İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR

ADANA ŞUBE ( )
23.03.2021 (Son Güncelleme: 23.03.2021 10:16:54)

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi’nin AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından feshi emek ve demokrasi bileşenlerince protesto edildi.

Adana Barosu, Adana Tabip Odası, TMMOB Adana İKK, DİSK Çukurova Bölge Temsilciliği ve KESK Adana Şubeler Platformu’nun çağrısı ile Atatürk Parkı’nda bir araya gelen demokratik kitle örgütleri basın açıklaması yaparak İstanbul Sözleşmesi’nin feshini kabul etmediklerini söylediler.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, Şube II. Başkanı Erol Salman ve Şube Yazmanı Hüsniye Gül’ün de katılarak destek verdiği ortak açıklamada şöyle denildi:

“Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleyen, bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan uluslararası insan hakları sözleşmesidir. İstanbul sözleşmesi; uzun yıllardır sürdürülen kadın hakları mücadelesi ve kazanımlarının ürünüdür.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde tüm partilerin milletvekillerinin oy birliği ile Anayasamızın 90. Maddesi uyarınca 24 Kasım 2011’de 6251 sayılı kanunla onaylanan İstanbul Sözleşmesi; meclis iradesinin sonucudur. Anayasamızın 90. Maddesi gereği usulünce yürürlüğe giren Temel Hak ve Özgürlüklere İlişkin Uluslararası Antlaşmalar kanun hükmünde olup normlar hiyerarşisinde kanunların bile üzerinde yer alır.

TBMM’NİN yani milletin iradesini yok sayarak Anayasanın 87. Ve 90. Maddelerine aykırı şekilde Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu uluslararası İstanbul Sözleşmesinin 20.03.2021 tarih ve 31429 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan feshine ilişkin Cumhurbaşkanı kararı Anayasa’ya aykırıdır. Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesini fesih kararı ve dayanak olarak alındığı iddia edilen 15.07.2018 tarih ve 9 sayılı kararnamenin Anayasa’da temeli yoktur. Yetki ve usulde paralellik ilkesi doğrultusunda imzalanan uluslararası antlaşmalar Anayasa doğrultusunda aynı yöntemle feshedilmesi gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Cumhurbaşkanına milletlerarası antlaşmaları feshetme yetkisi vermemiştir. Anayasanın 104.maddesi gereği temel hak ve özgürlüklere ilişkin Cumhurbaşkanı kararnamesi çıkarılması hukuka aykırıdır.

Her sabah en az bir kadın cinayeti ile uyandığımız, ev içi şiddetin durdurulamadığı eğitimde, istihdamda, sosyal ve siyasi yaşamda toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamadığı ülkemizde, cumhurbaşkanının kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali olduğunu kabul eden tek uluslararası bağlayıcı sözleşmeden çıkma kararı vermesi, açıkça eşit haklara ve şiddetin önlenmesine karşı duruşunu göstermektedir.

Görüyoruz ki son 3 gündür tarikatlar Cumhurbaşkanına teşekkür için sıraya girdiler. Daha birkaç yıl önce Aladağ’da cemaat yurduna devlet eliyle gönderilen kız çocuklarının yanarak can verdiği, çocukların istismarını bir defadan bir şey olmaz diyerek aklayan, kadınların köle gibi kullanıldığı, erken yaşta zorla evlilikleri olağan sayan tarikatlar, çağdışı zihniyetler bu karar için cumhurbaşkanına teşekkür ediyorlar. İstanbul Sözleşmesi ve hayatlarımız kimsenin oyuncağı ya da pazarlık aracı değildir.

Türkiye Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. İstanbul sözleşmesi yürürlükte olup, uygulanmaya devam edecektir. Temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik gördüğümüz bu girişim karşısında herkesi bu mücadeleye destek vermeye ve dayanışmaya çağırıyoruz.”

Okunma Sayısı: 25
Fotoğraf Galerisi