MAYINLI ARAZİLER

ŞANLIURFA ŞUBE ( )
06.05.2009 (Son Güncelleme: 07.05.2009 16:11:10)

MAYINLI ARAZİLER TOPRAKSIZ YÖRE HALKINA VERİLMELİDİR.

  

MAYINLI ARAZİLER TOPRAKSIZ YÖRE HALKINA VERİLMELİDİR

(06.05.2009 YEREL BASIN)

  Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı bölgenin tarım alanı olarak düzenlenmesini öngören kanun tasarısı bu hafta TBMM‘de ele alınacaktır.  Suriye sınırında bulunan mayınlı alanların "yap-işlet-devret" modeli ile temizletileceği ve temizleme işlemini gerçekleştiren şirketlerin kullanımına açılacağı yolunda bilgiler kamuoyuna yansımaktadır. İl İl baz alınarak yabancı şirketlere ihaleler yoluyla peşkeş çekilmeye düşünülmektedir. Bu mayınlı arazilerin temizlenmesi için yabancı şirketlerin 300 milyon dolar gibi bir kaynaktan söz ettiğini, bunun karşılığında temizlenen arazilerin bu firmalara 49 yıllığına işletme hakkının kendilerine verilmesi söz konusudur. İhaleyi alan firmaların orada tarımsal faaliyet yapıp yapmayacakları meşrudur. Halbuki 35 milyon dolar gibi bir kaynakla bu mayınlı arazilerin  temizlenmesi söz konusudur.

 1956 yılında mayınlanmaya başlanılan, 300 ila 750 metre genişliğinde ve yaklaşık 700 km uzunluğunda bulunan,  35 bin hektar mayınlı alan, düz ve büyük ölçüde birinci sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır,ve bununda Şanlıurfa ili sınırları dahilinde olan mayınlı arazilerin tarıma elverişli ve birinci sınıf arazi 5400 ha dır.

Sözü edilen alan, uzun yıllardır tarımsal amaçlı kullanılmadığı için kimyasal ilaç ve gübre kalıntısı içermemekte ve bu niteliği ile de üretim biçimini konvansiyonel tarımdan organik tarıma dönüştürmek için beklenmesi gereken "geçiş süreleri"ni ortadan kaldırmaktadır. Bu bağlamda, bölge, yüksek katma değerli ve doğayla dost organik tarımsal üretim için son derecede uygun bir görünüm sergilemektedir.

            Sözü edilen alan, üretimden pazarlamaya kadar olan tüm süreç için kurgulanmış kooperatif yapı içinde örgütlenmiş bölge üreticilerine özgülenmelidir. 35 bin hektarlık alanda; Türkiye‘deki verili ortalama işletme büyüklüğü olan 59 dekarlık işletmelerin kurulması halinde 5186; Avrupa Birliği‘nin verili ortalama işletme büyüklüğü olan 130 dekarlık işletmelerin kurulması halinde ise 2353 aile tarım alanında istihdam edilmiş olacaktır. Her aileyi de 5 kişi düşünürsek yaklaşık 12 bin kişi eder bunu yanında da her işletmeye bir ziraat mühendisi verilirse yaklaşık olarak 2500 ziraat mühendisi isdihdam edilecektir.

Organik üretim gibi kontrol - sertifikasyon aşamalarının zorunlu olduğu bir üretim biçiminde, AB‘nin konuyla ilgili kalite ölçütlerini karşılayan ve kayıt tutan, etiketten tarlaya izlenebilirliği sağlayan bir üretim biçimi, ancak ziraat mühendislerinin katkısı ile olanaklıdır. Başka türlü, kamusal tarımsal yayım faaliyetinin neredeyse ortadan kalktığı ortamda, Güneydoğu üreticisi organik tarım faaliyeti yürütemeyecektir.

Bu kapsam, 2353 işletmede 2500 ziraat mühendisinin ve an az 10 bin topraksız tarım üreticisinin istihdam edilmesi ve ülkenin organik üretim kapasitesine önemli bir katkının sağlanması anlamına gelecektir.

Tüm işletmelerin tek bir kooperatif yapı altında örgütlenmesinin sağlanmalıdır.

  

  

  

                                                                                                              Abdullah MELİK

                                                                                              ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI  

                                                                                                   ŞANLIURFA ŞUBE BAŞKANI 

Okunma Sayısı: 1661