CEM TV- “YAŞAMIN İÇİNDEN” PROGRAMI

GENEL MERKEZ
26.04.2020 (Son Güncelleme: 26.04.2020 17:28:25)

Yönetim Kurulu Başkanımız Baki Remzi SUİÇMEZ, 26 Nisan 2020 Pazar günü saat: 10.40’da Cem TV’de Nilgün BAKKALOĞLU tarafından sunulan “Yaşamın İçinden” adlı programın canlı yayın konuğu oldu.

Skype bağlantısı sağlanan programda BAKKALOĞLU, Başkanımıza; Korona virüs salgınının tarıma etkileri, tarımın sorunları ve çözüm önerilerine yönelik sorular yöneltti.

Başkanımız açıklamalarında özetle:"İnsanlar için beslenmek en temel ihtiyaç. Bu nedenle salgın günlerinde insanlar hemen market raflarına koştu. O raflardaki ürünleri çiftçilerimizin ürettiğini hatırlamamız gerekiyor.

Ülkemizde özellikle 1980’li yıllardan sonra uygulanan dış odaklara bağımlı, desteklerin kaldırılması ve azaltılmasına, dışalıma, özelleştirmelere dayalı tarım politikaları, ülkemizde tarımın sorunlarının kronikleşmesine yol açmıştır.

Son yirmi yılda çiftçilerimiz ekebilecekleri 3,5 milyon hektar tarım arazisini ekmekten vazgeçti. Bunun nedenini ise girdi maliyetleri, zamanında ödenmeyen düşük destekler, kredi faizlerinin yüksek olması, çiftçinin borçlanıp tarlasını elden çıkartmasıdır.

Çiftçi kayıt sistemine kayıt olup destek almayı bekleyen 2 milyon 800 bin çiftçinin de yaklaşık 900 bininin destek almaktan da vazgeçip üretimi bıraktı. Bu vazgeçişin bedeli de boşalan köyler, başlayan göç ve kentlere yığılma olarak karşımıza çıktı.

Eğer çiftçi Mart- Nisan aylarında tarlasına, bahçesine gidemezse bir yıllık ürününü alamayacak demektir. Bu da gelecek yıla önemli bir gıda arzı sorununun yaşanacağını gösterir. Geçen yılların ürünleri olduğu için şuanda raflar dolu ama biz önümüzdeki yıllara bakmak zorundayız. Çiftçinin yeniden tarlasına dönüp üretimi arttırması için rahatlatıcı ekonomik koşuların yaratılması gerekiyor. Ancak açıklanan ekonomi paketlerinde de çiftçi unutuldu. Bakanlığın açıkladığı 2019 yılına ait ödemelerin ise salgınla mücadele edilmesi gibi sunulması doğru bir yaklaşım değildir. Cumhurbaşkanı da yanlış bilgilendirilmiş herhalde, söylediği gibi 2020 yılının destekleri çiftçilere ödenmedi hatta 2019 yılının desteklerinin de tamamı ödenmedi.  Çiftçiye toplam 48 milyar TL tarımsal destek verilmesi gerekirken 20 milyar TL verildi. Oysa 2006 yılında çıkartılan Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın milli gelirin %1’inden az olamayacağı hükmü getirildi.

Pansuman önlemler ile tarımın kronikleşmiş sorunları çözülemez. Önlem olarak hazine arazilerinin tarıma açılması gündeme geldi. 3,5 milyon hektar toprağı çiftçi ekmiyorken 2 bin 300 hektar yeni hazine arazisini tarıma açmak çözüm değil. Ki bu araziler de tarıma uygun değil ve açıldığı takdirde erozyona sebep olacaktır. Buna rağmen de açılacaksa öncelikle topraksız ve az topraklı küçük çiftçilere verilmeli, burada üretilen ürünlerin alım garantisi verilmelidir.

Tarımsan üretimin arttırılması için girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor. Mazotta KDV indirilmeli. Hava yollarında KDV yüzde 18’den yüzde 1’e indirilmişken en temel gıda maddelerinin üretiminde kullanılan mazotta da KDV indirilmelidir. Ayrıca tohum, gübre, zirai ilaç, sulama suyu ve elektrik kullanımında düzenlemeler yapılıp en uygun hale getirilmelidir.

Toprak Mahsulleri Ofisi, Çaykur, Et ve Süt Kurumu alım garantisi vermesi, ithalat yerine tohum ve gübre gibi ihtiyaçların ucuz ve yerli üretilmesi, çiftçilerin borçlarının ötelenmesi ve faizlerinin silinmesi, SGK ve Bağ-kur borçlarının da ötelenmesi gerekiyor.

Ülkemiz tarımının kronikleşmiş sorunları var, ve bu sorunlar pansuman önlemler ile çözülemez. Bu sorunlara farklı mahallelerden farklı pencerelerden baktığımızda, bir pencereye göre hiçbir sorun yok. Çiftçi penceresinden, mühendisler penceresinden bakarsak tarımda sorunlar çok fazla. Siyasetin penceresinden bakınca sorunlar pek görünmüyor maalesef!

Ülkemiz tarım sektörü derhal desteklenmeli, tarımsal üretimimiz planlı bir şekilde artırılmalıdır. Söylemler dışında somut olarak, tarım arazilerimizi koruyacak şekilde ülke düzeyinde arazi kullanım planlaması yapılmalı; korunan tarım arazilerimizde üretim miktarı artışı, ürün çeşitliliği ve üretim sürekliliğini sağlayan tarımsal üretim planlamasına geçilmeli; tarımsal ürün dışalımı kısıtlanmalı, girdi maliyetleri düşürülerek ürün desteklerinin artırılmasına yönelik çalışmalara derhal başlanmalıdır” dedi.

Okunma Sayısı: 120
Fotoğraf Galerisi