TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK - REFERANS - 14.08.2004

GENEL MERKEZ
14.08.2004 (Son Güncelleme: 14.08.2004 10:24:33)

AB, DÜNYA BANKASI VE DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ KARARLARI ARASINDA SIKIŞAN TARIM SEKTÖRÜNDE DIŞA BAĞIMLILIK 20 YILDA İKİ KAT ARTTI. TÜRKİYE’NİN 1982’DE 2.3 MİLYAR DOLAR OLAN TARIMA DAYALI ÜRÜN İTHALATI 4 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI.

TARIM SEKTÖRÜ AB’YE ÜYELİK YOLUNDAKİ TÜRKİYE’NİN BİRLİĞE KABULÜNDE EN ÖNEMLİ ENGEL OLARAK GÖSTERİLİYOR. RESMİ KAYNAKLARA GÖRE BUGÜN TÜRKİYE’DE 20 MİLYON KİŞİ EKMEĞİNİ TARIMDAN KAZANIYOR. BU RAKAM AB ÜLKELERİNİN TÜMÜNDEKİ TARIM İSTİHDAMININ ÜSTÜNDE.

TARIM TEKNOLOJİLERİMİZ, YETERSİZ. ÜRÜNLERİMİZ, AB ÜYESİ ÜLKELERİN STANDARDININ ALTINDA. TOPRAKLARIMIZIN YÜZDE 35’İ TARIM TOPRAĞI OLARAK İŞLETİLİYOR. ANCAK VERİM DÜŞÜK; ÜRETİM YETERSİZ. AB, TÜRK TARIMININ KENDİSİNE UYUMUNU ÖNGÖRÜP, BİR STRATEJİ BELİRLENMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLERKEN, GEREKEN DESTEĞİ VERMİYOR. DÜNYANIN ÖNDE GELEN TARIM ÜRETİCİLERİNDEN BİRİ OLAN TÜRKİYE, GİDEREK İTHALATÇI ÜLKE DURUMUNA DÜŞÜYOR. TÜRKİYE KENDİNE YETEN YEDİ ÜLKEDEN BİRİ OLDUĞUMUZ SÖYLEMİNDEN KISA BİR SÜRE ÖNCE VAZGEÇTİ. ARTIK HÜKÜMET YETKİLİLERİ BİLE BUNUN GERÇEĞİ YANSITMADIĞI GÖRÜŞÜNDE.

İHRACAT BEŞ KAT GERİLEDİ

1980’DEN GÜNÜMÜZE TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATI NEREDEYSE 5 KAT GERİLEYEREK, YÜZTE 65’TEN YÜZDE 14’E DÜŞTÜ. İTHALAT PAYI İSE YÜZDE 5’DEN 7.7’YE YÜKSELDİ. DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ VERİLERİNE GÖRE 1982 YILINDA, 2 MİLYAR 300 MİLYON DOLAR TARIM İTHALATI GERÇEKLEŞTİ.

TÜRKİYE ZİRAATÇILAR DERNEĞİ’NİN VE HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI’NIN İSTATİSTİKLERİNE GÖRE, 1995 YILINDAN BU YANA TÜRKİYE’NİN TARIMA DAYALI ÜRÜN İTHALATI 4 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI. RAKAMLAR NET, DIŞA BAĞIMLILIĞIMIZ 20 YILDA İKİ KAT ARTTI. TÜRKİYE, EN TEMEL GIDA ÜRÜNLERİNDE DAHİ DIŞA BAĞIMLI ÜLKE DURUMUNA GELDİ.

BÜYÜME YILI OLARAK İLAN EDİLEN 2003 YILINDA MİLLİ GELİR EKONOMİNİN TÜMÜ İTİBARİYLE YÜZDE 5.9 ORANINDA ARTTI. TARIM İSE YÜZDE 2.5 ORANINDA KÜÇÜLDÜ. KÜÇÜLME ORANI ÖZELLİKLE BUĞDAY, PAMUK, TÜTÜN GİBİ TEMEL ÜRÜNLERDE YAŞANDI.

2002’DE 1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE GIDA VE CANLI HAYVAN, 375 MİLYON DOLARLIK HUBUBAT, 138 MİLYON DOLARLIK MEYVE VE SEBZE, 142 MİLYON DOLARLIK HAYVAN YEMİ İTHAL EDİLDİ. YALNIZCA TARIMSAL HAMMADDE İTHALATI 2 MİLYAR DOLAR CİVARINDA. BUNA KARŞILIK AYNI YIL TOPLAM TARIMSAL HAM MADDE İHRACATI 356 MİLYON DOLAR; HUBUBAT VE MAMULLERİ İHRACATI İSE 287 MİLYON DOLAR OLDU. 2003’ÜN İLK 9 AYI İÇİNDE 1.5 MİLYAR DOLAR TARIM ÜRÜNÜ İHRAÇ EDİLDİ.

PİRİNÇ: HER YIL TÜKETTİĞİ KADAR PİRİNÇ İTHAL EDEN TÜRKİYE’DE 250 BİN TONLUK PİRİNÇ ÜRETİMİNE KARŞILIK 550 BİN TONLUK TÜKETİM GERÇEKLEŞTİRİLİYOR.

BUĞDAY: 1986 YILINDA 19 MİLYON TON OLAN BUĞDAY ÜRETİMİ, 2002’DE ARADAN GEÇEN 18 YILA KARŞIN SABİT KALDI. 2002 YILINDA 55 BİN 173 TON BUĞDAY İHRAÇ EDERKEN, İTHALATIMIZ 1 MİLYON 97 BİN 766 TON OLDU. 1995-2002 YILLARI ARASINDA İSE 6 MİLYON TON CİVARINDAKİ BUĞDAY İHRACATINA KARŞILIK, 12 MİLYON TONA YAKIN İTHALAT GERÇEKLEŞTİ.

AYÇİÇEĞİ: DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ (DTÖ) ANLAŞMASINI DA YAKINDAN İLGİLENDİREN PRİM ÖDEMESİ KAPSAMINA GİREN ÜRÜNLER AÇISINDAN BAKILDIĞINDA, 2003-2004 SEZONUNDA TÜRKİYE, 400 BİN TONA YAKIN AYÇİÇEĞİ İTHAL ETTİ. AYÇİÇEĞİ İHTİYACINI KARŞILAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKEN TÜRKİYE, ÜRETİM MİKTARININ DA DÜŞÜRDÜ. 1986-2002 YILLARI ARASINDA ÜRETİM 940 BİN TONDAN 850 BİN TONA DÜŞTÜ.

MISIR: 2003-2004 SEZONUNDA TÜRKİYE 1 MİLYON TONDAN FAZLA MISIR İTHAL ETTİ. 1986-2002 YILLARI ARASINDA ÜRETİM 2.3 MİLYON TONDAN 2.1 MİLYON TONA DÜŞTÜ.

PAMUK: TÜRKİYE, PAMUK ÜRETİMDE HALEN DÜNYA BEŞİNCİSİ. ANCAK ÜRETTİĞİNDEN FAZLASINI TÜKETİYOR. YILDA YAKLAŞIK 850 BİN TON PAMUK LİFİ ÜRETİYORUZ. İTHAL ETTİĞİMİZ PAMUK 450 BİN CİVARINDA.

ŞEKER PANCARI: TÜRKİYE’NİN ŞEKER PANCARINDA ÜRETİM AÇIĞI YOK. BUNA KARŞIN DIŞA BAĞIMLILIKTA ARTIŞ YAŞANIYOR PARİS ŞEKER BORSASI’NDA SATIŞ FİYATI 230 DOLAR OLAN ŞEKERİN TÜRKİYE’DE ÜRETİM MALİYETİ 600 DOLAR. YÜKSEK MALİYET BASKISIYLA ŞEKER ÜRETİMİNİ DÜŞÜREN TÜRKİYE’NİN 1998’DE 22 MİLYON TON OLAN ŞEKER PANCARI ÜRETİMİ 2002’DE 16.3 MİLYON TONA İNDİ. DİĞER YANDA ÖZELLİKLE NİŞASTA VE NİŞASTA BAZLI ŞEKER İTHALATI HIZLA ARTTI. 1995’DE 34 BİN 500 TON NİŞASTA İTHALATI, 2004-2005 SEZONUNDA 43 BİN TONA ÇIKARILMASI ÖNGÖRÜLÜYOR.

FINDIK: DÜNYA BİRİNCİSİ OLDUĞUMUZ ÜRÜNLERDEN KABUKLU FINDIK İHRACATI YAKLAŞIK 400 TON. ÜRETTİĞİ FINDIĞIN YÜZDE 80’İNİ İHRAÇ EDEN TÜRKİYE, LİDER KONUMUNDA OLMASINA KARŞIN DÜNYA FINDIK FİYATLARINI BELİRLEME GÜCÜNE SAHİP DEĞİL. BU NEDENLE FINDIK İHRACATINDAN SADECE 500 İLA 800 MİLYON DOLAR ARASINDA DÖVİZ ELDE EDİLEBİLİYOR.

KURU İNCİR: AYNI DURUM KURU İNCİR İÇİN DE GEÇERLİ. TÜRKİYE, ÜRETTİĞİ KURU İNCİRİN YÜZDE 85’İNİ (40-45 TON) İHRAÇ EDİYOR. SAĞLANAN DÖVİZ GİRDİSİ YAKLAŞIK 150 MİLYON DOLAR.

TARIM DÖRTLÜ KISKAÇ ALTINDA

TÜRKİYE DÜNYA BANKASI (DB), ULUSLARARASI PARA FONU (IMF), DÜNYA TİCRET ÖRGÜTÜ (DTÖ) VE AB TARIM POLİTİKASI ARASINDA SIKIŞTI. IMF VE DB, TARIMA VERİLEN İÇ DESTEKLERİN KALDIRILMASINI SAĞLADI. DTÖ BUNA EK OLARAK İTHAL ÜRÜNLERİN İÇ PAZARA GİRİŞİNİ KOLAYLAŞTIRAN BİR ÖNERİYLE GÜMRÜK TARİFELERİNİN İNDİRİLMESİ KARARINI ORTAYA ATTI. ÇİFTÇİSİNE YILDA 60 MİLYAR EURO DESTEK VEREN AB İSE KENDİ ORTAK TARIM POLİTİKASINA UYUM GÖSTERMEMİZİ BEKLİYOR.

DTÖ’NÜN TARIM ÜRÜNLERİNE İÇ DESTEKLERİN KALDIRILMASI VE GÜMRÜK TARİFELERİNİN İNDİRİLMESİ YÖNÜNDEKİ KARARLARI, 2005’TE HONG KONG’DA MÜZAKEREYE AÇILACAK. IMF VE DÜNYA BANKASI’NIN BASKISIYLA ÇİFTÇİSİNE VERDİĞİ DESTEĞİ AZALTAN TÜRKİYE’Yİ ZORLU BİR MÜZAKERE SÜRECİ BEKLİYOR.

UZMANLAR TÜRKİYE’NİN TARIMA VERDİĞİ DESTEĞİN TOPLAM BEŞ ÜRÜNE VERİLEN PRİMLERLE SINIRLI OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKİYOR. MÜZAKERE MASASINDA BU SINIRLI DESTEĞİN DAHA AŞAĞI ÇEKİLMESİ TEHLİKESİ VAR.

ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YÖNETİM KURULU ÜYESİ FATİH TAŞDÖĞEN, AB’NİN UYUM SÜRECİNDEKİ TÜM HAZIRLIKLARI TÜRKİYE’NİN SIRTINA YÜKLEDİĞİNİ BELİRTEREK,‘<İ>TÜRKİYE MÜZAKERE TARİHİ BEKLEDİĞİ AB’DEN DESTEK GÖREMİYOR’ DİYE KONUŞUYOR. TAŞDÖĞEN SÖZLERİNİ ŞÖYLE SÜRDÜRÜYOR: “IMF VE DÜNYA BANKASI İÇ DESTEKLERİ KALDIRMAMIZI İSTERKEN AB, ADAY ÜLKE TÜRKİYE’NİN YANINDA YER ALMADI, ÜYELİĞİ KONUSUNDA DA SAMİMİ BİR TAVIR GELİŞTİRMEDİ. DİĞER ADAY ÜLKELERE TARIMIN MODERNİZASYONU İÇİN YÜKLÜ DESTEK AKTARAN AB’NİN BUGÜNE KADAR YUNANİSTAN’A SAĞLADIĞI FON DESTEĞİ 50 MİLYAR DOLARI BULDU. ANCAK TÜRKİYE TÜM BU İMKANLARIN DIŞINDA BIRAKILDI. GÜMRÜK BİRLİĞİNDEN KAYNAKLANAN ZARARLARIMIZ KARŞILANMADI. OYSA YAKLAŞIK 1 MİLYAR 600 MİLYON ECU ORANINDA KAYNAK AKTARILACAĞI VAADEDİLMİŞTİ.”

AB TÜRKİYE’YE DESTEK OLMUYOR

TÜRKİYE’NİN BİRLİĞE ÜYE OLMASI DURUMUNDA DEVREYE GİRECEK OLAN ORTAK TARIM POLİTİKASI’NIN (OTP) SEKTÖRÜN SIKINTILARINI BÜYÜK ORANDA SON VERECEĞİNİ BELİRTEN TAŞDÖĞEN,<İ> “OTP, HEM TARIM TEKNOLOJİLERİMİZİN MODERNİZASYONU, HEM DE FİNANSMAN SORUNUNA ÇARE OLACAK. AMA SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ BİRLİĞE ÜYELİĞİMİZİ BEKLEYEMEZ. TÜRK TARIMINI KURTARACAK ASIL FORMÜL ULUSAL POLİTİKA GELİŞTİRİLMESİNDE” DİYE KONUŞUYOR.

GELİŞMİŞ ÜLKELERİN TARIM SEKTÖRÜNÜ KORUYUCU POLİTİKALARA BÜYÜK ÖNEM VERDİĞİNİ VURGULAYAN TAŞDÖĞEN, “ÖRNEĞİN AB ÜLKELERİNDEKİ YASALAR, MİRAS KALAN TARIM TOPRAĞININ BÖLÜNMESİNİ YASAKLIYOR. BU KONUDAKİ DENETİMLERLE TARIM ÜRETİMİNİN DEVAMLIĞI SAĞLANIYOR. OYSA BİZ HALA ARAZİ TOPLULAŞTIRMASINA GİDEMEDİK. BÖLÜNEN VERİMLİ TOPRAKLARDA ÜRETİMİN DURMASINI ENGELLEYEMEDİK” DİYOR.

ZİRAATÇILAR DERNEĞİ BAŞKANI İBRAHİM YETKİN İSE TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN BAŞKA BİR TEHLİKEYE DİKKAT ÇEKİYOR. AB’NİN 11 YENİ ÜYESİNE 2006’YA KADAR TOPLAM 520 MİLYON EURO KAYNAK AKTARACAĞINI BELİRTEN YETKİN, “BİRLİĞİN FONLARI ARTIK ESKİSİ KADAR YÜKSEK RAKAMLAR İÇERMİYOR. DTÖ KARARLARINDAN SONRA AB’NİN TARIM KESİMİNE AYIRDIĞI KAYNAKLAR DAHA DA AZALACAK. BELKİ DE TÜRKİYE ÜYE OLANA KADAR OTP İÇİN AYRILAN FONLAR UYGULAMADAN KALDIRILACAK” GÖRÜŞÜNÜ DİLE GETİRİYOR.

SEKTÖRDEKİ ÇIKMAZ AB ÜYELİĞİNİ GECİKTİREBİLİR

TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ (TZOB) BAŞKANI ŞEMSİ BAYRAKTAR, TARIM SEKTÖRÜNDEKİ SORUNLARIN AB’YE ÜYELİK MÜZAKERELERİN UZAMASINA NEDEN OLACAĞI UYARISINDA BULUNUYOR. BAYRAKTAR, “TÜRKİYE’NİN TARIMSAL YAPISINDA BAŞTA NÜFUS, GELİR VE İŞLETME YAPISI OLMAK ÜZERE, ÖRGÜTLENME, DESTEKLEME POLİTİKASI, TEKNOLOJİ KULLANIMI, VERİMLİLİK, KALİTE VE STANDARTLAR AB İLE UYUMLU DEĞİL. ÖZELLİKLE MEVZUAT VE KURUMSAL YAPIDAKİ UYUMUN SAĞLANAMAMASI, AB’YE ÜYELİĞİMİZİ GECİKTİREBİLİR. KAYBEDECEK ZAMAN YOK. ULUSAL BİR TARIM POLİTİKASI OLUŞTURULMALI. PLANLAMA YAPMADAN TÜRKİYE’NİN BU AÇMAZDAN ÇIKMASI İMKANSIZ” GÖRÜŞÜNÜ DİLE GETİRİYOR.

ÜYELİĞİN GERÇEKLEŞMESİ DURUMUNDA TARIMSAL REFAHIN ARTACAĞINI BELİRTEN BAYRAKTAR, DİĞER YANDAN AB ÜYELİĞİNİN TÜRKİYE’Yİ İTHALATÇI ÜLKE KONUMUNA DÜŞÜREBİLECEĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR: “REKABET ŞANSINI YAKALAYABİLMEK İÇİN BİRLİĞİN STANDARTLARINI UYGULAMAK ZORUNDAYIZ.”

AVRUPA’NIN NARENCİYE ÜRETİM ÜSSÜ OLABİLİRİZ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PRO.DR. HALİS ARIOĞLU GENİŞ BİR ÜRÜN YELPAZESİ OLAN TÜRKİYE’NİN ELİNDEKİ KOZLARI YETERİNCE DEĞERLENDİREMEDİĞİ GÖRÜŞÜNDE. “DÜNYANIN EN BÜYÜK NARENCİYE VE KABUKLU MEYVE ÜRETİCİSİ OLAN TÜRKİYE, REKABET AVANTAJININ FARKINA VARMALI” DİYEN ARIOĞLU, SÖZLERİNİ ŞÖYLE SÜRDÜRÜYOR:

“AVRUPA, NARENCİYE, FINDIK, KURU ÜZÜM VE İNCİR GİBİ ÜRÜNLERİ İTHAL EDİYOR. YER FISTIĞI İSE HEMEN HİÇBİR AVRUPA ÜLKESİNDE ÜRETİLEMİYOR. BU ÜRÜNLERLE AB’YE GİRDİĞİMİZDE ÇOK BÜYÜK BİR PAZARA SAHİP OLABİLİRİZ. EĞER DTÖ’NÜN KARARLARINA KARŞI ETKİN BİR MÜCADELE VEREBİLİR, ÜRETİM MALİYETLERİNİ DÜŞÜREBİLİRSEK NARENCİYE VE KABUKLU ÜRÜNLERDE AVRUPA’NIN ÜRETİM MERKEZİ OLABİLİRİZ.”

Okunma Sayısı: 648