GAZİ YERLEŞKESİ`NİN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM ALANI İLAN EDİLMESİNE KARŞI DAVA AÇTIK

GENEL MERKEZ
31.07.2012 (Son Güncelleme: 31.07.2012 15:32:29)

 

YÜRÜTMEYİ DURDURMA

VE DURUŞMA TALEPLİDİR

 

 

ANKARA 14. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI`NA

 

2012/1129 E.

DAVACI                                        :   1 - TMMOB Şehir Plancıları Odası (Ankara Şubesi)

 

VEKİLİ                                           :     Av. Koray CENGİZ

                                                               Cinnah Cad. Farabi Sk. No:38/4 Çankaya Ankara

 

DAVACI                                        :   2 - TMMOB Mimarlar Odası (Ankara Şubesi)

 

VEKİLİ                                           :     Av. Gökçe BOLAT

                                                               Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara

 

DAVACI                                        :     3 - TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

 

VEKİLİ                                           :     Av. Zuhal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ

                                      Bestekar Sok. 49/5 Kavaklıdere/ANKARA

 

DAVACI                                        :     4 - TMMOB Peyzaj Mimarları Odası

 

                                                              5 - TMMOB Çevre Mühendisleri Odası

 

VEKİLLERİ                                    :     Av. Emre Baturay ALTINOK

                             Kahraman Kadın Sok. No: 18/1 GOP- Çankaya/ANKARA

 

DAVALI                                         :   Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı - ANKARA

                                                           

DAVA KONUSU                         :   Güneyde Beştepe Caddesi, batıda  Söğütözü  Caddesi,  doğuda  Çiftlik  (Alparslan  Türkeş)  Caddesi   ile çevrili  Orman  Genel Müdürlüğü Gazi Yerleşkesi ve civarının; 5393 sayılı Belediye Kanunun 73. maddesi uyarınca Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı ilanına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi`nin 16.01.2012 tarih ve 136 sayılı kararının öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve takiben iptaline karar verilmesi talebidir.

 

BİLDİRİM TARİHİ                       :   Dava konusu kentsel dönüşüm sınırı 18.05.2012 – 18.06.2012  tarihleri arasında askıda ilan edilmiş olup son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılmaktadır.

 

 

DAVA KONUSU ALANA İLİŞKİN SON DÖNEMDE AÇILAN DAVALAR

 

Dava konusu alana ilişkin aşağıda belirtilen davalar farklı Odalar ve meslek kuruluşları tarafından açılmıştır. Davalarda henüz verilmiş bir yürütmenin durdurulması kararı ya da yapılmış bir keşif ve bilirkişi incelemesi bulunmamaktadır. Bu davalar:

 

1 –          Ankara 7. İdare Mahkemesi 2011/2250 E.

Ankara 7. İdare Mahkemesi 2011/2160 E. (Konuları aynı olup davacılar farklıdır.)

 

Dava tarihi: 24.10.2011

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu`nun 10.08.2011 tarihli ve 6281 sayılı "Yenimahalle İlçesi Atatürk Orman Çiftliği Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesisleri`nin 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı şerhinin kaldırılarak, sadece 3. Derece Doğal Sit Alanı olarak tesciline" ilişkin kararının iptali.

 

2 -           Ankara 11. İdare Mahkemesi 2012/424 E.

 

Dava tarihi: 04.11.2011

 

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.06.2011 gün ve 1806 sayılı kararıyla kabul edilen ve 12.08.2011 gün ve 2484 sayılı kararıyla kesinleşen "Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesisleri Alanı 1. Derece Doğal ve Tarihi sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı" nın iptali.

 

3 -           Ankara 10. İdare 2012/608 E.

 

Dava tarihi: 29.03.2012

 

Ankara Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu`nun 02.02.2012 gün ve 15 sayılı "Ankara İli, Yenimahalle İlçesinde, Atatürk Orman Çiftliği 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit içerisinde yer alan mülkiyeti Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne ait 2100 ada 16 parsel ve mülkiyeti Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne ve Ankara Büyükşehir Belediyesine ait olan13585 ada 12 parselin bir bölümünü de içine alan ve yaklaşık 7 ha`lık alanın 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı şerhinin kaldırılarak, sadece 3. Derece Doğal Sit Alanı olarak tesciline" ilişkin kararının iptali.

 

4 -           Ankara 16. İdare 2012/574 E.

 

Dava tarihi: 29.03.2012

 

Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu`nun 03.02.2012 gün ve 468 sayılı  "Ankara İli, Yenimahalle İlçesinde, Atatürk Orman Çiftliği 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit içerisinde yer alan mülkiyeti Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne ait 2100 ada 16 parsel ve mülkiyeti Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne ve Ankara Büyükşehir Belediyesine ait olan 13585 ada 12 parselin bir bölümünü de içine alan ve yaklaşık 7 ha`lık yürürlükteki mevzuat ile yürürlükteki ilke kararlarındaki 1. Derece Doğal Sit Alanı özellikleri taşımadığı, bölgedeki bitki dokusunun insan eliyle oluşturulan yapay bir çevre olarak geliştirildiği gerekçeleriyle söz konusu alandaki 1. Derece Doğal Sit şerhinin kaldırılarak, sadece 3. Derece Doğal Sit alanı olarak tescil edilmesine ilişkin Ankara Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu`nun 02.02.2012 gün ve 15 sayılı Kararı`nın alanın tarihi açıdan bir özellik ve nitelik taşımadığı belirlendiğinde 3. Derece Doğal Sit alanı olarak tescil edilmesine ilişkin kararın uygun olduğuna" ilişkin kararın iptali.

 

En özet haliyle; dava konusu alan önce 1. derece doğal sit alanından 3. derece doğal sit alanına çevrilmiştir (1 no.lu dava). Daha sonra uygulama imar planı yapılmıştır (2 no.lu dava). Bunların ardından alana 7 hektarlık ilave bir alan daha katılmıştır. Bu ilave alan da 1. derece doğal sit alanından 3. derece doğal sit alanına çevrilmiştir. Ancak bu aşamada 644 ve 648 sayılı KHK`ler ile mevzuata yapılan değişiklik sonucu koruma kurulu ve tabiat komisyonu tarafından ayrı ayrı kararlar alınmıştır (3 ve 4 no.lu davalar).

 

3 ve 4 no.lu davalardaki idari işlemler kurul ve komisyon tarafından 1 gün arayla tesis edilmiş idari işlemlerdir.

 

(Bkz. Kroki; 46ha büyüklüğündeki AOÇ Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesisleri Alanı ve 7 ha büyüklüğündeki ek kısım)

 

 

 

 

 

Description: 3

 

Aşağıdaki açıklamalarımızda zaman zaman yukarıda bahsi geçen davalardan, bu davaların konusu olan idari işlemlerden ve bu idari işlemlere yönelik gerekçelerden de bahsedilmektedir. Söz konusu alana ilişkin süreç bir bütün olduğundan bu yöndeki açıklamaların da kaçınılmaz olduğu kanısındayız.

 

Öte yandan bahsi geçen davaların konusu olan ve yukarıda yer alan krokide gösterilen alandan daha büyük bir alan işbu dava konusu meclis kararına konu olmuştur. Şöyle ki; krokideki alan 46+7=53 hektarlık bir alanken dava konusu meclis kararında bu alanın kuzeyi de kentsel dönüşüme konu edilmiş ve toplam 90 hektarlık bir alan proje alanı olarak ilan edilmiştir. İlave edilen alanda Atatürk Evi, Marmara Oteli inşaatı gibi yapılar bulunmaktadır.

 

Dava konusu meclis kararı ile birlikte 27 Nisan 2012 tarih ve 28276 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "T.C. Başbakanlık Gazi Yerleşkesi (OGM) Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı" ilan edilmesine ilişkin 2012/3074 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı da mevcuttur. Bu karara karşı da işbu davanın davacıları tarafından Danıştay 6. Dairesi`nin 2012/4044 E. sayılı dosyası üzerinden dava açılmıştır. ÖZELLİKLE İŞBU DAVANIN KONUSU İLE DANIŞTAY NEZDİNDEKİ BU DAVANIIN KONUSU (idari işlemler farklı olsa da ) TAMAMEN AYNIDIR.

 

ESAS YÖNÜNDEN GEREKÇELERİMİZ

 

Güneyde Beştepe Caddesi, batıda  Söğütözü  Caddesi,  doğuda  Çiftlik  (Alparslan  Türkeş)  Caddesi   ile çevrili  Orman  Genel Müdürlüğü Gazi Yerleşkesi ve civarının; 5393 sayılı Belediye Kanunun 73. maddesi uyarınca Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı ilanına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi`nin 16.01.2012 tarih ve 136 sayılı kararı (ve yukarıda bahsetmiş olduğumuz 27 Nisan 2012 tarih ve 28276 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "2012/3074 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı) yukarıda belirtmiş olduğumuz davalarla paralel olarak söz konusu alanda Başbakanlık Hizmet Binası yapılması için yürütülen planlama çalışmalarının bir parçasıdır. Bu çalışmalar kapsamında kentsel dönüşüm alanı ilan edilmesi üzerine de işbu davamız açılmıştır.

 

Kentsel dönüşüm, kentsel gelişmenin, toplumsal, ekonomik ve mekansal olarak yeniden ele alındığı ve kentteki sorunlu alanların sağlıklı ve yaşanabilir hale getirilmesi için yeniden yapma, canlandırma, sağlıklaştırma veya yeniden yapılandırma için proje üretilmesi ve uygulama yapılmasıdır. Özetle kentsel dönüşüm bir kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesi anlamına gelmektedir. Oysa dava konusu alan bir sit alanı olup Ankara`da yeşilin en yoğun yer aldığı, Orman Genel Müdürlüğü Tesisleri dışında bir yapılaşmanın olmadığı bir alandır.

 

5393 sayılı Belediye Kanunu`nun kentsel dönüşüm ve gelişimi tanımlayan ve düzenleyen 73. maddesinde 17.06.2010 tarihinde 5998 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle değişen kentsel dönüşüm tanımına rağmen söz konusu alanın kentsel dönüşüm alanı ilan edilmesi, şehircilik ilke ve esasları ve planlama mevzuatına taban tabana zıt bir yaklaşımdır ve kabul edilmesi mümkün değildir.  

 

Kanundaki eski tanımıyla; belediyeler "eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak" amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabiliyordu. 

 

Kanunun 73. maddesinin 5998 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki halinde de konut alanları, sanayi ve ticaret alanları, teknoloji parkları ve sosyal donatılar oluşturma yetkileri yer almaktadır. Ancak söz konusu fonksiyonlar; "eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etme" şartına bağlı olarak uygulanabiliyordu. Dolayısıyla dönüşüm ihtiyacı olmayan, eskimeyen veya işlevini yitirmeyen, çöküntü hale gelmeyen alanların kentsel dönüşüm alanı ilan edilemeyeceği hususunda birçok emsal yargı kararı oluşmuştur. Ancak  söz konusu değişiklikle birlikte bu şartlar ortadan kaldırılmaya çalışılmış ve açıkça her türlü alanın kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenebileceğini öngörmüştür. Bir anlamda 73. maddedeki değişiklikle tarım arazilerinin, imarsız boş alanların yapılaşmaya açılması için hukuki zemin oluşturulmaya çalışılmıştır.

 

Sonuçta kentsel dönüşüm ve gelişim kavramı, "kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesi, eskiyen kısımların yeniden inşa ve restore edilmesi" amacını taşırken; "üzerinde yapı olan veya olmayan, imarlı veya imarsız alanların dönüştürülmesi, geliştirilmesi, yapılaşmaya açılması" amacı yüklenmeye çalışılmıştır. Ancak bu değişikliklere rağmen evrensel nitelikteki amaçlarından ayrı olarak kentsel dönüşüm uygulaması yapılamayacağına ilişkin görüş geçerliliğini korumaktadır.

 

DAVA KONUSU ALAN GİBİ ÜZERİNDE "DÖNÜŞTÜRÜLMESİ GEREKEN" YAPILAR  OLMADIĞI MÜDDETÇE KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM ALANI İLAN EDİLEMEZ. Kentsel dönüşüm kavramı, planlamada kent yenileme yaklaşımları içinde yer alan bir planlama ve müdahale biçimi olarak tanımlanabileceği, kent yenilemenin, kentin zaman içinde eskiyen veya boşalan veya işlevini yitiren alanlarının yenilenmesi işlemi olduğu, yenilemeye konu olan bölgelerin genellikle fiziksel açıdan canlılığını yetiren yerlerde de yapıldığı, dünyada yenileme yaklaşımları ve bunun bir alt başlığı olarak dönüşüm yaklaşımlarının ne gerekçelerle yapıldığı dikkate alındığında, bu müdahale türünün mevcut yapılı bir kentsel alanı konu aldığının görülmekte olduğu, hem yenileme yaklaşımlarının hem de kentsel dönüşüm yaklaşımının yapılı çevrenin dönüştürülmesine ilişkin müdahale biçimlerini içerdiği, dava konusu işlem ise, kentin içinde bir sit alanının gelişim alanı planlanmasına ilişkin olduğu ortadadır.

 

 "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" Projesi olarak adlandırılan ve benimsenen bir yaklaşımda bahsi geçen "Gelişmenin", zaten yıllardır mevcut yasal çerçeve ile ve mevcut uygulama araçlarıyla yapılan kentsel gelişmeden farklı bir kavram olduğu, bir alanının alışılagelmiş kentsel gelişme araçlarından farklı bir biçimde ele alınarak planlamayı gerektiriyorsa, buranın "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" olarak tanımlanmasının söz konusu olabileceği, bu durumda bu terimde geçen "gelişimin" yine daha önce gelişmiş bir alanın müdahale edilerek dönüştürülmesi ve yeniden geliştirilmesi olarak anlaşılması gerektiği, dolayısıyla yapılaşmamış dava konusu alanın Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı kapsamında değerlendirilmesinin, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarıyla bağdaşmadığı, böyle bir alanın "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" olarak tanımlanmasının dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir plan yaklaşımı olduğu, bu yönüyle şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, evrensel olarak kabul edilen kentsel dönüşüm kavramı ve uygulamalarına ilişkin esas ve yaklaşımlara tamamen aykırı olduğu açıktır.

 

Başbakanlığın, 28.02.2012 tarihinde Orman Genel Müdürlüğü ile TOKİ Başkanlığı ile bir protokol yaptığı, buna göre dava konusu alanda yani Yenimahalle ilçesi Orman Çiftliği Mahallesinde bulunan 13585 ada, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 nolu parsellerde toplam 151.723 m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerinde YENİ BİR BAŞBAKANLIK HİZMET BİNASI YAPILMASI KONUSUNDA ANLAŞTIĞI tarafımızdan bilinmektedir.

 

Bir ülkenin başbakanlık teşkilatının, o ülkenin genel menfaatleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğinin tartışmasız olduğu gerçeği karşısında koruma amaçlı planlanmış bir alanda bizzat Başbakanlığın, TOKİ gibi kendisine bağlı kurum ve ilgili Bakanlıklarla protokol yaparak, bir gecede Bakanlar Kurulu kararı çıkararak korunan alanlara hizmet binası yerleştirmeye çalışmasını ülkemiz, doğamız, toprağımız ve üzerine ülkemizin kurulduğu maddi ve manevi değerleri yok sayan bir anlayış olduğunu düşünüyor ve dava konusu idari işlemin de bu nedenle iptalini talep ediyoruz.

 

Kentsel Dönüşüme ve idari işlemin amacına ilişkin bu açıklamaların yanı sıra dava konusu işlem kamu yararına, şehircilik ilke ve esaslarına aşağıdaki gerekçelerle aykırıdır:

 

1.        DAVA KONUSU MECLİS KARARI  İLE CUMHURİYET DÖNEMİNDE MODERN TARIMIN HALKA TANITILMASI VE İLK UYGULAMASININ YAPILMASI AMACI İLE BİZZAT ATATÜRK TARAFINDAN KURULAN VE BU NİTELİĞİNİN KORUNMASI KOŞULU İLE BAĞIŞLANAN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ`NİN TÜRKİYE VE ANKARA İÇİN ÖNEMİ HİÇE SAYILMAKTADIR.

1.1-    Atatürk Orman Çiftliği`nin Kuruluş Amacına Aykırıdır.

Türkiye Cumhuriyetinin kuran kadrolar, siyasal alanda kazandıkları başarıları sürekli hale getirecek ekonomik modelin gerekliliğini her defasında dillendirmişlerdir. Bir yandan modern siyasal kurumlar hayata geçirilirken diğer yandan bu siyasal kurumları besleyecek ekonomik model olarak kırsal ve kentsel alanda sanayileşme ön plana çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti hem kent hem kır yaşamında sanayileşmeye dayalı bir kalkınma modelini ön plana çıkartır. Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) projesi de Türkiye Cumhuriyeti`nin kalkınma politikasının hem mekânsal hem de hukuki bir görünümüdür. AOÇ, Kır ve Kent yaşamının bir biri içine girişine ve harmanlanışına bir örnek olması açısından tasarlandığı Atatürk`ün vasiyetinde açıkça görülür.

Mustafa Kemal Atatürk, 11.6.1937 tarihinde tasarrufu altında bulunan ve şahsi malvarlığı olan AOÇ arazisini vasiyeti doğrultusunda şartlı olarak hazineye bağışlamıştır (EK 1). Mustafa Kemal, 13.06.1937 tarihli yazısında da, Çiftliklerin Türk Köylüsüne ve Ulusuna naçizane bir vazifesi olduğunu vurgular. Dolayısıyla, savaş koşullarından çıkmış bir ülkenin kendi kendini besleyebilmesi, tarımsal alanda sanayileşmesinin bir modeli olarak AOÇ ortaya çıkmıştır. AOÇ, kooperatifler yoluyla örgütlenmiş üreticiler, üreticilerin ürünlerini tüketen kentliler ile birlikte, kentin sosyal dokusuna ve ekonomik gelişimine, siyasal hayatına, kentsel çevrenin yapılandırılmasına dair de bir ufuk çizgisidir. AOÇ kuruluş amacı açısından bugün dünyanın pek çok ülkesinde hayat bulan "kentsel tarım" modelinin ilk örneği olarak değerlendirilmelidir. Bunun yanı sıra, bu işlevleri nedeniyle halk için rekreatif olanaklar da sunar.

AOÇ`nin kuruluş amacına aykırı kullanılsa da dava konusu 2100 ada 16 parsel ve 13585 ada 12 parselin bir bölümünü de içine alan ve yaklaşık 7 ha`lık bölümü, Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesisleri olarak adlandırılan alana bitişik olup,  Cumhuriyet`in kalkınma politikası için bir model niteliğindeki AOÇ alanının kalbi olarak nitelenebilecek bir konumda olup yapılaşma açısından AOÇ`nin genel karakterine uygun dokusunu bugüne kadar korumuş bir alandır. Bu bütünlüğün, genel karakteristiğinin ve yapılaşma dokusunun korunması amacıyla, AOÇ Hazineye hibe edilişinden 60 yıl sonra amacına uygun olarak kullanılmaması nedeniyle, 02.06.1992 tarih ve 2436 sayılı Kurul Kararı (EK2) ile doğal ve tarihi sit alanı ilan edilmiş, 27.07.1993 tarih ve 3097 sayılı Kurul Kararı (EK3) ile sit alanı sınırları belirlenmiştir. Buna ilave olarak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07.05.1998 tarih ve 5742 sayılı Kararı (EK4) ile de Birinci Derece Sit alanı olarak ilan edilmiştir

Kısacası AOÇ, kent açısından kısır, dar kapsamlı değerlendirilecek kentsel yeşil alan- rekreasyon alanı olarak tasarlanmamış ve işlevlendirilmemiştir. AOÇ`nin Cumhuriyetin kuruluş yıllarında belirlenen bu misyonu, bu mekânın geleceğine ilişkin vizyonumuzu da belirmektedir.

Bir bütün olarak ele alınması ve Cumhuriyetin kuruluş tarihi ve mirası açısından önemi ve işlevi doğrultusunda değerlendirilmesi ve bu yönde korunarak geliştirilmesi beklenen AOÇ alanına ilişkin parçacı bir yaklaşımla alana özel sit alanı "derecesi" ve "niteliğine" ait karar üretilmiştir. "Parçacı; bütünü bozan" ve "Alana; kişiye özel" olarak tanımlanabilecek karar AOÇ`nin kuruluş amacına ve Atatürk`ün vasiyetine aykırılığı nedeniyle de koruma mevzuatına, kamu yararına ve hukuka aykırıdır.

Kamu yararı açısından değerlendirildiğinde; dava konusu alan kentin bütününe hizmet eden bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle de Ankara kenti açısından özel bir öneme ve yarara sahiptir. Başbakanlık hizmet binası dahi olsa herhangi bir yapılaşmaya konu olması ve AOÇ alanının bütünlüğünün bozulması açıkça kamu yararına aykırıdır. Bilindiği üzere üstün kamu yararı, iki hizmet arasında hangisinin diğerine üstün olduğu, diğer bir deyişle hangi hizmetin daha çok kamu yararına olduğu sorunu ile ilgilidir. Yarışan kamu yararları kavramlarından hareketle üstün kamu yararına ulaşıldığı açıktır. Bu açıdan değerlendirildiğinde alanın bütünün korunması ve aşağıda da ayrıca belirteceğimiz amaçlar doğrultusunda kullanılması üstün kamu yararına hizmet edecektir.

 

1.2.-   Atatürk Orman Çiftliği Alanının Atatürk`ün Vasiyetine Aykırı Olarak Amaç Dışı Kullanılması ve Küçültülmesi Sürecinin Bir Parçasıdır.

·         Mustafa Kemal Atatürk 1925 yılında, Ankara`nın tarımsal üretim için uygun bir zemin sağlamayan, bataklık ve kıraç arazilerinde, yurttaştan gerçekleştirdiği satın almalarla, bugünkü adıyla Atatürk Orman Çiftliğini kurmuştur. İlk adı Orman Çiftliği olan, Atatürk Orman Çiftliği, 5/5/1925 tarihinde 20 bin dekar, daha sonra Balgat, Etimesgut, Çakırlar, Macun, Güvercinlik, Tatar ve Yağmurbaba gibi alanların satın alınmasıyla 52 bin dekar alan üzerine kurulmuştur.

·         Mustafa Kemal, AOÇ`yi 13 yıl bizzat işlettikten sonra 11 Haziran 1937 tarihli vasiyetnamesinde "tasarrufum altındaki bu çiftlikleri bütün tesisat, hayvanat ve demirbaşları ile beraber hazineye emanet ediyorum" ifadesini kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hazinesine hibe ve emanet etmiştir.

Ancak 1938 yılından bugüne birçok yasal düzenleme yapılarak AOÇ alanının amaç dışı kullanımına olanak sağlanmıştır.

·         İlk kez 1938-1950 arası dönemde, "Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu İdare Meclisi" kararlarıyla AOÇ alanının amaç dışı kullanımının yolu açılmıştır. 1938-1950 yılları arasında AOÇ`nin 7372 dekar alanı çeşitli kuruluşlara (uçak fabrikası için Türk Hava Kurumuna, tohum ıslah istasyonu için Tarım Bakanlığına, kısa dalga verici istasyonu için Basın Yayın Genel Müdürlüğüne, mensucat sanayii için Sümerbank`a, bira fabrikası için Tekel`e vb.)  devredilmiştir.

·         1950 yılında 5659 sayılı "Atatürk Orman Çiftliği Kuruluş Kanunu" çıkarılmıştır. 5659 sayılı Yasanın 10`uncu maddesine göre çıkarılan 6000, 6238, 6947 7310 sayılı yasalar AOÇ alanının tarım dışı kullanımını artarak devam ettirmiştir. 

·         1976 yılında çıkarılan 2015 sayılı yasa ve 1983 yılında çıkarılan 2823 sayılı yasa çerçevesinde toplam 14.541 dekar çiftlik alanı daha çeşitli kuruluşlara satılmıştır. Ayrıca, mahkeme kararı ile çeşitli şahıslara verilen arazilerle AOÇ alanı daraltmıştır.

·         1994 yılında 4046 sayılı "Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" çerçevesinde özelleştirilen ve özel kanunlarla AOÇ alanı içinden yer edinen Sümerbank, Tekel Genel Müdürlüğü ve Zirai Donatım Kurumu gibi kuruluşlara ait alanların satılmasıyla özel şahısların eline geçmiştir. Böylece AOÇ alanı içinde yeni özel mülkiyet adacıkları meydana gelmiştir.

·         2005 yılı sonu itibarıyla genel hatları yukarıda belirtilen nedenlerle AOÇ alanında toplam 22.078 dekar arazi kaybı ortaya çıkmıştır. Kaybedilen alan büyüklüğü, Mustafa Kemal`in hazineye hibe etmiş olduğu toplam AOÇ alanının % 42`sine denk gelmektedir.

AOÇ Hazineye hibe edilişinden 60 yıl sonra amacına uygun olarak kullanılmaması ve sahip olduğu tarım ve tarihsel nitelikleri nedeniyle Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu`nun 02.06.1992 gün ve 2436 sayılı kararı ile sit ilan edilen, aynı kurulun 20.07.1993 gün ve 3097 sayılı kararı ile sit sınırları belirlenen ve 07.05.1998 gün ve 5742 sayılı kararı ile 1.Derece Doğal ve Tarihi Sit alanı ilan edilerek bir bütün olarak ele alınarak korunması temel ilkesi üzerinden oluşturulan "KORUMA" kararı "Parçacı; bütünden kopuk" ve "Alanın kuruluş amacına aykırı; alana özel" olması nedeniyle koruma mevzuatına ve kamu yararı aykırıdır.

1.3-    Atatürk Orman Çiftliği Alanında Yapılan Planlama Çalışmaları

2006 yılında 5524 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kuruluş Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun (EK5)  ile 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanuna eklenen madde ile Ankara Büyükşehir Belediyesi`ne Atatürk Orman Çiftliğinin (AOÇ) "...öncelikle üst ölçekli plan ve Koruma Amaçlı İmar Planı  ve bunlara uygun her  türlü imar planlarını yapma..." yetkisi  verilmiştir.

·         AOÇ, 1928 yılında hazırlanan Jansen planında, Ankara çanağı olarak adlandırılan Ankara ovasında tüm derelerin birleşme yeri olduğu için, Ankara`nın havalandırma koridoru olarak gösterilmiştir.

·         1/25.000 ölçekli 2023 Ankara Nazım İmar Planı Kararlarında, Amaç ve Hedefler başlığı altında: "Doğal, kültürel, çevresel değerlerin, tarihi varlıkların, su kaynaklarının, tarım ve orman alanlarının korunmasını, afet risklerinin giderilmesini/azaltılmasını, afete karşı önlem alınmasını amaçlayan" düzenlemesi 6 hedef olarak yer almaktadır.

·         5524 Sayılı Yasa doğrultusunda Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1/25000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Alanları Nazım Planı (üst ölçekli plan) ile 1/10000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Koruma Amaçlı Nazım İmar Plan taslakları, T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı`nın 14.12.2006 tarih ve 11259 sayılı yazısı ile uygun görülmüştür (EK6).

      Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10.1.2007 tarih ve 2039 sayılı kararıyla (EK7) gerekli düzeltmeler yapılarak, onaylanmak üzere Ankara Büyükşehir Belediyesine gönderilmiştir.

      Ankara Büyükşehir Belediye Meclis 12.01.2007 gün ve 207 sayılı kararıyla (EK8) onaylanmıştır. Planlar 02.02.2007 tarihinde ilan edilmiştir.

      Onaylanan "1.000 Nazım İmar Planı ve 1.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Koruma Amaçlı Nazım İmar Planları"nın Ankara kentinin sosyal ve ekonomik bütünlüğünün bozulmasında, kenti kent yapan yeşil, tarihi, doğal dokunun yok edilmesinde, insan, doğa ve kent birliğinin parçalanmasında, Toplumsal hafızanın, tarihi değerlerin iğdiş edilmesinde, koruma, imar hukukunun, şehircilik ilkelerinin ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçeleriyle iptali istemiyle Ankara 13. İdare Mahkemesi`nde 2007/2394 E. numarasıyla tarafımızdan dava açılmıştır.

 

      Mahkeme tarafından 28.11.2008 gün ve 2007/2394 E. 2008/1795 K. sayılı kararla "…dava konusu planların ve adı geçen işlemlerin birçok farklı konuda planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, kamu yararı ve üstün kamu yararına, ulusal çıkarlara ve çeşitli yasa ve yönetmeliklere uygun olmadığı..." gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir (EK9).

·         12.01.2007 gün ve 207 sayılı Meclis kararıyla onaylanan planların Mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından tekrar hazırlanan "1/10.000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Alanları Nazım İmar Planı ve 1.Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı"" T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı`nın 21.05.2010 gün ve 4035 sayılı yazısı ile "uygun görülmüştür (EK10). Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 02.07.2010 gün ve 5213 sayılı kararıyla (EK11) uygun görülerek onaylanmak üzere Ankara Büyükşehir Belediyesine gönderilmiştir. Ankara Büyükşehir Belediye Meclis 13.08.2010 gün ve 2494 sayılı kararıyla (EK12) bu planları onaylamış ve 31.08.2010 tarihinde ilan edilmiştir.

      Onaylanan "1.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Koruma Amaçlı Nazım İmar Planları"nın iptali istemiyle Ankara 5. İdare Mahkemesi`nde 2011/879 E. numarasıyla tarafımızdan dava açılmıştır. Davamızda son olarak 30.03.2012 tarihinde bilirkişi keşfin gerçekleşmesi aşamasındadır.

Yukarıda bahsedilen planlama sürecinden anlaşılacağı üzere, Atatürk Orman Çiftliğinin coğrafi konumu ve niteliği nedeniyle Ankara kentinin "hava koridoru" olarak belirlenmiştir. Sonrasında kent yerleşiminin gelişme biçimi, yönü ve mekânsal dağılımı AOÇ alanının bu özelliğini pekiştirmiştir. AOÇ alanının adeta Ankara Metropolünün akciğerleri niteliğinde kalması nedeniyle "mevcut halinin korunarak geliştirilmesi" temel ilkesi belirlenmiştir. Bu durum rastlantısal bir durum değildir. AOÇ alanı Ankara Kenti çanağı denilen coğrafi yapı gereği tüm Ankara vadilerinin-derelerinin toplandığı ve Ankara Çayı`na katıldığı alandır. Bu nedenle de Ankara kentinin akciğerleri niteliğinde olup hava koridoru olarak belirlenmiştir.

Ancak her ne kadar Çiftlik arazisi "KORUMA" temel ilkesi ile sit alanı ilan edilse de 2007 ve 2010 yıllarında onaylanan planlarda; koruma ve geliştirme yaklaşımı benimsenmek yerine kentin akciğerleri niteliğindeki çiftlik arazisinin, rant uğruna kentin imar planlarında yer verilmeyen kullanımlar için adeta "boş alan" olarak ele alınmaktadır. 2007 yılında onaylanan imar planı bu gerekçelerle yargı kararı ile iptal edilmiş, 2010 yılında onaylanan imar planının aynı gerekçelerle iptali için dava açılmıştır.

 

 

2.        DAVA KONUSU BAKANLAR KURULU KARARI İLE KURULUŞ AMACI VE ATATÜRK`ÜN VASİYETİ GEREĞİ "KORUNMASI" GEREKEN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ`NİN KALBİ KONUMUNDAKİ BİR PARÇASINDA, BÜTÜNDEN AYRIŞMAYA NEDEN OLACAK ŞEKİLDE, ADETA KENTSEL ALAN GİBİ YAPILAŞMA YOLU AÇILMAKTADIR

Ankara kent bütünü ölçeğinde, hatta yakın kentler için, halkın yani kamunun kullandığı bir alandır. Doğal özellikleri nedeniyle Ankara kentinin gerek hava gerekse su kaynaklarının korunmasına olan katkısı ile rekreasyonel açıdan yararlanılan alan olarak korunmasında "üstün kamu yararı" niteliğinde olup doğal sit derecesinin düşürülerek yapılaşmaya açılması asıl kamu yararına aykırıdır.

Hal böyleyken gerek Ankara kenti gerekse Türkiye için bu kadar önemli bir alanın korunmasındaki yararın "Başbakanlık Hizmet Binası" yapılması ile karşılaştırıldığında üstün kamu yararı olarak değerlendirilmesi gerektiği kanımızca açıktır.

 

Ayrıca, koruma mevzuatı göz önünde bulundurulduğunda Atatürk Orman Çiftliği`nin bütün olarak değerlendirilmesi amacı ile "Sit Alanı" ilan edildiği dikkatte alınarak dava konusu kurul/komisyon kararı değerlendirildiğinde; AOÇ alanı bütününde parçacı bir yaklaşımla parsel ölçeğinde AOÇ`nin esas kuruluş amacına hizmet eden alanının sit derecesinin düşürülmesi koruma mevzuatı hükümlerine aykırıdır.

Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu`nun 05.11.1999 tarihinde aldığı 659 sayılı ilke kararına göre doğal sit alanlarının tanımları ve kullanma koşulları belirlenmiştir. Buna göre:

"…Doğal (Tabii) Sit: Jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup; yer üstünde, yeraltında veya su altında yer alan, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli alanlardır. Bu alanlarda yapılacak tespit çalışmalarında, alanın özelliğine göre ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması esastır. Bu kanuna göre bu tür alanlar 3 farklı şekilde derecelendirilmiştir.

1- I. Derece Doğal (Tabii) Sit: Bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır. Bu alanlarda, bitki örtüsü, topografya, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamayacağına ancak koruma kurulundan izin almak koşulu ile zorunlu olan alanlarda, teknik altyapı hizmetleri, rekreasyon amaçlı günübirlik tesisler, ağaçlandırma, orman bakımı ve ağaç kesimi, orman alanlarında yangın için gerekli koruma önlemlerinin alınması, sit kararı ilanından önce ruhsat almış işletmelerde taş, toprak, kum, maden vb. ocakların sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesi, alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlere, her türlü bilgi verici uyarı levhalarının konulması koruma önlemlerinin ilgili kuruluş ve yerel yönetimlerce alınması, mevcut tescilli ve tescilsiz yapıların bakım ve onarımlarının yürürlükteki ilke kararları doğrultusunda yapılabilmesi konusunda izin verilebilmektedir….

…………..

3- III. Derece Doğal (Tabii) Sit: Doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yolunda, yörenin potansiyeli ve kullanım özelliği de göz önünde tutularak konut kullanımına da açılabilecek alanlardır."

Tanımda yer alan "ender bulunma" durumu, Ankara kenti için ender niteliği tartışılmazdır. Ankara kent bütünü içinde değerlendirildiğinde, hemen tüm derelerin üstünün kapatıldığı, kent içindeki yeşil alanların ticari birimler, kapalı spor tesisi, otopark vb farklı kullanımlar ile bir şekilde yapılaşma ile küçültüldüğü için niteliğinin kaybolduğu, bir çoğunun da farklı amaçlarla yapılaşma açıldığı gerçeği nedeniyle AOÇ Ankara için "ender nitelikli" doğal alandır. Kent içinde doğal topografyası korunarak kent bütünü, kent halkı açısından vazgeçilmez öneme sahip başka bir doğal alan yoktur. Bu karar ile alanda açıkça yeni yapılaşmaya izin verilmektedir.

Koruma mevzuatı göz önünde bulundurularak dava konusu karar değerlendirildiğinde; Parsel ölçeğinde Atatürk Orman Çiftliği ile aynı ismi taşıyarak "Çiftliğin Kuruluş Esasları"nın (EK13) uygulanması niteliğindeki alanın bilimsel ve teknik gerekçe olmaksızın yeni yapılaşmanın yolunun açılması koruma mevzuatına, AOÇ`nin kuruluş amacına ve Atatürk`ün vasiyetine açıkça aykırıdır.

 

3.         DAVA KONUSU MECLİS KARARI İLE 1937 YILINDA ATATÜRK TARAFINDA "KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ" ŞARTLARI İLE DEVLETE BAĞIŞLANAN ORMAN ÇİFTLİĞİ`NİN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM PROJE ALANI İLAN EDİLMESİ KORUMA MEVZUATINA AÇIKÇA AYKIRIDIR.

             Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 19.04.1996 tarih ve 421 nolu İlke Kararına göre tarihi sit alanlarının tanımları ve kullanma koşulları belirlenmiştir. Buna göre:

 

"Tarihi sit, Milli tarihimiz ve askeri harp tarihi açısından önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve doğal yapısıyla birlikte korunması gerekli alanlardır."

Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin tamamı bu kapsama dahildir. Bu sebeple kullanma ve koruma koşulları 421 sayılı ilke kararına göre belirlenmelidir. Tarihi açıdan büyük önemi bulunan, önemli olayların cereyan ettiği ve korunması gereken bu arazinin kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilmesine ilişkin hiçbir bilimsel ve hukuki nitelikte gerekçe belirtilmemiştir. Atatürk`ün vasiyetini yok sayan bu karar hukuka aykırıdır.

1937 yılında "Hazineye" devletin bir parçası olarak gerekli önlemlerin ve işlemlerin yapılması amacı ile bağışlanan AOÇ`nin bir parçası olan "Orman Genel Müdürlüğü" arazisinin hangi gerekçeyle artık "milli tarihimiz açısından önemi" kalmamıştır?

Ankara kenti içinde başbakanlık konutu yapılabilecek birçok yer bulunabilir, ancak doğal alanda yapılaşmanın geri dönüşü yoktur.

Uydurma gerekçelerle doğal sit derecesi 1. dereceden 3. dereceye düşürülmekte, Türkiye Cumhuriyeti tarihi açısından en önemli alanlardan birisi olan AOÇ`nin "tarihi açıdan bir özellik ve nitelik taşımadığı" için tarihi sit satüsü kaldırılmakta ve kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilmektedir.

Alan bütününde sağlanması halinde genel karakteristiği ve dokusunun korunması mümkün olan AOÇ alanında böyle bir proje alanı ilan edilmiş olması, Atatürk`ün Korunması ve Geliştirilmesi amacı ile önemli misyon yükleyerek Türkiye Cumhuriyetine bağışladığı Atatürk Orman Çiftliği`nin de yok edilmesi anlamı taşımaktadır.

 

4.         DAVA KONUSU MECLİS KARARI "ALANIN YAPILAŞMAYA AÇILMASI"NA OLANAK SAĞLAYACAKTIR

Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10.08.2011 tarihli ve 6281 sayılı kararından (EK14) 2 ay önce, yine aynı kurulun 03.06.2011 tarihli ve 6104 sayılı kararı (EK15) ile "Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesisleri Alanı 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı" düzeltmelerle uygun görülmüştür. Uygun görülen planda yapılan düzeltmeler yeni yapılaşmaya ilişkindir.

 

İmar Planı Uygulama Hükümlerinin (EK16) aşağıda yer alan hükümleri 03.06.2011 tarihli Kurul Kararı ile iptal edilerek uygun görülmüştür;

·         A.Dayanak-Kapsam ve Hedef bölümünün 2. Planlamanın Kapsam ve Hedefleri başlığı altında yer alan 2.2. Planlamanın Hedefleri maddesinin 2.2.2. Fiziksel Hedefler bendinde yer alan; Gerekmesi durumunda, önerilen Emsali ve maksimum yapı yüksekliğini aşmamak koşulu ve Ankara Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurlunun uygun göreceği şekilde yeniden yapılanması.

·         B. Genel Hükümler bölümünün 2. Denetime İlişkin Genel Hükümler başlığı altında yer alan; Bu imar planı, plan notları, plan raporu ile bir bütündür. Bu plana aykırı olarak yapılan projelerin veya uygulamaların saptanması halinde; Ankara Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu bu işlemlerin uygun hale getirilmesini, uygun hale getirilmeyenlerin ise iptalini ilgili idarelerden ister, aykırı uygulamalarda ısrar halinde gerekli hukuk işlemleri gerçekleştirir.

·          B. Genel Hükümler bölümünün 6. Planın Uygulamasına İlişkin Hükümler başlığı altında yer alan; 6.2. Zorunluluk halinde ve yapının ayrılmayan bazı birimlerini zemin kat altında ve silueti bozmayacak şekilde mimari proje ile çözebilecektir. Zemin kat altında kazanılan ve siluet bozmayacak bu alanlar inşaat alanına dahil edilemez.

·         B. Özel Hükümler bölümünün 3. Yapılaşmaya İlişkin Hükümler başlığı altında yer alan 6 maddenin tamamı

Alanın 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı olması özelliğinin korunması ve bu doğrultuda alana yönelik geçerli koruma mevzuatı hükümleri doğrultusunda yukarıda yer alan hükümler Koruma Kurulu tarafından iptal edilmiştir.

Kurul kararı ile düzeltmelerle uygun görülen "Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesisleri Alanı 1. Derece Doğal ve Tarihi sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı" Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.06.2011 gün ve 1806 sayılı kararıyla (EK17) onaylanarak 27.06.2011 tarihinden itibaren 1 ay süre ile Ankara Büyükşehir Belediye`sinin ilan askı panosunda ilan edilmiştir.

Şehir Plancıları Odası tarafından 25.07.2011 tarih ve 06.11.2456 sayılı yazı ile usul yönünden askıdaki plana itiraz edilmiştir. Askıya yapılan bu itiraz Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi`nin 12.08.2011 gün ve 2484 sayılı kararı (EK18) ile reddedilmiştir.

Yaşanan bu süreç sırasında daha plana ilişkin itirazlar değerlendirilmeden; 10.08.2011 tarihinde yapılan Koruma Kurulu toplantısında İmar Planına konu alanın sit derecesinin değiştirilmesi ve statüsünün 3. Derece Doğal Sit Alanı olarak düzenlenmesi talep edilmiş, bu talep 6281 sayılı Kurul Kararı ile uygun görülmüştür.

Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 2011 yılı Haziran ayında dava konusu alanı 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı vasfında görmekte ve bu doğrultuda hazırlanan planı onaylamakta; bu kararından 2 ay sonra, 2011 yılı Ağustos ayında ise alanın bu özelliklere sahip olmadığını belirterek tarihi sit alanı vasfını kaldırmakta ve sit alanı derecesini 3`e indirmektedir.

Yaşanan bu süreç sonrasında 2012 yılı şubat ayına gelindiğinde, söz konusu alana bitişik 7 ha`lık kısım yukarı bahsi geçen gerekçelerle aynı şekilde önce Ankara-1 Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu`na, bir gün sonrada Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu`nda görüşülerek uydurma gerekçelerle sadece "Başbakanlık Hizmet Binası" yapılacağı ve bu işlemde kamu yararı bulunduğu esas gerekçesi ile sit alanı derecesini 3`e indirilmiş, tarihi sit statüsü de kaldırılmıştır.

Bu süreç değerlendirildiğinde; alanda en baştan beri yeni yapılaşma talebinin olduğu, ancak 1. derece doğal ve tarihi sit alanı niteliği nedeniyle bu yeni yapılaşma talebinin gerçekleşemeyeceğinin anlaşılması sonrasında alanın sit derecesi ve statüsünün değiştirilerek yeni yapılaşmanın önünün açıldığı açıktır. Yaşanan bu sürecin koruma mevzuatına aykırılığı ve Atatürk`ün mirası olan"Atatürk Orman Çiftliği" ideolojisine aykırı olduğu açıkça ortadadır.

 

 

SONUÇ VE İSTEM                     : Açıklanan ve Mahkemenizce resen saptanacak nedenlerle;

 

Güneyde Beştepe Caddesi, batıda  Söğütözü  Caddesi,  doğuda  Çiftlik  (Alparslan  Türkeş)  Caddesi   ile çevrili  Orman  Genel Müdürlüğü Gazi Yerleşkesi ve civarının; 5393 sayılı Belediye Kanunun 73. maddesi uyarınca Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı ilanına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi`nin 16.01.2012 tarih ve 136 sayılı kararının öncelikle yürütmesinin durdurulmasına takiben iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye yüklenmesine karar verilmesini saygılarımıza vekaleten arz ve talep ederiz.

 

 

Şehir Plancıları Odası

(Ankara Şubesi) vekili

Av. Koray CENGİZ

 

 

 

 

 

 

Mimarlar Odası

(Ankara Şubesi) vekili

Av. Gökçe ER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziraat Mühendisleri Odası

vekili Av. Zuhal

SİRKECİOĞLU DÖNMEZ

 

 

 

 

Peyzaj Mimarları Odası

vekili Av. Emre

Baturay ALTINOK

 

 

 

 

 

Çevre Mühendisleri Odası vekili Av. Emre

Baturay ALTINOK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ekler:

 

1.       Mustafa Kemal Atatürk`ün, 11.6.1937 tarihli bağış senedi

2.       Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 02.06.1992 tarih ve 2436 sayılı kararı

3.       Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27.07.1993 tarih ve 3097 sayılı kararı

4.       Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07.05.1998 tarih ve 5742 sayılı kararı

5.       8.7.2006 tarih ve 26222 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren 5524 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kuruluş Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun.

6.       T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 14.12.2006 tarih ve 11259 sayılı yazısı

7.       Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10.1.2007 tarih ve 2039 sayılı kararı

8.       Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi 12.01.2007 gün ve 207 sayılı kararı

9.       Ankara 13. İdare  Mahkemesi`nin 28.11.2008 gün ve 2007/2394 E., 2008/1795 K. sayılı kararı

10.   T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 21.05.2010 tarih ve 4035 sayılı yazısı

11.   Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 02.07.2010 tarih ve 5213 sayılı kararı

12.   Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi 13.08.2010 gün ve 2494 sayılı kararı

13.   Çiftliğin Kuruluş Esasları (Kaynak: ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ )

14.   Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10.08.2011 tarihli ve 6281 sayılı kararı

15.   Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 03.06.2011 tarihli ve 6104 sayılı kararı

16.   Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesisleri Alanı 1. Derece Doğal ve Tarihi sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı Uygulama Hükümleri

17.   Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.06.2011 gün ve 1806 sayılı kararı

18.   Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi`nin 12.08.2011 gün ve 2484 sayılı kararı

19.   Ankara Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu`nun 02.02.2012 gün ve 15 sayılı kararı

20.   Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 03.02.2012 tarihli ve 468 sayılı kararı

 

Okunma Sayısı: 1465