TARIMIN ADI VAR… EKONOMİ EYLEM PLANLARI, PROGRAMLARI, UNUTULAN SEKTÖR, TARIM. TARIM, EKONOMİK BİR SEKTÖRDÜR, UNUTTURMAYACAĞIZ. ACİL, EK TARIM EKONOMİK DESTEK PROGRAMLARI ŞART, ÜLKEMİZ İÇİN. TARIMIN TADI YOK…

GENEL MERKEZ ( )
14.03.2021 (Son Güncelleme: 14.03.2021 09:19:51)

"TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak, kamuoyuna bir kez daha diyoruz ki; çözümsüz, tekerrürde anlamını yitiren söylem değil, tarım ve gıda sektörümüzün kökleşen sorunlarını hep birlikte çözmek için, ciddi olarak hep birlikte eylem zamanıdır."

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

BASIN AÇIKLAMASI

14 Mart 2021

 

TARIMIN ADI VAR…

EKONOMİ EYLEM PLANLARI, PROGRAMLARI, UNUTULAN SEKTÖR, TARIM.

TARIM, EKONOMİK BİR SEKTÖRDÜR, UNUTTURMAYACAĞIZ.

ACİL, EK TARIM EKONOMİK DESTEK PROGRAMLARI ŞART, ÜLKEMİZ İÇİN.

TARIMIN TADI YOK…

 

Sayın Cumhurbaşkanı, 12 Mart 2021 tarihinde, yeni “Ekonomi Reform Programı” açıkladı. Tarımın adı bu kez vardı birkaç satır, tarımın bozulan tadını çözmekten uzak, birkaç harf. Belli yerlerin çıkarını gündeme getiren bir söylemden ibaret, köklü tarım sorunlarımızı çözmeye yönelik eylem planı/programı ve somut ek ekonomik tarımsal destekler değil. Maalesef, içi boş bir söylem.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak, kamuoyuna bir kez daha diyoruz ki; çözümsüz, tekerrürde anlamını yitiren söylem değil, tarım ve gıda sektörümüzün kökleşen sorunlarını hep birlikte çözmek için, ciddi olarak hep birlikte eylem zamanıdır.

Pandemi, küresel insan ölümü üzerine, sağlık ve açlık sorunu, küresel sağlıklı ve dengeli beslenme sorunu ve ülkemizi de doğrudan ilgilendiren ciddi “tarım ve gıda krizi” sorunu.

18 Mart 2020 tarihinde, pandemi önlemleri kapsamında, “Ekonomik İstikrar Kalkanı” programı açıklandı. Tarım sektörü, programda yer almadı.

25 Mart 2020 tarihinde, pandemi önlemleri kapsamında, yeni “Ekonomik Önlemler Paketi” açıklandı. Tarım sektörü, programda yer almadı.

Kuraklık, küresel insan ölümü üzerine, açlık sorunu, küresel sağlıklı ve dengeli beslenme sorunu ve ülkemizi de doğrudan ilgilendiren ciddi “tarım ve gıda krizi” sorunu.

14 Aralık 2020 tarihinde, pandemi ve kuraklık önlemleri kapsamında açıklanan “Ekonomik Destek Paketi” adlı ek ekonomik tedbirler paketinde de, tarım sektörü yer almadı.

Tarım ve gıda sektörümüze ilişkin alınması gereken somut önlemler ciddi, önemli, ivedi, acil.

Tüm dünya ülkeleri pandemi sürecinde yeniden tarımda korumacı politikalara dönerken, ülkemiz kamu yönetiminin gündeminde tarım sektörümüzü ciddi ve somut olarak koruma politikaları gündemde yer almadı. Tarım ve gıda sektörümüzü yönetenler, önceki yılın yetersiz desteğini pandemi önlemi olarak gecikerek vermeyi müjde olarak sundular. Kuraklık tehdidi de ciddi olarak gündemde iken, 2021 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi ile 2021 yılında gecikerek ödenecek 2020 yılı tarım desteklerini artırmadılar, aksine azalttılar. Bilimi üreten ile buluşturan Tarım Danışmanlarının ücretlerini artırmadan sabit tuttular üstelik, kabul edilemeyecek bir insan ve ücret hakkı ihlali olarak, örneğin. Döviz artışı olağanüstü bir dönem yaşarken, dövize bağlı mazot, gübre, ilaç, tohum, yem dahil girdi maliyetlerindeki artışı görmezden geldiler, vergi indirimleri dahil somut adım atmadılar, asıl konu olan girdi maliyetlerini düşürmediler. Tarıma özel kredi koşullarını yok sayıp ve tarım sektörüne özgü ana para borcunu alındığı yıl üzerinden beş yıla kadar yapılandırıp faizleri yok sayarak çiftçi borcu yapılandırmasını ısrarla yapmayıp, T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden küçük çiftçilerin hacizler ile tasfiyesini hızlandırıp, büyük sermaye lehine mülkiyet değişimini hızlandırdılar. TÜİK ve İŞKUR istihdam rakamları üzerinden, mevsimlik gezici geçici işçiler, kayıt dışı ve kadın yoğun ağırlıklı cinsiyet ayrımsız üreten tarımsal istihdam üzerinden, işsiz/istihdam edilmeyen Ziraat Mühendisleri gerçeğine de çözüm bulmayanlarca, ucuz işgücü sömürüsü ve eğitim/öğretim/öğrenim-istihdam politikasızlığında eksik rakamlar üzerinden algı yönetimi yapıldı. Tarımda dış ticaret rakamlarını dışsatım üzerinden açıklayıp dışalım rakamlarını açıklamayarak algı yönetimi ile tarih yazdıklarını sandılar. Ne çok çözülmesi gereken sorun var, ar-ge dahil. Gerçek, çıplak, hepimizin önünde. Türkiye Tarımı, Mart 2021, söylem değil, gerçekleri görerek, eylem zamanı.

Sıradan insanların gündeminde, “gıda enflasyonu” yer aldı, yer almaya devam ediyor halen ülkemizde. Tarımsal kamu yönetimi liyakat esası yerine özel sektörden devşirilip atananlarca hızla yozlaşıyorken, TÜİK’e rağmen, yaşanan gerçek enflasyonla mücadeledeki başarısızlık, gıda enflasyonuna fatura edildi. Kâr etmeden fedakârca üreten “üretici masum”, raflarda pahalıya tükenen “tüketici masum”. Yaşanan gerçek sorunları çözmek yerine, yanlışlarına günah keçisi arayan “masum olmayan yönetici”ler, masumlar üzerinden yeni çıkarcı politikalarını gündeme getirmeye devam ettiler, ediyorlar.

Cumhurbaşkanı, 12 Mart 2021 tarihinde, yeni “Ekonomi Reform Programı” açıkladı. İçinde, yerli üretime ve üreticiye destek yok. Üretemezsek, tüketemeyiz. Açıklanan programın içinde, gıda tedarik zinciri yöneticilerinin kamu yönetimi üzerinden çiftçimizi sömürü düzenini devam ettirme/eklemleme/günaha ortak etme çabası var. “Dijital Tarım Pazarı, Sözleşmeli Üreticilik, ‘raflar için’ Erken Uyarı Sistemi, Gıda Bankacılığı, ve diğer…”, sırf özel sektör kazansın söyleminin ve başka bir çıkarcı dünya isteminin yaşam pratiği. Tarım arazilerimizi ve meralarımızı korumadan, koşulsuz korunan tarım alanlarında ülke ve bölge düzeyinde zamanında verilen yeterli desteklerle yönlendirilen tarımsal üretim planlamasına dayalı yerli ve milli üretim olmazsa, raflar dolmaz. Üretimi artırmayıp dışalım şart diyen çıkarcı mantığın söylemine karşıyız. Üretmezsek, gıda tedarik zincirinin kâr hesapları ile ülkemizde tarım ve gıdada yaşanan sorunlarımızı çözemeyiz. Sorunlar belli, çözümler belli, sorunlarımızı çözelim.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası; rant ve çıkar ekonomisi yerine, üretim ekonomisini savunuyor, savunmaya devam edecek. Üretenlerin hakkını almasını savunuyor, savunmaya devam edecek.

Yokluk, kıtlık, açlık, yaşamımıza tehdit. Afrika, yanlış tarım politikaları nedeniyle, aç.

Ülkemizde tarım sektörü, büyümeye devam etmeli. Üretime dayalı büyümeden, üretenler hak ettikleri payı almalı. Üretici kâr ederek sürekli üretmeli, tüketici ucuza sağlıklı gıda tüketmeli. Gıda tedarik zinciri, sırf özel sektörün kâr mantığı ile değil, demokratik üretici ve tüketici kooperatif zincirleri üzerinden yeniden oluşturulmalı. Üretim maliyetleri düşürülerek, kendimize yeterlilik sağlanmalı ve dışalım kısıtlanmalı ve hatta yasaklanmalı. Somut çözüm önerilerimiz kamuoyunca ve kamu yönetimince biliniyor, bir an önce yönetenlerce ve kamuoyunca ciddiye alınması ve gecikmeden uygulanması dileğiyle…

Tarım sektörü; ekonomik, gerçek, reel, özel, korunan, stratejik, üreten, üreteni doyuran bir sektördür. Tarımın adı var, Tarım var.

 

Baki Remzi Suiçmez

Yönetim Kurulu Başkanı

(Yönetim Kurulu Adına)

Okunma Sayısı: 180
Fotoğraf Galerisi