2011 YILI VE TARIMSAL GERÇEKLER !

BURSA ŞUBE ( )
10.03.2012 (Son Güncelleme: 11.03.2012 14:14:54)

Şubemiz tarafından 8 Mart 2012 günü tarımsal üretim ve ihracat rakamları ve uygulanan tarım politikalarına ilişkin basın açıklaması yapıldı.

 

Basın açıklamasını Şubemiz adına Başkanımız Doç. Dr. Ertuğrul AKSOY kamuoyu ile paylaştı.

Şube Başkanımız toplantının başında, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü‘ nedeniyle tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutladı.

BAOB Yerleşkesi Toplantı Salonu‘nda gerçekleşen açıklamaya TMMOB Bursa İKK Sekreteri Fikri DÜŞÜNCELİ, Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ali ULUŞAHİN, Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Murat ARABACI , Maden Mühendisleri Odası Bursa Şube Temsilcisi Atlıhan ÖĞE ve İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Necati ŞAHİN ile Odamız II. Başkanı Orhan SARIBAL ve Yönetim Kurulu üyemiz Dr. Nurşen ÇİL katıldı. Ayrıca, bazı akademik odalarımzın Yönetim Kurulu üyeleri ve Oda üyelerimiz basın açılamamıza destek verdiler.

BASIN AÇIKLAMASI

2011‘DE BUĞDAY İTHALATI 5 MİLYON TON (1,6 MİLYAR DOLAR),  TOPLAM TARIM ÜRÜNLERİ İTHALATI 17,5 MİLYAR DOLAR...

BU İTHALAT SEVİYESİ İLE ÜRETİM SÜRDÜRÜLEMEZ...

KENDİNE YETERLİLİK SAĞLANAMAZ......

Dünya üzerinde yaşayan 7 milyar insanın 1 milyarının açlıkla karşı karşıya olduğunu dikkate aldığımızda; tarım ve gıdanın, tarımsal üretimde kendine yeterliliğin öneminin, her geçen gün daha da arttığı gerçeğiyle karşılaşırız. Son yıllarda hakim olan ve ortaklaşan görüş, geleceğin en stratejik sektörünün tarım ve gıda olacağı yönünde.

Ülkemiz, 2011 yılı tarım sektörü açısından değerlendirildiğinde, yukarıda açıklanan görüşe uygun olarak desteklenen, üretim odaklı, emekten ve üreticiden yana üretim politikaları yerine, ithalatın gölgesinde bir yılın daha geride bırakıldığı söylenebilir.

2000‘li yılların başında IMF ve Dünya Bankası tarafından dayatılan ve siyasi iktidarlar tarafından kararlı bir şekilde uygulanan tarım politikaları sayesinde, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olarak gösterilen Türkiye‘de her nasılsa çiftçilerimiz en hızlı yoksullaşan kesim olmuştur. 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu‘na göre, gayri safi milli hasılanın %1‘i olması gereken yıllık tarımsal desteklemeler yıllar itibarıyla kanunda öngörülenin yarısı düzeyinde, %0,5 dolayında gerçekleşmiştir. 2011 yılında da gelenek bozulmamıştır. 2012 yılının da destek oranın aynı seviyede tutulacağı; bu yılın da tarım ve çiftçi açısından zor bir yıl olacağı anlaşılmaktadır. Öte yandan verilen tarım desteğinin yaklaşık  % 80‘inin mazottaki dolaylı vergiler ile geri alındığı bilinen, ancak çözüm üretilmeyen bir gerçektir .

Tarım ürünleri dış ticareti, Standart Sanayi Sınıflamasına Göre (ISIC, Rev. 3) ve Standart Ticaret Sınıflamasına Göre (SITC, Rev.3) olmak üzere, uluslararası düzeyde kabul gören iki yöntemle ölçülmektedir. Sanayi sınıflamasına göre son 10 yıldan 7sinde tarım ürünleri ithalatı ihracatı geçmiştir.

2008‘de tarım ürünleri dış ticaret açığında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmıştı. 2009‘da küresel kriz nedeniyle gerileyen ithalat 2010‘da yeniden tırmanışa geçti. 2011 yılında ise rekorlar altüst oldu. 2011 yılında tarım ürünleri ihracatı 15,3; ithalat ise 17,6 milyar dolar olarak gerçekleşti, yani tarımsal dış ticaret açığı 2,3 milyar dolara ulaştı. Tarımsal hammadde dış ticaretinde net ithalatçı konumda olan Türkiye, gıda maddeleri dış ticaretinde ise net ihracatçıdır. Gıda sektörü, yurt dışından ithal ettiği hammaddeyi işleyerek yine yurtdışına satmaktadır.

2011 yılında buğday ithalatı 5 milyon tona yaklaştı ve karşılığında 1,6 milyar dolarlık döviz ödendi. 900 bin ton ayçiçeği ithalatı için yaklaşık 600 milyon dolar; 1,3 milyon ton soya için 700 milyon dolar; 600 bin ton pamuk için ise 1.8 milyar dolar bedel ödendi.  Sonuç olarak toplam 4,6 milyon ton yağlı tohum ve türevleri ithalatı için ödenen toplam bedel 3,1 milyar doları aştı.

2010 yılında başlatılan hem tüketiciye ve hem de üreticiye yararı olmayan, karşılığında da 600 milyon dolar bedel ödenen canlı hayvan ve et ithalatına 2011 yılında ödenen döviz 1,5 milyar doları aşmıştır.  Türkiye‘nin canlı hayvan ve et ithalatına 2012 de devam edilme kararı alınmış olması, 2012‘nin de ülkemiz hayvancılığı açısından yine zor bir yıl olacağını göstermektedir.

Kanunlara yönetmeliklere rağmen tarımsal üretimin temel unsuru olan tarım topraklarının, yer altı ve yerüstü sularının, ormanlarımızın, 2B arazileri gibi doğal kaynaklarımızın ve alanlarımızın hızla yok edilmesi,  kirletilmesi veya satılması,

GDO‘lu ürünler onay ve kabul kurulu gibi çalışan Biyogüvenlik kurulu tarafından hayvan yemi olarak kullanılmak üzere 13 mısır çeşidine izin verilmesi örneğinde olduğu gibi biyoçeşitliliğimizi ve sağlığımızı tehdit eden GDO‘lu ürünlerin artan sayıda ve çeşitte ülkeye giriş izni verilecek olması,

8 milyondan fazla kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren, geçindiren ve hayvancılığı destekleyen Şeker pancarı üretiminin garantisi olan  şeker fabrikalarına 2011‘in  son günlerinde özelleştirilme (satış !!) kararı alınmış olması üreticilere ve işçilere yeni yıl hediyesi olmuştur.

Bunlara ek olarak, Ülkemizde uygulanan neo liberal politikalarla tarım kanunda öngörüldüğü oranda veya stratejik önemi doğrultusunda desteklenmeyerek (desteklenemeyerek)  girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle küçük toprak sahibi çiftçiler tasfiye edilmekte, topraklar el değiştirmekte ve tarım hızla şirketleşmektedir. Daha fazla, kaliteli ve ucuz üretim yerine, ithalata dayalı politikalar uygulanarak günümüzde pahalı ve zor bulunan bir tüketim maddesi haline gelmekte olan gıdada; kendi kendine yeterlilik önemsenmeyerek gıda egemenliği hızla yitirilmektedir. İşte tam da bu nedenle uzmanlar Türkiye‘ye sık sık Somali gerçeğini vurgulamaktadırlar

Açlık, Afrika‘da binlerce insanın hayatını kaybetmesi nedeniyle tekrar yoğun şekilde gündeme geldi. Oysa dünyada 1 milyar insan açlık tehdidi altında yaşam mücadelesi vermektedir. Bu dramın veya sorunun kaynağı algılatılmaya çalışıldığı gibi salt elverişsiz iklim koşulları, siyasi istikrarsızlık, vb. sebeplere bağlı olmayıp  aksine asıl neden uygulanan politikalarda emek, üretim, insan ve bilim odaklı radikal bir dönüşüm yapılmamasıdır. Söz konusu dönüşüm yapılmadıkça yoksulluk da, gıda fiyatlarının artması da, yetersiz beslenme de, açlıktan ölümler de artan bir biçimde devam edecektir.

Üretimden, kendi üreticisinden, köylüsünden,  yana emek ve üretim odaklı ulusal bir programın uygulanması veya uygulanmasının sağlanması zorunluluğunu bir kez daha hatırlatıyor ve uyarıyoruz.

 

 

Doç. Dr. Ertuğrul AKSOY

Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Bşk.  

Yönetim kurulu Adına

 

TARIMDA UYGULANAN NEO-LİBERAL POLİTİKALAR

BİTKİSEL ÜRETİMİ NASIL ETKİLEDİ?

Ürün

Yıl

Üretim (Bin Ton)

Yıl

Üretim (Bin Ton)

Buğday

1993

21.000

2011

21.800

Arpa

1998

9.000

2011

7.600

Mısır

1993

2.500

2011

4.200

Mercimek

1988

1.040

2011

406

Nohut

1990

860

2011

497

Kuru fasulye

2002

250

2011

209

Şeker pancarı

1998

22.283

2011

16.000

Pamuk

2002

979

2011

993

Tütün

1993

339

2011

55

Ayçiçeği

1989

1.250

2011

1.365

Soya

1987

250

2011

107

Patates

1999

6.000

2011

4.597

Soğan (Kuru)

1995

2.850

2011

2.088

Karpuz - Kavun

2002

6.395

2011

5.477

Domates

2002

9.450

2011

11.017

Üzüm - İncir

1996

3.990

2011

4.558

Turunçgiller

2002

2.493

2011

3.616

Fındık

2001

625

2011

440

Elma

1999

2.500

2011

2.676

Zeytin

1996

1.800

2011

1.750

Çay

1999

1.096

2011

1.255

 

 

 

TOPLAM NÜFUS VE HAYVAN SAYISINDAKİ GELİŞMELER

Yıllar

Toplam Nüfus

(Bin Kişi)

Toplam Hayvan Varlığı (Bin Baş)

Kişi Başına Düşen Hayvan Sayısı (Baş)

1980

44.737

84.598

1,9

1985

50.664

68.853

1,4

1990

56.473

63.278

1,1

1995

59.756

54.946

0,9

2000

67.804

46.600

0,7

2007

70.586

42.882

0,6

2010

73.723

41.319

0,6

2011

74.724

?

?

 

 

 

TARIMSAL ÜRÜNLER DIŞ TİCARET DENGESİ (milyon $)

Yıllar

İhracat

İthalat

Denge

Gıda maddeleri

Ham

madde

Toplam

Gıda maddeleri

Ham

madde

Toplam

2007

9.007

762

9.769

5.167

4.645

9.813

-44

2008

10.705

768

11.474

8.503

4.535

13.038

-1.564

2009

10.582

608

11.190

6.108

3.523

9.631

1.559

2010

11.869

795

12.664

7.413

5.467

12.880

-216

2011

14.214

1.072

15.286

10.653

6.922

17.575

-2.289

 

 

TARIM ALANLARINDAKİ DEĞİŞİM (Bin Hektar)

Yıllar

Tarla Alanı

Sebze

Bahçesi

Toplam

İşlenen Alan

Meyve

Bağ Zeytin

Toplam

Tarım Alanı

Ekilen

Nadas

2001

18.087

4.914

799

23.800

2.550

26.350

2002

18.123

5.040

831

23.994

2.585

26.579

2003

17.563

4.991

818

23.372

2.656

26.028

2004

18.110

4.956

805

23.871

2.722

26.593

2005

18.148

4.876

806

23.830

2.776

26.606

2006

17.440

4.691

853

22.984

2.895

25.879

2007

16.945

4.219

815

21.979

2.909

24.888

2008

16.460

4.259

836

21.555

2.950

24.505

2009

16.217

4.323

811

21.351

2.943

24.294

2010

16.311

4.249

802

21.362

3.053

24.415

Kaynak: TÜİK

 

TARIMIN İSTİHDAMDAKİ PAYI

Yıllar

Toplam (Bin kişi)

Tarım (Bin kişi)

Payı (%)

2001

21.524

8.089

37,6

2002

21.354

7.458

34,9

2003

21.147

7.165

33,9

2004*

19.632

5.713

29,1

2005*

20.067

5.154

25,7

2006*

20.423

4.907

24,0

2007*

20.738

4.867

23,5

2008*

21.193

5.016

23,7

2009

21.277

5.240

24,6

2010

22.594

5.683

25,2

(*) Yeni nüfus projeksiyonlarına göre revize edilmiştir.

Kaynak: TÜİK

 

Okunma Sayısı: 820
Fotoğraf Galerisi