ANA SAYFA BİZE ULAŞIN BAĞLANTILAR ABOUT US
HIZLI ERİŞİM

18 Temmuz 2018 Çarşamba  

                             »Adana   »Antalya   »Aydın   »Balıkesir   »Bursa   »Çanakkale   »Denizli   »Diyarbakır   »Erzurum   »Eskişehir   »Gaziantep   »Hatay   »İstanbul   »İzmir  
                             »Kayseri   »Kahramanmaraş   »Konya   »Malatya   »Manisa   »Mersin   »Muğla   »Rize   »Samsun   »Şanlıurfa   »Tekirdağ   »Trabzon   »Van        »İL TEMSİLCİLİKLERİ  

     Başkanın Mesajı

 

     Genel Kategoriler

 

     Özlük Çalışmaları

 

     Anlaşmalı Kurumlar

 

     Konular

 
 
ASGARİ ÜCRET TARİFELERİ
ÜYELİK İŞLEMLERİ
2017 YILI KAMULAŞTIRMA BİLİRKİŞİ LİSTESİ
YETKİ BELGESİ ALAN ÜYELERİMİZ
 

—S. S. Sorular

»GENEL

»ÜYELİK İŞLEMLERİ

 

—Bilgi Edinme

Kendi adınıza
(Bireysel / Gerçek Kişilik)
Bilgi Edinme Başvurusu

Kurumunuz adına
(Tüzel Kişilik)
Bilgi Edinme Başvurusu

 ŞEKER FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ KALKINMACI YERLİ ÜRETİM POLİTİKALARININ TERK EDİLMESİNİN YENİ BİR ÖRNEĞİDİR!

    Yayına Giriş Tarihi: 01.03.2018  Güncellenme Zamanı: 01.03.2018 14:10:29  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 01.03.2018 14:09:25

Şeker sektörü, Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda şekerini Rusya’dan almak zorunda kalan bir ülkenin akılcı ve bilimsel politikalarla hem tarımını, hem sanayisini hem de kırsal kesimin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişliğini sağlamasının  önemli ve başarılı bir örneğidir.

Endüstriyel bir ürün olan şeker pancarı sanayi üretimine sağladığı kazanç yanında, kırsalda ve fabrikalarında çalışan yüzbinlerce insana da istihdam olanağı sağlayarak, ülkemizin kendi kendine yeterliliğine önemli bir katkı sağlamıştır.

Daha 2000’li yılların başlarında ülkemiz, şekerin doğal hammaddesi olan şeker pancarı üretiminde Fransa, Almanya ve ABD’nin ardından dünya dördüncüsü idi ve Avrupa Birliği ülkeleri arasında üçüncü sırada yer alıyordu. Ancak Cargill gibi uluslararası tekellerin pazarlarını genişletmek için IMF, DTÖ ve Dünya Bankası’nın serbestleştirme-özelleştirme yönergelerini uygulayan  politikalar sonucu bugün ülkemiz şeker ithal eder duruma düşmüştür. 

Türkiye’nin 2001 yılında yaşadığı ekonomik krizde IMF’nin Kemal DERVİŞ aracılığıyla uygulamaya soktuğu Şeker Kanunu ile ilk darbesi vurulan şeker sektörüne, ikinci darbede AKP döneminde vurularak özelleştirmeyle sektör yok edilmeye çalışılmaktadır. Hükümetçe 21.02.2018 tarihinde alınan bir kararla 14 şeker fabrikasının satışının önü açılmıştır.

Öncelikle belirtmek isteriz ki, şeker fabrikalarının satışı ülke ve halk çıkarlarına tamamen aykırıdır. Cumhuriyet dönemiyle birlikte gündeme gelen millileştirme, devletleştirme, kamulaştırma ve kamusal üretim politikalarına ağırlık verilmesi gibi ülke ve halk yararına önemli sonuçlar üretmiş olan politikalar gözetildiğinde, serbestleştirme ve özelleştirme politikalarının, kalkınmacı yerli imalat sanayi üretiminin tasfiyesi anlamına geldiği çok açık olarak görülebilmektedir 

Özelleştirileceği ifade edilen bu fabrikalar bir süre sonra asli unsurlarının dışında değerlendirilecek ve fabrikalar kapanacaktır. Bu fabrikalarda çalışan 5 bin civarındaki çalışan işlerinden olacak, 50 bin civarındaki üretici ise doğrudan etkilenerek pancar ekimi yapamayacaklardır. İşsizlik ve kırsaldan göç artacağı gibi geri kalan fabrikalarında satışının önünü açacaktır.

Bu anlamda ülkemiz sanayisi ve tarımı kaybederken, kazanan bir kısım sermayedar ve Ülkemizin en verimli tarım arazilerine hukuka aykırı olarak açtıkları fabrikalarda mısır nişastasının kimyasal yollarla parçalanmasından elde edilen nişasta bazlı şekerler üreten ABD`nin küresel şirketi Cargill  olacaktır.

2002 yılından bu güne kadar Her yıl Bakanlar Kurulu`nun devreye girmesiyle sürekli artan NBŞ kotası daha da artacak ve ülkemiz insanı Kronik hastalıkları salgına dönüştüren daha fazla nişasta bazlı şeker kullanacaktır. 

Sonuç olarak, “yerlilik, millilik” üzerine birçok söz edip iç düşman ve halk arasında kutuplaşma yaratmada pek mahir olan iktidarın bu satış kararı sonucu, pancar şekeri çiftçisi ve çalışanı başta olmak üzere ülke sanayisi, tarımı ve halkımız son derece olumsuz etkilenecektir. 

Ülkemizin ve halkımızın yoksullaştırılmasına bir kez daha hayır diyoruz. 

TMMOB, halkımızın alın terinin ürünü olan kamusal birikimlerin, yeraltı, yerüstü kaynaklarımızın ve bütün varlıklarımızın talanına kararlılıkla karşı durmaya devam edecek, bütün saldırılara karşın ülke, halk, meslek, meslektaş yararını savunmaya devam edecektir. 

 Emin Koramaz
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı

Okunma Sayısı: 617

Tüm Basın Açıklamaları »

Google Windows Live Yahoo! MyWeb Del.icio.us Technorati Digg Facebook Twitter Sık Kullanılanlar e-Posta Gönder RSS Haber Kaynağı

ADANA ·  ANTALYA ·  AYDIN ·  BALIKESİR ·  BURSA ·  ÇANAKKALE ·  DENİZLİ ·  DİYARBAKIR ·  ERZURUM ·  ESKİŞEHİR ·  GAZİANTEP ·  HATAY ·  İSTANBUL ·  İZMİR
KAYSERİ ·  KAHRAMANMARAŞ ·  KONYA ·  MANİSA ·  MERSİN ·  MUĞLA ·  RİZE ·  SAMSUN ·  ŞANLIURFA ·  TEKİRDAĞ ·  TRABZON ·  VAN

COPYRIGHT © 2004-2018 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
KARANFİL SK. 28/18 06640 KIZILAY / ANKARA
TEL: 444 1 966   FAKS: (+90) 312 418 51 98   e-POSTA: zmo@zmo.org.tr

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.