BALON BALIĞI SÜRECİ DOĞRU YÖNETİLEMİYOR

İSTANBUL ŞUBE ( )
26.03.2021 (Son Güncelleme: 26.03.2021 14:23:31)

BALON BALIĞI SÜRECİ DOĞRU YÖNETİLEMİYOR

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ

BASIN AÇIKLAMASI

26 Mart 2021

BASINA VE KAMUOYUNA

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BALON BALIĞI SÜRECİ DOĞRU YÖNETİLEMİYOR

Ülkemiz için oldukça yeni bir olgu olan balon balıklarını, son dönemde sebep oldukları zehirlenmeler nedeniyle neredeyse her gün ulusal medyada görüyoruz. Artık Hatay’dan Çanakkale’ye kadar hemen hemen tüm kıyılarımıza yayılmış olan balon balıkları sadece Türkiye kıyılarını değil, İsrail’den Suriye’ye, Yunanistan`dan İtalya`ya, Tunus`tan Mısır`a, Cezayir`den, İspanya`ya kadar tüm Akdeniz’i istila etmiş durumdadır. Balıkçılık ve yerli balık türlerimiz üzerine olumsuz etkilerinin yanı sıra son aylarda Antalya, Van ve Hatay’da yaşanan ölümlerle birlikte artık halk sağlığı açısından da ne denli önemli bir sorun olduğunu göstermektedir.

Balon balıklarının 200’ün üzerinde farklı türü bulunmaktadır. İsimlerini tehlike anında kendilerini şişirebilme özelliklerinden alan balon balıklarını dünya genelinde popüler kılan en önemli özellikleri ise sahip oldukları ölümcül toksindir. Balon balıklarının büyük çoğunluğu, dünyada bilinen en güçlü denizel zehirlerden birisi olan Tetrodotoksin (TTX) isimli zehri içerirler. TTX zehri sıcaklık değişimine karşı dirençli bir nörotoksindir. Bu nedenle TTX içeren bir balon balığı pişirilse dahi, zehir öldürücü etkisini kaybetmez ve ölümcül zehirlenmelere yol açmaya devam edebilir. Üstelik bu zehir balığın birçok organında bulunabilir. Bu nedenle TTX zehrine sahip bir balon balığı, kas dokusu, derisi ya da iç organları fark etmeksizin tüketen kişileri iyi temizlenmiş olsa dahi öldürebilir. 

Yerel türlerle üreme, beslenme ve barınma alanları için rekabete girmekte, besin ağını değiştirerek canlı topluluklarına zarar vermektedirler. Yerel türlerin stoklarında meydana gelen azalmalar ise balıkçıların gelirlerinde düşüşe neden olabilmektedir. Zehirlenmelere ve ölümlere neden olabilen balon balıkları aynı zamanda ticari ve amatör balıkçıların av araçlarına ciddi zararlar vermekte, balıkçılık için önemli bir sorun teşkil etmektedirler. Bu nedenle, balon balıkları balıkçılar tarafından sürekli olarak şikâyet konusu haline getirilmektedir.

Tüm bilinen risklerine rağmen, balon balıklarına yönelik yeterli düzenlemelerin zamanında yapılmamış olması ise ciddi bir problemdir. Bu problem zaman içerisinde kamuoyunda bilgi kirliliğinin oluşmasına neden olmuş ve aynı zamanda da yeterli farkındalık düzeyi etkili bir şekilde oluşturulamamıştır. Tüm bunların sonucunda da zehirlenmelerin ve ölümlerin meydana gelmesi kaçınılmaz olmuştur.

Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak balon balığı sürecinin şeffaf ve doğru bir şekilde yönetilemediğini, konuya dair araştırmaları veya uzmanlığı olmadığı halde sıklıkla medyaya bilgilendirmelerde bulunan kişilerin bilgi kirliliğine neden olduğunu, bakanlığın sorunun çözümüne yönelik katkı sunmadığını, önlem almayarak süreci yönetemediğini, yaşanan ölümlerde ve oluşan bilgi kirliliğinde sorumluluk üstlenmediğini görüyoruz.

Neler yapıldı? Neler Yapıl(a)madı?

  • Tarım ve Orman Bakanlığı -ilk aşamada tüm balon balıklarını içermiyor olsa da- 3/1 ve 4/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğler ile iki balon balığı türünün (Lagocephalus sceleratus ve Lagocephalus spadiceus) avlanması ve satışını yasaklamıştır. Fakat 2020 yılında yayınlanan 5/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ (No: 2020/20) ile yasak kaldırılmış ve sekiz balon balığı türünün avcılığı izne tabi hale getirilmiştir. Avrupa Birliği’nin daha balon balığı bu derece sorun haline gelmemişken, 2004 yılında, Tetraodontidae familyasında yer alan tüm balon balıklarının avlanmasını, karaya çıkarılmasını, satışını ve tüketimini yasakladığı düşünüldüğünde, ülkemizde yapılan yasal düzenlemelerin ne kadar geç ve yetersiz kaldığı görülmektedir.
  • Zehirlenme vakaları, genellikle amatör balıkçılarda gözleniyor olmasına rağmen 5/2 numaralı Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ (No: 2020/21)’de balon balıklarına yönelik hiç bir yasaklama ibaresi yoktur.
  • 02 Aralık 2020’de yayınlanan Balon Balığı Avcılığının Desteklenmesine Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2020/37) ile balon balığının (Lagocephalus sceleratus) ekosistemdeki yoğunluğunu ve stoğa katılım oranını azaltarak balon balığının avlanmasını teşvik etmek amacıyla “kuyruk toplama” uygulaması başlatılmıştır. Fakat bir milyon kuyruk toplanması amaçlanırken, sadece 46192 adet balon balığı kuyruğu toplanabilmiştir. Bu uygulamanın neden sadece tek tür ile sınırlı tutulduğu ve tüm Akdeniz kıyılarını istila etmiş balon balıklarının lokal önlemlerle azaltılabileceğine yönelik bir bilimsel bulgu ya da çalışmanın olup olmadığı kısımları ise belirsizdir.
  • 2019 yılında balon balığı zehrinin “ilaç hammaddesi” olarak Kanada’ya ihraç edileceği bilgisi en yetkili mercilerce beyan edilmiş ancak balon balığı zehrinin hangi ilaçların hammaddesi olarak ve hangi hastalıklarda kullanılacağına dair şeffaf ve aydınlatıcı bilgiler kamuoyu ve ilgili paydaşlarla paylaşılmamıştır. Üstelik geçen zaman içerisinde bu konuya dair bir gelişme yaşanıp yaşanmadığı konusu ise hala belirsizliğini korumaktadır. Günümüzde modern tıpta TTX içeren bir ilacın kullanımının olmamasına rağmen böyle bir açıklama yapılmasının amacı sorgulanmayı hak etmektedir.
  • Toplumda “balon balıkları Japonya’da tüketiliyor, bu balıkları ihraç edebiliriz” algısının oluşmasının önüne ısrarla geçilmemektedir. Kıyılarımızda yaşayan balon balığı türlerinin Japonya’da tüketilen balon balığı (Fugu) türleri olmadığına yönelik yeterli bilgilendirmelerin yapılmıyor oluşu bu yanlış algının ortadan kaldırılamamasının ana nedenlerinden biridir.
  • Özellikle kıyı illerimizde yaşayan sağlık personeli, kendilerine yönelik herhangi bir bilgilendirme çalışması bakanlıklar eliyle yapılmadığı için, balon balıklarına yönelik yeterli bilgiye sahip değillerdir. Bu durum da balon balığının neden olduğu zehirlenme ve ölüm vakalarının kayıt altına alınmamasına sebep olmakta ve riskin gerçek boyutunun da anlaşılamamasına neden olmaktadır.  Örneğin Hatay’da yaşanan balon balığı zehirlenmesi kayıtlara kalp krizi kaynaklı olarak geçmiştir.

Balıkçılığımız ve halk sağlığı üzerindeki etkilerini önemsiyoruz ve soruyoruz:

  • Ticari balıkçılık tebliğinde tüm balon balığı türleri neden yasak kapsamına alınmamaktadır?
  • Amatör balıkçılık tebliğinde avlanması yasak türler arasında balon balıkları neden yer almamaktadır?
  • Başarısı, etkisi bilinmeyen ve öngörülemeyen balon balığı toplama uygulamasında neden ısrar edilmektedir?
  • Balon balıklarının neden sadece kuyrukları toplanmakta ve neden sadece tek bir tür için bu teşvik uygulaması yapılmaktadır?
  • Balon balıkları kaynaklı risklere yönelik balıkçılara ve topluma yönelik bir bilgilendirme/farkındalık çalışması neden yürütülmemektedir?
  • Balon balığı zehri için ortaya atılan ilaç ham maddesi olacağı iddialarının kaynağı nedir ve neden bu bilgi herhangi bir gerçekliği olmamasına rağmen sürekli dolaşıma sokulmaktadır?  Eğer ilaç olarak kullanılacaksa, hangi ilacın ham maddesi olacağı ve bu ilacın modern tıpta kullanımının olup olmadığı neden şeffaf bir şekilde paylaşılmamaktadır?
  • Medyada sürekli olarak yer alan ve konunun uzmanı olmayanlarca yapılan spekülatif haberler kaygı uyandırmaktadır. Bakanlık bu konuda neden kurumsal açıklamalar yapmamaktadır?

Neler yapılmalı?

  • Balon balıkları artık, denizlerimizden söküp atamayacağımız bir gerçeğimizdir. Öncelikle bu olguyu kabul ederek çözüm arayışlarında bulunulmalıdır.
  • Balon balığı olgusu balıkçılık, ekolojik etki ve halk sağlığı açısından bütünlüklü olarak değerlendirilmelidir. Sorunun doğru ve çok yönlü bir şekilde ortaya konulabilmesi için; konu tüm paydaşları ile istişare edilmelidir. Dar bakış açısıyla ve konunun uzmanı olmayanların ortaya koyduğu çözüm önerilerinin bakanlıkça uygulanmasının başarısızlıkla sonuçlandığı açıktır.
  • Toplumdaki bilgi kirliliğini giderebilmek için yoğun bir farkındalık kampanyası başlatılmalıdır. Kıyı bölgelerinde görülebilir yerlere tabelalar gibi bilgilendirme materyalleri yerleştirilmeli, perakende ve toptan balık satışları yapılan yerlerde görünür şekilde afişler asılmalı, sportif ve ticari balıkçılara eğitimler düzenli olarak yapılmalı, toplumun tüm kesimine ulaşabilmek için acilen konuya dair “kamu spotları” hazırlanmalıdır.
  • Ticari ve amatör balıkçılık tebliğleri tüm balon balığı türlerinin avlanmasını, karaya çıkarılmasını ve satışını yasaklayacak şekilde derhal güncellenmelidir.
  • Balon balıklarının gıda dışı kullanım olanaklarına yönelik araştırmalar arttırılmalıdır.
  • Toplumda balon balığı tüketimine yönelik algı oluşturabilecek her türlü spekülatif açıklamalardan kaçınılmalıdır.
  • Tekrar yaşanması muhtemel ölümlü zehirlenmelere karşı yerinde ve doğru bir müdahalenin yapılabilmesi için, sağlık personelinin balon balığı zehri ile diğer denizel zehirlere yönelik bilgi düzeyleri arttırılmalıdır.
  • Tüm Akdeniz Havzasında yabancı/istilacı balık türleri ile mücadele için uluslararası işbirlikleri geliştirilmelidir.

 

 

Murat KAPIKIRAN

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

(Yönetim Kurulu Adına)

 

Okunma Sayısı: 269