SONSÖZ GAZETESİ: ‘TARIM GAZETECİLİĞİ BRANŞI GELİŞTİRİLMELİ VE YAYGINLAŞTIRILMALI’- 12 OCAK 2022

GENEL MERKEZ ( )
12.01.2022 (Son Güncelleme: 14.01.2022 10:19:47)

Tarım Öğreniminin 176’ncı Yıldönümü dolayısıyla Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde, Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) işbirliğinde “Tarım Gazeteciliği Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Tarım Öğreniminin 176’ncı Yıldönümü dolayısıyla Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ev sahipliğinde “Tarım Gazeteciliği Çalıştayı” gerçekleştirildi. TAGYAD işbirliğinde Ziraat Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen çalıştayda pek çok akademisyenler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve tarım gazetecileri bir araya geldi. Ankara Üniversitesi Rektörü Necdet Ünüvar, konuşmasında üniversite olarak tarım sektörüne verdikleri katkıyı anlattı. Türkiye’nin önemli bir tarım ülkesi olduğunu belirten Ünüvar; “Türkiye, Sadece bugün değil, yüzyıllardır Anadolu coğrafyası çok verimli topraklarıyla, güçlü tarımsal kaynaklarıyla ve güçlü tarımsal enstrümanlarıyla her zaman dünyanın önemli ülkeleri arasına girmiştir. Türkiye’nin bu sahip olduğu tarımsal potansiyel anlamında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin çok önemli bir yeri vardır. Tarım, sadece gıda değil, aynı zamanda zenginleşmenin de bir aracıdır. Türkiye gerek kendi vatandaşına yetecek tarımsal istihsali gerekse insanlığa katkı sağlayacak ve ülkemize de döviz kazandıracak çok önemli bir araca tarım açısından sahiptir.” dedi.

‘TÜRKİYE, TARIM GİBİ GÜÇLÜ BİR ARACA SAHİP’

Ankara Üniversitesi Rektörü Necdet Ünüvar, Türkiye’nin önemli bir tarım ülkesi olduğunu belirterek özellikle pandemi nedeniyle gıda arzı güvenliğinin ön plana çıktığına vurgu yaptı ve sözlerine şöyle devam etti; “Covid-19 pandemisinde iki sektörün öne çıktığını gördük. Bir tanesi sağlık, diğeri ise gıda. Sağlık ve gıda ile ilgili konularda gerek mücadele aşamasında gerekse ikame aşamasında bu iki unsuru yerine getiren ülkeler kendi toplumlarına karşı vazifelerini yerine getirmiş ülkeler olarak tarihteki yerini aldı. Pandemi sürecinde gıdaya erişim hakikaten çok önemliydi ve bu çok tartışıldı. Türkiye gerçekten çok önemli bir tarım ülkesi. Sadece bugün değil, yüzyıllardır Anadolu coğrafyası çok verimli topraklarıyla, güçlü tarımsal kaynaklarıyla ve güçlü tarımsal enstrümanlarıyla her zaman dünyanın önemli ülkeleri arasına girmiştir. Türkiye’nin bu sahip olduğu tarımsal potansiyel anlamında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin çok önemli bir yeri vardır. Tarım, sadece gıda değil, aynı zamanda zenginleşmenin de bir aracıdır. Türkiye gerek kendi vatandaşına yetecek tarımsal istihsali gerekse insanlığa katkı sağlayacak ve ülkemize de döviz kazandıracak çok önemli bir araca tarım açısından sahiptir. Çağın gereklerini anlamış ve çağın gereklerine uygun eğitim politikalarıyla Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak hizmet etmeyi kendimiz için önemli bir şiar olarak görüyoruz. Tarımın, ziraatın, hayvancılığın birçok alanıyla yakından ilgileniyor ve bunlarla ilgili adımlar atıyoruz, adımlar atmaya da devam edeceğiz.”

‘ÜLKE EKONOMİSİNDE TARIMIN ÖNEMİNİN AZALMASI SEKTÖREL ZAYIFLAMAYA NEDEN OLUYOR’

Tarım Öğreniminin 176’ncı Yıldönümü töreninin açılış konuşmasını Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Hasan Hüseyin Akar gerçekleştirdi. Ankara Üniversitesi kurulmadan önce Ziraat Yüksek Enstitüsü’nün kurulması ve yabancı ziraat mühendislerinin Türkiye’ye dahil edilmesinin Cumhuriyet döneminde Türkiye tarımsal üretiminin ne denli önemli olduğunu gösterdiğini belirten Akar, ilerleyen süreçte yaşanan ekonomik sıkıntılar ve şu anki pandeminin tarım sektörüne etkisine değinerek şunları söyledi; “Cumhuriyetin ilk 50 yılında ülke politikası olarak öne çıkan tarım üretiminde ziraat fakültelerini çok önem verilmiştir ve yüzdelik dilim olarak üniversite sınavlarında en yüksek puan alan öğrencilerin bu fakültelere yerleştiği görülmektedir. Ancak zaman içinde ülkemiz ekonomisinde tarım önemi azalma göstermiştir. Tarım alanında kendi kendine yetebilen bir ülke olmamıza rağmen giderek tarımsal üretim azalmaya başlamış ve büyük potansiyeli olan tarım ürünlerinin bile dış pazarlardan temin edilmesine yol açmıştır. Tarımdaki sektörel zayıflamadan dolayı istihdam da azaldığı için ziraat fakültesi öğrencilerinin sayısı ve kalitesi giderek düşmüştür. Kasım 2019’da ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılarak pandemiye dönüşen Covid-19 salgını nedeniyle gıda güvenliği ve beslenme sorunun artması birçok ülkede gıda temini ve gıda güvenliği sıkıntılarının ortaya çıkması ziraat mühendislerinin bir kez daha önemini ön plana çıkarmıştır. Bu tarz kriz ve pandemi dönemlerinde tarım sektörünün yönetilebilmesi için tarım ve gıda piyasasının çok yakından izlenmesi ve değerlendirilmesi, sorunların zamanında çözülebilmesi için düzenleme, destek ve denetim gibi tedbirlerin alınabilmesinde ziraat mühendislerine önemli görevler düşüyor.”

‘TARIMSAL ÜRETİMDE SOMUT DESTEKLER SAĞLANARAK İYİ BİR PLANLAMA YAPILMALI’

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, tarımda yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Geçmiş yıllarda tarımsal üretimde bazında yaşanan sıkıntıların devam ettiğini ve edeceğini, bu nedenle 2022 yılının zor bir yıl olacağını iddia eden Suiçmez, şunları dile getirdi; “Bugün meslek alanımızda ciddi sorunlar yaşamaktayız. 1980’li yıllarda ülkemizde ve tarımda da uygulanmaya başlanan, günümüzde de devam eden tarımsal kitleri özelleştiren, kamu kurumlarını işlevsizleştirme, tarımsal destekleri azaltan, girdilerde ve ürünlerde dışarıya bağımlılığı artıran neoliberal tarım politikaları meslek alanımızda derinleşerek artan ciddi sorunların temel nedenidir. Bu temel sorunların üstüne pandemi ve küresel iklim kriz koşulları da eklenince ülkemizde tarım ve gıda sektörüne yönelik somut korumacı politikalar maalesef hayata geçirilememiştir. Döviz artışı ve yüksek enflasyonla derinleşen ve bugünlerde yaşadığımız ekonomik kriz ortamında dışarıya bağlı mazot ve gübre dahil girdilerdeki fahiş artışa karşı somut indirimler yapılmaması, tarımsal desteklerin yetersiz olması ve geç ödenmesi, çiftçinin uygun faizli kredi kullanamaması gibi pek çok nedenle ülkemizde üretim miktarlarının azalması, üreticilerimizin üretimden vazgeçmeye devam etmesi, kendimize yeterliliğimiz sorunumuzun artması, yurtdışından yüksek fiyatlarla ürün alınması bugün tüketicilerimizi de gıda enflasyonu boyutunda olumsuz etkiliyor. Bu nedenle tarım arazilerimiz, zeytinliklerimiz, meralarımız korunmalı. Dışarıya bağımlı temel ürünler başta olmak üzere somut desteklerle yönlendirecek şekilde ülke düzeyinde tarımsal üretim planlaması yapılmalıdır.”

YETİŞMİŞ ZİRAAT MÜHENDİSİ İHTİYACI ÇOK FAZLA’

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği (TZYMB) Genel Başkanı Mehmet Ali Ünal ise, tarım sektörünün son derece önem arz ettiğine ve pandemi dönemde daha iyi anlaşıldığına değindi. Ziraat Mühendisliği mesleğinin kritik bir süreçte olduğunu belirten Ünal, bu hususta yetişmiş Ziraat Mühendisi ihtiyacının çok daha fazla olduğunu ve kaliteli mezun vermenin önemini dile getirdi. Ziraat Mühendisliğinin son yıllarda eğitimsel sorunları olduğunu, bunların yetkili merciler tarafından çözülmesi gerektiğini vurgulayan Ünal, Tarım ve Orman Bakanlığının son yıllarda istihdam politikasında ciddi anlamda geride kaldığını ifade etti. Ünal, Bakanlık yetkililerine çağrıda bulunarak Ziraat Mühendislerinin kamuda istihdamı için Bakanlık yetkililerinden müjdeli haberler beklediğini söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Tarım Öğreniminin 176’ncı Yıldönümü kapsamında, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi önceki dönem dekanı ve Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Yetkin Güngör, Ziraat Fakültesi’nin tarihçesi konulu özel ders verdi. 176’ncı yıldönümü kutlamalarının ardından Tarım Gazeteciliği Çalıştayı’na geçildi.

‘AMACIMIZ BİLİMSEL BİLGİYE DAYALI TARIM GAZETECİLİĞİNİN GELİŞİMİNİ SAĞLAMAK’

TAGYAD işbirliğinde düzenlenen “Tarım Gazeteciliği Çalıştayı” medya sektörü içinde yer alan pek çok gazeteci ve akademisyenlerin katılımı ile gerçekleştirildi. TAGYAD Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Uğural çalıştay öncesi kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Tarım gazeteciliği kavramının dünyada ekonomi gazeteciliği kavramının dışına çıkarak kendi içinde ayrı bir alan kazandığını, ayrı bir düzey kazandığını ve tarım gazeteciliğinin bütün dünyada yeni bir uzmanlık dalı olarak gelişmeye başladığını belirten Uğural; “Bütün arzumuz Türkiye’de de aynı gerçeklik doğrultusunda tarım gazeteciliğini doğru habercilik, bilgiye dayalı analiz, bilgi kirliliğinin dışında ve bilimsel bilgi üzerine inşa edilmiş hem bilgi hem fikir sahibi tarım gazetecilerinin mesleki faaliyet gösterdiği bir boyut yaratmaktır. Türkiye’de tarım gazeteciliğini popülizm ve acıtasyonun dışında acaba nasıl bilimsel bilgiye dayalı, veriye, istatistiki gerçeklere dayalı, siyasetin ve ideolojinin dışında kalmış bir formatta yerleştirebilmenin mücadelesini veriyoruz.” dedi.

‘TARIM HABERLERİ TÜM BOYUTLARI İLE ELE ALINMALI’

3 farklı oturumda yapılan çalıştayda ilk olarak “Ulusal Medyada Tarım ve Gıda” konusu tartışıldı. TAGYAD Yönetim Kurulu Üyesi Buket Sakmanlı Apaydın moderatörlüğünde gerçekleşen birinci oturumda; Fox TV Muhabiri Nazlı Yerebasmaz, Anadolu Ajansı (AA) Ekonomi Muhabiri Mustafa Çalkaya, Agro TV Uluslararası İlişkiler Temsilcisi Burcu Çetinkaya, Dünya Gazeteci Ekonomi Haber Müdürü Hüseyin Gökçe, Anadolu İzlenimleri Dergisi İmtiyaz Sahibi Muhammet Oluklu, medya sektöründe tarım ve gıda konularının sunumuna, anlatımına ilişkin açıklama yaptılar. Dünya Gazetesi Ekonomi Haber Müdürü Gökçe, Nezih Demirkent’in Türkiye’de tarım gazeteciliğinin başlamasını sağlayarak bu alanda önemli bir mihenk taşı olduğuna vurgu yaptı. Türkiye olarak tarım haberciliğinin çok uzun bir geçmişe sahip olmadığını belirten Gökçe, tarım konusunun çok eski bir geçmişi olmasına rağmen tarım gazeteciliğinin Türkiye’de yeni yeni gelişme gösterdiğini kaydetti. Gökçe, içinde tarım adı geçen haberlerin medyada çok fazla yer aldığını, ancak bunların sadece tüketici boyutunda ele alındığının sıkıntısından söz etti. Tarım haberleri yaparken çiftçinin, üreticinin unutulduğunu savunan Gökçe, bu konuda önlem alması gerekenlerin sadece palyatif önlemler aldıklarını ancak bunların yeterli olmadığını belirtti. Tarım gazetecilerinin işin ideolojik boyutunu bir tarafa bırakması gerektiğine dikkat çeken Gökçe, konuya tamamen objektif bir şekilde yaklaşması, aynı zamanda meslek örgütlerine de aynı şekilde sorumlulukların düştüğünü vurguladı.

AA Ekonomi Muhabiri Çalkaya, tarım gazeteciliğinin hem üretici hem de tüketici yanının olduğunu ifade ederek tarım politikalarının siyasetin içinde fazlasıyla yer aldığını kaydetti. Tarımda doğru fiyat, doğru kaynak nedir tam bilinmediğini iddia eden Çalkaya, tarım haberlerini yazarken bu konulara çok dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Anadolu İzlenimleri Dergisi İmtiyaz Sahibi Oluklu ise, tarımın siyaset üstü bir mesele olmasına değindi. Bu nedenle tarımın herkesi ilgilendiren bir konu olduğuna dikkat çeken Oluklu, tarımsal üretim sürecine ve ürünlerin vatandaşlara nasıl ulaştığına bakılması gerektiğini söyledi. Özellikle pandemi süreci ile tarımın, gıdanın önemine bir kez daha varıldığını kaydeden Oluklu, fiyatlardaki artışın, döviz kurundaki hareketliliğin herkese yansıdığını belirtti. Tarımda her geçen gün geriye doğru bir gitme olduğunu iddia eden Oluklu, bu konuda sadece devletin ve ilgili bakanlığın değil, herkesin sorumluluğu olduğunu ifade etti. Fox TV Muhabiri Yerebasmaz, tarım ile ilgili yaptığı yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. Tarımın ve tarım gazeteciliğinin geleceği temsil ettiğini vurgulayan Yerebasmaz, tarımın siyaset üstü olduğunu ancak Türkiye’de maalesef siyasete kurban edildiğini iddia etti. Kanal olarak tarım haberlerine önem verdiklerini ve mutlaka bir tarım haberinin bülten içinde yer aldığını söyleyen Yerebasmaz, tarımdaki sorunları ekrana taşımaya çalıştıklarını aktardı. Türkiye’nin çeşitli bölgelerini dolaşarak haberler yaptığını dile getiren Yerebasmaz, tarımsal üretim yapmak için fazla potansiyele sahip olan Türkiye’nin bu alanıyla ilgili haber yapmanın çok önemli olduğuna dikkat çekti. Agro TV Uluslararası İlişkiler Temsilcisi Çetinkaya, tarımın her zaman hayatının bir köşesinde olduğunu ve bir otomobil yarışçısı olarak ilk kullandığı aracın bir otomobil değil de traktör olduğunu anlattı. Türkiye’nin global anlamda tarım vizyonuna bakıldığında iyi bir potansiyele sahip olduğunu ve bunun daha da büyüyebilecek bir potansiyeli olduğunu aktaran Çetinkaya, Agro TV’nin uluslararası vizyonu sayesinde pek çok farklı ülkenin çiftçisiyle, yerel işletmecisiyle, oda başkanları ile görüşme sağladıklarını kaydetti. Türkiye’nin tarım alanındaki avantajları daha ön plana çıkarmak gerektiğini ifade eden Çetinkaya, böylece tehditleri ve olumsuzluk olarak değerlendirilebilecek istikrarsızlıkların, çiftçinin yaşadığı sorunların, katma değer konusunda yaşanan sıkıntıların dile getirilebileceğini vurguladı.

‘TARIM GAZETECİLİĞİ BRANŞI GELİŞTİRİLMELİ VE YAYGINLAŞTIRILMALI’

Çalıştayın ikinci oturumda ise, “Tarım ve Gıdada Doğru Bilgiye Ulaşmak” konusu ele alındı. TAGYAD Başkan Yardımcısı Dr. Erhan Ekmen moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumda; Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Akar, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülrezak Altun, Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ertan Anlı ve Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı Dijital Kütüphane Çalışma Grup Sorumlusu Mehmet Bilir, her alanda olduğu gibi tarım alanında da veriler sunmak için doğru bilgiye ulaşmanın önemi hakkında konuşma yaptılar. Yanlış bilgilerden dolayı sektörün zarar görmesinden çok daha ötesinde doğru bilgiye nasıl ulaşılır, doğru bilgiyi alma aşamasında özellikle üniversitelerin ve akademik çevrelerin nasıl bir eğitimde bulunması gerektiği, akademik çevrenin doğru bilgiyi almaya yönlendirmede özellikle tarım gazeteciliği branşı ile ilgili gazeteci yetiştirmede nasıl bir eğitim metodu uygulanması konuları tartışıldı.

Son oturumda, “Tarım ve Gıda Haberciliğinin Sektörlere Yansıması” ile ilgili fikirler aktarıldı. TAGYAD Yönetim Kurulu Üyesi Asiye Yıldırım moderatörlüğünde yapılan üçüncü oturumda; Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Başkanı Yıldıray Gençer, Çiftçi TV Medya Başkanı Tarık Çanak, Gıda ve Tarım Örgütü-FAO Türkiye Temsilcisi Dr. Ayşegül Selışık ve Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nevzat Artık konu ile ilgili görüşlerini paylaştı. Tarım ve gıdanın bir ülkenin zenginliği açısından önemine dikkat çekilen oturumda gıda kaybı ve israfı konusuna dikkat çekildi. Tarımda ve gıdanın geleceği için sürdürülebilir politikaların oluşturulmasına vurgu yapıldı. Beslenme sorunlarının gıda kaybı ve israfında ciddi sorunlara yol açtığının altı çizildi.

 

Haber: Esma ALTIN

Haber kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYINIZ. 

Okunma Sayısı: 13
Fotoğraf Galerisi