İLKSES GAZETESİ:SALGIN GÖÇÜN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRECEK-06.05.2020

İZMİR ŞUBE
07.05.2020 (Son Güncelleme: 07.05.2020 13:44:22)

Şube http://II.Ba şkanımız Sayın Banu Erdal Salgından Sonra Kentten Kırsala Yaşanabilecek Göçler hakkından şube görüşlerimizi İlkses Gazetesiyle paylaştı.

Salgın göçün yönünü değiştirecek!

Salgından sonra sağlıklı gıda ve doğaya ulaşmak için kentten kırsala geri dönüşlerin artacağına dikkat çeken Banu Erdal, “Kırsala göç ile tarım arazilerimiz hobi bahçelerine kurban edilmemelidir” uyarısında da bulundu

NURETTİN BAKİ-ÖZEL HABER
Tüm dünyada yayılan ve on binlerce insanın hayatını kaybetmesine sebep olan Kovid- 19 salgını, insanlara gıdanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Uzmanlar da gıdaya ulaşmanın yolu olarak her seferinde ifade ettikleri gibi, mutlaka sürdürülebilir tarım yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Konuyla ilgili gazetemize değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi 2. Başkanı Banu Erdal, salgından sonra daha önce alışık olduğumuz ‘kırsaldan kente’ göçün yerine, ‘kentten kırsala’ geri dönüş olarak değişeceğine dikkat çekti. Erdal, bu geri dönüşte tarım arazilerinde yaşanabilecek olası riskler konusunda da uyarılarda bulundu. Erdal, özellikle tarım arazilerini amacı dışında kullanılarak, bu toprakların yok olmasına neden olan hobi bahçelerinin mutlaka önüne geçilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Salgının Türkiye’de alınan önlemler sonucunda kısmen de olsa kontrol altına alınmaya başladığını da ifade eden Erdal, “Ancak hastalığın bulaş hızı, yaşanan can kayıpları ve henüz etkin bir aşı veya tedavi yönteminin bulunamamış olması yeni bir yaşam anlayışı ile hayatımıza devam etmek zorunda olduğumuzu göstermektedir. Oluşan kaygı nedeni ile toplumlarda ihtiyaçtan daha fazla besin depolama eğilimi, sağlıklı gıdaya erişim ve daha izole bir hayata geçiş gibi yeni alışkanlıklar oluşmaktadır” dedi.

KIRSALA AKIN
Metropollerde yaşayan insanların, sağlıklı gıdaya ulaşmak için kırsala akın ederek, tarım yapmaya başlayacaklarını dile getiren Erdal, “Özellikle metropollerde ve diğer şehirlerde yaşayan insanların değişen koşullar sonucunda oluşan kaygıları, onları imkanları doğrultusunda yaşam alanlarını ve düzenlerini değiştirmeye itecektir. Bunun sonucunda da kırsala geri dönüş, toprağı işleme, küçük ya da büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapma gibi faaliyetlerle, kendi ürettiği bitkisel ve hayvansal gıdaya ulaşmayı hedefleyen insanların sayısının her geçen gün arttığı gözlenmektedir. Ancak aynı zamanda ekonominin içinde kalmak zorunda olan bu insanlar, mevcut işlerine devam etmek, çocuklarının eğitim süreçlerini sekteye uğratmamak için bu faaliyetleri daha çok yaşadıkları merkezlere yakın kırsallarda ikinci bir alternatif olarak hayata geçirmeyi planlamaktadır” ifadelerini kullandı.

ENDİŞE VERİCİ
“Tüm insanlar olarak, ithalata dayalı sistemden vazgeçilerek sürdürülebilir bir tarım modeline geçiş yapılmasının ve tarım arazilerinin varlığının önemini bir kez daha açık bir şekilde görmekteyiz” diyen Erdal, “Bu kapsamda köylerden şehirlere olan göçün engellenmesi, kırsala dönüşün teşvik edilmesi ve özellikle de küçük üreticilerin desteklenmesi gerekliliğini ön plana çıkmaktadır. İnsanların kırsalı güvenli bir kaçış noktası olarak gördüğü bu dönemde yaşanacak olan geri dönüşlerin, tarımsal arazilere zarar vermeyecek, ekosistemin dengesini bozmayacak, bir rant kapısına dönüşmeyecek şekilde planlanması çok büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hobi bahçelerine olan talebin daha fazla artacak olması olasılığı da verimli tarım arazilerinin geleceği açısından endişe yaratmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

TARIM ARAZİLERİ HOBİLEŞMESİN!
Kırsalla geri dönüşlerde mevcut tarım arazilerinin hobi bahçelerine dönüşülmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Erdal, hobi bahçelerinin marjinal ve üretimden kopmuş tarım alanlarından seçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Erdal, “Satın alanların parsellere sahip olamadığı, tapusunu alamadığı ve sadece kooperatif hisselerine sahip olduğu hobi bahçelerinin birçok yerde amacı dışında kullanıldığı ve tarımsal potansiyeli düşürdüğü görülmekte ve bilinmektedir. Normalde bölünemeyecek olan tarım arazileriningayrimenkul işletme kooperatifleri tarafından yatırım amaçlı kullanılmak vaadiyle alınması, daha sonra üyelerine hobi bahçesi adı altında paylaştırması, kanunlarla ne kadar engellenmeye çalışılsa da yasal olarak gayrimenkul işletme kooperatiflerine tarım arazilerinin satışının önüne geçilmelidir. Bunun sonucunda da verimli tarım arazileriekonomik üretimin dışında kalmakta, yasal üretici konumunda olarak orada bulunan kooperatif hisse sahipleri, bir süre sonra karşılaştıkları zorluklar nedeniyle üretimden kaçınarak, söz konusu bu arazilerin tarım dışı ve atıl kalmasına neden olmaktadır. Oysa yaşadığımız bu süreç tarımsal üretimin önemini bir kez daha gözler önüne sermekte ve çoğu ülke bu doğrultuda yeni tarımsal politikaları hayata geçirerek eylem planları hazırlamaktadır. Özellikle yaşanan son olayların ardından yaşanacak olan kırsala dönüşlerde, hobi bahçelerine benzer sıkıntıların yaşanmaması için bu konudaki kanunların en üst düzeyde uygulanması, denetlenmesi ve takibinin yapılması çok büyük bir önem taşımaktadır. Hobi bahçeleri, marjinal ve üretimden kopmuş tarım alanlarından seçilmelidir” diye konuştu.
KÜÇÜK ÜRETİCİLER DESTEKLENMELİ
Kırsalda yaşayan insanların eğitiminden, sağlığına kadar pek çok konuda düzenlemenin yapılmasının öneminden de bahseden Erdal, “Küçük üreticilerin desteklenmesinin uzun yıllar kırsaldan kentlere yapılan göçlerle farklılaşan köy sosyolojisi önümüzdeki süreçte yeni bir değişime doğru yol almaktadır. Bu yaşanacak değişimin olumlu yönde olabilmesi için tarım arazilerinin korunarak bütünlüğünün bozulmaması, küçük üreticilerin desteklenmesi, toplumumuzun kırsalda yaşayan kesiminin eğitim, sağlık gibi temel hizmetlere ulaşmasının önündeki engellerin kaldırılması ve ziraat mühendisleri ile üreticilerin buluşarak bilimsel üretimin önünün açılması gerekmektedir. Sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmanın tek yolunun, tarımsal ürünler açısından kendi kendisine yetebilen bir ülke olmaktan geçtiğini bilinmekteyiz. İthalata dayalı tarım politikalarının ve kamuya ait tarımsal işletmelerin özeleştirilmesinin yanlışlığı bir kez daha gözler önüne serilmektedir. Ülkemiz tarımı ve üreticilerinin önündeki engellerin kaldırılması ve desteklenmesi sağlanırken, aynı zamanda kentlerden kırsala doğru yaşanacak nüfus kaymasının üretimi olumlu yönde destekleyecek düzenlemelerle yaptırılmasının önemi, inkar edilemez bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır” şeklinde konuştu.

Okunma Sayısı: 16
Fotoğraf Galerisi