AKDENİZ GERÇEK GAZETESİ: TÜRK ÇİFTÇİSİ SON 20 YILIN EN BÜYÜK KAYBEDENİDİR- 26 ARALIK 2021

GENEL MERKEZ ( )
27.12.2021 (Son Güncelleme: 27.12.2021 17:09:28)

Türk tarım ve hayvancılık sektörleri şu anda yoğun bakıma girmiş durumda; her geçen saniye aleyhlerine yeni gelişmeler oluyor...

Ziraat Bankası’nın internet sitesi icradan satılık tarla ilanlarıyla dolu...

AKP’nin 15 yıllık iktidar döneminde toplam 189 milyar dolarlık gıda ürünü ve tarımsal hammadde ithalatı yapıldı.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, Türkiye`de 2009 yılında 1 milyon 16 bin 692 çiftçi varken, bu sayı 2021`in Haziran ayı itibarıyla 541 bin 346`ya düştü.`SGK verilerine göre, Türkiye`de son 12 yılda 475 bin çiftçi tarımsal üretimden ayrıldı, çiftçi sayısı yüzde 46,7 azaldı.

TÜİK verilerine göre tarım sektöründe istihdam edilen kişi sayısı ise 2002’de 7 milyon 458 bin kişiyken, 2020 Şubat ayı itibariyle 4 milyon 157 bin kişiye geriledi. Bu da son 18 yılda 3 milyon 301 bin daha az tarım çalışanı anlamına geliyor. Tarım sektöründe istihdam edilen kişi sayısının yüzde 44 azaldığı ortaya çıkıyor.

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez`in verdiği bilgiye göre Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2011 yılında tarımda sigortalı çiftçi sayısı 1 milyon 121 bin 777`di. Bu sayı 2020 yılı sonunda 547 bin 75`e düştü.Çiftçi Kayıt Sistemi`ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısının 2017`de 2 milyon 100 bin olduğunu söyleyen Suiçmez, şöyle devam etti: 2017`den sonraki veriler resmi olarak açıklanmadı. Ancak Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı`nın (TEPAV) SGK ile İŞKUR`un 2020 yılı Ekim ayı verilerini değerlendirerek oluşturduğu İstihdam İzleme Bülteni`ne göre, bu sayı 2020`nin Ağustos ayında 1 milyon 803 bine düştü. Bu sayı dışında kayıt dışı yaklaşık 2-2,5 milyon eklenirse 3,8-4,5 arası bir sayı var. Bu rakamı bilmemek bile aslında kabul edilemez bir durum.Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, Türkiye`de 2009 yılında 1 milyon 16 bin 692 çiftçi varken, bu sayı 2021`in Haziran ayı itibarıyla 541 bin 346`ya düştü.

İkinci önemli gösterge ise tarım alanlarının azalması. 2002’de 26 milyon 579 bin hektar olan tarım arazisi 2019’de 23 milyon 94 bin hektara kadar düştü. Buna göre tarım alanları 18 senede yüzde 12,3 azaldı.Son dönemde özellikle sebze fiyatları arttığından sebze bahçeleri alanına bakıldığında da düşüş açık şekilde görülüyor. 2002’de 930 bin hektar olan sebze bahçeleri alanı 2017’de 798 bine hektara kadar düştü. Bu dönemde düşüş oranı yüzde 15 olarak gerçekleşti. 

IMF-Dünya Bankası patentli programlar 2002 yılı sonunda kurulan AKP hükümetleri tarafından tavizsiz bir şekilde uygulandı. 15 yılda 189 milyar dolarlık gıda ürünü ve tarımsal hammadde ithalatı yapıldı.

Günümüzde tarımla uğraşan nüfusun üçte ikisinden fazlasının yıllık geliri 2 bin doları bile bulmuyor.AKP’li yıllarda çiftçilerin yüzde 20’si tarımdan vazgeçti, 3,2 milyon hektar arazi boş bırakıldı. Tarımın istihdamdaki payı yüzde 35’ten yüzde 19’a geriledi...

 » Nüfus 15 milyon kişi arttı; buna karşılık tarım sektörünün milli gelir, istihdam ve ihracata katkısı giderek azaldı.

 » Tarımın istihdamdaki payı yüzde 35’den yüzde 19’a geriledi.

 » Tarımın gayri safi yurtiçi hasıladaki payı yüzde 10’dan yüzde 6’ya düştü.

 » Tarım katma değeri 2012 yılında 68 milyar dolar iken, 2017 yılında yüzde 24 gerileyerek 52 milyar dolara düştü.

 » Aynı şekilde 2012 yılında 4 bin 57 dolar olan kişi başına tarım katma değeri 2017 yılında 3 bin 319 dolar olarak gerçekleşti.

 » Tarımın en önemli girdilerinde (gübre, tarım ilacı, yem ham maddeleri gibi) ithalata bağımlı hale gelindi. (Günümüzde tarımın en başta gelen sorununu yüksek girdi maliyetleri oluşturmaktadır.)

 » Tarım ürünlerinin çiftçinin elinden çıkış fiyatları 3 kat artarken; çiftçinin satın aldığı tarım girdilerinin fiyatları 5 kat arttı.  

 » Çiftçi kayıt sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 765 binden 2 milyon 132 bin kişiye düştü; yani 633 bin kişi azaldı. Çiftçiliği bırakan üretici sayısı oransal olarak yüzde 20’yi buldu.

 * İşlenen tarım arazileri giderek azaldı; ürettiğinden para kazanamayan, emeğinin karşılığını alamayan çiftçimiz bu dönemde 3,2 milyon hektar araziyi ekmekten vazgeçti. 2002 yılında 26,6 milyon hektar olan tarım arazileri ise günümüzde 23,4 milyon hektara düştü. Tarımda kullanılan araziler yüzde 13 oranında azaldı

 » 2002 yılında bankalar tarafından çiftçilere bankalar tarafından kullandırılan kredi 4 milyar TL iken, 2017 yılında 83 milyar TL’ye yükseldi. 2017 yılında çiftçinin kullandığı banka kredisi tarımsal destekleme ödemelerinin 6 katını aştı. Çiftçi kredi borçlarını ödeyememe korkusuna tutsak edildi.

 Tarımsal destek unutuldu

» Üretim planlamasının önemli bir aracı olarak uygulanması gereken tarımsal destekler, 2006 yılında çıkarılan kanuna göre milli gelirin en az yüzde 1’i olması gerekirken; binde 5-6’sını aşmadı.

 » 2007-2017 yılları arasında tarıma 188 milyar TL destekleme ödemesi yapılması gerekiyordu. Ancak yapılan destekleme ödemesi sadece 88 milyar lirada kaldı. Yani devletin destekleme ödemelerinden dolayı çiftçiye 100 milyar lira borcu bulunuyor.

 » Tarımdan, çiftçiden esirgenen destekler bütçe açıklarını kapatmak için alınan borçların faizlerine aktarıldı. Bir avuç yerli/yabancı rantiyeye milyonlarca çiftçiden 10 kat daha fazla ödeme yapıldı.

 » Mısır, pirinç ve ayçiçeği dışındaki ürünlerde üretim istikrarsız bir seyir izledi; ya kendini tekrarladı veya üretim düşüşleri görüldü.

 » 2002 yılında kişi başına buğday üretimi 294 kilo iken, 2017 yılında 266 kilodur. Üretimin yetersizliği nedeniyle son 15 yılda 46 milyon ton buğday ithal edilmiştir.

 » Kişi başına nohut üretimi 10 kilodan 6 kiloya, kuru fasulye üretimi 4 kilodan 3 kiloya, kırmızı mercimek üretimi 8 kilodan 5 kiloya düşmüştür.

 » Uygulanan ithalata dayalı politikalarla tarım dışa bağımlı hale getirildi. Türkiye artık ne kadar tarım-gıda ürünü ihracatı yapabiliyorsa o kadar da ithalat yapmaktadır.

 189 milyar dolar ithalat

» AKP’nin 15 yıllık iktidar döneminde toplam 189 milyar dolarlık gıda ürünü ve tarımsal hammadde ithalatı yapıldı.

 » 67 milyon ton yağlı tohum ve türevleri, 46 milyon ton buğday, 21 milyon ton soya, 14 milyon ton mısır, 11 milyon ton pamuk, 8 milyon ton ayçiçeği, 5 milyon ton pirinç ithal edildi.

 » Yağlı tohum ve türevleri ithalatına 39, pamuk ithalatına 19, buğday ithalatına 13, soya ithalatına 9, ayçiçeği ithalatına 4,6, mısır ithalatına 3,5, pirinç ithalatına 2,2 milyar dolar ödendi.

 » Cumhuriyet tarihinde ilk kez AKP döneminde kurbanlık hayvan ve saman ithalatı yapıldı.

 » Sadece 2010 yılından bu yana 2,9 milyon büyükbaş, 2,5 milyon koyun-keçi olmak üzere toplam 5,4 milyon baş canlı hayvan ithal edildi.

 » Sadece 2010 yılından bu yana 236 bin ton kırmızı et ithalatı yapıldı.

 » Yerli üreticilerimizin iflası pahasına yapılan canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı için 5,7 milyar dolar ödenmesine rağmen fiyatlarda düşüş sağlanamadı.

 » Genetiği değiştirilmiş (GDO’lu) ürünlere ilk kez AKP döneminde izin verildi. Bu dönemde 26 adet mısır ve 10 adet olmak üzere 36 çeşit GDO’lu ürüne ithalat izni çıktı.

 » Tarım arazileri cömertçe amaç dışı kullanıma açıldı; hidroelektrik santrallerle (HES’ler) dereler kurutuldu.

 » Büyükşehir Kanunu ile bir gecede 16 bin köy mahalleye dönüştürüldü.

 

Köşe Yazısı: Hakan SONAK

Haber kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYINIZ. 

 

Okunma Sayısı: 35
Fotoğraf Galerisi