KIRMIZI ET ÜRETİMİ DE FİYATI DA ARTIYOR!

İSTANBUL ŞUBE
17.11.2016 (Son Güncelleme: 18.11.2016 14:13:45)

KIRMIZI ET ÜRETİMİ DE FİYATI DA ARTIYOR!

 

TÜİK, Kırmızı Et Üretim İstatistikleri III. çeyrek verilerini 16 Kasım 2016 günü açıkladı. Kırmızı et üretimimizdeki artış devam ediyor.

17 Kasım 2016

TÜİK, kırmızı et üretimine dair 2016 yılı III. çeyrek verilerini dün açıkladı. Toplam kırmızı et üretimi, aynı yılın bir önceki çeyreğine göre %46,2, geçen yılın III. çeyreğine göre %3,8 artış gösterdi.

 Sığır eti üretimi aynı dönemler için sırasıyla %48,2 ve %5,1 oranında arttı.

 Koyun eti üretimi ise aynı yılın bir önceki çeyreğine göre %3,4 oranında artarken, geçen yılın III. çeyreğine göre %14,5 oranında azaldı.

 Bilindiği üzere hayvancılık politikası et fiyatı üzerinden kurgulanan ülkemizde 2010 yılından bu yana yoğun bir şekilde canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı yapılmaktadır. Bu kapsamda 2010 yılından Eylül 2016`ya kadar 1 milyon 873 bin adet büyükbaş, 2 milyon 207 bin adet küçükbaş hayvan ithalatı yapıldı. Bunun yanında 214 bin ton kırmızı et ithalatı gerçekleştirildi. Tüm bu ithalatlara 8,2 milyar TL karşılığı döviz ödendi. Aynı süreç için ise hayvancılığa bütçeden aktarılan destek miktarı ise 16,5 milyar TL oldu.

 Konu hayvan varlığımız açısından değerlendirildiğinde 2010 yılında 11,5 milyon adet büyükbaş hayvan sayımız 2015 yılı itibarıyla 14,1 milyon başa, küçükbaş hayvan varlığımız ise aynı dönemler için sırasıyla 29,4 milyon baştan 41,9 milyon başa yükseldi. Toplamda ise büyük ve küçükbaş hayvan varlığımız 40,8 milyon baştan %37`lik bir artışla 56,1 milyon başa yükseldi.

Yapılan ithalata, ithalata ödenen son derece yüksek rakamlara, verilen desteğe, hayvan varlığımızdaki yükselmeye ve artan kırmızı et üretimimize rağmen sonuçta, en fakir evde dahi yemeğin içine az ya da çok girmesi gereken kıymanın kilosu %116 oranında artış gösterdi.

Görülen odur ki, ithalat üzerine kurgulanan politikalar sonucu dar gelirli halkımız hala hayvansal kökenli gıdalara ulaşmakta zorluk çekiyor. Buna karşın hayvansal proteinin eşdeğeri olarak görülen kuru baklagilde de kendimize yeterliliği sağlayamıyoruz; üstelik Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın da önerisi ile Birleşmiş Milletlerin "Uluslararası Baklagil Yılı" ilan ettiği 2016 yılında üretimimiz 2015 yılına göre daha da geriledi.

Halkımızın hayvansal gıdalara yeterince ulaşabilmesi için;

-          Çıkarılan torba yasaların içine meraların kentsel dönüşüme açılabileceği istisnaları konmamalı, bu uygulamalar geri alınmalıdır.

-          Meralarımızın tahsis amacı değişikliklerini sağlayan, yani amaç dışı kullanımlarına olanak sağlayan mevzuatlar tekrar revize edilmelidir.

-          Meralarımız hızlı bir şekilde ıslah edilmeli, yem bitkileri çeşitliliği arttırılmalıdır.

-          Yem bitkileri yetiştirilebilecek değerli tarım arazileri tarım dışı amaçlı kullanımlara tahsis edilmemelidir.

-          İçinde yaşadığımız coğrafyanın küçükbaş hayvancılığa daha uygun olduğunu bilerek hayvancılık politikamızı bu yönde geliştirmeliyiz.

-          İthalat yoluyla başka ülkelerin refahına sunulan kaynaklarımız, üretim için kullanılmalıdır.

-          Hayvancılık dahil, tarımsal üretim işiyle uğraşan tüm çiftçilerin kooperatif çatısı altında toplanması teşvik edilmelidir.

-          Tarımsal ürünler doğrudan kooperatifler vasıtasıyla tüketicilere ulaştırılmalı, aracıların sayısı en aza indirilmelidir.

-          Dar gelirli yöre okullarında düzenli olarak "okul eti" programı uygulanmalıdır.

Bu ve buna benzer tedbirler alınmadığı sürece ithalat sona erdirilemez, fiyatından dolayı vatandaşımız hayvansal ürünlere ulaşamaz.

Zamanla sağlığını kaybeden insanımızın, tarım arazileri ve meralar üzerinde yükselen özel hastanelerin düzenli müşterisi haline gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Ahmet ATALIK

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

İstanbul Şube Başkanı

Okunma Sayısı: 67