AVRUPA'NIN ZEHİRLİ DİYE İADE ETTİĞİ SEBZE-MEYVE, VATANDAŞA YEDİRİLİYOR - ZAMAN - 27.06.2005

GENEL MERKEZ
28.06.2005 (Son Güncelleme: 29.06.2005 12:01:10)

Tarımda bilinçsiz ilaç kullanımı ihracata büyük darbe vururken, iç piyasaya sürülen zehirli sebze-meyve halk sağlığını tehdit ediyor.

Şaban Gündüz - Göksel Geçin
Antalya - Ankara

Tarım Bakanlığı verilerine göre, son iki yılda ihraç edilen 700 ton ürün, ilaç kalıntısı yüzünden iade edildi. Uzmanlar, ilaçlı ürünlerin tüketilmesinin başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açabileceğini belirtiyor.

Sorun, üç yıl önce Almanya’nın yeşil biberleri geri göndermesi ile gündeme geldi. Birkaç ay önce de pestisit (zirai ilaç) kalıntısı çıkmasından dolayı patlıcan İsveç’ten geri döndü. Bu ürünü ihraç eden firma kapatıldı. Rusya’nın Türkiye’den yaptığı tarım ürünleri ihracatını durdurmasıyla doruk noktasına ulaşan problemi değerlendiren Bakan Mehdi Eker, kısa vadede çözülmemesi halinde ihracatın duracağı uyarısında bulunuyor.

Geçen yıl çıkarılan ve ilaç kalıntısı bulunan ürün sahiplerine 3-6 ay arasında hapis cezasını öngören yasa uygulanmıyor. Şimdiye kadar bin 500 YTL para cezası verilmiş. Piyasaya zehirli sebze-meyve verilmesinin en büyük sebebi, bilinçsiz ilaç kullanımı. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın’ın “Çiftçi, zirai mücadele bayiinde tarlasındaki zararlıyı tarif ederek ilacı satın alıyor. Bayinin tavsiyelerinden aklında kalanlarla ilacı kullanıyor.” sözleri, bilgi yetersizliğini gözler önüne seriyor. Günaydın’a göre, problemin çözümü için ziraat mühendisinin ya da tarım danışmanının tarlada hastalık ve zararlıyı görmesi gerekiyor. Kullanılacak ilaçların satışı reçeteye bağlanmalı. Çiftçi, ilacı mühendisin belirttiği dozda ve hasat aralığında yapmalı. Günaydın’ın dikkat çektiği diğer bir nokta da kaçak ve sahte ilaç kullanımı.

Buna göre sübvansiyonlar sebebiyle fiyatların Türkiye’ye göre oldukça ucuz olduğu İran’dan getirilen kaçak zirai ilaçlar piyasaya sürülüyor. Türkiye’de tarım ilacı satışında başıboşluk yaşanıyor. Sektörü kontrol altına alacak yasal bir düzenleme bulunmuyor. Yetkisi olmayan kişilerin ilaç bayiliği yapması kontrolsüzlüğü artırıyor. 6 bin ilaç bayiinin yüzde 45’inde uzman olmayan kişiler tarafından satış yapılıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Özden Güngör, “Çorum’da aynı yerde un ve zirai ilaç satıldığını hayretler içinde izledim.” sözleriyle olayın vahametini dile getiriyor. Türkiye genelinde yaklaşık 4 bin 500 zirai mücadele bayii bulunuyor. Bunların hepsi Ziraat Mühendisleri Odası’na üye olmak zorunda. Bayiler, 24 Temmuz 2002 tarihli yönetmelik çerçevesinde denetçiler vasıtasıyla aylık periyotlar halinde denetleniyor. Diğer taraftan Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’ne bağlı kamuda zirai ilaç satan bayiler var. Bunlar ise Ziraat Odaları ve kooperatiflerin denetiminde çalışıyor. Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Petek Ataman, Tarım Bakanlığı’nın bayileri yeterince denetleyemediğini ve çiftçinin kafasına göre ilaç kullandığını vurguluyor. Uzmanlara göre çiftçi, son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye dikkat etmiyor. Bir hafta bekleme süresi olan ilaçları kullanıp üç gün sonra ürünü hasat etmekten çekinmiyor. Zehirli olan ilaç kalıntı bırakıyor. MSG Zirai Danışmalık Şirketi Teknik Müdürü Mehmet Ali Durmuş, son birkaç yıldır üreticinin ilaç kullanma konusunda önemli mesafeler kaydetmesine rağmen, hâlâ ‘ne olacak ki’ mantığıyla hareket edenlerin çoğunlukta olduğunu belirtiyor. Antalya Ziraat Odası Başkanı Halil Ordu’ya göre ise kalıntı, çiftçinin ucuz ilaca rağbet etmesinden kaynaklanıyor. Ziraat mühendisi Mesut Bakar, üreticilerin zarar görmeden kendisini toparlayamayacağı görüşünde.

Bakar, sorunun çözümü için danışmanlık sisteminin oturtulması gerektiğini belirtiyor. Bin 500 dekar alanda üreticiye danışmanlık hizmeti veren MSG Zirai Danışmalık Şirketi Teknik Müdürü Mehmet Ali Durmuş, “4 yıl öncesine kadar çiftçi kontrollü üretimi kabullenmiyordu. Şimdi bu anlayış değişmeye başladı. Çiftçi ihracattan dönen ürünlere ve Rusya olayına bakarak biraz kendini toparlamaya başladı.” diyor. Danışmanlık şirketleri, ilaçlama konusunda çiftçileri eğitiyor, ayrıca uygulama tarlada kontrol ediliyor. Kontrollü üretim yapan çiftçilerden Arif Esen, ‘babadan kalma’ bilgilerle yaptığı üretimin ancak yüzde 40’ını satarken, danışman gözetiminde yetiştirdiği ürünlerin yüzde 90’ını ihracata gönderdiğini vurguluyor. Ege Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nafiz Delen, üreticinin yüzde 90’ının herhangi bir yetkili kişi ve kurumun tavsiyesine başvurmadan zirai ilaç bayiine gittiğine işaret ediyor. ABD’de çiftçiye istediği ilacı kullanma imkanının verilmediğine dikkat çeken Delen, yasal boşluktan yararlanan bazı kişilerin yeni mezun ziraat mühendislerinin diplomalarını kiralayarak veya satın alarak ilaç bayiliği yaptığını ileri sürüyor.

Ürünlere tarladan sofraya takip

Tarım Bakanlığı, bitkilerdeki kalıntı sorununu önlemek için ‘Kontrollü Örtüaltı Yetiştiriciliği Projesi’ni hazırladı. Antalya, Mersin ve İzmir’deki seralarda pilot olarak uygulanan proje ile ‘barkot sistemi’ne göre ürün yetiştiriliyor. Bu sayede kullanılan ilaç, tohum ve gübreden bitkinin yetiştiği iklim şartlarına kadar her türlü bilgi bilgisayar ortamına kaydediliyor. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürü Hüseyin Velioğlu, barkot sistemi projesi sayesinde, üretim sürecinde yer alan tohum, gübre, ilaç ve hormonu denetleyebileceklerine dikkat çekiyor. AB’den 380 bin Euro hibe alan proje, Hollanda ile ortaklaşa yürütülüyor. Projeyle, bitkilerdeki kalıntı sorunu giderilerek, üretimin planlama, geliştirme ve pazarlama sürecinin kontrol altına alınmasıyla ürünün gıda güvenlik zinciri içerisinde tüketiciye ulaştırılması amaçlanıyor. Seralarda yetiştirilen her bir ürüne barkot veriliyor. Kullanılan ilaç, gübre, tohum, iklim şartları, işleme, paketleme ve pazarlama gibi her türlü üretim safhası bilgisayar ortamına alınıyor. Tarım Bakanlığı, proje çerçevesinde serasını modernleştirmek isteyen veya AB standartlarında yeni sera kuracak çiftçilere yüzde 50-60 indirimli tarımsal kredi kullandırıyor. Sistem sayesinde, ürünlerin geçirdiği aşamalar hem Türkiye’den hem de ihraç edilen ülkeden anında görülebilecek. İlaç bayiliği yapan Necmi Koruk, barkot sisteminin maliyetinin yüksek olmasından dolayı tutmayacağı görüşünde. Koruk, yasak ilaçların ithalatına ve üretimine izin verilmemesini isterken, tarım ilaçları pazarlayan Hasan Karaman ise her sattığı ilacı barkot sistemi ile kontrol altına aldığını söylüyor. İlaç almak için gelen üreticiye nerelerde kullanacağını sorduğunu ifade eden Karaman da reçeteyle ilaç satılmasından yana.

AB’de mühendis çalıştıranlara destek veriliyor

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın’ın verdiği bilgiye göre, Avrupa Birliği’nde belli büyüklüklerde olan ve ziraat mühendisi çalıştıran işletmelere, FEOGA (Avrupa Tarımsal Garanti ve Yön Verme Fonu) kapsamında maddi destek veriliyor. Belirli kalite kriterlerini karşılayamayan üreticilerin ise doğrudan ödemelerinin yüzde 10’u kesiliyor. Kesilen paralar kırsal kalkınmaya aktarılıyor.

Okunma Sayısı: 504