INDEPENDENT TÜRKÇE: AYÇİÇEK YAĞI YETERLİLİK ORANI DÜŞÜYOR, ZAM ÖNLENEMİYOR... MENZİLE ULAŞAN GEMİLERİ ÖRNEK GÖSTEREN UZMANLAR, "TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMEZ" UYARISI YAPTI- 17 MART 2022

GENEL MERKEZ ( )
18.03.2022 (Son Güncelleme: 18.03.2022 11:02:35)

Vatandaşın elini yakan ürünlerden biri de ayçiçek yağı. Yeterlilik oranı düşen yağ için artık gözler denizlerde seyreden gemilerde. Menzile ulaşan gemilerle taşınan yağ miktarının ihtiyacı karşılaması imkansız

 

"Bu `Saman ithal ettiniz, buğday ithal ettiniz` diyenlere karşı şunu söylüyorum, Türkiye`de para var ki ithalat yapabiliyor."

Türkiye`nin enerji ve teknolojide olduğu gibi tarımda da dışa bağımlı hale gelmemesi için uyarıda bulananlara bu cevabı vermişti eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli. 

Eski Bakan Pakdemirli gitti ancak geride ülkeye maliyeti çok yüksek "ithalat" mirası kaldı.

Pakdemirli`nin bu sözlerinin üzerinden uzun zaman geçmemesine rağmen Türkiye`nin "parası olsa da" bazı ürünleri alamaz duruma gelebileceği net bir şekilde ortaya çıktı. 

Ayrıca artık eskisi gibi parasının da olmadığı ifade ediliyor Türkiye`nin. Zira uzun süredir Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası`nın (TCMB) rezervlerinin eskilerde olduğu belirtiliyor. 

Ülkede ciddi anlamda bir döviz sıkıntısı yaşandığı bir gerçek. Zaten bu nedenle hükümet "Yeni Ekonomik Model" adında sistem değişikliğine gittiği, hemen ardından da "kur korumalı TL vadeli mevduat" hesabını devreye soktu. 

Türkiye`de döviz bolluğunun olmadığını artık "Mısır`daki sağır sultan" dahi biliyor. Olsa bile liranın döviz karşısındaki değeri çok düşük. Bir Amerikan doları 14,80 liraya tekabül ediyor. 

Türkiye dışarıdan her ürün için döviz cinsinde ödeme yapıyor. Enerji ve teknolojideki gibi bazı tarımsal ürünlerde de neredeyse dışarıya bağımlı hale gelinmiş durumda. 

Artışın önüne geçilemiyor

Örneğin ayçiçek yağı. Artık ülkede üretilen ayçiçek ihtiyacı karşılamıyor. İthal edilmezse ülkede sıvı yağ kıtlığı yaşanacak. İşte bunun için de Rusya ve Ukrayna`da ayçiçek yağı ithal ediliyor. 

Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş, Türkiye`nin sıvı yağ konusundaki çıkmazı gözler önüne serdi. Yağ yüklü gemilerin yola çıkması gecikince Türkiye`nin bitkisel yağ arzındaki sorun baş gösterdi. 

Bir anda yağ fiyatları fırladı. Rusya-Ukrayna savaşından önce 5 litrelik sıvı yağı 120 liraya alabilen vatandaşlar, şimdi aynı miktar için 219 lira ödüyorlar. Yani bir anda yüzde 80`e varan bir artış yaşandı. Üstelik bu artışın önüne de geçilemiyor.

Oysa yağ krizi göz göre göre geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından Haziran 2021`de hazırlanan ayçiçeği raporunda krizin ipuçları yer alıyor. 

Yıllık tüketim 900 ton civarında

Rapora göre Türkiye`de yılda 900 bin ton civarında ayçiçeği yağı tüketimi yapılıyor. Türkiye`deki yerli üretim bunun ancak yarısını karşılayabilir.

Yağ açığını ithalatla kapatmaya çalışan Türkiye, dünyanın en büyük ithalatçısı durumunda. En fazla ayçiçeği yağını ise Rusya`dan alıyor. 

Kişi başına yıllık ayçiçeği yağı tüketimi ortalama 40 litreyi buluyor. Raporda, "Bu nedenle giderek artan yağ açığını karşılamak için ithalat yoluna gidilmektedir. 2019/2020 döneminde kişi başına tüketim 40 kg iken yeterlilik derecesi yüzde 60,1`dir. Türkiye`nin ithalat ve ihracat verilerine bakıldığında 2020 yılı ihracatı 2,5 bin ton, ithalatı ise 1,04 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. 2021 yılı yılın ilk 4 ayında ayçiçeği ihracatı 118 bin ton, ayçiçeği ithalatı ise 853 bin tondur" ifadeleri yer aldı. 

 

Türkiye en çok yağı Rusya`dan ithal ediyor
Türkiye en çok yağı Rusya`dan ithal ediyor

 

Türkiye`deki ayçiçeği yağı tüketiminin yıllık yaklaşık 900 bin ton olduğu belirtilen raporda, "Ancak ülke mahsulünden elde edilen ayçiçeği yağı ise yıllık yaklaşık olarak 400-450 bin ton olmaktadır. Ortaya çıkan bu açık ithalat ile karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu nedenle ayçiçeği, ülkemizin önemli ithal kalemlerinden biri olup, Türkiye dünyada en büyük ithalatçı ülke konumundadır" denildi. 

Türkiye`nin sıvı yağ açığı yüzde 40 civarında

Türkiye`deki ayçiçek ekim alanlarının yüzde 3 oranında azaldığı kaydedilen raporda şu ifadeler dikkat çekti: 

Türkiye`de 2020-2021 sezonunda ayçiçeği ekim alanı bir önceki sezona göre yüzde 3,2 oranında azalarak 728 bin hektar olmuştur. 2020 yılında Türkiye yağlık ayçiçeği ekim alanı 650 bin hektardır. Tekirdağ (142 bin ha), Edirne (90 bin ha), Adana (60 bin ha), Kırklareli (77 bin ha) ve Konya (66 bin ha) yağlık ayçiçeği ekim alanının yüzde 67`sini oluşturmaktadır. Ayçiçeği üretimi; Türkiye`de 2020/2021 sezonunda ayçiçeği üretim miktarı bir önceki sezona oranla yüzde 1,6 oranında azalarak 2 milyon ton olmuştur. Bunun 1,9 milyon tonu yağlık olarak üretilmiştir. 2020 yılı yağlık ayçiçeği üretiminde Tekirdağ (353 bin ton), Konya (278 bin ton), Adana (195 bin ton), Edirne (240 bin ton) ve Kırklareli (226 bin ton) ilk sıralarda yer almıştır. TÜİK verilerine göre 2021 yılı ayçiçeği üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 14,7 oranında artarak 2,4 milyon ton olacağı tahmin edilmektedir.

Türkiye, ayçiçeğinde yüzde 60 seviyesinde kendine yeterli konumda bulunuyor. Diğer bir tabirle Türkiye`nin sıvı yağ açığı yüzde 40`ı civarında.

Bundan dolayı da 2020-2021 sezonunda ayçiçeği ithalatının yüzde 50,6`sı Rusya`dan, yüzde 14,6`sı ise Ukrayna`dan gerçekleştirildi.

Türkiye, 2021 itibarıyla 668 bin ton ayçiçeği tohumu ve 820 bin ton ayçiçeği ham yağı ithal ederken, 461 bin ton rafine ayçiçeği yağı ihraç etti.

 

Ayçiçeği ithalatında önemli ülkelerin payı
Ayçiçeği ithalatında önemli ülkelerin payı

 

"Bitkisel yağ arzında sorun yaşanmaması için her türlü tedbir alınmaktadır"

Yeni Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi`ye göre ise Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan krizin gıda piyasalarında arz eksikliğine yol açmaz. Ayçiçek yağı gibi temel gıda ürünlerinde yeterli stok bulunuyor.  Arz eksikliği nedeniyle de fiyatlar artmıyor. 

Bakanlığın daha önce yaptığı açıklamayı Twitter hesabında paylaşan Bakan Kirişçi, "Toplam ayçiçeği üretimimiz 2021 yılında bir önceki yıla göre, yüzde 17 artmıştır. Ayçiçeği üretimindeki son yıllardaki artışa rağmen yurt içindeki tüketimin artması ve salgın koşullarında artan talep nedeniyle ihtiyacımızın bir kısmı ithalat yoluyla karşılanmaktadır" demişti. 

"Tedariklerimiz devam ediyor"

Toprak Mahsuller Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal`a göre ise gelinen noktada stoklar çok güçlü ve yeterli.

Güldal da bu konu hakkında şu ifadeleri kullanmıştı:

"Tedariklerimiz devam ediyor. Rusya-Ukrayna problemi dolayısıyla aksayan gemi transferleri yeniden başladı. Cumhurbaşkanımızın devreye girmesiyle özellikle ham madde yüklü gemiler Türkiye`ye gelmeye başladı. İyi bir sezon bekliyoruz. Bunu söyleme sebebim, geçen seneye göre bu yıl daha iyi bir yağış rejimi yaşıyoruz. Yüzde 7 oranında daha fazla yağışın olduğu bir dönem yaşıyoruz."

Peki stoklar güçlü ve yeterliyse sıvı yağ fiyatları 20 günde neredeyse yüzde 100 varacak oranda niye arttı? Zammın önüne yine geçilmiyor? 

Birincisi Türkiye dışarıdan rafine edilmiş yağ almıyor. Sıvı yağın ham maddesini ithal ediyor. Bunu Türkiye`ye getirdikten sonra rafine edip hem iç hem de dış piyasaya sunuyor. Dışarıdan alınan yağın hammaddesi de olsa bunun Türkiye`ye ciddi bir maliyeti oluyor. "Taşıma suyla değirmen dönmez" uyarısı yapan Uzmanlara göre, dışarıdan almakla sorun köklü olarak çözülmez.

"Önlem alınmazsa daha büyük sorunlarla karşılaşırız"

Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez`e göre son günlerde yaşanan sert fiyat yükselişinin nedeni Rusya-Ukrayna savaşı. 

Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Türkiye, ayçiçek yağı ihracatını Rusya ve Ukrayna`dan yapamayınca, stoklarda azalmalar oldu ve tüm dünyada yağ fiyatı yükseldi.

 

Baki Remzi Suiçmez
Baki Remzi Suiçmez / Fotoğraf: Twitter

 

Ancak Türkiye`yi diğer ülkelerden ayıran bir husus var. O da şu: Üretim alanlarında artış olmasına rağmen artan nüfus nedeniyle buralardan ihtiyaç karşılanmıyor. 

Bir önceki üretim sezonunda yeterlilik oranının yüzde 66`1 olduğunu hatırlatan Suiçmez, "Bu sezon oran düştü" dedi. 

"Ülkemizde yüksek girdi maliyetleri var"

Suiçmez girdi maliyetlerinin de yükseldiğini belirterek, "Ülkemizdeki yüksek girdi maliyetleri var. Mazotta aşırı derecede zamlandı. Gübre fiyatları aldı başını gitti. Bunlara yönelik somut adımlar da atılmadı. Tohum, yem ve ilaçta dışarıya bağımlılık söz konusudur. Aynı zamanda sulama suyunda kullanılan elektriğe yüzde 92 zam yapıldı. Bütün bunlar ayçiçek yağı yeterlilik oranın daha da düşmesine yol açtı" ifadelerini kullandı. 

Suiçmez`e göre TÜİK verilerine göre değil piyasa gerçeklerine göre acilen bir şeyler yapılması gerekiyor. 

Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez önlem alınmazsa daha büyük sorunlarla karşılaşılacağı uyarısını yaparak şunları kaydetti: 

Mazot, gübre, tohum, ilaç dahil girdileri ekleyerek çiftçilere ekim yaptıktan sonra ne kadar destek alacağını, fiyatını gerçekçi bir şekilde açıklaması ve bunun garantisinin verilmesi gerekir. Olabilecek en büyük destek ile ayçiçeği üretimini yeniden yüzde 90`lara çıkarmak gerekir. Çözüm bu. Önlem alınmazsa bu uzun vadede karşımıza çıkar. Bunun çözümü dışa bağımlılıktan kurtulmak, somut olarak üreticiyi desteklemek, önceden açıklanan destek alım fiyatı alım garantisi verilmeli.

"Panik yapmaya gerek yok"

İstanbul Perakendeciler Derneği (PERDER İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere de ise savaş nedeniyle fiyatların fırladığı görüşünde. 

Yaklaşık bir ay önce tonu 1400-1500 dolar civarında olan ham yağ fiyatı Rusya-Ukrayna savaşı ve enerji fiyatlarının etkisiyle 2400-2500 dolar seviyelerine çıktığını aktaran Güzeldere, "Yağın artması bizimle alakalı bir durum değil" diye konuştu. 

 

Faruk Güzeldere
Faruk Güzeldere / Fotoğraf: Twitter

 

"Türkiye olarak dünyada kişi başı en fazla Ayçiçek yağı tüketen bir milletiz" diyen Güzeldere, "Geçen sene üretimimiz tüketimimizin yüzde 55`ini karşıladı. Kalan kısmı da yakın coğrafya olması nedeniyle Rusya ve Ukrayna`dan aldık. Bölgede savaşın başlamasıyla aslında tüm dünyada benzer sıkıntılar baş gösterdi" ifadelerini kullandı. 

Güzeldere vatandaş panik yaparak yağ stokladığını iddia ederek şunları söyledi: 

Aslında panik yapacak bir durum yok. Gelen gemilerimizde 30 bin ton yağımız var. Bir ürünün arz talep dengesi bozulursa tedarik zinciri kırılır. Temmuz gibi Çukurova`da, ağustos itibariyle de Trakya`da kendi hasadımız başlar. Genel olarak şu an için bir yağ sıkıntısı olmadığı gibi panik yapmaya da gerek yok. Vatandaş rutin alışverişini yapsın ama ihtiyacı kadar alsın. Bir ürüne çok talep olursa kıymetli olur ve fiyatı artar. Bizim şu an için yağda bir sıkıntımız yok. Bakanlık da konuyla ilgili çiftçilere destek vereceğini açıkladı.

28 bin ton açığı kapatır mı? 

Yetkililer tarafından açıklanan bilgilere göre ise yola çıkan gemilerin tamamında toplamda 28 bin ton yağ hammaddesi bulunuyor. 

Bunun soruna çözüm olmayacağı kesin. Zaten bundan ötürü de Türkiye`ye ithalat için rotasına başka ülkelere çevirdi.

Türkiye`nin, ayçiçeği ticaretinin sekteye uğramaması için alternatif pazar olarak Bulgaristan, Moldova, Romanya ve Arjantin`e yönelmesi bekleniyor.

İthalatla sorunun çözülmeyeceğini hükümet yetkilileri de kabul ediyor. Bu amaçla da ayçiçek gibi çiftçiye dekar başına verilen destek artırıldı.

Yağlık ayçiçeği ekim alanlarının kapsamı genişletilerek 4 ilde 7 havza daha destekleme kapsamına alındı. 

Resmi Gazete`de yer alan bilgiye göre Aydın-Efeler, Aydın-Köşk, Aydın-Sultanhisar, Aydın-Yenipazar, Karabük-Eskipazar, Kütahya-Domaniç ve Sivas-Hafik havzaları da yağlık ayçiçeği destekleme kapsamındaki illere dahil edildi. 

 

Haber: Abdulhakim GÜNAYDIN

Haber kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYINIZ.

 

Okunma Sayısı: 120
Fotoğraf Galerisi