ANKA HABER AJANSI - "ŞANLIURFA’DAKİ MAYINLI ARAZİLERDE BUĞDAY EKMİŞ OLSAYDIK, PARASAL DEĞERİ 40 MİLYON DOLAR OLACAKTI" -25 HAZİRAN 2022

ŞANLIURFA ŞUBE ( )
27.06.2022 (Son Güncelleme: 29.06.2022 17:04:35)

Şanlıurfa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah Melik, Türkiye Suriye sınırında tarıma elverişli 170 bin dönümlük mayınlı alan bulunduğunu söyledi. Melik, “Türkiye Ottowa anlaşmasına göre bu mayını 2014 yılına kadar temizlemesi gerekiyordu. Fakat Türkiye 2025 yılına kadar bu süreyi uzatmış oldu. Tam da Türkiye’nin gıda krizi, buğday krizi yaşamış olduğu bir dönemde. 170 bin dönüm alanda buğday ekmiş olsaydık. 85 bin ton ürün elde edecektik. Bu 85 bin tonun parasal değeri 40 milyon dolar olacaktı” dedi.

Dünya gıda krizinin yaşandığı dönemde Türkiye Venezuela, Sudan gibi ülkelerden tarımsal üretim için toprak kiralarken Türkiye’deki tarım arazileri ya yapılaşmaya açılıyor ya da göç nedeniyle boş kalıyor.

Şanlıurfa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Melik, Türkiye Suriye sınırındaki mayınlı arazilerinde atıl kalan arazilerden olduğunu yaklaşık 216 bin dönümlük alanın mayınlı olduğunu söyledi.

Türkiye Ottowa sözleşmesine göre bu mayınlı arazilerin 2014 yılına kadar temizlemesi gerektiğini hatırlatan Melik ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:

“Burası 877 kilometrelik Türkiye Suriye sınırı . Burası 1956 yılında mayın döşenmiş. Toplam mayınlı alan 216 bin dönüm. Tarıma işlemeli alan ise 170 bin dönüm alan. 1996 yılında Türkiye Ottowa anlaşmasına göre bu mayını 2014 yılına kadar temizlemesi gerekiyordu. Fakat Türkiye 2025 yılına kadar bu süreyi uzatmış oldu. Tam da Türkiye’nin gıda krizi, buğday krizi yaşamış olduğu bir dönemde. 170 bin dönüm alanda buğday ekmiş olsaydık. 85 bin ton ürün elde edecektik. Bu 85 bin tonun  parasal değeri 40 milyon dolar olacaktı. Pamuk üretmiş olsaydık. Yine 85 bin ton pamuk üretmiş olacaktık. Bunun da parasal değeri 128 milyon dolar olacaktı.

Bu 170 bin dönüm mayınlı alanda mısır ekmiş olsaydık. 187 bin ton mısır elde edecektik. Bunun da parasal değeri 74 milyon dolar olacaktı. Katma değeri yüksek antep fıstığı dikmiş olsaydık. Burada biz 45 bin 500 antep fıstığı ağacı yetiştirmiş olacaktık. Bunun da yıllık kazancı ise 45 bin 500 ton ürün elde edecektik. Bunun da yılda 283 milyon dolar kazancı olacaktı.

Burası 1956 yılından beri işlenmeyen bir arazi ve burada organik tarım da yapılabilir. Dünyanın en geniş organik tarım alanı olabilir. Organik tarımın da katma değeri çok yüksek.”

Habere Ulaşmak için TIKLAYINIZ.

Haber: Dilan KUTLU

Okunma Sayısı: 3