işlev kazandırmak üzere kurumda bazı düzenlemeler yapılmıştır.  Ancak, kombinaların kapasitesi, gerçekleşen kesimler, personel sayısı gibi unsurlar dikkate alındığında, kurumun ne yazık ki özelleştirme öncesindeki durumuna kıyasla herhangi bir değişim olmamıştır.

Oysa Kurumun web sitesinde "Yeni ana statümüz Yüksek Planlama Kurulunun 24/07/2006 tarih, 2006/T-25 sayılı kararı ile onaylanarak 17/08/2006 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanmıştır. Yeni ana statünün birinci maddesine; "Kurumun yeniden yapılandırılarak, hayvancılık sektöründe düzenleyici ve destekleyici bir rol üstlenilmesi," içerikli hüküm getirilmiş, ayrıca faaliyet konuları kapsamına; "Ülke hayvancılığını teşvik ederek istikrarlı bir şekilde geliştirilmesine yardımcı olmak" ilave edilmek suretiyle Kurumumuza kamu hizmeti ağırlıklı görevler yüklenmiştir." İfadesi yer almaktadır.

Görüleceği üzere ana statüdeki hedef sadece,  "yeniden yapılanma"ya ilişkindir. Oysa yeniden yapılanmayla birlikte "görevin eksiksiz yerine getirilmesi" temel hedef olmalıdır.

Bu eleştiriler ışığında kurumun, görevlerini yerine getirebilmesi için izlemesi gereken yol ve eylemler hakkındaki görüşlerimiz, aşağıdaki maddelerde sunulmaktadır.

1.     Hayvancılığın temelini HAYVAN YETİŞTİRİCİSİ oluşturmaktadır. Yetiştiricinin olmadığı yerde hayvancılıktan söz edilemez. Dolayısıyla öncelikle bu gerçek göz önüne alınmalı, salt olarak tüketici, sanayici ve besiciyi gözeten ve yetiştiricileri göz ardı eden bir tutumdan titizlikle kaçınmalı, sektörün tüm paydaşlarının çıkarlarını birlikte gözeten uygulamalara gidilmelidir.

2.     Kurum, mevcut kapasitesinden azami düzeyde yararlanmalı, bunu sağlamak üzere gerçekçi fiyat politikaları uygulamalı, böylece et ve hayvan piyasasında fiyat, belirleyici bir unsur olarak yer almalıdır. Bu bağlamda şu anda faaliyet alanı dışındaki; Ege ve Trakya`da yeni kombinalar oluşturulmalıdır.

3.     Süt sığırcılığının geliştirilmesi amacıyla yerli genotiplerin yok olmasına neden olan alım politikalarından kaçınılmalı, yerli ve özellikle melez erkek ve dişi büyükbaş hayvanların alımında destekleyici fiyat uygulanmalıdır. Böylece bir taraftan yerli hayvanların yok olması önlenirken, koşulları nedeniyle ancak yerli hayvan yetiştirebilecek işletmelerin devamlılığı ve bunların kullanma melezlemesi uygulamasına geçmeleri sağlanmalıdır.

4.     Hayvan üreticisi ile hayvansal ürün tüketicisi arasındaki fiyat farklılığı azaltılmalı, hayvan üreticisinin bu farklılıktan daha yüksek pay almasını sağlayacak uygulamalara geçilmelidir. Bu bağlamda;

·      Yetiştiricilerin toplu besi ve kesim olanaklarını geliştirici sistemlere yönelmeleri teşvik edilmeli ve desteklenmeli, bu tip sistemlerin oluşturulmasında kurum önderlik yapmalı, daha sonraki aşamada yetiştirici örgütleri ile ortak olarak bu sistemlerin yetiştirici düzeyinde oturtulmasına çalışılmalıdır.

·      Yetiştirici örgütleriyle "sözleşmeli besi" modeli oluşturarak bir taraftan yetiştiricilerin kendi besi materyallerini değerlendirmeleri, diğer taraftan kombinaların azami kapasite ile çalıştırılması ortamının yaratılması, bunun da ötesinde tüketicinin daha düşük fiyatla ete ulaşımının sağlanması hedeflenmelidir.

·      Belirtilen amaçlarla yetiştirici örgütleriyle ortaklıklar kurulmasının yolları belirlenmeli ve bunun yasal alt yapısı geliştirilmelidir.

5.     Küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesinde etkili olacak politikalar üretilmelidir. Bu bağlamda;

·       Kuzu eti üretimini geliştirici fiyat politikaları uygulanmalı, en çok 6 aylık yaşta istenen ağırlık ve randımana ulaşmış kuzulara destek fiyatı uygulanmalıdır.

·       Koyunculukta kullanma melezlemesini teşvik etmeye yönelik olarak, yağsız kuyruklu melez erkek ve özellikle de dişi kuzulara teşvik fiyatı uygulanmalıdır.

·       Oğlak ve çebiç etini ticarileştirmeye yönelik uygulamalar yapılmalı, bu bağlamda oğlak ve çebiç karkas ve etlerinin ihracatı geliştirilmelidir.

6.     Kurumun dondurarak saklama koşulları geliştirilerek düşük fiyat dönemlerinde destek fiyatıyla alım yapılarak yetiştirici desteklenmeli, depolanan bu etler yüksek fiyat dönemlerinde pazarlanarak piyasada fiyat dengesi sağlanmalıdır.

7.     Kurum, Silahlı Kuvvetlerin tek et tedarikçisi olmayı hedeflemelidir.

Okunma Sayısı: 1614

Tüm Oda Görüşleri »

Google Windows Live Yahoo! MyWeb Del.icio.us Technorati Digg Facebook Twitter Sık Kullanılanlar e-Posta Gönder RSS Haber Kaynağı

ADANA ·  ANTALYA ·  AYDIN ·  BALIKESİR ·  BURSA ·  ÇANAKKALE ·  DENİZLİ ·  DİYARBAKIR ·  ERZURUM ·  ESKİŞEHİR ·  GAZİANTEP ·  HATAY ·  İSTANBUL ·  İZMİR
KAYSERİ ·  KAHRAMANMARAŞ ·  KONYA ·  MANİSA ·  MERSİN ·  MUĞLA ·  RİZE ·  SAMSUN ·  ŞANLIURFA ·  TEKİRDAĞ ·  TRABZON ·  VAN

COPYRIGHT © 2004-2017 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
KARANFİL SK. 28/18 06640 KIZILAY / ANKARA
TEL: 444 1 966   FAKS: (+90) 312 418 51 98   e-POSTA: zmo@zmo.org.tr

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.