İTHAL EDİLEN SIĞIRLAR SADECE TARIMIMIZI DEĞİL, SAĞLIĞIMIZI DA OLUMSUZ ETKİLİYOR…

GENEL MERKEZ
31.08.2018 (Son Güncelleme: 28.10.2018 13:44:54)

Brezilya ve Uruguay gibi ülkelerden ithal edilen hayvanların geliş süresinin bir ay kadar olduğu, bu sürenin 21 gün olarak uygulanan karantina süresinden daha uzun bir süre olduğu göz önüne alındığında, eğer hayvanlarda hastalık olsaydı, bu durumun gemide ortaya çıkması gerektiği ihtimalini de akıllara getirmektedir.

31 Ağustos 2018

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü (ESK) tarafından, 27 Ağustos 2018 tarihinde yapılan basın açıklamasında; “Ankara Gölbaşı ilçesi Ahiboz mahallesinde bulunan özel sektöre ait bir işletmede Et ve Süt Kurumu tarafından ithal edilen 3.959 adet büyükbaş hayvanın kesimi esnasında yapılan muayene ve analizler neticesinde Anthrax (Şarbon) tespit edildiği, hayvanların imha edildiği ve bölgenin karantina altına alındığı” belirtildi.

Bilindiği gibi Anthrax (Şarbon) hayvanlarda görülen, hastalıklı hayvanlarla temasta bulunan veya o hayvanların etlerini tüketen insanlara da geçebilen ve erken teşhis edilmezse ölümlere sebep olan bir hastalıktır.

Anthrax (Şarbon) hastalığı varlığından şüphelenildiğinde yetkili makamlara bildirimi zorunlu bir hastalık olup, ayrıca hasta hayvanların geniş önlemler alınarak imha edilmesi zorunluluğu da bulunmaktadır.

Bu düzenlemelere rağmen Brezilyadan ithal edilerek Mersin Limanından ülkemize girişi yapılan bu hayvanların hastalıklı olduklarının tüketiciye sunulacağı Ankara’da tespitinin yapılıyor olması, gıda güvenilirliği açısından ne kadar büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.

ESK tarafından yapılan açıklamada hasta hayvanların piyasa sürülmeden tespit edilerek imha edildiği sevindirici bir durum olmakla beraber, günlerce süren gemi yolculuğu sonucu ülkemize getirilen hayvanlarda hastalık bulaşma riskinin çok yüksek olduğu dikkate alındığında, hasta başkaca hayvanların olup-olmadığı konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Ayrıca konuyla ilgili kamuoyunda yer alan bilgiler ve ESK açıklaması dikkate alındığında, ithal edilerek getirilen hayvanların, geldiklerinde mi yoksa ülkemize giriş yaptıktan sonra mı hastalandığı bilgisi bulunmamaktadır. 2018 yılının ilk yedi ayında 835 bin canlı sığır ithalatı yapılmıştır. En fazla ithalat yapılan ülkeler, canlı sığırların %36’sının (300 bin adet) geldiği Brezilya ile %31’inin (260 bin adet) geldiği Uruguay’dır. Bu ülkelerden ithal edilen hayvanların geliş süresinin bir ay kadar olduğu, bu sürenin 21 gün olarak uygulanan karantina süresinden daha uzun bir süre olduğu göz önüne alındığında, eğer hayvanlarda hastalık olsaydı, bu durumun gemide ortaya çıkması gerektiği ihtimalini de akıllara getirmektedir. Akıllara gelen diğer bir soru da, yüksek oranda canlı hayvan ithalatı yapılması nedeniyle, ülkemizde karantina şartlarının tam ve eksiksiz olarak yerine getirilip, getirilmediğidir. Bu nedenle Bakanlığın ve ESK’nın konuya açıklık getirerek, kamuoyunu gecikmeden aydınlatması gerekmektedir.

Odamız kamu yararını gözeten, kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü olarak, birçok kez ülkemiz tarım politikalarında yaşanan sorunları ifade etmiş ve çözüm yolları önermiştir. Planlı ve ulusal tarım politikaları yerine ithalatla tarımın sorunlarını çözülemeyeceğini defalarca ifade edilmiştir. En son Kurban bayramından hemen önce 17 Ağustos 2018 tarihindeki ‘’Kurbanlıklarınız Hangi ülkeden olsun’’ başlıklı basın açıklamasında 2017 yılında ithal edilen sığır sayısının 18 ilimizdeki (Kilis, Yalova, Rize, Siirt, Tunceli, Bilecik, Hakkari, Karabük, Bartın, Şırnak, Artvin, Düzce, Karaman, Kırıkkale, Bitlis, Zonguldak, Gümüşhane, Bayburt) toplam sığır sayısından ve en fazla sığır bulunan (868 bin) Konya ilimizdekinden fazla olduğunu, 2018 yılının ilk altı ayında ise 706 bin canlı sığır, 245 bin koyunun ithal edildiği belirtilmişti.

İthal edilen sığırların en fazla Brezilya ve Uruguay’dan olmak üzere Avustralya, Çekya, Macaristan, Romanya, İspanya, İrlanda, Almanya, Estonya, Letonya ve Litvanya olmak üzere 20 farklı ülkeden ithal edildiği belirtilerek yapılan yanlışlıklar kamuoyuyla paylaşılmıştı. 

Sonuç olarak yaşanan son olaylar da göstermiştir ki; hayvansal üretim başta olmak üzere tüm tarımsal ürünlerde ithalat merkezli politikalar bir taraftan ülkemiz tarımsal üretimine büyük bir darbe vururken, diğer taraftan ithal edilen ürünlerde gıda güvenirliğini sağlamada yaşanan sorunlar ülke insanımızın sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Gerek ekonomik açıdan, gerekse gıda güvenliği ve güvenirliliği açısından halkımızın beslenme ihtiyacını yerli kaynaklarımızdan sağlamaya yönelik bir tarım politikası uygulanmalıdır.

 

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

Okunma Sayısı: 1164
Fotoğraf Galerisi