KANAL B- "GÜNE BAKIŞ" PROGRAMI

GENEL MERKEZ
12.12.2018 (Son Güncelleme: 14.12.2018 14:47:01)

ODA Başkanımız Özden GÜNGÖR; 12 Aralık 2018 Çarşamba günü saat: 09.30’da,  Kanal B TV’de Nebi ÖZDEMİR tarafından sunulan “Güne Bakış” programına katılarak "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" hakkında Oda’mız görüşlerini dile getirmiştir.

Canlı yayınlanan programda Güngör; “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası, 12-18 Aralık tarihleri arasında Türkiye`de tüm okullarda kutlanıyor.

1. Dünya Savaşı sonrası oluşan ekonomik darboğazın ardından yabancı ülkelere para akışının önünün kesilmesi ve toplumsal tutum bilincinin oluşması amaçlanmıştır. Bu amaçla Atatürk başkanlığında, 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi toplandı. Bu kongrede yurdun bağımsızlığının korunması, yerli mallar üretilmesi ve kullanılması kararlaştırıldı. Dönemin başbakanı İsmet İnönü 12 Aralık 1929 tarihinde TBMM’de bir konuşma yaptı. Konuşmasında ulusal ekonomi, yerli malı ve tutumlu olma konularını anlattı. 1946 yılından itibaren Yerli Malı Haftası olarak kutlandı. 1983 yılında adı Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak değiştirildi.

Haftanın amacı, yerli tüketimin bilinçli olarak artmasıdır. Bu hafta süresince tutumlu olmanın, yatırım yapmanın ve ``yerli malı kullanmanın önemi`` vurgulanır. Burada tutumlu olmanın manası, insanların parasını, malını, eşyalarını, zamanını ve sağlığını gerektirdiği gibi korumak ve dikkatli kullanmasıdır. Bu günlerde tüketilecek ürünlerin ülkede üretilen ürünlerden seçilmesinin gerekliliği anlatılır. Bu şekilde ülkenin zenginliklerinin artması amaçlanmaktadır. Ayrıca bilinçli tüketici konuları üzerinde durulur.

Ülkemiz maalesef tohum, gübre, zirai ilaç ve birçok girdilerde dış ülkelere bağımlıyız. Yalnız tarımda değil, giyim sektörü, gıda sektörü, içecek sektörü, temizlik sektörü ve teknoloji sektörü gibi birçok alanda yabancı firmaların markaları hakimdir. Örneğin tekel fabrikaları kapatıldıktan sonra ülkemizdeki yerli sigara bitmiştir. Piyasa tamamen yabancı sigara markalarının  tekeline girmiştir.Buna Sümerbank ve daha birçok kuruluşlarımızı sayabiliriz.

Yani yerli ve milli kalmamıştır.

Meksika’dan nohut, Yunanistan’dan armut, Bulgaristan’dan saman, SSırbistan’dan, Brezilya ve Arjantin’den hayvan, İtalya’dan elma,İspanyadan bamya, Almanya’dan kabak,İsrail’den ıspanak, pirinç, nohut, mercimek, İran’dan soğan, Çin’den sarımsak, KKTC’den kırmızı biber, Kırgızistan’dan K.fasulye, Rusya’dan başta buğday olmak üzere birçok ürün ithal etmekteyiz. Daha sayamadığım birçok ürün ve hammadde vardır.

Sadece 2017 de Almanya’dan toplam 22 milyar dolar, Rusya’dan 20 milyar dolar, Amerika’dan 12 milyar dolarlık ithalat yapmışız. Toplam ithalatımız ise 234 milyar dolardır. Tabidir ki ihracatta yaptık. Ortalama olarak %65 ihracat yapıldığında ithalatımız %100 seviyelerinde olmuştur. Örnek olarak; 2016 yılında ihracatımız  142.5 milyar dolar iken İthalatımız yaklaşık 200 milyar dolar,2017 yılında ihracatımız 157 milyar dolar, ithalatımız 234 milyar dolar olmuştur.

2018 yılına baktığımızda şu ana kadar ihracatımız 160 milyar dolar bulmuşken ithalatımız 250 milyar dolara yaklaşmıştır. Ayrıca 2002`de 130 milyar $ olan dış borç 2018’de 460 milyar dolara, 2002`de 60 milyar TL olan, iç borç şu anda 650 milyar TL ‘ye çıkmıştır. Ayrıca çiftçimizin borcu 2002`de 1 milyar TL idi, şimdi 110 milyarı aştı. Yani üreticilerimizin büyük bir bölümü bankalara borçlu durumdadır. Birçok üretici girdi maliyetleri yüzünden ekimden vazgeçti. Verilen destekler yetersizdir. Tarıma gereken önem verilmemektedir. Halbuki tarımda gelişme olmadan sanayide gelişme olamaz. Üreticinin üretime sarılması için desteklenmesi yani para kazanması gerekir. Buğdaycısı, fındıkçısı, çeltikçisi birçok üretici alın terini alamamaktadır. Kazanan hem sermaye kesimi olmaktadır.

Son olarak söyleyeceğim; Yerli malı haftasında ortak varlığımız olan yerel çeşitlerimiz bile çıkan yönetmelikle şirketlere devredilmektedir.

Yerli malı haftasında yerli ve milli pek bir şeyimiz kalmamıştır. Bunu hep birlikte değerlendirmemiz gerekir’’ dedi.

Okunma Sayısı: 814
Fotoğraf Galerisi