SUNİ TOHUMLAMA, OVUM VE EMBRİYO TRANSFERİ FAALİYETLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİĞİN İPTALİ İÇİN AÇILAN DAVAYA YÖNELİK, İDARE'NİN VERDİĞİ YANIT

GENEL MERKEZ
27.01.2004 (Son Güncelleme: 27.01.2004 19:59:56)

T.C.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI
Hukuk Müşavirliği

ANKARA
14.11.2003

SAYI : İD.2003 – 11487

KONU : GÖKHAN GÜNAYDIN
Ziraat Müh. Od. Bşk.

DANIŞTAY ONUNCU DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Esas No : 2003/3517

CEVAP VEREN (DAVALI) : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı –ANKARA

KARŞI TARAF (DAVACI) : Gökhan GÜNAYDIN
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı
Karanfil sok. 28/12 06640 Kızılay / ANKARA

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 01.07.2003 tarih ve 25155 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Suni Tohumlama, Tabii Tohumlama, Ovum ve Embriyo Transferi Faaliyetlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 3,5/a, 6/c, 7/c, 24,26,27/a ve 27/c maddelerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

TEBLİĞ TARİHİ : Davacının dava dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulması ile davanın ve yürütmenin durdurulması talebinin reddi istemimizden ibarettir.

CEVAPLARIMIZ : Davacı tarafından Bakanlığımızca çıkartılan ve 01.07.2003 tarih ve 25155 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Suni Tohumlama, Tabii Tohumlama, Ovum ve Embriyo Transferi Faaliyetlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin bazı maddelerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmekte ise de aşağıda açıklayacağımız nedenlerden dolayı bu taleplerinin reddedilmesi gerekecektir.

Şöyle ki;

Kanunlar ve yönetmelikler öncelikle kamu yararını gözeterek idari işleyişi bozmamalıdır. Bu açıdan davayı idari işleyiş ve kamu yararı yönünden ele almak gerekir.

İdari işleyiş :

Yıllardan beri gerek kanunlara ve gerekse yönetmeliklere bağlı kalarak İdari işleyiş olarak, Bakanlığımızca veteriner hekimlerine özel suni tohumlama yapma yetkisi verilmektedir. Özel suni tohumlama yapma yetkisi alabilmek için istenen muayenehane ruhsatı; hukuki dayanağını 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına Ait Kanun, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu ile 441 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnameden almakta olup, Muayenehane ve Poliklinik Açma Yönetmeliği kapsamında verilmektedir. Söz konusu yönetmelikteki belgeleri düzenleyen veteriner hekimlerinin muayenehaneleri illerdeki Hayvan Sağlığı Şubesince mahallinde incelenmesinden sonra, yönetmelik hükümlerine uygun ise Valilik oluru ile ruhsat verilmektedir. Ruhsatlandırılmış muayenehanenin adresi, ruhsat tarihi ve numarası Bölge Veteriner Hekimleri Odasına bir yazıyla bildirilmektedir. Ayrıca gerek 6343 ve 3285 sayılı Kanunlar ve gerekse hukuki dayanakları bu kanunlar olan 9 Temmuz 1994 tarih ve 21934 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Veteriner Hekimliği Deontoloji Yönetmeliği ile veteriner hekimlerin görev yetki ve hayvan sahibi ile hayvana karşı olan sorumlulukları, alacakları ücret, 29 Ağustos 1995 tarih ve 22389 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Serbest Veteriner Hekimlik Yönetmeliği ile serbest veteriner hekimlerin faaliyetlerini yürütürken uymaları ve tutmaları gereken kayıtlarla ilgili hususlar, 15 Eylül 1994 tarih ve 22052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Veteriner Hekim Odaları Soruşturma Yöntemleri ve Veteriner Hekimlik Disiplin Yönetmeliği ile veteriner hekimlerin gerek hayvana, hayvan sahibine ve gerekse mesleğinin kanun ve yönetmeliklerle kendisine verdiği görev yetki ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri, durumunda alacakları cezalar düzenlenmiştir.

Bu hukuki düzenlemeler kapsamında, veteriner hekimleri denetlenmekte, yönetmelik hükümlerine uymayanlar ise yine kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde cezalandırılmaktadır.

Bakanlık olarak, potansiyel olan yerlerde Bakanlık İl Müdürlükleri suni tohumlama ekipleri suni tohumlama faaliyetlerinden çekilerek, suni tohumlama faaliyetleri serbest veteriner hekimlerine devredilmektedir. İzlenen bu yolla, özel sektörün iş gücü ve maddi kaynaklarından faydalanılmakta, devletin üzerindeki külfet azaltılmaktadır.

Davacı tarafından 15 Kasım 2002 tarih ve 24937 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle ilgili aksaklıkların olması için yeterli süre geçmediği öne sürülmektedir. Savunmamız ekinde (EK 1) Ordu, Aydın, Afyon İl Müdürlüklerinin yazıları gönderilmektedir. Söz konusu yazıların incelenmesi sonucunda sahada oluşan karmaşıklık ve askıda kalan konular açıkça ortaya konmaktadır. Bu şikayetler nedeniyle suni tohumlama faaliyetlerinde büyük bir aksama olmuş ancak yönetmeliğin iptal edilmesinden sonra İl Müdürlüklerinden gelen şikayetler ortadan kaldırılmıştır.

İllerde suni tohumlama faaliyetlerinin denetlenmesini İl Müdürlükleri yürütmektedir. Ancak denetleme ile ilgili etkili bir organizasyondan bahsetmek mümkün değildir. Hal böyle iken veteriner hekimliği mesleği dışındaki meslek gruplarını bilim ve kamu yararını hiçe sayarak suni tohumlama faaliyetleri içine çekmeye çalışmak idari işleyişi tam bir kaosa çevirecek, denetlemeleri mümkün kılmayacaktır.

Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı ipekböcekçiliği, hayvan besleme gibi kendi konuları içinde 180 adet hayvancılıkla ilgili eğitim veren okul mevcuttur. Söz konusu bu okullar ÖSYM kitapçığında yer almaktadır. Davacının ifade ettiği gibi suni tohumlama konusunda hayvan sağlığı ile ilgisi olmayan yüzeysel bir eğitim gören hayvancılıkla ilgili ders gören bu meslek gruplarını yetkili kılmak idari işleyişi içinden çıkılmaz hale getirecektir. Hayvan sahibinden fazla ücret alan, hayvana zarar veren, faaliyetlerini sürdürürken salgın ve bulaşıcı hastalıkları bu bilgilerden yoksun oldukları için bir ahırdan diğerine taşıyanlar hangi kanun ve yönetmelikler dahilinde denetlenecek ve cezalandırılacaktır. Dolayısıyla var olan idari işleyiş bozularak tam bir kaos içinde kamuya verilen zararla beraber idari işleyişi içinden çıkılmaz hale getirecektir.

Kamu Yararı :

Suni tohumlamanın mevcut idari işleyişe bağlı olarak veteriner hekim ve veteriner sağlık teknisyenleri tarafından yapılmasına devam edilmesi halinde kamu yaraının ortaya konabilmesi için bilimsel olarak suni tohumlama konusunda özet olarak bilgi vermek gerekmektedir.

Suni tohumlama, daha çok ekonomik verimleri için yetiştirilen hayvanlarda uygulanmakla birlikte, günümüzde değişik amaçlarla yetiştirilen hemen her tür hayvanda etkili biçimde kullanılmaktadır. Söz konusu yöntemle, hayvanlardan yeterli ve sağlıklı döl/yavru elde edilebilmesi için, ebeveynlerinin seçilmesi ve kontrol altında tutulması, sağlıklı ve yeterli genetik kapasitede olduklarının geçerli ve bilimsel yöntemlerle ortaya konması ve uygulamada hijyen koşullarının tam sağlanması ön koşul olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, uygulama tekniği ve uygulama sırasında dişinin döl verimiyle ilgili özelliklerin belirlenmesi, gebelik teşhisi ve diğer kimi hastalıkların ve anomalilerin saptanması da, gerekmektedir. Aksi taktirde suni tohumlamadan beklenen yararlar sağlanamadığı gibi, tam tersine yaygın biçimde ekonomik kayıplara ve kimi bulaşıcı hastalık etkenlerinin yayılmasına neden olmaktadır ki hayvancılıkta en önemli kayıplar döl verimi kayıplarıdır.

Döl verimini olumsuz etkileyen koşullar arasında, uluslararası literatürlerde yer aldığı gibi, uygun olamayan çevre faktörlerinin yanı sıra, hayvanların genel sağlığını ve döl verimi kapasitesini etkileyen hastalıklar önemli yer tutar. Döl veriminin artırılması ancak koruyucu hekimlik önlemlerinin alınması ve hastalıkların sağıtılmasına bağlıdır. Açıklanmaya çalışılan uygulamalar, hayvanlarda, anatomi, fizyoloji, histoloji, jinekoloji, androloji, mikrobiyoloji ve diğer hayvan biyolojisini ve sağlığını inceleyen derslerin öğrenilmesi ile ancak olasıdır.

Başta sığır olmak üzere, ülkemizde yetiştirilen tüm hayvanlardan yeterli döl verimi alındığını söylemek mümkün değildir. Buna bağlı olarakta verimlerin oldukça düşük olması nedeniyle ekonomik olmayan yetiştiricilik yapılmaktadır. Ülkemiz hayvancılığında döl verimi düşüklüğüne, çevre koşullarının yetersizliği etken olmakla birlikte, özellikle yetiştirme hastalıklarının dişi damızlıkları etkilemesi en önemli faktördür. Ülkemizde, infertilite ve steriliteye neden olan hemen her türden yetiştirme hastalıkları mevcuttur. Bunlar içinde özellikle sığırlarda etkili olan brucellosis, leucosis, IBR/IPV, Leptosipirosis, tuberkulosis v.b. hastalıklar sayılabilir.

Özellikle sığırlarda etkili olan brucellosis, leucosis, IBR/IPV, Leptosipirosis, tuberkulosis, genital vibriosis, listeriosis, toxoplasmosis, viral diarre, genital tirchomoniasis, mycotic abortus v.b. gibi patolojik hastalıklar yanında beslenmeye, kalıtsal faktörlere, dış ve iç traumalara, ilaçlara, bağlı olarak sığırlarda yavru atımına, döl verimi düşüklüğüne, kısırlığa yol açan nedenler mevcuttur. Çok daha basit olarak tohumlama sırasında hayvana yapılan olumsuz müdahaleler bile hayvandaki hormanal mekanizmayı bozarak gebelik için gerekli olan oksitosin ve luteotropik hormonun salgılanmasını durdurmakta ve gebelik oluşmamaktadır. Yine yanlış uygulama sonucu oluşan skatrix dokusunun neden olduğu tıkanıklar gebeliğin oluşumunu engellemektedir. Bunlardan çok daha önemlisi, hayvanlardan insanlara geçebilen anthrax (şarbon) insanlarda da kısırlağa neden olan brucellosis ve toxoplasmosis, tüberculosis v.b. gibi hastalıklar toplum sağlığını, şap gibi bulaşıcı ve salgın hastalıklar insanlarla bir ahırdan diğerine rahatlıkla taşınabileceğinden hayvan sağlığını ve dolayısıyla ekonomik kayıpları gündeme getirmektedir.

Suni tohumlama, embriyo transferi ve diğer biyoteknolojilerin hayvan yetiştiriciliğinde uygulama amaçları arasında, yetiştirme hijyeninin sağlanması (yetiştirme hastalıklarından korunma), ekonomik yetiştirme ve genetik kapasitenin kontrolü ve geliştirilmesi sayılabilir. En önemlisi ise, sağlıklı hayvanlarla üretim yapılması için sağlıklı döllerin elde edilmesidir. Türkiye’de özellikle sığır yetiştiriciliğinde yukarıda açıklanmaya çalışılan olumsuz koşulların elimine edilmesi ve yeterli döl veriminin sağlanabilmesi için suni tohumlamanın etkin biçimde uygulanması, embriyo transferi ve diğer biyotekniklerin olanaklar ölçüsünde uygulanmaya konulması kaçınılmazdır. Tüm bu sayılan nedenlerden dolayı, dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde, hayvan sağlığı ve koruyucu önlemlerin uygulanmasında veteriner hekimler görevlendirilmişlerdir. Avrupa Birliği direktifleri gereği, veteriner hekimler hayvan yetiştiriciliğinde yetiştirme ve ürün zincirinin her aşamasında görev alırlar.

Gelişmiş ülkelerde uygulamalar, etkin yetiştirici organizasyonları içinde hayvanların üreme ve diğer biyolojik uygulamaları uzman veteriner hekimler tarafından izlenmekte ve kontrol altında tutulmaktadır. Bu ülkelerde salgın ve bulaşıcı hastalıklar ile yetiştirme hastalıkları büyük ölçüde elimine edilmiş veya kontrol altına alınmıştır. Ayrıca, suni tohumlama uygulamaları, çok etkili olan organizasyonları sayesinde çok sıkı bir şekilde denetlenmektedir. Türkiye ile gelişmiş ülkeler kıyaslandığında işletme başına düşen sığır sayısı ülkemizde 3.9 iken gelişmiş ülkelerde 38.7 olduğu görülecektir. Yani gelişmiş ülkelerde bir dağınıklıktan söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla denetim kolaylaşmaktadır. Böyle bir organizasyon içinde, salgın ve bulaşıcı hastalıklarla ilgili sorunlarını halletmiş bu tür ülkeler çok sınırlı ölçüde kimi yetiştiricilerin yeterli eğitim almaları koşuluyla yalnızca kendi hayvanlarında suni tohumlama yapmalarına izin vermektedir. Ancak bu tip işletmelerde yine de döl verimi düşüklüğü ve diğer bir çok sorunun da yaşandığı bilinmektedir. Ayrıca gelişmiş ülkelerdeki hayvan yetiştiricilerinin durumlarına, hangi şartları yerine getirirlerse hayvancılık işletmesi açabilme izini alabilmelerine, eğitim durumlarına bakmak ve bu şartları sorgulamak gerekir. Örneğin Almanya’da bir kişinin hayvancılık işletmesi açabilmesi için hayvancılıkla ilgili bir okulu bitirme şartı olduğu ve kendi hayvanlarına tohumlama yapabilmek içinde uzun süreli bir suni tohumlama kursuna katılma gerekliliği vardır.

Ülkemizde ise çok etkili bir organizasyondan söz etmek olası değildir. Ayrıca, salgın ve bulaşıcı hastalıklarla devamlı olarak mücadele edilmektedir. Böyle bir manzara karşısında hayvan sağlığı ve suni tohumlama tekniği konusunda gerek nazari ve gerekse uygulamalı olarak yeterli eğitim almamış kişilerin suni tohumlama faaliyetleri içine çekilmeye çalışılmasının kamu yararı açısından faydası olmayacağı gibi, ortadan kaldırılması çok zor olan sıkıntılara ve ekonomik kayıplara neden olacağı aşikar olmaktadır.

Ortada böyle bir gerçek var iken, hayvan sağlığı bilgisinden yoksun meslek gruplarının çok iddialı bir şekilde bu grupların çok başarılı çalışmalar yaptığını söylemek oldukça dayanaksız bir iddia olmaktan öteye gidemeyecektir. Ayrıca gerek literatürlerde ve gerekse Bakanlığımız arşivlerinde bu grupların suni tohumlama alanında sahaya yönelik yapılmış bir çalışma ne bildirilmiş ve nede böyle bir çalışmaya rastlanılmıştır.

Bu bilgilerden sonra dava dilekçesinde özetlenen şikayetlerle ilgili olarak;

1- Dava dilekçesinde, Yönetmeliğin hukuki dayanağının Hayvan Islahı Kanunu yanında veterinerlik mevzuatına dayandırıldığı, veteriner hekimlerin yetkilendirildiği ve iş sözleşmelerinin veteriner hekimleri meslek odası tarafından onaylanması konu edilmektedir.

Gerek insan ve gerekse hayvanların anatomi, üreme, doğum, fizyoloji, beslenme, hastalık, tedavi v.b ... konuları ile ilgili bilim dalı TIP’tır. Tıp kelime karşılığı olarak hekimlik demektir. İnsan veya hayvan olsun canlıların anatomi, fizyoloji, histoloji, jinekoloji, androloji, mikrobiyoloji ve diğer hayvan biyolojisini ve sağlığını inceleyen v.b. ... gibi konuları gerek nazari ve gerekse pratik olarak veteriner fakültelerinde 5 ve beşeri hekimlikte 6 yıl eğitim alan insanlar hekimlik ünvanını alabilmekte ve mesleklerini kamu hizmetine sunabilmektedirler.

Suni tohumlama sağlıklı olduğu belirlenen hayvanlara uygulanmalıdır. Suni tohumlama uygulamasının başarısı canlının sağlıklı olduğunun belirlenmesi ve belirli hijyenik kuralların sağlanması ön koşulu ile canlının anatomik ve hormonal mekanizmasına kadar bir takım bilimsel verilerin ortaya konması, bu verilerin ortaya konabilmesi içinde TIP alanının içinde her biri ayrı bir bilim dalı olarak karşımıza çıkan, anatomi, fizyoloji, histoloji, androloji, jinekoloji, salgın ve bulaşıcı hastalıklar ile yetiştirme hastalıkları v.b. .. gibi bilim dallarının üniversitelerde ders programı olarak yer alması öğretilmesi, öğrenilmesi ve uygulamalarının yapılması sonucunda hekimlik ünvanını almak ile olasıdır. Daha özet bir ifade ile bir enjeksiyonun bile hekim kontrolü olmaksızın, canlıya uygulanabilmesi yasalar karşısında olası değilken, suni tohumlama gibi komplike bir olgunu hekim olmayanlar tarafından uygulanması mümkün görülmemekte, hem ekonomik yönden hem de canlının hayatı açısından oldukça tehlikeli bir durum arz etmektedir.

6343 ve 3285 sayılı yasa ve bu yasaya bağlı olarak çıkarılan yönetmelikler veteriner hekimliğinin disipline edilmesine ve bu çerçevede faaliyetlerini düzenlemesine yönelik olup, suni tohumlama yapma izni almak isteyen serbest veteriner hekimlerden Odaya kayıtlı olduklarının belgelenmesini istemek, suni tohumlama faaliyetlerinin kontrolü ve daha sağlıklı yürümesini sağlamak açısından çok yararlı olacaktır.

Bu nedenlerle, özel suni tohumlama yapmak isteyen veteriner hekimlerinin Veteriner Hekimleri Odasınca iş sözleşmelerinin onaylanmasının istenmesi zorunlu olmalıdır. Bu zorunluluk halen var olan denetim noksanlığını bir ölçüde giderecek, kayıtlar daha düzenli tutulacaktır.

Ortada bu gerçekler var iken; yönetmeliğin hukuki dayanağının 4631, 6343 ve 3285 sayılı yasalara yada sözü edildiği gibi veteriner mevzuatına dayandırılması kadar olağan bir durum olamaz. Tam aksine yasalarla hayvan sağlığından, ıslahına, salgın ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele edilmesine, tedavisine kadar yasal çerçevesi çizilen ve tıp öğrenimini alan veteriner hekimlerinin mevzuatına dayandırılmaması, onarılması mümkün olmayan sıkıntılara neden olacaktır. Hayvan sağlığı konusunda, bilgisi olmayan bir kişinin bir ahırdan diğerine hastalık taşıması her zaman için söz konusudur. Bu durum, hastalıkların yayılmasına ve gerek insanlarımızın ve hayvanlarımızın hastalanmasına ve gerekse ülke ekonomisine onarılması mümkün olmayan zararlar getirecektir.

Bu nedenlerle söz konusu yönetmelik, olması gerektiği gibi 4631, 6343 ve 3285 sayılı yasalara dayandırılmaktadır.

Dava dilekçesinde, Hayvan Islahı Kanunu’nun 20 inci maddesine göre yönetmeliğin 1 yıl içinde çıkarılması gerektiği belirtilerek yönetmeliğin bu maddeye dayandığı ve yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırı olarak hazırlandığı ifade edilmektedir.

Söz konusu yönetmelik 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu’nun Resmi Gazete’de yayımlanmasınadan 1 sene sonra çıkarılmak zorunda idi. Bu aşamada Bakanlık olarak 22.03.2001 gün ve TSKD/STT – 1525 – 3280 sayılı yazımızla (EK 2) Ziraat Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Birliği, Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi, muhtelif illerdeki veteriner ve ziraat fakültelerine, sperma üreten özel suni tohumlama laboratuarlarına, sperma ithal eden firmalara ve Bakanlığımız Genel Müdürlüklerine gönderilerek yazımızda belirtilen konularla ilgili çıkarılacak yönetmeliklere ait görüşleri istenmiş, bilahare 31.05.2001 tarih ve TSKD/STT– 2968 – 6213 sayılı yazımızla çıkarılacak yönetmeliklere dair çalışma grupları oluşturulmuş, bu çalışma grupları içine Ziraat Fakültesi, Veteriner Fakültesi, Veteriner sağlık teknisyenleri derneği, Ziraat Mühendisleri Odası, Türk Veteriner Hekimleri Merkez Konseyi ve sivil kuruluşlar dahil edilerek toplantılara çağırılmıştır. Aylarca süren toplantılar sonunda yönetmeliğe son şekli verilmiş, taslaklar 18.09.2001 gün ve TSKD/STT – 4654 – 10168 sayılı yazımız ekinde gönderilerek tekrar uzman kuruluşlardan görüş istenmiş ve yayımlanmak üzere 08.10.2001 gün ve TSKD/STT – 4970 sayılı yazımızla Bakanlığımız Araştırma Planlama Koordinasyon Kurulu Başkanlığı’na gönderilmiştir. (EK 3) Sözü edilen bu yönetmelik şu anda yürürlükte bulunan ve iptal edilmesi istenen konular yönünden aynı olan maddeleri içermektedir.

İptal edilen bu yönetmelik, yukarıda, açıklanan uzman kuruluşların büyük çoğunluğunun görüş ve önerileri aksine Genel Müdürlüğümüzün görüşü ve onayı alınmadan, 4631 sayılı Yasa’nın yayımından sonra 1 yılı çok aşkın bir zamanda aceleci bir tavırla ve teamüllere uygun olmayan biçimde yayımlanmıştır. Yazımız ekinde gönderilen Ziraat Fakültesi görüşlerine noktasına, virgülüne kadar tam uyularak bir noktada toplantılara katılan tüm kuruluşların görüşleri biranda atılmış ve iptal edilen ve davacı tarafından savunulan 15 Kasım 2002 tarih ve 24937 sayılı Resmi Gazete’de çıkan yönetmelik teamüllere aykırı olarak çıkarılmıştır. (EK 4)

2- Yönetmeliğin 5 inci maddesi a fıkrasına itiraz edilmekte ve değiştirilmesi istenmektedir.

Yönetmeliğin bu kısmı kamu yararı gözetilerek değiştirilmiş ve suni tohumlamanın neden veteriner hekimler tarafından yapılması gerektiği kamu yararı bölümünde sunulmuştur.

Davacı Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dölerme Suni Tohumlama Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Necmettin TEKİN’nin kabaca yaptığı tanım, anlamının dışında yorumlanmıştır. Oysa sayın öğretim görevlisi, suni tohumlamayı sağlığı ön planda tutan bir uygulama olarak göstermektedir. Yazımız ekinde Sayın Prof. Dr. Necmettin TEKİN’in ve Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi görüşleri sunulmaktadır (EK 5). Ayrıca alıntı yapılan bilimsel tebliğden davacının amacı doğrultusunda bir cümle çekilerek alınmıştır. Oysa ekte (EK 6) sunulan makalenin devamında ise suni tohumlamanın komplike, bir çok yetiştirme hastalığı ile ve dolayısıyla hayvan sağlığı ile ilgisi ortaya konmaktadır. Söz konusu tebliğ incelendiğinde suni tohumlama hayvan sağlığını koruyan önemli bir yöntem olduğu görülmektedir.

Ayrıca, 4631 sayılı Yasanın Zootekni tanımı, “Hayvan yetiştirmesi, ıslahı, bakım – beslenmesi, yem üretimi, hastalıklardan koruma gibi hususları düzenleyerek hayvanlardan daha yüksek ve ekonomik verim elde etmeyi sağlayacak teknoloji ve uygulamaları” şeklinde tanımlanmıştır. “Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzükte belirtilen madde de “ Zootekni alanında öğrenim görmüş Ziraat Mühendisleri, hayvan neslinin ıslahı, çoğaltılması, ithal ve ihracı, hayvan ürünleri üretimi ve pazarlanmasıyla ilgili konularda faaliyette bulunmaya yetkilidirler.” denmektedir. Ancak bu madde de yer alan uygulama esasları içinde suni tohumlama, embriyo transferi ve diğer sağlıkla ilgili uygulamalar yer almamıştır. Hayvan ıslahında alınan önlem ve uygulamalar bir zincir gibi birbirini takip eder. Bunun içinde suni tohumlama, embriyo transferi gibi uygulamaların sağlıkla ilgili olan bölümlerine diğer meslek grupları girmemelidir. Ziraat mühendislerinin yetki yasalarında belirtilen aktiviteler içinde hayvan ıslahında yer alan ve kanunda tanımı yapılan sağlıklı damızlıkların üretilmesinde hayvan sağlığı ayrı bir konu olarak görülmektedir. Hayvan ıslahında multidisipliner uygulamalar söz konusu olup bir çok meslek grubu birbirini destekleyen çalışmalar yapmaktadır. Bu da olağan bir durumdur. Ancak hayvan sağlığı gerek koruyucu, gerek tedavi hekimlik uygulamaları bu konuda eğitim almış gruplarca yasal ve teamüllere bağlı olarak yapılmalıdır. Nitekim davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu Kanada ve A.B.D.’ye ilişkin uygulamaların aslında, dava için genel uygulamalar olmayıp, aksine özel kişi ve kuruluşların uygulama yönergelerini içermektedir. Ayrıca söz konusu ülkelerin koşulları ile ülkemiz koşulları çok farklılık arz etmektedir. Bu konuda dikkat edilecek bir hususta, Avrupa AB ilkeleri, uygulamalarda veteriner hekim zorunluluğunu dikkate aldığıdır. Şu anda AB’ye uyum yasaları çerçevesinde yapılan çalışmalarda bu hususlar dikkate alınmaktadır.

Dava edilen yönetmelik direk olarak suni tohumlama, tabii tohumlama, embriyo ve ovum transferleri ve dolayısıyla tıp bilimi ile ilgilidir. Bu faaliyetler yürütülürken 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu’nun, amacında damızlıkların sağlıklı ve hijyenik ortamlarda yetiştirilmesi ve hastalıklardan arı bir şekilde yetiştiricilere intikali ve korunmasını sağlamak ve damızlık tanımında da, hastalıklardan arı olmayan hayvanlara damızlık denemiyeceği, davacınında belirttiği üzere, 4631 sayılı Hayvan Islahı Yasasının zootekni tanımında yer alan hastalıklardan koruma gibi hususları düzenleyerek hayvanlardan daha yüksek ve ekonomik verim elde etmeyi sağlamak hükümleri mevcuttur. Yani hastalık olayını elimine etmeden zootekni olamayacağı, damızlıkların damızlık olabilmesi için hastalıklardan arı olması ve dolayısıyla söz konusu yasa ve yönetmelik 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu’na atıfta bulunmaktadır. 9 Mart 1954 tarih ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanunu' NUN 11 İNCİ MADDESİ İLE DE VETERİNER HEKİM OLMAYANLARIN HAYVANLARI MUAYENE VE TEDAVİ ETMELERİ VE YASAKLANMIŞTIR. BU HÜKÜMLERE İSTİNADEN DE DAHA ÖNCE DE ARZ EDİLDİĞİ GİBİ VETERİNER HEKİM OLMAYANLARIN BİR İĞNE BİLE VURMASI OLASI DEĞİLKEN SUNİ TOHUMLAMA GİBİ ÇOK DAHA GENİŞ VE KOMPLİKE BİR OLGUDA GÖREV ALMALARI MEVCUT KANUN VE YASALARLA MÜMKÜN GÖRÜLMEMEKTEDİR. ÖZETLE, 4631 SAYILI YASA, HAYVAN ISLAHINA YÖNELİK BİR YASA OLDUĞU KADAR, SÖZ KONUSU HAYVAN ISLAHI YASAININ TIP BİLİMİ İLE İLGİSİ OLMASI VE SAĞLIK AÇISINDAN 3285 SAYILI YASAYA VE 6343 SAYILI YASAYA ATIFTA BULUNMASI HALİ İLE DE KENDİNE ÖZEL BİR YASA OLARAK DÜŞÜNÜLMESİ MÜMKÜN GÖRÜLMEMEKTEDİR. AYRICA, KANUNLAR VE YÖNETMELİKLER BİRBİRLERİ İLE UYUMLU OLMAK ZORUNDA OLUP BİR YASA DİĞERİ İLE ÇELİŞMEMELİDİR. BU HALİYLE DE 4631 SAYILI HAYVAN ISLAHI KANUNU 3285 VE 6343 SAYILI YASA İLE ÇELİŞMEMELİDİR.

3- DAVACI TARAFINDAN, YÖNETMELİĞİN 24 VE 26 INCI MADDELERİNİN İPTALİ İSTENMEKTE, BU MADDENİN DAMIZLIKÇILIĞIN GELİŞMESİNİ SINIRLAYACAK, SPERMA, OVUM VE EMBRİYO İTHALATINI OLDUKÇA KOLAYLAŞTIRACAK VE KEYFİ UYGULAMALARA İMKAN VERECEĞİ SÖYLENMEKTEDİR.

SÖZ KONUSU MADDELER İLE HER GÜN DEĞİŞEN ŞARTLARA CEVAP VEREBİLMEK, DEĞİŞEN ŞARTLARA GÖRE SAĞLIK AÇISINDAN VE GEREKSE KALİTE YÖNÜNDEN İYİLEŞTİRMEYE YÖNELİK MÜDAHALELERİN ANINDA YAPILABİLMESİ AMAÇLANMIŞTIR. BUNUN EN GÜZEL ÖRNEĞİ, DAVA EDİLEN YÖNETMELİK YAYIMLANDIKTAN SONRA HAYVANLARDA, YAVRU ATIMINA, ÖLÜ DOĞUMLARA VE ET SÜT YÖNÜNDEN HAYVANLARIN VERİMLERİNİ ETKİLEYEN KALITSAL BİR HASTALIK OLAN COMPLEX VERTEBRAL MOLFORMATION (CVM) ADINDAKİ HASTALIK İÇİN BAKANLIĞIMIZCA ANINDA TEDBİR ALINMIŞ, BU HASTALIĞI TAŞIYAN BOĞALARIN SPERMASININ YURDA GİRİŞİ ENGELLENMİŞTİR. SPERMA VE EMBRİYO İTHALATININ KRİTERLERİ OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ YÜKSELTİLMİŞ VE ET VE SÜT VERİMİ YÖNÜNDEN ÇOK DAHA İYİ SPERMA VE EMBRİYO İTHALATININ GERÇEKLEŞMESİ SAĞLANMIŞTIR.

AYRICA, BU MADDEYE DAYANARAK TAHMİNLERLE BİR BAKANLIĞIN KEYFİYET İÇİNDE DAVRANACAĞI SUÇLAMASI, HEM NEZAKET KURALLARI İLE HEM DE HUKUKLA BAĞDAŞMAMAKTADIR. TAM AKSİNE TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN BİRİNCİ GÖREVİ SAĞLIK VE KALİTE AÇISINDAN HER ŞEYİN İYİSİNİN İTHAL EDİLMESİNİ SAĞLAMAK OLUP TÜM ÇALIŞMALAR BUNA YÖNELİKTİR.

OVUM VE EMBRİYO TRANSFERİ UYGULAMA ESASLARI BAŞLIKLI MADDELERE YAPILAN İTİRAZLARDA DAHA ÖNCE BELİRTİLDİĞİ ÜZERE, BİLİMSEL DEĞERLENDİRMELER İÇİNDE KAMU YARARI DÜŞÜNÜLEREK DEĞİŞİKLİĞE GİDİLMİŞTİR.

ÜLKEMİZDE HAYVANCILIĞIN GELİŞTİRLMESİ VE SAĞLIKLI, YETERLİ VERİM GÜCÜNDE POPÜLASYONLARA SAHİP OLUNABİLMESİ İÇİN EN ETKİN VE KISA YOL; SUNİ TOHUMLAMA ÇALIŞMALARINDA VETERİNER HEKİMLER VE VETERİNER HEKİMLERİN SORUMLULUĞUNDA HAYVAN SAĞLIĞI ALANINDA EĞİTİM ALMIŞ TEKNİSYENLERCE YAPILMASIDIR. SÖZ KONUSU UYGULAMALAR ERKEK VE DİŞİ DAMIZLIKLARDA DÖL TUTMAYI ETKİLEYEN BİR DİZİ YAPI VE OLGULARLA İLGİLİ OLUP HAYVAN YETİŞTİRME VE SAĞLIĞI KONUSUNDA MULTİDİSİPLİNER BİLGİ GEREKTİRİR. ÖRNEĞİN SIĞIRLARDA GÜNÜMÜZDE EN ETKİLİ OLAN SUNİ TOHUMLAMA YÖNTEMİ OLAN “RECTO – VAGİNAL SUNİ TOHUMLAMA; HAYVANLARIN GEBELİK KONTROLLERİNİN YAPILMASI, OVARYUM AKTİVİTESİNİN BELİRLENMESİ, JİNEKOLOJİK OLGULARIN TEŞHİSİ, DİĞER GENİTAL SAĞLIK KONTROLLERİNİN YAPILKMASI İLE BİREY VE SÜRÜDE HİJYEN KOŞULLARININ SAĞLANMASI GİBİ BİR DİZİ HEKİMLİK UYGULAMALARI GEREKTİRİR. SAYILAN NEDENLERLE, SUNİ TOHUMLAMA, EMBRİYO TRANSFERİ GİBİ BİYOTEKNİKLERİN UYGULANMASINDA VETERİNER HEKİMLERİN GÖREV ALMALARI VE SORUMLULUĞU ZORUNLUDUR. AYRICA ÜLKEMİZDEKİ BOĞAALTI İNEK SAYISI İLE SUNİ TOHUMLAMA KONUSUNDA EĞİTİLMİŞ VE SERTİFİKA VERİLMİŞ 12.000 ELEMANIN VARLIĞI GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA BİR ELEMAN EKSİKLİĞİNDEN DE BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.

SÖZ KONUSU MADDELERE YAPILAN İTİRAZLARIN, YÖNETMELİĞİN TÜMÜYLE TIP BİLİMİ İLE İLGİSİ OLMASI, İDARİ İŞLEYİŞİN BOZULMAMASI, HAYVAN VE TOPLUM SAĞLIĞI AÇISINDAN KAMU YARARININ GÖZETİLMESİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ, 6343 VE 3285 SAYILI YASALARLA ÇELİŞMEMESİ GEREKLİLİĞİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK DAVANIN REDDEDİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

DAVACI TARAFINDAN SUNULAN EKLERDE GÖRÜLEN KONULAR

1- KANIT OLARAK SUNULAN “STAJ KLİNİĞİ KEÇİLERDE YAPAY TOHUMLAMA” OLARAK TERCÜME EDİLMİŞ METİNDE:

OKLAHOMA’DA YETİŞTİRİCİLERE SUNİ TOHUMLAMA KURSU VEREN BİR ENSTİTÜNÜN PROGRAMI KANIT OLARAK GÖSTERİLMEKTEDİR. BURADA KATILIMCILARIN EĞİTİM GEÇMİŞİ İLE İLGİLİ HERHANGİ BİR BİLGİ VERİLMEMEKTEDİR. BUNLARIN KENDİ SÜRÜLERİNE SUNİ TOHUMLAMA YAPMAK İSTEYEN ÇİFTÇİLER OLDUĞU GÖRÜLMEKTE OLUP BU DURUM ABD İÇİN SON DERECE DOĞALDIR. GELİŞMİŞ ÜLKELER İÇİNDE SUNİ TOHUMLAMA UYGULAYABİLİRLİĞİ AÇISINDAN EN AZ SUNİ TOHUMLAMA ORANI 18.2 İLE ABD’DE OLUP SON SIRADADIR. ÇÜNKÜ İŞLETME BÜYÜKLÜĞÜ / TARIMDA ÇALIŞAN İNSAN SAYISI PARİTELERİ EN YÜKSEK ÜLKE ABD’DİR. BASİTÇE, ÇOK BÜYÜK BİR AÇIK ARAZİDE, ÇOK SAYIDA HAYVANA AVRUPA ÜLKELERİ VE BİZDE DE OLAN BİR SİSTEMLE MÜDAHELE EDİP SUNİ TOHUMLAMA YAPMAK KOLAY DEĞİLDİR. BU NEDENLE, ABD KENDİ SÜRÜSÜNE SUNİ TOHUMLAMA YAPMAK İSTEYEN YETİŞTİRİCİLERE EĞİTİM DURUMLARINI DA GÖZ ÖNÜNE ALARAK BİR KURSTAN SONRA BU İZNİ VERMEKTEDİR.

2- FRANSIZCA BİR METİNDEN TERCÜME EDİLEN VE HANGİ ÜLKEYE AİT OLDUĞU SAPTANAMAMIŞ BİR KANUN METNİ 28 ARALIK 1966 TARİHLİ HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ KANUNU KANIT OLARAK SUNULMAKTADIR.

ÖNCELİKLE 1966 TARİHLİ KANUN HALEN YÜRÜRLÜKTE MİDİR? ARADAN GEÇEN BU SÜRE İÇİNDE BİR DEĞİŞİKLİK OLMAMIŞ MIDIR? AYRICA, TOHUMLAMA İŞLEMİNİN TOHUMLAMA MERKEZİ ŞEF LİSANSINA SAHİP, YAHUT TOHUMLAYICI LİSANSINA SAHİP KİŞİLERCE YAPILABİLECEĞİ BELİRTİLMİŞTİR. BUNLAR KİMDİR? EĞİTİM ÖĞRETİM DERECELERİ NEDİR? BELİRTİLMEMİŞTİR. BUNLAR ZİRAAT MÜHENDİSİ YADA TEKNİSYENİ MİDİR? BUNLAR BELİRTİLMEMİŞKEN,, BUNLARIN BU MESLEKTENMİŞ GİBİ İZLENİM OLUŞTURMAK ÜZERE YARGIYA SUNULMASI HANGİ AMAÇLA YAPILMAKTADIR?

3- SIĞIR EMBRİYO NAKLİ ADLI LİTERATÜR BİLGİ.

BURADA BELİRTİLEN UZMANLAŞMIŞ TEKNİSYENLER, TOHUMLAYICILAR KİMDİR?

4- RAMBOULLET ULUSAL HAYVANCILIK OKULU TOHUMLAMA MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ ADLI ÇEVİRİ

BAŞVURU İÇİN TALEP EDİLEN DÜZEYDE BELİRTİLEN MÜHENDİS KİMİ KASTEDİYOR ZİRAAT MÜHENDİSİ OLDUĞU BELLİ DEĞİLDİR. ÜLKEMİZDE BU TÜR EĞİTİM VEREN 180 OKUL VARDIR. BURADA DENİLEN İKİ YIL MESLEKİ DENEYİM ÜLKEMİZDEKİ HANGİ OKULU KASTETMEKTEDİR.

5- KANADA SHORTHON ŞİRKETİ YAPAY DÖLLEME HAKKINDA YÖNETMELİK

ADI ÜSTÜNDE BU YÖNETMELİK BİR ŞİRKETİN UYGULAMA ESASLARIDIR. BİR ŞİRKETİN UYGULAMA ESASLARINI BU DAVADA KANIT OLARAK SUNMAK KANADA’DA GENEL OLARAK BU ŞEKİLDE YASAL BİR UYGULAMA DÜŞÜNCESİNİ OLUŞTURMAK ÜZERE Mİ VERİLMİŞTİR?

SONUÇ VE TALEP : YUKARIDA İZAH ETTİĞİMİZ VE TARAFINIZCA DA RESEN GÖZETİLECEK OLAN SAİR NEDENLERLE DAVANIN REDDİNE YARGILAMA GİDERLERİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA KARAR VERİLMESİNİ ARZ VE TALEP EDERİM.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI ADINA

S. ATİLLA ÜNSAL
I. HUKUK MÜŞAVİRİ

EKLER:
EK 1-1 ADET İŞLEM DOSYASI (46 SAYFA)

Okunma Sayısı: 6141