GENEL MERKEZ ( )
29.12.2022 (Son Güncelleme: 30.12.2022 17:13:58)

BAFRA OVASINA DOKUNMAYIN. MUTLAK TARIM ARAZİLERİNİ KOŞULSUZ KORUYALIM.

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

BASIN AÇIKLAMASI

 28 Aralık 2022

 

TARIM VE ORMAN BAKANINI

ASLİ GÖREVİ OLAN TOPRAKLARI VE TARIM ARAZİLERİNİ KORUMA GÖREVİNİ YAPMAYA DAVET EDİYORUZ.

SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BAŞKANINI YANLIŞTAN DÖNMEYE DAVET EDİYORUZ.

BAFRA OVASINA DOKUNMAYIN.

MUTLAK TARIM ARAZİLERİNİ KOŞULSUZ KORUYALIM.

 

Tarımsal üretimin ön koşulu topraklarımız, meralarımız, zeytinliklerimiz, dikili alanlarımız büyük ova koruma alanlarımız maalesef ülke düzeyinde çok ciddi bir tehdit altında.

Bugün Samsun Bafra’da bilime karşı, anayasa ve yasalara karşı, kamu yararı ve toplum çıkarıma aykırı kararlarla yaşanabilecek toprak katliamını önlemek için buradayız.

Bu haklı mücadelede de emeği geçen herkese Şubemize, çevre örgütlerine ve direnen yerel halka sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Aramızdan ayrılan Hasan ÇOBANCI Başkanımızı özlemle anıyoruz, ruhu şâd olsun.

Samsun ili, Bafra ilçesi, Türbe Mahallesinde yer alan Bafra Büyükova sınırları içerisindeki 18,8673 hektar (188.673 m2) alanın Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından meyve sebze hali yapılmak üzere tarım dışı amaçlı kullanılmasının uygun bulunmasına ilişkin İl Toprak Koruma Kurulu kararını onaylayan Tarım ve Orman Bakanlığı işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle TMMOB ZMO olarak dava açtık. Mahkeme Yürütmenin Durdurulmasına karar verdi. Alternatif alan bilgisi sunuldu, davalı buna olumsuz cevap verdi. Bu süreçte Büyükşehir Belediyesi davaya müdahil oldu. Bafra`da yeni bir Toptancı Halinin kurulmasına ilişkin Samsun Büyükşehir Belediye Meclis kararının iptali talebi ile bir dava daha açtık (Aynı Mh.nin 2022/1144 sayılı dosyasında). Davalı cevabı sonrası, 28 Aralık 2022 Perşembe günü Keşif kararı verildi.

Tarım dışına çıkarılan arazilerin sulu mutlak tarım arazisi olduğu ve Bafra Büyük Ova sınırları içinde kaldığı konusunda bir tartışma bulunmamaktadır.

Şu an Bafra’da yaşanan süreç daha önce de Çarşamba, Terme ve Tekkeköy’de Odamızın açtığı davalarda yaşanmıştı. Defalarca yargıdan dönen kamu yararı/üstün kamu yararı kararı ile alternatif alan varlığı/yokluğu tartışmalarını bu kez de Bafra da yaşamaktayız.

2009 yılında Samsun 2. İdare Mahkemesi, Danıştay`ın 2011 yılındaki bozma kararına rağmen Samsun Terme Ovası`nın doğalgaz kombine çevrim santrali için yapılaşmaya açılmasına 2012 yılında ikinci kez onay verdi. Verimli Terme Ovası‘nın yapılaşmaya açılmasında ısrar eden Samsun 2. İdare Mahkemesi‘nin kararı, 2013 yılında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından bozuldu.

Samsun‘da 127 Ha. tarım arazisinin Lojistik Köy Projesi amacıyla imara açılmasına ilişkin Bakanlık işleminin iptali için  ODA‘mızca açılan dava, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın alınan bir kararla Samsun 1. İdare Mahkemesince reddedilmişti. Bu kararın temyiz edilmesi için yaptığımız itirazı değerlendiren Danıştay 10. Dairesi başvurumuzu haklı bularak Samsun 1. İdare Mahkemesinin kararını bozdu. Samsun 1. İdare Mahkemesi Samsun-Tekkeköy`de bulunan 127 ha arazinin ilave imar planına dahil edilerek Lojistik Köy Projesi için tarım dışı amaçla kullanıma ilişkin Bakanlık işleminin İptaline karar verdi.

Çarşamba Biyokütle Enerji Santralı “ÇED Gerekli Değildir Kararı” iptal edilmişti. Bunun üzerine Danıştay kararı bozmuş ve davanın yeniden yapılmasını uygun görmüştü. Alınan “Karar” üzerine yeniden görülen davada Samsun 3. İdare Mahkemesi söz konusu işlemi ikinci kez iptal etti.

Anayasaya göre yargı kararları herkesi bağlar.

Defalarca hukuka karşı hile yöntemine başvurulması kabul edilemez.

Anayasal hukuk devletinde Anayasa ve Yasa maddelerini uygulamak kamu yönetiminin temel görevidir.

Yürürlükteki Anayasanın “Toprak Mülkiyeti” başlıklı 44. maddesine göre; “Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır.”  

Anayasa’nın “Tarım, Hayvancılık ve Bu Üretim Dallarında Çalışanların Korunması” başlıklı 45. maddesine göre; “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer`aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.” 

Anayasanın 56. maddesine göre; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” 

Anayasanın 166. maddesine göre; “Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, … Devletin görevidir.”

Yürürlükteki 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu”nun amaç, kapsam ve diğer ilgili maddeleri, “Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar.” hükümleriyle, Tarım ve Orman Bakanlığı’na toprakları ve verimli tarım arazilerini koruma görevi vermiştir.

Verimli tarım alanlarını, büyük ova koruma alanlarını, meraları, zeytinlikleri, dikili tarım alanlarını koşulsuz korumak, en başta Tarım ve Orman Bakanı’nın asli görevidir.

Toprakları ve tarımsal üretim alanlarını koruyacak şekilde başka kullanım amaçlarına yönelik yer tahsislerini içeren Arazi Kullanım Planları’nı ivedilikle hazırlamak Tarım ve Orman Bakanlığının görevidir.

Ülkemizde toprakların tarım dışı başka kullanım amaçlarına tahsisinde temel ölçüt “rant ve çıkar” değil, bilimsel olarak “uygun alanda yer seçimi” olmalıdır. Oysa yaşanan süreçte her yerde en verimli tarım arazileri kolayca tarım dışına çıkarılarak amacı dışında kullanılabiliyor.

Bafra ovası çok verimli ve önemli tarımsal üretim alanıdır. Çeltik, buğday, yazlık ve kışlık sebzeler başta olmak üzere yılda 2 ürün alınabilen alüvyal topraklardan oluşan bu alanı betonlaştırmak kabul edilemez.

Bakanlık Samsun İli Tarımsal Eylem Planı (2022-2026) verilerine göre Bafra ili tarımsal alan değişimine baktığımızda 2004 yılında 683.480 dekar olan alan 2020 yılında 612.582 dekara düşmüştür.

Büyükşehir/Bütünşehir Yasasının verdiği yetkiyle Samsun Büyükşehir Belediyesinin tarım alanlarını imara açarak yok etmeye çalışmasının somut bir örneği ile daha karşı karşıyayız.

Biz meyve ve sebze hali yapılmasına karşı değiliz. Verimliliği düşük alternatif alanlar varken ısrarla bu verimli tarım alanları üzerine kurulmasına karşıyız.

Üretemezsek tüketemeyiz, tükeniriz.

Tarım alanları betonlaşırsa hale girecek tarımsal ürün bulunamaz.

 “Tarım Varsa Hayat Var.” demek, çözüm değil. Hamasi “Söylem” değil, içeriği dolu ve somut olarak üretim alanı ve üreticiyi korumaya yönelik “Eylem” zamanı.

Toprak varsa yaşam var. Toprak özgürlük gibidir, kaybetmedikçe kıymeti bilinmez.

BM UNESCO 2023 yılını “Aşık Veysel Yılı” ilan etti. Soruyoruz, “Dost dost diye nicesine sarıldım, benim sadık yarim kara topraktır.” dizeleri, hukuka ve kamu yararına aykırılıkta ısrar edenler için ne anlam ifade ediyor.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak;

Yargı süreci devam eden Bafra Hal Alanı dahil, ülkemizin her yerindeki üretim alanlarını imar planları, sanayi/maden/enerji/eko turizm dahil yalnızca çıkarlarını düşünen şirketlerin kullanımına açan kararlara karşı “Anayasaya ve kanuna aykırı kararlar alan ve asli görevini yerine getirmeyen” Tarım ve Orman Bakanlığı uyarıyoruz.

Tarım ve Orman Bakanını, toprakları ve tarımsal üretim alanlarını koruma konusunda anayasal ve yasal görevlerini yapmaya davet ediyoruz.

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanını bilime ve hukuka aykırı bu anlamsız ısrarından vazgeçmeye çağırıyoruz.

Bir kez daha tekrarlıyoruz. Ülkemizde tarımsal üretim alanlarını yok etmeye yönelik yaşanan tüm peşkeşlere, hukuksuzluklara karşı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak tüm illerimizde tüm örgütümüzle birlikte sonuna kadar karşı çıkacağız.

ODA’mız yöre halkı ve duyarlı çevre örgütleri ile birlikte bu haklı mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacaktır. 

 

Baki Remzi SUİÇMEZ

Yönetim Kurulu Başkanı

 

Okunma Sayısı: 81
Fotoğraf Galerisi