ANA SAYFA BİZE ULAŞIN BAĞLANTILAR ABOUT US
HIZLI ERİŞİM

15 Ekim 2019 Salı  

                             »Adana   »Antalya   »Aydın   »Balıkesir   »Bursa   »Çanakkale   »Denizli   »Diyarbakır   »Erzurum   »Eskişehir   »Gaziantep   »Hatay   »İstanbul   »İzmir  
                             »Kayseri   »Kahramanmaraş   »Konya   »Malatya   »Manisa   »Mersin   »Muğla   »Rize   »Samsun   »Şanlıurfa   »Tekirdağ   »Trabzon   »Van        »İL TEMSİLCİLİKLERİ  

     Başkanın Mesajı

 

     Genel Kategoriler

 

     Özlük Çalışmaları

 

     Anlaşmalı Kurumlar

 

     Konular

 
 
ASGARİ ÜCRET TARİFELERİ
ÜYELİK İŞLEMLERİ
2017 YILI KAMULAŞTIRMA BİLİRKİŞİ LİSTESİ
YETKİ BELGESİ ALAN ÜYELERİMİZ
 

—S. S. Sorular

»GENEL

»ÜYELİK İŞLEMLERİ

 

—Bilgi Edinme

Kendi adınıza
(Bireysel / Gerçek Kişilik)
Bilgi Edinme Başvurusu

Kurumunuz adına
(Tüzel Kişilik)
Bilgi Edinme Başvurusu

 ODA TV: FINDIĞIN VERGİ DOSYASI- 7 AĞUSTOS 2019

    Yayına Giriş Tarihi: 07.08.2019  Güncellenme Zamanı: 07.08.2019 16:30:58  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

"Vergi sorunu, fındığın genel sorunlarından soyutlanamaz. Mesele fındığın vergilemesinde değil, vergilendirilecek artığın dışarıya servis edilmesindendir."

 

 

Fındık hasadı başladı. Hasat öncesinde, kaliteli kabuklu Giresun fındığının taban fiyatı 17 lira olarak açıklandı. Maliyetinin ise 15 lira olduğu yönünde hesaplamalar var. Yani Türkiye’nin payına kilogramdan 2 lira kalıyor. Oysa zengin ülkelerde on katından fazla parayla tüketiciyle buluşuyor. Bu 2 liranın da tamamı üreticiye kalmıyor; devlet ve üretici arasında paylaşılıyor. Şimdi bu paylaşımı inceleyelim.

PASTA AZALINCA PAYLAŞIM ZORLAŞIYOR

Ülkemizde, bireysel üreticilerden iki vergi alınır. Bunlardan biri gelir vergisi, diğeri KDV’dir. Vergicilikte esas olan kişilerin gerçek kazançlarını vergilendirmektir. Ne var ki Türkiye, fındığın tüm kazancını piyasanın sayılı sayıdaki alıcısına kaptırınca üreticisi kazanamıyor, kazanamayınca da devlet üreticinin gerçek kazancının tespiteden ve vergilendiren vergilendirme rejimlerine yönelemiyor. Bu nedenle olsa gerek ki, ülkemizde, gerek gelir vergisinde ve gerekse KDV’defındık üreticisinin gerçek usulde vergilendirilmesi, “Meyve verebilecek hale gelmiş fındık arazisinin yüzölçümü toplamının 250 dönümü” aşmasına bağlanmıştır (GVK 53 ve 54, KDVK 17/4)

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası 2018 Fındık Raporu’na verilerine göre; ülkemizde yaklaşık 440 bin üretici, 700 bin hektar alanda fındık üretimi yapmaktadır. Bu verilere bakınca, 250 dönümü aşan üretici bulup gerçek usulde vergilendirmek zor gibi görünmektedir.

Hülasa, üretimdeki çoklu aile yapısı,gerçek usulde vergilendirmeye yetmeyince; alıcılara, devlet adına gelir vergisi kesintisi yapmak yükümlülüğü getirmek tek çare olmuştur. GVK’nın 94’ünca maddesine göre kesinti, alış tutarları üzerinde yapılmaktadır. Ticaret borsasına fındık tescil ettirilirse kesinti %2, diğer alımlarda ise %4’ olarak uygulanmaktadır. Çiftçiden kesilen gelir vergisi, borsaya tescilde yüzde yüz oranında indirimli uygulanınca, günümüzde fındığın %100’üne yakınının borsaya tescil ettirildiği söylenebilir. Bu işlem nedeniyle borsaların da binde 1 oranında kesinti yaptığını belirtelim. Borsa, fındığın kayıt altına alınması gibi bir işlev görür. 

Vergi literatüründe, satış tutarı üzerinden alınan vergi, kazanç üzerinden alınan vergilerin on katına tekabül ettiği görüşü egemendir. Bu vergilendirmenin nihai bir vergilendirme olduğunu göz önünü alırsak, devlet fındık üreticisinin kazancından %20 civarında gelir vergisi adı altında bir pay almaktadır. Üreticinin zarar yapması durumu değiştirmiyor.

 

Üstelik, bir kayıp olmasın diye; kamu kurumu, üretici birliği, tüccar, pastane, market vb. kim olursa alımları sırasında gelir vergisi kesintisi yapmak zorunluluğu getirilmiştir. Buradan hareket edip basit bir formülle 2019 için öngörülen 680.000 ton fındık rekoltesini 17 lira taban fiyat üzerinde %2 stopaj oranı uyguladığımızda fındık üreticisinin 2019’de tahminen (680.000 x 17 x %2.=)231 milyon 200 bin lira gelir vergisi ödeyeceği sonucuna ulaşabiliriz.

KDV ÜRETİCİNİN ÜZERİNDE YÜK OLARAK KALIYOR

Fındık üreticisi; toprak tahlili, gübreleme, kireçleme, fındık kurdu, bahçe temizliği, benzin ve yağ giderleri, hasat, patoz ve ulaşım giderleri, araç gereç için KDV öder. KDV, fiyatın içinde gizlendiğinden üretici bunu fark edemiyor bile. Fark etse de, KDV’yi fiyat mekanizması yoluyla yansıtamaz. Zira fındığın fiyatını az sayıdaki alıcısı belirlemektedir.

Yukarıda belirtildiği üzere gerçek usulde gelir ve KDV’ye tabi olmayan üreticilerin fındık teslimleri KDV’den istisna edilmiştir. Yani harcama yaparken %18’e varan KDV ödeyen üretici, fındık satarken KDV alamaz. Bu durumda, üreticilerin alışlarında ödedikleri KDV’yi iade olarak almaları gerekir. Ne var ki KDV’nin üreticiye iadesi yönünde yasal alt yapı olmayınca çiftçinin ödediği KDV üzerinde yük olarak kalır. Yasa temelline dayansa da bu durum;vergi tekniğine ve mantığına aykırıdır. Telafisi için bölük pörçük ikincil düzenlemelerle yapılan destekleme ödemeler ise yetersiz kalmaktadır.

Fındığın, toptan teslimi aşamasında %1, perakende tesliminde %8 oranında KDV alınmaktadır. Fındık ticareti yapıp, toptan veya perakende satan vergi mükellefleri indirimli oran nedeniyle yüklendikleri KDV’yi iade alabilmektedirler. İşte bu mantıkla üreticinin de KDV iadesi alması KDV’nin tekniği ve felsefesinin gereğidir. 

ASTARI YÜZÜNDE PAHALI

Şunu da belirtelim; yasalarımız üreticiye isteği halinde, gerçek usulde gelir vergisi ve KDV mükellefiyeti tesis etmek imkanı sağlamıştır. Bu durumda zarar yapması halinde ödediği %2 gelir vergisi stopajını geri alabileceği gibi teslimleri %1 yani indirimli oranla KDV’ye tabi olduğu için yüklendiği KDV’yi bazı koşullarla geri almak imkanı elde eder. Ancak işlem maliyeti, çiftçinin bu işlere ayıracağı zaman ve işlemlerin aksaması halinde karşılaşacağı vergisel müeyyideler ce cezalar astarı yüzünde pahalı hale getirir. Yani alımlarda alınan KDV, bir bakıma; defter tutma, tasdik, muhasebe ücreti ve bunlardan doğan damga vergisi gibi çeşitli devlet payları ve işlem maliyetlerine karşılık olarak iade edilmemektedir.

Vergi sorunu, fındığın genel sorunlarından soyutlanamaz. Mesele fındığın vergilemesinde değil, vergilendirilecek artığın dışarıya servis edilmesindendir. Türkiye fındığının bütün kazancını küresel firmalar kapınca, üretici geçimlik koşullarda yaşamakta; devlet ise, kamu açıklarıyla reel ekonominin gerekleri arasında sıkışmaktadır.

 

Haber: Yusuf İLERİ Odatv.com

Haber kaynağına ulaşmak için lütfen tıklayınız. 

 

Okunma Sayısı: 572

Tüm Yazılı Basında Odamız »

Google Windows Live Yahoo! MyWeb Del.icio.us Technorati Digg Facebook Twitter Sık Kullanılanlar e-Posta Gönder RSS Haber Kaynağı

ADANA ·  ANTALYA ·  AYDIN ·  BALIKESİR ·  BURSA ·  ÇANAKKALE ·  DENİZLİ ·  DİYARBAKIR ·  ERZURUM ·  ESKİŞEHİR ·  GAZİANTEP ·  HATAY ·  İSTANBUL ·  İZMİR
KAYSERİ ·  KAHRAMANMARAŞ ·  KONYA ·  MANİSA ·  MERSİN ·  MUĞLA ·  RİZE ·  SAMSUN ·  ŞANLIURFA ·  TEKİRDAĞ ·  TRABZON ·  VAN

COPYRIGHT © 2004-2019 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
KARANFİL SK. 28/18 06640 KIZILAY / ANKARA
TEL: 444 1 966   FAKS: (+90) 312 418 51 98   e-POSTA: zmo@zmo.org.tr

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.