TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI RAPORU - AKP’NİN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ ÜZERİNDE OYUNU : ULU ÖNDERİN ULUSA EMANETİ, MELİH GÖKÇEK’İN ÇİFTLİĞİ OLAMAZ !.. - 24.05.2006

GENEL MERKEZ
24.05.2006 (Son Güncelleme: 24.05.2006 11:36:46)

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI RAPORU

AKP’NİN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ ÜZERİNDE OYUNU :

ULU ÖNDERİN ULUSA EMANETİ, MELİH GÖKÇEK’İN ÇİFTLİĞİ OLAMAZ !..

 

ADALET VE KALKINMA PARTİSİ GRUP BAŞKAN VEKİLİ SALİH KAPUSUZ’UN, 5659 SAYILI ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ, 2/773 SIRA NO İLE TBMM PLAN BÜTÇE KOMİSYONU’NA ULAŞMIŞ BULUNMAKTADIR.  

TEKLİFİN YASALAŞMASI HALİNDE, 1937 YILINDA ATATÜRK TARANINDAN ULUSA EMANET EDİLEN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ, KURULUŞ AMACI VE FELSEFESİNİN TÜMÜYLE DIŞINDA OLMAK ÜZERE, ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN KULLANIMINA AÇILACAK VE BÖYLECE YENİ BİR RANT ALANINA DÖNÜŞECEKTİR.

YASA TEKLİFİNDE, ”ÇİFTLİK ARAZİSİ ÜZERİNDE SÜRMEKTE OLAN HUKUKİ SORUNLARIN GİDERİLMESİ” VE “KENTSEL ALTYAPI YAPIMINDAKİ ZORLUKLAR” GİBİ YAPAY GEREKÇELER GÖSTERİLMEKTE BİRLİKTE, AŞAĞIDA AÇIKLANACAĞI ÜZERE, ASIL AMAÇ, ÖNCELİKLE 10 YIL İÇİN ANCAK ASLINDA TÜMÜYLE AOÇ ARAZİSİNİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE DEVREDİLEREK ORTADAN KALDIRILMASIDIR.

BU “PLANA” KARŞI ÇIKMAK, TÜM YURTSEVERLERİN GÖREVİDİR. KARŞI ÇIKMANIN GEREKÇELERİNİ ORTAYA KOYMAK VE İLGİLİ KURUM VE KURULUŞLARLA ORTAK ÇALIŞMA ZEMİNİ ÜRETMEK AMACIYLA HAZIRLANANAN BU RAPOR KAPSAMINDA,  ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ’NİN KURULUŞUNDAN BUGÜNE KADAR GEÇİRDİĞİ DEĞİŞİM İNCELENMEKTE, ATATÜRK’ÜN VASİYETİ ORTAYA KONULMAKTA, 5659’U DEĞİŞTİRME GİRİŞİMLERİNİN ALTINDA YATAN NİYETLER SERGİLENMEKTE VE SON OLARAK, VASİYET AMACINA UYGUN GELİŞİM TASARIMLARINA İLİŞKİN ÖNERİLER TARTIŞMAYA AÇILMAKTADIR.

 

KURULUŞTAN GÜNÜMÜZE AOÇ

ULUSAL BAĞIMSIZLIK SAVAŞI’NIN HEMEN ARDINDAN, SİYASAL VE EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞI SÜRDÜREBİLMENİN TEK KOŞULUNUN KALKINMACI BİR İKTİSAT ANLAYIŞINDAN GEÇTİĞİNİ BİLEN ATATÜRK, GÜNÜN KOŞULLARINA UYGUN BİR EKONOMİK KALKINMA SÜRECİNİ BAŞLATMIŞTIR.

BU KAPSAMDA, TÜRKİYE’NİN SOSYO-EKONOMİK YAPISINDA TARIM SEKTÖRÜNÜN ÖNEMİNİ ORTAYA KOYAN BİR YAKLAŞIMLA, “ULUSAL EKONOMİNİN TEMELİ TARIMDIR”, “KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR”, “YURTTA SULH CİHANDA SULH” SÖYLEMLERİNİN ÇERÇEVESİNİ ÇİZDİĞİ BİR TARIMSAL ÜRETİM ANLAYIŞI YAŞAMA GEÇİRİLEREK, YOKSUL ÜLKE KAYNAKLARININ RASYONEL KULLANIMI VE EKONOMİNİN HAREKETE GEÇİRİLMESİ AMAÇLANMIŞTIR.

BAĞIMSIZLIĞIN GÜVENCESİNİ OLUŞTURACAK TARIM SEKTÖRÜ, DÖRT TEMEL EKSENDEN OLUŞAN BİR BÜTÜNLÜKÇÜ ANLAYIŞA OTURTULMUŞTUR. BUNA GÖRE; TOPRAKSIZ KÖYLÜ TOPRAK SAHİBİ YAPILACAK (TOPRAK REFORMU), MODERN TARIM TEKNİKLERİ VE GİRDİ KULLANIMINI VE VERİMLİ ÜRETİM YOLLARINI KAMU ÇİFTLİKLERİ ÖNDERLİĞİNDE ÖĞRENECEK (ATATÜRK’ÜN ÇİFTLİKLERİ VE ARDINDAN ZİRAİ KOMBİNALAR), KÖYLÜ ÜRETTİĞİNİN KATMA DEĞERİNE SAHİP ÇIKACAK (KOPERATİFLER) VE AYDINLANMA PROJESİNİN UNSURLARI OLACAKLARDIR (KÖY ENSTİTÜLERİ) ...

1925 – 1938 YILLARI ARASINDA AOÇ

BU BAĞLAMDA ATATÜRK, 1925 YILINDA, ANKARA’NIN TARIMSAL ÜRETİM İÇİN UYGUN BİR ZEMİN SAĞLAMAYAN, BATAKLIK VE KIRAÇ ARAZİLERİNDE, YURTTAŞTAN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ SATIN ALMALARLA, BUGÜNKÜ ADIYLA ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ’Nİ KURMUŞTUR.

ÇİFTLİK İÇİN YER SAPTAMA ÇALIŞMALARI, ATATÜRK’ÜN YILMAZ VE ÖNDER KİŞİLİĞİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR. ATATÜRK, ELİYLE ÇİFTLİĞİN BUGÜNKÜ YERİNİ İŞARET EDEREK; “İSTEDİĞİM YER BÖYLE OLMALIDIR. ANKARA’NIN KENARINDA HEM BATAK, HEM ÇORAK HEMDE FENA BİR YER. BUNU BİZ ISLAH ETMEZ İSEK KİM GELİP ISLAH EDECEKTİR?”  DEMİŞTİR.

ATATÜRK, ANKARA’DAKİ ÇİFTLİK YANINDA, YUKARIDA SAYILAN AMAÇLARINI TÜM YURT GENELİNDE YAŞAMA GEÇİREBİLMEK İÇİN YALOVA’DA BALTACI ÇİFTLİĞİ, HATAY’DA DÖRTYOL ÇİFTLİĞİ, TARSUS’TA PİLOĞLU ÇİFTLİĞİ, SİLİFKE’DE TEKİR VE ŞÖVALYE ÇİFTLİKLERİNİ DE KURMUŞTUR.

GÜNÜMÜZDE, BU SAYILANLARDAN YALNIZCA ANKARA’DAKİ ÇİFTLİK, ARAZİ VARLIĞINDAKİ ÖNEMLİ KAYIPLARA RAĞMEN, VARLIĞINI KORUYABİLMİŞTİR.

ÇİFTLİK ARAZİ VARLIĞINA İLİŞKİN KAYITLARDA BULUNAN BİRTAKIM ÇELİŞKİLİ BİLGİLERE KARŞIN, BAŞLANGIÇTA AYDOS YAYLASI İLE BİRLİKTE 102 BİN DEKAR, ANKARA’DAKİ ARAZİ VARLIĞI AÇISINDAN 52 BİN DEKAR OLAN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ, HALEN 33.393 DEKAR BİR ARAZİ VARLIĞINA SAHİP BULUNMAKTADIR.

ULU ÖNDER ATATÜRK, KURMUŞ OLDUĞU ÇİFTLİKLERİ 13 YIL BİZZAT İŞLETTİKTEN SONRA 11 HAZİRAN 1937 TARİHİNDE YAZMIŞ OLDUĞU VASİYET MEKTUBU İLE ULUSUNA EMANET ETMİŞTİR. DÖNEMİN BAŞBAKANI MERHUM İSMET İNÖNÜ  TARAFINDAN MALİYE BAKANLIĞI’NA HAVALE EDİLEN VASİYET MEKTUBUNUN TAM METNİ, AŞAĞIYA ALINMIŞTIR.

ATATÜRK’ÜN VASİYETİNDE, AOÇ’NİN KURULUŞ AMACINA UYGUN TEMEL DOĞRULTULAR OLARAK, AŞAĞIDA BELİRTİLEN KONULARA ÖZEL VURGU YAPMAKTADIR; 

  • TÜRK ULUSU’NA EMANET EDİLEN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ’NDE, TARIM VE TARIM EKONOMİSİ ALANINDA BİLİM VE TEKNİK DOĞRULTUSUNDA UYGULAMALI TARIM GERÇEKLEŞTİRİLECEK, VERİMLİ ÜRETİM YOLLARI ARAŞTIRILACAK VE ÖĞRETİLECEKTİR.
  • AOÇ’DE, EKOLOJİYE UYGUN TARIMSAL ÜRETİM YANINDA, TARIM SANAYİİ DE GELİŞTİRİLECEKTİR. AOÇ’DE TARIM TEKNOLOJİSİ ÜRETİMİ VE YAYIMI YAPILACAKTIR. ISLAH VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİNİN ÜRETİMİ VE YAYIMI YAPILACAKTIR.
  • AOÇ’NİN ELDE EDİLEN GELİRİNİN TÜMÜ YATIRIMA DÖNÜŞTÜRÜLECEKTİR.
  • İÇ VE DIŞ PAZAR İSTEKLERİNE UYGUN ÜRETİM MODELLERİ GERÇEKLEŞTİRİLECELKTİR.
  • ÜRETİCİ ÖRGÜTLENMESİNDE ÖRNEK UYGULAMALAR YAPILACAKTIR.
  • ARAZİ ISLAHI VE DÜZENLEME UYGULAMALARINA ÖNEM VERİLECEKTİR.
  • SAĞLIKLI BİR KENT ÇEVRESİ SAĞLANACAKTIR.
  • TARLADAN SOFRAYA GIDA GÜVENLİĞİ UYGULAMASI KURGULANACAK, KARABORSAYLA MÜCADELE EDİLECEKTİR.
  • TARIMSAL VE KIRSAL KALKINMANIN DAYANAĞI VE YOL GÖSTERİCİ ARACI ORGANİZE EDİLECEKTİR.

     BAŞVEKÂLETE,

       MALUM OLDUĞU ÜZERE, ZİRAAT VE ZİRAİ İKTİSAT SEHASINDA FENNİ VE AMELİ TECRÜBELER YAPMAK MAKSADI İLE MUHTELİF ZAMANLARDA MEMLEKETİN MUHTELİF MINTIKALARINDA MÜTEADDİT ÇİFTLİKLER TESİS ETMİŞTİM.

       ON ÜÇ SENE DEVAM EDEN ÇETİN ÇALIŞMALARI ESNASINDA FAALİYETLERİNİ; BULUNDUKLARI İKLİMİN YETİŞTİRDİĞİ HER ÇEŞİT MAHSULATTAN BAŞKA, HERNEVİ ZİRAAT SANATLARINA DA TEŞMİL EDEN BU MÜESSESELERİ İLK SENELERDEN BAŞLAYAN BÜTÜN KAZANÇLARINI İNKİŞAFLARINA SARF EDEREK BÜYÜK KÜÇÜK MÜTEADDİT FABRİKA VE İMALATHANELER TESİS ETMİŞLER, BÜTÜN ZİRAAT MAKİNE VE ALETLERİNİ YERİNDE VE FAYDALI ŞEKİLDE KULLANARAK BUNLARIN HEPSİNİ TAMİR VE MÜHİM BİR KISMINI YENİDEN İMAL EDECEK TESİSAT VÜCUDA GETİRMİŞLER, YERLİ VE YABANCI BİRÇOK HAYVAN IRKLARI ÜZERİNDE ÇİFT VE MAHSUL BAKIMINDAN YAPTIKLARI TETKİKLER NETİCESİNDE, BUNLARIN MUHİTE EN ELVERİŞLİ VE VERİMLİ OLANLARINI TESBİT ETMİŞLER, KOOPERATİF TEŞKİLİ SURETİLE, VEYA AYNI ZAHİYETTE BAŞKA SURETLERLE CİVAR KÖYLERLE BERABER FAYDALI ŞEKİLDE ÇALIŞMALAR, BİR TARAFTAN DA İÇ VE DIŞ PİYASALARLA DAİMİ VE SIKI TEMASTA BULUNMAK SURETİLE, FAALİYETLERİNİ VE İSTİHSALLERİNİ BUNLARIN İSTEKLERİNE UYDURMUŞLAR VE BUGÜN HER BAKIMDAN VERİMLİ, OLGUN VE ÇOK KIYMETLİ BİRER VARLIK HALİNE GELMİŞLERDİR. ÇİFTLİKLERİN, YERİNE GÖRE ARAZİYİ ISLAH VE TANZİM ETMEK, MUHİTLERİNİ GÜZELLEŞTİRMEK, HALKA GEZECEK, EĞLENECEK VE DİNLENECEK SIHHİ YERLER,HİYLESİZ VE NEFİS GIDA MADDELERİ TEMİN EYLEMEK, BAZI YERLERDE İHTİKÂRLA FİİLİ VE MUVAFFAKİYETLİ MÜCADELEDE BULUNMAK GİBİ HİZMETLERİ DE ZİKRE ŞAYANDIR.

       BÜNYELERİNİN METANETİNİ VE MUVAFFAKİYETLERİNİN TEMELİNİ TEŞKİL EDEN GENİŞ ÇALIŞMA VE TİCARİ ESASLAR DAHİLİNDE İDARE EDİLDİKLERİ VE MEMLEKETİN MINTIKALARINDA  DA, MÜMESSİLLERİ TESİS EDİLDİĞİ TAKDİRE,TECRÜBELERİNİ MÜSBET İŞ SAHASINDAN ALAN BU MÜESSESELERİN ZİRAAT USULLERİNİ DÜZELTME, ISTİHSALATI ARTIRMA VE KÖYLERİ KALKINDIRMA YOLUNDA DEVLETCE ALINAN VE ALINACAK OLAN TEDBİRLERİN HÜSNÜ İNTİHAP VE İNKİŞAFINA ÇOK MÜSAİT BİRER AMİL VE MESNET OLACAKLARINA KANİ BULUNUYORUM VE BU KANNATLE, TASARRUFUM ALTINDAKİ BU ÇİFTLİKLERİ BÜTÜN TESİSAT, HAYVANAT VE DEMİRBAŞLARI İLE BERABER HAZİNEYE  HEDİYE EDİYORUM. ÇİFTLİKLERİN ARAZİSİ İLE TESİSAT VE DEMİRBAŞINI MÜCBEL OLARAK GÖSTEREN BİR LİSTE İLİŞİKTİR.

       MUKTAZİ KANUNİ MUAMELENİN YAPILMASINI DİLERİM.

                                         MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

TÜRK HUKUK SİSTEMİ İÇERİSİNDE, VASİYETİN KANUN HÜKMÜNDE OLDUĞU AÇIKTIR. BU BAKIMDAN, AOÇ’NİN, ATATÜRK’ÜN VASİYETİ DIŞINDA KULLANIMI, HUKUK AÇISINDAN DA OLANAKLI DEĞİLDİR.

1937 YILINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN VASİYETE DAYALI BAĞIŞLAMANIN HEMEN ARDINDAN, 1938 YILINDA ÇIKARTILAN 3308 SAYILI KANUNLA “GAZİ ORMAN ÇİFTLİĞİ” DEVLET ZİRAAT İŞLETMELERİ KURUMUNA BAĞLANMIŞTIR.

 

1938 – 1950 YILLARI ARASINDA AOÇ

3308 SAYILI KANUN, DEVLET ZİRAAT İŞLETMELERİ KURUMU İDARE MECLİSİ KARARIYLA GAZİ ORMAN ÇİFTLİĞİ TOPRAKLARINDAN TOPRAK VERİLMESİNE AÇIK KAPI BIRAKIYORDU.

BU KAPSAMDA, GAZİ ORMAN ÇİFTLİĞİ’NİN DEVLET ZİRAAT İŞLETMELERİ KURUMU’NA BAĞLI BULUNDUĞU 12 YIL SÜRESİNCE ÇİFTLİĞİN 7372 DEKAR ARAZİSİ, YUKARIDA BELİRTİLEN YÖNTEMLE, ÇEŞİTLİ KURULUŞLARA DEVİR EDİLMİŞTİR. BUNLARIN GENEL ÖZELLİKLERİNİN, KAMU YATIRIMLARI VE TARIMA DAYALI SANAYİİ YATIRIMLARI İÇİN TAHSİS (UÇAK FABRİKASI İÇİN TÜRK HAVA KURUMU’NA, TOHUM ISLAH İSTASYONU İÇİN TARIM BAKANLIĞI’NA, KISA DALGA VERİCİ İSTASYONU İÇİN BASIN YAYIN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE, MENSUCAT SANAYİ İÇİN SÜMERBANK’A, BİRA FABRİKASI  İÇİN TEKEL’E VB.) OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR.

ÇİFTLİĞİN KORUNMASI VE YAŞANAN HIZLI ARAZİ KAYIPLARININ ÖNLENMESİ AMACIYLA, 25.03.1950 TARİHİNDE 5659 SAYILI “ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ KURULUŞ KANUNU” ÇIKARILMIŞTIR.

 

1950 SONRASINDA AOÇ

ÇİFTLİKTEN YAPILAN ARAZİ TALANININ ÖNÜNE GEÇİLEBİLMESİ AMACIYLA, AŞAĞIDA TAM METNİ VERİLEN KANUNUN  ONUNCU MADDESİNE “ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİNİN BU KANUNUN YAYIMI TARİHİNDEKİ SINIRLARI İÇİNDE BULUNAN GAYRİMENKULLARIN GERÇEK VEYA TÜZEL KİŞİLERE DEVİR TEMLİK VE KAMULAŞTIRILMASI ÖZEL BİR KANUNLA İZİN ALINMASINA BAĞLIDIR” HÜKMÜ KONULMUŞTUR.

SÖZÜ EDİLEN YASAL KORUMAYA RAĞMEN, 1950 YILINDAN GÜNÜMÜZE KADAR GEÇEN SÜRE İÇİNDE, TALAN SÜRECİ, BU KEZ YASALARA KONU EDİLEREK SÜRDÜRÜLMÜŞTÜR.

İLGİNÇTİR Kİ, 5659 SAYILI YASA’YI DEĞİŞTİRMEK İÇİN KANUN TEKLİFİNİN AKP GRUP BAŞKANVEKİLİ TARAFINDAN TBMM’YE SUNULDUĞU SÜREÇTE, KİMİ AKP MİLLETVEKİLLERİ BİLE, TBMM KİT KOMİSYONU RAPORLARINA DA YANSIDIĞI ŞEKİLDE, GEÇMİŞ SÜRECİ “YASAL İŞGAL- YASAL TALAN” OLARAK NİTELEYEBİLMİŞLERDİR.

1950 SONRASI DÖNEMİ “YASAL İŞGAL - YASAL TALAN” OLARAK NİTELERKEN, ÇOK DAHA AÇIK BİR TALAN SÜRECİNİ TAHRİK ETMEK AMAÇLI YASA TEKLİFİ KARŞISINDA, SÖZÜ EDİLEN MİLLETVEKİLLERİNİN TUTUMLARI YAKINDAN İZLENECEKTİR. 

24.3.1950 TARİHİNDE KABUL EDİLEN VE 1.4.1950 GÜN, 7472 SAYILI RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİREN 5659 SAYILI KANUN’UN TAM METNİ ŞÖYLEDİR;

MADDE 1 – TARIM BAKANLIĞINA BAĞLI VE TÜZELKİŞİLİĞİ HAİZ OLMAK ÜZERE ANKARA'da Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü kurulmuştur. Çiftliğin işletilmesi esasları Tarım Bakanlığınca tesbit edilir.

Madde 2 – Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, bir müdürün idaresi altında bir müdür yardımcısı ile: A) Umumi ziraat işleri; B) Bağ, bahçe kültürleri ve ağaçlandırma işleri; C) Hayvancılık ve hayvanat bahçesi işleri; D) Ziraat sanatları işleri; E) Ticaret, idare ve levazım işleri; F) Hesap işleri; şefliklerinden ve hukuk işleri servisinden teşekkül eder. Müdürlüğün ticaret alanındaki faaliyeti işletmeden elde edilen mahsullerin veya bunlardan işletmenin ziraat sanatları kısımlarında değerlendirilmiş olanlarının satılmasına munhasırdır. Lüzumu halinde Müdürlüğün Tarım Bakanlığına bağlı müessese ve çiftliklerin elde ettiği veya değerlendirdiği mahsullerden alıp satmasına Bakanlıkça yetki verilebilir. Müdürlüğün ziraat sanatları mevzuuna giren işlerde değerlendirilmek üzere dışardan yapabileceği satınalmalara ait esaslar Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca birlikte tesbit olunur.

Madde 3 – (Değişik: 14/1/1982 - 2580/1 md.) Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğünün sermayesi 500 000 000 (Beşyüzmilyon) liradır. Bu sermayeyi ihtiyaca ve günün koşullarına göre bir katına (Birmilyar liraya) kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Madde 4 – Sermayenin yıllık safi gelirinden % 25 i yedek sermaye olarak ayrılır. Onuncu maddeye göre satılacak gayrimenkullerin ve satışı takarrür edipte muamelesi tekemmül etmemiş arazinin bilanço kıymetleriyle satış bedelleri arasındaki fark doğrudan doğruya yedek sermayeye eklenir. Yedek sermaye ancak 8 inci maddede yazılı maksat için kullanılır.

Madde 5 – Müdürlük, özel hukuk esaslarına göre idare olunur. İşlemleri ve harcamaları 26/5/1927 tarihli ve 1050 sayılı Muhasebei Umumiye ve 2/6/1934 tarihli ve 2490 sayılı Artırma,Eksiltme ve İhale Kanunları hükümlerine tabi değildir. Bu işlem ve harcamaların şekli, satınalma ve satma, yapma ve yaptırma, kiralama ve kiraya verme ve hesap usulleri, menkul ve gayrimenkul amortisman payları ve müdürlük ile personelin görev ve yetkileri Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca birlikte tesbit edilerek Bakanlar Kurulunca onanacak esaslar dairesinde yürütülür.

Madde 6 – Müdürlüğün bütçe yılı takvim yılıdır. Her bütçe yılına ait bilanço, kar ve zarar hesapları o yıl sonundan itibaren üç ay içinde Başbakanlık Umumi Murakabe Heyetine incelenmek üzere tevdi olunur. Umumi Murakabe Heyetinin bu husustaki raporu bilanço, kar ve zarar hesaplariyle Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Bu raporla bilanço ve kar ve zarar hesapları Türkiye Büyük Millet Meclisi Bütçe ve Tarım Komisyonlarından müteşekkil Karma Komisyon tarafından tetkik edilerek Kamutayın tasvibine arzedilir.

Madde 7 – (Değişik birinci fıkra: 4/7/1988 - KHK - 336/1 md.; Aynen Kabul: 7/2/1990- 3612/26 md.) Müdürlüğün bütçesi her yıl Maliye ve Gümrük Bakanlığının olumlu görüşü üzerine Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulur.

Atatürk Orman Çiftliği Müdür ve memurları Tarım Bakanı, hesap işleri memurları Maliye Bakanı ve hizmetliler, Müdür tarafından tayin olunurlar ve aynı usule göre işlerinden çıkarılırlar.                      

Madde 8 – Çiftliğin bilançosu zarar gösteren yıllarda bu zarar yedek sermayeden karşılanır. Yedek sermaye ile karşılanamıyan kısım ertesi yıl Tarım Bakanlığı Bütçesine konacak yardım ödeneği ile kapatılır.

Madde 9 – Müdürlüğün bütün malları Devlet malı hükmündedir. Bu mallar aleyhine suç işleyenler Devlet malları aleyhine suç işliyenler gibi ceza görür. Müdürlüğe ait gayrimenkuller, Müdürlük adına tapuya tescil edilir.

Madde 10 – Atatürk Orman Çiftliğinin bu kanunun yayımı tarihindeki sınırları içinde bulunan gayrimenkullerin gerçek veya tüzelkişilere devir ve temliki ve kamulaştırılması özel bir kanunla izin alınmasına bağlıdır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce resmi daire ve teşekküllere, Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu İdare Meclisi kararı ve Tarım Bakanlığının muvafakatiyle satışı takarrür etmiş gayrimenkuller hakkında yukarki fıkra hükmü uygulanmaz. Çiftlik içinde müteferrik durumda bulunan sahipli arazi parçaları Menafii Umumiye İstimlak Kararnamesi hükümlerine göre kamulaştırılabilir.

Madde 11 – Müdürlüğün memurları hakkında 3/7/1939 tarihli ve 3659 sayılı kanun hükümleri uygulanır.

Madde 12 – Çiftlik memurlariyle aileleri çiftlik hudutları içindeki çiftliğe ait konutlarda müdürlük tarafından mahalli rayice uygun olarak takdir edilecek kira karşılığında barındırılabilirler. Çitlikte ikametleri işletme icabından olan çeşitli hizmetlilerle sürekli işçiler ve bunların aileleri Tarım Bakanlığı tarafından belirtilecek esaslar dairesinde müdürlükçe çiftliğe ait yerlerde parasız oturtulabilirler.

Madde 13 – Çiftlikte  çalışan ve iş Kanununa tabi olmıyan sürekli işçilerin işten doğma hastalıkları halinde bunlar iki ay müddetle, ücretleri yarım verilmek ve tedavi giderleri ve yol paraları idare tarafından ödenmek suretiyle tedavi ettirilir.

Madde 14 – Bu kanun hükümleri gereğince yapılacak devirlerde gayrimenkullerin intikal, ifraz,ferağ ve senetsizden tescil işlemleriyle devrin gerekli kıldığı diğer işlemler ve belgeler her türlü vergi, resim ve harçlardan ve müdürlüğün çiftlik hudutları dahilinde sahip bulunduğu gayrimenkuller bina ve arazi vergilerinden müstesnadır.

Geçici Madde 1 – 7/6/1949 tarihli ve 5433 sayılı kanunun geçici birinci maddesi ile Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğüne intikal eden kıymetlerden Gazi Orman Çiftliği ve Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu ticari işletmeler müessesesine ait para ve para hükmündeki kıymet ve alacaklar, menkul ve gayrimenkul mallar ve bütün hak ve menfaatler ve her türlü taahhüt ve borçlar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki vaziyetleriyle ve kayıt, defter ve belgeleriyle birlikte Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne devredilmiştir. Yeni teşekküle bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğü ödenmiş döner sermayesinden bir defaya mahsus olmak üzere bir milyon lira verilir.

Geçici Madde 2 – Geçici birinci madde gereğince yapılacak devirlerde mal değerleri Maliye ve Tarım Bakanlıklariyle Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğü ve Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü tarafından tayin edilecek birer kişiden müteşekkil dört kişilik bir komisyon marifetiyle en son bilanço, yoksa defter değerlerine göre tesbit edilir. Bilanço veya defter değerlerinin bulunmaması halinde değerler komisyon tarafından doğrudan doğruya takdir olunur.

Madde 15 – Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 16 – Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

1938 – 1950 arası dönemde, Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu İdare Meclisi kararlarıyla Çiftlik arazisinin amaç dışı kullanımı gerçekleştirilirken, 1950 – 2006 arasında arazi devrinde üç yöntem kullanılmaya başlanmıştır; (1) Yasal tahsis, (2) Mahkeme kararları ile tahsis, (3) Özelleştirme uygulamaları

1950 sonrası, 5659 sayılı Yasa’nın yürürlükte olduğu dönemdeki yasal tahsis yöntemi ile yapılan arazi devirleri aşağıdaki gibidir;

  • 1950-1960 yılları arasında 5659 sayılı kanunun 10’uncu maddesine göre çıkarılan 6000, 6238, 6947, 7310 sayılı yasalar,
  • 1976 yılında çıkarılan 2015 ve 1983 yılında çıkarılan 2823 sayılı yasalar çerçevesinde

toplam 14.541 dekar çiftlik alanının çeşitli kuruluşlara satıldığı görülmektedir.

Ayrıca, mahkeme kararı ile çeşitli şahıslara verilen araziler de, başka bir kayıp yolu olarak saptanmalıdır.

Diğer taraftan 27.11.1994 tarihinde çıkarılan 4046 sayılı “Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” çerçevesinde özelleştirilen ve çiftlik arazisinden özel kanunlarla yer verilen, Sümerbank, Tekel Genel Müdürlüğü ve Zirai Donatım Kurumu gibi kuruluşların çiftlikten almış olduğu bu arazilerde özel şahısların eline geçmiştir. Böylece Atatürk Orman Çiftliği arazileri içinde yeni özel mülkiyet adacıkları meydana gelmiştir.

2005 yıl sonu itibarıyla çeşitli nedenlerle çiftlik arazilerinde ortaya çıkan arazi kaybı toplamı 22.078 dekardır. Bu miktarın Ulu Önderin vasiyetiyle hazineye hediye etmiş olduğu toplam arazinin % 42’sine eşit bulunması, sürecin vahametini olanca açıklığı ile ortaya koymaktadır.

Atatürk Orman Çiftliği’nin Günümüzdeki Yapısı

Başkent Ankara’nın ilk imar planı, Herman Jansen tarafından yapılmıştır. Jansen Planı’nda Gençlik Parkı, Hipodrom, Ziraat Fakültesi Yerleşkesi ve Atatürk Orman Çiftliği’nden oluşan alan, 300 bin nüfusa göre planlanan Ankara’nın yeşil ve açık alanları olarak yorumlamıştır.

Bugün Ankara’nın doğu kesiminden başlayarak batı yönüne doğru uzanan bir dizi halindeki, Gençlik Parkı, eski Hipodrom, Atatürk Orman Çiftliği, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe ve Bilkent Üniversitelerinden oluşan arazi topluluğu, başkentin havalandırma koridoru özelliğini taşımaktadır. Ancak, eski hipodromun kaldırılarak bu alanın yapılaşmaya açılması, AOÇ arazisinden satın alınarak yapılan toptancı hali, traktör ve çimento fabrikaları ile TMO silosu yeşil kuşağı  zedeleyen olumsuz yapılaşmalardır. Bunun yanında, çıkarılan özel kanunlarla bazı yapı kooperatiflerine mesken yapımı için 941 dekar arazi  verilmesi, sürecin geldiği noktayı işaret etmesi bakımından önemlidir.

Diğer taraftan AOÇ arazisi içinden demiryolu ve karayolu  geçişleri mevcuttur. Doğu Batı ekseninde AOÇ’den geçen yollar; İstanbul yolu, Eskişehir yolu, Ümitköy-AŞTi yolu, Ankara-Polatlı demiryolu ve banliyö hattı, Ümitköy ve Sincan metro güzergahlarıdır. Kuzey Güney ekseninde AOÇ’den geçen yollar ise Konya yolu, Ostim – Söğütözü yolu, Anadolu Bulvarı ve Etimesgut yolu olarak sayılabilir.

Özel kanunla yol geçişleri için verilen toplam arazi miktarı 1070 dekardır. Ayrıca mülkiyeti halen AOÇ Müdürlüğüne ait olduğu halde çiftlik arazisinden geçen yol ve kavşaklar da mevcuttur. Üstelik Çiftlik Yönetimi bu alanların emlak vergisini  de ödemektedir.

5659 sayılı Yasa’nın açık hükmüne rağmen korunmanın sağlanamaması üzerine, arazi kayıplarının önüne geçebilmek için yeni bir arayışa gidilmiş ve AOÇ arazisi doğal ve tarihi SİT ilanı gündeme gelmiştir.

Bu kapsamda Atatürk Orman Çiftliği, 02.06.1992 tarih ve 2436 sayılı Kurul kararı ile doğal ve tarihi SİT alanı ilan edilmiş, 27.07.1993 tarih ve 3097 sayılı Kurul Kararı ile sınırları belirlenmiştir. Buna ilave olarak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 07.05.1998 tarih ve 5742 sayılı kararı  ile de birinci derece SİT alanı olarak ilan edilmiştir. Bu sebeple çiftlik arazisi üzerinde yapılacak tasarrufların SİT kararlarına uygun olması zorunlu görülmektedir.  

Günümüzde, AOÇ; 10.413 dekar, kuru ve sulu tarla tarımı yapılan, fidan ve süs bitkisi üretimi yapılan ve çayır mera arazisi, 11.504 dekar orman ve park alanı, 6.881 dekar kiralanmış alan, 4.275 dekar taşocağı, bataklık, yol, kanal, bina vb. ve 320 dekar hayvanat bahçesi olmak üzere Toplam 33.393 dekar araziye sahip bulunmaktadır. [1]

Geçirilen talan ve engelleme sürecine yanında kaderi ile başbaşa bırakılmasına rağmen, bugün bile Atatürk Orman Çiftliği, devlet bütçesinden hiçbir katkı almadan, kaynak ve olanaklarını rasyonel kullanarak, yaşamını ve gelişimini sürdürmekte ve ekonomiye katma değer katarken kamu yararı işlevini de sürdürmektedir. Bu bağlamda AOÇ yılda 2 trilyon TL düzeyinde bir yatırımı, kendi öz kaynakları ile realize edebilmektedir. Bu kapsamda olmak üzere, 5 yıl önce orman ve park alanı büyüklüğü yalnızca 2500 dekar iken, sorumlu ve amaca uygun bir yönetim anlayışı ile, sözü edilen alan büyüklüğü 11.504 dekara ulaşmıştır.

Bu kapsamda olmak üzere, tüm arazilerinin sınır tespit çalışmalarını tamamlayan, kiralama-tahsis vb. yollarla hiçbir yeni kayba izin vermeyen, ormanlık alanları hızla geliştiren, fabrikalarına yaptığı yatırımlarla ISO ve HACCP belgelerini alarak ürün çeşitliliğini iki katına çıkaran ve bu ürünleri Ankara dışında da pazarlamayı başaran, hayvanat bahçesindeki hayvan sayısını 2500’ün üzerine çıkaran, mali yapısını güçlendiren AOÇ’nin tüm bu gelişim süreci, bazı çevreleri rahatsız etmiş olmalı ki, “AOÇ’yi koruma” adı altında yeni bir talan sürecine kapı açılmaya çalışılmaktadır.

Yasa teklifinin analizi

Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Salih KAPUSUZ’un, 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, 2/773 sıra no ile TBMM Plan Bütçe Komisyonu’na ulaşmış bulunmaktadır. 

Yasa teklifinin tam metni, aşağıda sunulmaktadır.

Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi

MADDE 1- 24.03.1950 tarih ve 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanunu yürürlüğe girdiği tarihte Atatürk Orman Çiftliği sınırları dahilinde bulunan arazilerle ilgili olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın uygun görüşü ile yapılan imar planları kapsamında bulunup, sınırları dolayısıyla müstakil ada ve parseli yapılamayan Atatürk Orman Çiftliğine ait araziler, imar uygulamalarında bütünlük sağlaması açısından mülkiyet hakkını azaltmamak ve herhangi bir değer kaybına sebebiyet vermemek kaydıyla, aynı plan belgesindeki ada ve parsellerde toplanabilir.

İmar uygulamaları neticesinde yol, meydan, alt geçit, üst geçit ve raylı toplu taşım araçları için gerekli arazi ve yer altı tünelleri yapılması planlanan araziler kamu yararı ve hizmetin gerekleri dikkate alınmak suretiyle bedelsiz olarak; bunların dışında kalan diğer araziler, bedeli mukabilinde, Atatürk Orman Çiftliği Yönetim Kurulu ile Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında tespit ve emsalinin satış ve günün rayicine göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın uygun görüşü ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilebilir ve/veya intifa hakkı tesis edilebilir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın uygun görüşü ile Atatürk Orman Çiftliği arazileri, rekreasyon, park, ağaçlandırma alanı, spor, hayvanat bahçesi ve kültür alanı olarak, 10 yılı aşmamak şartı ile (herhangi bir şekilde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Atatürk Orman Çiftliği tüzl kişliliğine bir külfet ve yükümlülük getirmemesi kaydı ile) Atatürk Orman Çiftliği Yönetim Kurulu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılacak, yazılı bir pşrotokolle, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilebilir. Yukarıdaki amaçların gerçekleşmesi için yapılacak kapalı tesislerin taban alanı, Atatürk Orman Çiftliği arazisinin % 5’ini geçemez.

Adı geçen araziler, belediyece hiçbir şekilde maddede belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz. Yukarıdaki maddelerde belirtilen amaca aykırı kullanımlara teşebbüsün tespiti halinde bu arazilerin mülkiyeti ve/veya intifa ve/veya işletme hakkı Atatürk Orman Çiftliği’ne derhal iade edilir.

MADDE 2- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

MADDE 3- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

Söz konusu Kanun teklifi, 5659 sayılı Kanun’a ek madde eklenmesi ile ilgilidir. Teklifin savlarının ve önerilerinin, doğuracağı sonuçlar açısından analizi, şöyle özetlenebilir;

 

1 – İmar uygulamalarında bütünlük sağlanması gerekçesiyle, AOÇ ile taşınmaz ihtilaflarının çözümü için müstakil ada ve parsel uygulaması yapılması savı :

Yasa teklifi, mevcut hukuki çekişmeleri çözüme kavuşturmak için, Çiftliğe ait arazilerin, aynı plan bölgesindeki ada ve parsellerde toplanması önerisini getirmektedir. Bu, yapay bir gerekçedir. Böyle bir düzenleme, madde teklifinin ileriki hükümlerinde devralacak kuruluş olarak tanımlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ve  Kanun’u uygulayacak kişilere geniş yetkiler verecektir. “Aynı plan bölgesindeki ada ve parsellerde toplanabilir” yaklaşımı, plan bölgesinin genişliği kavramının net olarak bilinmemesi sebebiyle sıkıntılara yol açabilir. Bu sebeple, imara tabi tutulması zorunlu görülen alanların imar uygulamalarının incelenip değerlendirilmesi yapılmalı, parsel bazında numaraları belirlenmeli, bu parsellerin imar uygulamasındaki yeri tespit edilmelidir. Aksi takdirde uygulayıcılar Kanun’u diledikleri gibi uygulama esnekliğine sahip olabilirler. Zaten istenenin de bu olduğu açıktır.

“Bu tür çekişmelerin önlenmesi” meşruiyet temeli altında, AOÇ’nin yok edilmesi amaçlanmaktadır. Oysa, tam tersine bir yaklaşımla, öncelikle AOÇ’nin “Koruma Nazım İmar Planı”nın hazırlanması zorunlu görülmektedir.

 

2 – Çiftlik arazilerinin takasının gerekli olduğuna ilişkin sav

5659 sayılı Kanun “arazi takasına” imkan tanımadığı için ek madde de bu düzenlemenin getirilmesi istenmektedir. Mevcut sorunların giderilmesi için takas uygulanabilir bir yöntem olarak görülüyor ise, buna özgü özel kanun çıkarmak suretiyle, açıkça belirtilecek araziler için takas uygulamasının yapılması olanaklıdır. Ancak, bunu yapmak yerine, teklifte belirtildiği şekliyle tüm çiftlik arazisi için bu yetkinin tanınması, gerçek niyetin arazi rantı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

 

3- Altyapı yatırımları için Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bedelsiz devir istemi

Ek maddenin 2 inci fıkrasında; “yol, meydan, alt geçit ve raylı toplu taşım araçları için gerekli arazi ve yer altı tünelleri yapılması planlanan araziler kamu yararı ve hizmetin gerekleri dikkate alınmak suretiyle bedelsiz olarak” belediyeye devredilmesi istenmektedir. AOÇ arazisinde hangi parsellerin bu düzenlemeye tabi olduğu, bu hizmetlerin karşılanabilmesi için Belediyenin kaç dekar alana ihtiyacı olduğu belli değildir. Bu belirsizlik ortada iken Kanunun bu şekli ile çıkarılması gerçeği yansıtmayacak durumları ortaya çıkarabilir.

Halbuki “Koruma Nazım İmar Planı”nın hazırlanması halinde söz konusu altyapı hizmetlerinin nerelerden geçeceği ve ne kadar arazinin gerekli olduğu ortaya çıkacağından sorun çözülmüş olacaktır.

4- Bedeli karşılığı Ankara BŞB’ne arazi devri / intifa hakkı istemi

Yine ikinci paragrafta “bunların dışında kalan diğer araziler” ifadesi, çiftliğin tamamının Ankara BŞB’ne devredilmesine yönelik bir yasal düzenlemenin yolunu açmaktadır. Üstelik, bu düzenlemeye yönelik bir yapay gerekçe bile üretilebilmiş değildir. Diğer taraftan belediyenin hizmet alanı içine giren yol, meydan, alt geçit, üst geçit, yer altı tünelleri, park, ağaçlandırma, spor, hayvanat bahçesi, kültür alanı gibi yerlerin belediyeye verilmesi Kanun kapsamında bulunduğu halde, geri kalan alanların da talep edilmesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır.

5- AOÇ Arazisinin 10 yıllığına Ankara BŞB’ne devri istemi

Ek maddenin 3 üncü fıkrasında; “AOÇ arazileri, 10 yılı aşmamak şartı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın uygun görüşü, AOÇ Yönetim Kurulu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılacak yazılı bir protokolle, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilebilir” hükmü bulunmaktadır. Bu hükmün yasalaşması durumunda, Ankara BŞB fiilen AOÇ’ye el koymuş olacaktır. Yaşanan deneyimler, tıpki ASKİ tesislerinde olduğu gibi, uzun yılık kiralamalar sonucunda AOÇ’ye dönen arazinin bulunmadığını göstermektedir. 

Teklifte yer alan “10 yıl” ifadesi, tümüyle kamuoyunu yanıltmaya ve tepkileri azaltmaya yöneliktir.  Ayrıca, yapılacak uygulamalarda önemli oranda yetki sahibi olacak A.O.Ç Yönetim Kurulu, önemli oranda siyasal iktidar tarafından yönlendirilmektedir. Bakan imzası ile yapılan atamalar kapsamında, 5 kişilik AOÇ yönetiminin 3’ü vekaletle yürütülmektedir.

6- AOÇ Arazisinin % 5’inde kapalı tesis yapımı

Yine üçüncü fıkrada “Yukarıdaki amaçların gerçekleşmesi için yapılacak kapalı tesislerin taban alanı, AOÇ arazisinin % 5’ini geçemez” denilmektedir.

“Taban alanı % 5” ifadesinin anlamı 33.393 dekar AOÇ arazisinin 1670 dekarının yapılaşmaya açılması demektedir. Ankara gibi bir metropolde, kent ortasındaki 1670 dekar arazi üzerinde, kaç kat yükseleceği belli olmayan bir yapılaşmanın doğuracağı rant yanında, AOÇ arazisi için neden olacağı kirlilik ve kullanım sorunlarını öngörmek zor değildir. Ayrıca, tahsis edilen arazinin % 5’inin değil de, bütün AOÇ arazisinin % 5’inin ölçü alınması, bir kez daha, örtülmeye çalışılan niyeti ele vermektedir.

AOÇ İçin Tartışılabilir Bir Gelecek Yöngörüsü

Atatürk Orman Çiftliği’nin, Atatürk’ün vasiyetine tümüyle sadık kalınarak, kamu yararına olan işlevlerinin geliştirilerek yönetileceği bir zeminde tutulmasına gereksinim bulunmaktadır. 

Bu bağlamda, AOÇ’yi rant ve talan sürecinden tümüyle uzak tutacak bir  “Koruma Nazım İmar Planı” ivedilikle hazırlanmalıdır. Sözü edilen Plan, mutlaka meslek kuruluşları, bilim çevreleri ve demokratik kitle örgütlerinin aktif katılımcılığına açık süreçlerde oluşturulmalıdır.

Aynı kapsamda olmak üzere, koruma-kullanma dengesine ilişkin ilke ve belirlemeler ortaya koyacak bir master planın hazırlanması zorunludur. AOÇ’nin yukarıda belirtilen kuruluş amacı ve Atatürk’ün vasiyeti doğrultusunda katılımcı süreçlerde belirlenen ilkelerine uyarlı olacak biçimde, ulusal – uluslararası düzeyde açılacak bir yarışma, katılımcı ve yüksek nitelikli bir master planın hazırlanması için uygun bir zemin sağlayabilir.

Böylesi bir master plan kapsamında, aşağıdaki işlev tanımlarının tartışılması olanaklı görülmektedir;

  • Bitkisel ve hayvansal üretim olgusu ile çocuklarımızın, gençlerimizin ve kent halkının tanışması – buluşması sağlanmalı, bu kapsamda, uygun ölçekte, çağdaş teknoloji uygulamalarıyla tarımsal üretim sürdürülmelidir.
  • Bitkisel ve hayvansal gen kaynaklarımızın ve biyoçeşitliliğimizin korunarak geliştirildiği ortamlar (botanik bahçesi, doğal yetişme ortamları vb) yaratılmalıdır.
  • İçinde bulunduğumuz coğrafyada, ilk çağlardan bu yana tarım sektöründe geçirilen gelişim aşamalarını sergileyen bir tarım müzesi kurulmalıdır.
  • Ankara halkının açık ve yeşil alan gereksinimini karşılayacak nitelik ve ölçekte olmak üzere, orman ve yeşil alanlarının artırılması gereklidir. Bu kapsamda, doğa ve çevreyle uyumlu su ortamları, kır kahveleri ve seyir tepeleri, spor tesisleri yaratılmalıdır. 
  • Mavcut hayvanat bahçesinin geliştirilmesi yanında, doğal yaşama uygun olacak biçimde, hayvanların serbest, insanların denetimli alanlarda gözlemci konumunda bulunacağı alanlar organize edilmelidir.
  • AOÇ içinde bir kültür ve tanıtım ortamı yaratılmalıdır. Bu kapsamda, Atatürk ve Bağımsızlık Savaşı’nı tanıtan ve genç kuşaklara bilgi aktaran ortamlar çağdaş biçimde kurgulanmalıdır. Ayrıca tiyatro, sinema, sanat galerileri ve kütüphaneler AOÇ içinde konuşlandırılabilir.  Bunların yanında, illerimizin ve ülkelerin folklorik, otantik, kültürel değerlerini tanıtan açık ve kapalı ortamlar oluşturulabilir.

Yukarıda belirtilen iş ve hizmetlerin, bir bütçe gerektirdiği açıktır. Bu finans gereksinimi, Atatürk’ün ulusa emanet ettiği çiftliği, Ankara BŞB’ne rant amaçlı teslim etmek için meşruiyet temeli olarak kullanılamaz. Tam tersine, kamu, başlangıçta kendi bütçesinden aktaracağı kaynaklarla, AOÇ’nin yukarıdaki yöngörüye uygun bir temele oturmasını sağlamalıdır. Bundan da öte, AOÇ’nin yıllardır emlak vergisini ödediği  arazileri üzerinde gerçekleştirilmiş altyapılar için bedelsiz tahsis istemi yerine, rayiç bedeller üzerinden yapılacak kamulaştırmalar için yapılması gereken ödemeler, son derecede önemli bir gelir kaynağı yaratacaktır.

Yasa teklifinin amacının, AOÇ’yi Ankara BŞB’nin rant hırsının bir aracı niteliğine dönüştürme olduğu açıktır.  Bu kapsamda, öncelikle ve ivedilikle, AOÇ’yi ranta teslim etme amacını güden Yasa tasarısı derhal geri çekilmelidir.

[1] 50 bin dekarlık Aydost Yaylası’nın üst kullanım hakkının, 1982 yılında AOÇ ile Orman Genel Müdürlüğü arasında yapılan bir protokol ile Orman Bakanlığı’na devredilmesi sonrasında, 102 bin dekardan 52 bin dekar arazi büyüklüğüne oturan AOÇ’de, bugüne kadar kaybolan alan 22.078 dekar olarak bildirilmekte olup, buna ilişkin ayrıntılı liste bulunmaktadır. Bu durumda, halen 33.393 dekar olduğu bildirilen AOÇ arazisi kayıtlarının, kayıp rakamaları ile birlikte, 52 bin dekarın üzerinde olduğunu göstermektedir. Buradan, fiili AOÇ arazi varlığının, başlangıçta, 55.441 dekar düzeyinde olduğu yorumlanabilir. 

 

Okunma Sayısı: 9239