22 MART DÜNYA SU GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

KAYSERİ ŞUBE
23.03.2015 (Son Güncelleme: 24.03.2015 12:52:51)

SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ

 

Su, bireylerin en temel gereksinimi olma ve başlıca ekonomik faaliyetlere kaynaklık etme özelliği ile ulusların devamlılığı için yaşamsal bir kaynaktır. Sosyal ve ekonomik faaliyetlerin sürmesi büyük ölçüde temiz ve yeterli su arzına sahip olmaya bağlıdır. Su kaynaklarının geliştirilmesi ekonomik üretkenlik ve sosyal refaha doğrudan katkı yapmaktadır. Öte yandan, nüfus ve ekonomik faaliyetler arttıkça birçok ülke hızla su sıkıntısı çeker duruma gelmekte ya da ekonomik gelişmeleri kısıtlanmaktadır. Sürdürülebilir kalkınma politikası doğrultusunda, su kaynaklarını tasarruflu kullanma bilinci yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası her düzeyde geliştirilmelidir. Su kullanılacak bir kaynak değil; korunması gereken bir varlıktır.

Su, hayatın kaynağı, dünyanın 3/4′ü; vücudumuzun % 80′i su. Kana kana içtiğimiz, duş yaptığımız, yağmur olup yağdığında sevdiğimiz ama sel olup aktığında korktuğumuz su.

Su insan için çok önemli. Ama öte yandan da dünya nüfusunun artması, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri, suyun yeryüzündeki dağılımı ve kullanım şekli, su ile ilgili ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. İşte bu konudaki gerçeklerin bir kısmı:

• Dünyadaki tatlı suyun %80 i buzul olarak kutuplardadır.

• Yaklaşık 1,1 milyar insan temiz içme veya kullanım suyundan yoksundur.

• Her yıl yaklaşık 5 milyon insan temiz su ile ilgili hastalıklardan dolayı ölmektedir.

• 2025 yılında dünya nüfusunun üçte biri şiddetli derecede su sıkıntısı çekecektir.

• Halen dünyada 2,8 milyar insan şehirlerde yaşıyor, bu rakam 2025′te 4,5 milyara yükselecek. Şehirler temiz suya daha fazla ihtiyaç duymakta olup aynı zamanda da daha büyük atık su sorununa yol açmaktadırlar. Şehir nüfusunun artması ciddi su sorunlarını beraberinde getirecektir.

Bunlar, su ile ilgili gerçeklerin sadece bir kısmı. Bu ve buna benzer konuların ciddi bir şekilde dünya gündemine gelmesiyle BM Genel Kurulu 1993 yılı Aralık ayında aldığı bir kararla her yılın 22 Mart gününün " Dünya Su Günü" olarak kutlanmasını kararlaştırmıştır.

Türkiye su zengini bir ülke değildir. Uzmanlar ülkemizin 107 milyar m3 su arzına sahip olduğunu vurgulasalar da, mevcut su kaynakları zaman ve mekâna göre düzensiz dağılmıştır. Öte yandan ortalama 1300 m3 kişi başına düşen su miktarı ile ülkemiz uluslararası ölçütlere göre su sıkıntısı çeken ülkeler içinde değerlendirilebilmektedir.

Bu sebeple suyu kullanılacak bir kaynak olarak görmekten vazgeçip; suyun korunup, geliştirilmesi gereken bir varlık olduğunun kanunlarla kabul edilmesi gerekmektedir. Çünkü Türkiye coğrafyasına düşen yağışın (501 milyar m3) ancak üçte biri akışa geçiyor (186 milyar m3), akışa geçen suyun ise ancak yarısı (95 milyar m3) kullanılabilir forma dönüşüyor. Ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı yaklaşık 3500 m3 /yıl ile dünya ortalamasının yarısı düzeyinde. Ayrıca, İklim değişikliği raporlarına göre Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini en şiddetli şekilde yaşacak ülkelerden birisi. Ülkemiz; erozyon, çölleşme ve kuraklık bakımından ön sıralarda yer alıyor.

 "Türkiye Çöl Olmasın``

Ne yazık ki, su varlığımız şimdiye kadar yeterince geliştirilemediği gibi, sularımızı korumayı da başaramadık. Bütün bu koşullar nedeniyle; şimdilerde yılda 1.500 m3 düzeyinde olan kişi başına kullanılabilir su miktarı, 100 milyon nüfuslu bir Türkiye`de 1.120 m3`e düşecek. Daha da kötüsü, dünyada su kıtlığıyla yüz yüze olan insan sayısı bu dönemde 3 milyarı geçecek.

Durumun ciddiyetine rağmen halen suyu yöneten tek bir çerçeve kanunumuz bulunmuyor. Başta Orman ve Su İşleri Bakanlığı, DSİ, büyükşehir belediyeleri, su ve kanalizasyon idareleri olmak üzere suyun yönetiminden sorumlu çok sayıda kurum ve 40`ı aşkın yasal düzenleme var. Su yönetimindeki bu çok başlılığa son verecek; tüm canlıların su ihtiyacına saygı duyan, insanların yeterli ve temiz suya erişim hakkını güvence altına alan bir su kanununa ihtiyacımız var. 

Öyleyse haydi bizler de suyumuza sahip çıkalım.

Onu dikkatli kullanmaya, israf etmemeye ve onu korumaya çalışalım.

İhtiyacımız oranında akıllıca kullanmayı öğrenelim ve öğretelim.

 

SUYUMUZU BOŞA HARCAMAYALIM

                                                                                                İmdat AKSOY

                                                                             TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

                                                                                         Kayseri Şube Başkanı

 

Okunma Sayısı: 47