ERZURUM OVASI SAHİPSİZ DEĞİL

ERZURUM ŞUBE
06.08.2013 (Son Güncelleme: 12.08.2013 11:02:03)

Erzurum Teknik Üniversitesi Yerleşke alanına ilişkin olarak DANIŞTAY`ın kararı

 

Saygıdeğer Basın Mensupları, Son günlerde Erzurum Teknik Üniversitesi Yerleşke alanına ilişkin olarak DANIŞTAY`ın vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararı ile ilgili bir takım eksik bilgilerin giderilmesi, spekülasyonların önüne geçilmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bu basın toplantısına ihtiyaç duyulmuştur. En başta vurgulanması gereken husus şudur ki ODA`mız Erzurum`a ikinci bir Üniversite kurulma kararını sonuna kadar desteklemiş hatta Erzurum`un tam bir Üniversite şehri olması gerektiğini her platformda vurgulamıştır. Bu konu ile ilgili olarak ODA`mızın zaman zaman hazırladığı stratejik raporlarda ve toplantılarda özel Üniversitelerin kurulmasına daha fazla ön ayak olunması gerekliliği belirtilmiştir. Bu doğrultuda daha önceki, birçok beyanatımızda söylediğimiz gibi Erzurum Teknik Üniversitesinin kurulması adımı ne kadar doğru ise kuruluş yeri seçimi bir o kadar yanlış ve isabetsiz bir karar olmuştur.

Dünyanın gelişmiş bütün ülkelerinde artık şehirleşme dikey şekilde olmaktadır. Bir metrekare tarım toprağı bile gözden çıkarılmadan bütün planlama bu yönlü yapılmaktadır. Bugün ilimizin kurulumuna bakıldığında da durum aynıdır. Bulunduğumuz ilde düzlük alan oldukça fazla olmasına karşın şehirleşme dağ eteklerine kurulmuştur. Burada en büyük iki sebepten birisi ova alanlarının tarımsal üretim amaçlı kullanılmasıdır. Bu nedenle bu alanların korunması esasen ecdadın sadece ziraatçılara değil tüm insanlığa yüklemiş olduğu bir kutsal görevdir. Zaten ODA olarak bu sürecin içinde vermiş olduğumuz bu hukuki mücadelenin ana kaynağı sadece mesleki sorumluklar olmamış Erzurum halkının genel temayülünün bu yönlü düşüncesi de olmuştur.

DANIŞTAY geçtiğimiz ay vermiş olduğu kararda yürütmeyi durdurmuş ve gerekçe olarak ise kampüs alanı olarak alternatif alan olup olmadığı, burasının tarımsal alan olmasına karşın hangi gerekçeye dayanılarak kampüs alanı olarak tahsis edildiği, bu alan ile ilgili olarak toprak koruma kurulu kararı alınıp alınmadığı gibi konuların açıklığa kavuşturulmasını istemiştir. Tarımsal anlamda DANIŞTAY`ın bozma gerekçesi olan bu hususları ODA`mız dava süreci başlamadan önce yine bu alanda yapılan basın toplantısında dile getirmişti. Bu durumun bu noktaya gelmemesi adına alternatif alanlar ile ilgili olarak detaylı çalışmalar yapılmış ve ilgili mercilere sunulmuştu. Kaldı ki Erzurum kamuoyunun geneli de yeni Üniversite alanı olarak şehrin doğu yakasının hem sosyal hem de demografik açıdan daha uygun olacağı kanaatini taşıyordu. Fakat tüm bunlara karşın Erzurum kamuoyu göz ardı edilerek, teknik ve bilimsel anlamda uygun olmayan bu alanda ısrar edilmesi hadiseleri bu boyutlara taşımıştır.

Bugün gelinen noktada ortada önemli bir süreç geçirmiş olmasına karşın henüz yeterli ilerlemeyi sağlayamamış bir Üniversite ve ne olacağı belli olmayan bir süreç ve bu sürecin getirisi olan ekonomik hebalar söz konusudur. Tabii bu süreçte ODA`mız kamuoyunun düşüncelerini dile getirdiği için vicdanen müsterihtir. Gelişen bu süreç içerisinde aşağıda belirtilen bazı hususlara açıklık getirilmesi kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına önem arz etmektedir;

- Bu alanın tahsisi yapılırken tarım alanı olmasına karşın ne komisyonda ne de çalışmaları yapan heyet içerisinde hiçbir ziraat mühendisi veya bir tarım kuruluşu yer almamıştır.

- Bu alanın yıllardır işlenmiyor olması 1. Sınıf tarım arazisi olmasına engel değildir. Burada vurgu toprak alanının işgalidir. Nitekim tahsisi yapılan bu arazi yıllardır işlenen araştırma sahalarıdır.

- Bu alan taban suyu seviyesi bakımından yüksek ve inşaat yapımına uygun olamayan bir alan olmasına karşın buralarda bina yapılması hem fazladan kaynak israfı olurken hem de olabilecek bir doğal afette olası hasarların artmasına davetiye çıkarmaktır. Mücadelemizin bir kısmı da bu vicdani sorumluluğu yerine getirmektir.

- Bu alan doğal bir su rezerv alanıdır. Yani stratejik bir öneme sahiptir. Nitekim Erzurum içme suyu dahi bundan birkaç yıl öncesine kadar bu alandan karşılanıyordu.

- Öte yandan şehrin doğru ve güney kısmında tarımsal alan olmayan, alt yapısı ve jeolojik yapısı daha uygun olan alanların olmasına karşın ısrarla bu alanın istenmesinin makul gerekçesi halen gerek ODA`mız, gerekse kamuoyu tarafından anlaşılamamıştır. Nitekim bu süreçte tüm basın ve köşe yazarları aynı kanaati taşımış ve dile getirmiş olmasına karşın.

Sonuç olarak bu ODA mensuplarının hepsi bu şehrin evladı olup bu şehrin geleceği adına olumlu her adımın yanında, olumsuz her adımın da her platformda karşısında olacaktır. Bunu bir mesleki sorumluluktan ziyade tarihten bize kalan kutsal miras ve geleceğin üzerimize yüklemiş olduğu ağır vebalin gereği olarak algılıyor ve mücadelemizin takipçisi olacağımızın altını bir defa daha çizerek, sorumluları tekrar düşünmeye davet eder ve tüm halkımızın Ramazan Bayramını tebrik ederiz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur…

 

        Ziraat Mühendisleri Odası

          Erzurum Şubesi

Okunma Sayısı: 859
Fotoğraf Galerisi