KANAL B - ‘‘GÜNE BAKIŞ‘‘ PROGRAMI

GENEL MERKEZ
19.01.2018 (Son Güncelleme: 19.01.2018 14:47:58)

ODA Başkanımız Özden GÜNGÖR, 19 Ocak 2018 Cuma günü saat 09.30`da, Kanal B`de Program Yapımcısı Nebi ÖZDEMİR`in sunduğu "Güne Bakış" programının canlı yayın konuğu oldu.

Programda: " İklim Değişikliğinin Tarıma Etkileri" değerlendirildi.

Başkanımız konuşmasında özetle: "Bugün Türkiye`de 42 milyar m3 su kullanılmaktadır. Bunun %11`i sanayide, % 14`ü içme ve kullanma suyu, geriye kalan %75`lik miktar ise tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Ülkemiz su zengini bir ülke değildir. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına 10.000m3ve daha fazla tatlı su düşmesi gerekmektedir. Türkiye`de kişi başına 1.970m3 lük su ile dünya sıralamasında 19. sırada yer almaktadır.

Son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferde yığılması artış gösterdi.

Kışın sıcaklıklar artıyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, hayvanların göç dönemleri değişiyor. Yani iklim değişiyor. İkim değişikliği sel, fırtına, kuraklık gibi doğal afetleri oluşturur. 2030 yılı itibariyle Türkiye`nin iç ve batı bölgelerinde %40`ı geçen oranda su stresi yaşanacağı öngörülmekte. En büyük tehlikenin Marmara ve özellikle Ege`deki Küçük Menderes havzasında yaşanacağı belirtiliyor. Gerekli tedbirlerin alınmadığı takdirde Küçük Menderes`te yıllık kişi başına su miktarının 500 m3 ün altına kadar ineceği, su kayıplarının azalması o bölgedeki endüstri, tarım ve hatta turizm gelirlerinde ciddi kayıpların yaşanmasına neden olabilecektir.

Kuraklığın devam etmesi durumunda, 2018 yılında tarla ürünlerinde %10- 50 arasında üretim kaybı yaşanma riski mevcuttur.  Artan nüfusun beslenmesi için tarımsal üretimin arttırılması gerekir ancak tarım iklim şartlarına bağlıdır, dolayısıyla kuraklık olunca kıtlık, gıdaya ulaşım zorlaşacak ve gıda fiyatlarındaki artış %30`ların üzerinde olacaktır. Buğday, arpa, pamuk, pancar, soya fasulyesi, ayçiçeği gibi bir çok tarla ürününde üretim düşebilir. Seralardaki üretimde damla sulama sistemi kullanıldığı için çok fazla etkilenmez, sıkıntımız tarla üretimindedir. Vahşi sulamadan vazgeçilip, kapalı devre basınçlı damlama ve yağmurlama sulama sistemlerine geçilmelidir.  Su gibi doğal bir kaynağın hiç bitmeyeceğini düşünmeyip, doğaya zarar vermeden bilinçli olarak kullanılması gerekmektedir. Bu konuda halkımız kamu spotları ile uyarılmalı, Belediyeler arıtma tesisleri ile atık suları arıtarak tarımsal sulamada kullanmayı sağlamalı, tarım alanları- meralar rant uğruna feda edilmemelidir. Kuraklığın; ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri çok büyüktür.  Göç, kıtlık, yoksulluk, hastalıklar, su kalitesinin bozulması, hayvan kalitesinin bozulması, orman yangınları, afetler…kuraklığın bir sonucudur. Bakanlığın kuraklık ile ilgili olarak mutlaka bir planı programı olmalıdır" dedi.

 

Okunma Sayısı: 971
Fotoğraf Galerisi