VETERİNER HİZMETLERİ, GIDA VE YEM KANUNU TASLAĞI GIDA GÜVENLİĞİNE YÖNELİK SORUNLARA ÇÖZÜM GETİRMİYOR

ADANA ŞUBE ( )
25.07.2008 (Son Güncelleme: 25.07.2008 14:16:26)

Yasa taslağında, sadece onaya tabi işletmelerde sorumlu personel istihdamı zorunlu tutularak Sorumlu Yöneticilik uygulaması işlevsizleştirilmek istenmektedir.

25.07.2008 

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı‘nca 05.06.2004 yılında yayımlanan 5179 sayılı Gıda Kanununun değiştirilmesi çalışmaları kapsamında; "Gıda Kanunu" , "Yem Kanunu" , "Gıda Hijyeni ile Gıda ve Yemin Resmi Kontrolleri Kanunu" ve "Veteriner Hizmetleri Kanunu" taslaklarından oluşan 4‘lü hijyen paketi hazırlanmış ve 2006 yılının Temmuz ayında görüşe sunulmuştu. Ancak, bu paketin kapsamında yer alan kanunlara yapılan yoğun eleştiriler nedeniyle, 4‘lü hijyen paketi "Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanunu "  adı altında bu yıl Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından tek bir kanun taslağı olarak yeniden düzenlemiş ve kamuoyunun görüşüne sunulmuştur.

Bahsedilen yeni kanun taslağının 4‘lü hijyen paketinden tek farkı, kullanılan dilin hukuk diline daha uygun hale getirilmesi çabasıyla metinlerin birleştirilmiş olmasıdır.  Ancak, dört ayrı kanun taslağı birleştirilirken bölümler ve maddeler arasında uyum ve bütünlük sağlanamamıştır. Kanun taslağında; gıda güvenliği ana şemsiyesinin altında bitkisel ürünler, hayvansal ürünler ve su ürünleri olması gerekirken; bu amaçtan sapılmış, gıda güvenliği tali unsur haline dönüştürülmüştür. Yeni taslak bu haliyle, gıda güvenliği açısından 5179 sayılı Kanun‘un da gerisine düşmüştür.

Bizler; kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının Adana Şube Temsilcileri olarak; görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmayı görev olarak görmekteyiz. Bu noktadan hareketle, "Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanunu" taslağı ile ilgili temel görüşlerimiz aşağıda verilmektedir:

Hedefleri farklı olan temaların aynı çatı altında birleştirilmesi, mevzuatı zayıflatmakta ve kargaşaya yol açmaktadır. Bu nedenle, söz konusu Kanun Taslağı "Gıda Kanunu", "Yem Kanunu" ve "Veteriner Hizmetleri Kanunu" olarak üç ayrı kanun biçiminde düzenlenmeli; hayvansal orijinli gıdalara yönelik özel hükümler Gıda Kanunu kapsamında yer almalıdır.

Taslağın amaç ve kapsam bölümü, AB mevzuatına göre çok yetersiz kalmakta, özellikle gıda ile temas eden madde ve malzemeler, ithalat - ihracat gibi konuları içermemektedir. Özellikle kanun taslağında ithalatta resmi kontrollerde sadece belli ürün gruplarında sınırda kontrol öngörülmekte, diğer gıda maddelerinde piyasa gözetimi ile takibi hedeflenmektedir. Her ne kadar bu konudaki hükümler AB mevzuatı ile uyumlu olsa da ülkemizde piyasa gözetiminin yapılamadığı ve uzunca bir süre daha yapılamayacağı dikkate alındığında ithalatta tüm kontrollerin sınırda yapılması sürdürülmelidir.

Tanımlar bölümünde, kanunun tümü hayvan sağlığı, refahı ve veterinerlik hizmetlerini içeriyor izlenimi veren ayrıntılı tanımlar yer alırken, uyumlaştırıldığı belirtilen AB mevzuatında bulunan işlenmiş, kısmen işlenmiş ve işlenmemiş gıda, ham madde, kalıntı, gıda güvenliği ile güvencesi, izlenebilirlik, risk, risk analizi, risk değerlendirilmesi,  risk yönetimi, risk iletişimi, organik gıda, genetiği değiştirilmiş gıda, belgelendirme, toplu tüketim yeri, vb. gibi  birçok tanıma yer verilmemektedir.

Yasa AB‘ye uyum hedefiyle hazırlanmıştır. Ancak taslağın ana ekseni gıda güvenliği içerisinde  yem, bitki, hayvan ve su ürünleri olması gerekirken, ev ve süs hayvanları, veteriner sağlık ürünleri, kan, tırnak boynuz gibi insanlar tarafından tüketilmesi önerilmeyen hayvansal ürünler ve yan ürünler gibi gıda değeri olmayan ürünler, (gıda güvenliğini sağlamaya yönelik AB mevzuatı içerisinde yer almamasına rağmen) söz konusu taslakta yer almaktadır.

AB‘ ne uyum adı altında gıda güvenliği sadece hayvansal ürünlere, bunun üzerinden kimi mesleki kazanımlara indirgenmekte, özellikle ülkemizde büyük bir öneme sahip olan bitkisel ağırlıklı beslenme göz ardı edilmektedir. Ayrıca taslakta, sadece hayvansal gıdalardan kaynaklanan riskler ele alınmış ve diğer gıdalardan kaynaklanan riskler yok sayılmıştır. Özellikle mikotoksinler, pestisit kalıntıları ve metal bulaşıları gibi riskler genellikle bitkisel kaynaklı olup, kanun taslağında bu konulara da ağırlık verilmelidir.

Yasa taslağında, sadece onaya tabi işletmelerde sorumlu personel istihdamı zorunlu tutularak Sorumlu Yöneticilik uygulaması işlevsizleştirilmek istenmektedir. Oysa halen var olan uygulamalarda; tüm gıda ile ilgili işletmelerde Sorumlu Yönetici istihdamı zorunludur. Bu uygulama, özellikle orta ve küçük ölçekli işletmelerin yönlendirilmelerinde, eğitilmelerinde ve işletmelerin mühendis akıl ve bilimiyle tanışarak işletmecilik zihniyetinin değişiminde önemli rol oynamıştır. Bununla birlikte; Sorumlu Yöneticilik konusunda uygulamadan kaynaklanan ve mevzuattaki yetki, sorumluluk ile özlük haklarına ilişkin yetersizliklerin bulunduğu açıktır.

Sorumlu Yöneticilik sisteminin kaldırılmak yerine, ücretinin yine işletme tarafından ancak Bakanlık bünyesinde oluşan bir havuz sistemiyle ödenmesi ve böylelikle kayıt dışılık ve sosyal güvenceden yoksun çalıştırılmalarının önlenmesini içeren bir düzenlemenin taslak metne girmesi koşullarını daha da iyileştirecektir. Bir taraftan sınırları belirlenmemiş Resmi Veteriner Hekim kavramı ve statüsü getirilmeye çalışılırken diğer taraftan ülkemiz üretim ve işletme yapısı ile gıda güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol üstlenmiş olan Sorumlu Yöneticilik müessesesinin kaldırılmaya çalışılmasını anlamlı bulmamaktayız.

Halen var olan üretim izni uygulaması; mevzuatta uygun üretim yapılmasında ve kayıt dışılığın önlenmesinde önemli bir işleve sahip olduğundan; üretim izni uygulamasına var olan sistemi daha da geliştirecek düzenlemeler getirilerek devam etmelidir. Bu uygulama işletmelerin teknik ve hijyenik kapasitesinin yükseltilmesini sağlamıştır. Taslak metinde; yem tescili yapılmasının uygun görülmesini ancak insan sağlığının korunmasında hayati önem taşıyan gıdalar için üretim izni uygulamasının tamamen kaldırılması çelişkili bir yaklaşımdır.

"Tüketici Haklarının Korunması" madde başlığında yer almasına rağmen madde içeriğinde bununla ilgili herhangi bir husus bulunmamaktadır. Sunum ve reklam konusunda 5179 sayılı Kanun‘ da daha geniş ve kapsamlı hükümler yer alırken; yeni taslakta çok genel ve amaca hizmet etmeyen ifadeler kullanılmıştır.

"Tarla ve ahırdan sofraya kadar" geçen süreçte Gıda Güvenliğini korumayı amaçlayan bir yasa tasarısının içeriğinde; gıda bilimi ve gıda teknolojisi konusunda doğrudan eğitim alan ve özellikle görev, yetki ve sorumlulukları dahilinde bu alanda yetkin meslek branşları olan Gıda Mühendisliği, Ziraat Mühendisliği ve Kimya Mühendisliği‘ nin yasa boyunca hiç anılmamasını manidar bulmaktayız.

Sonuç olarak Kanun taslağının ülkemiz gıda üretimi ve tüketimi gerçeğine uygun bir yasa haline getirilmesi için; Bakanlığın bu yasa görüşmelerini kapalı kapılar ardında değil de gıda konusunda yetkin akademisyenler, sivil toplum örgütleri ve tüketici hakları derneklerinin görüşlerine açık bir şekilde yürütmelidir. Diğer yandan; gerek Bakanlığın gerekse görüş bildiren kurumların yazılı metinlerle her zaman kendilerini etkin bir biçimde ifade edemedikleri dikkate alındığında; görüşlerin tüm kesimlerin katılımı ile oluşturulacak platform ve toplantılarda tartışılması çok faydalı olacaktır. Bizler meslek odaları olarak; yapılacak tüm çalışma ve toplantılara en etkin biçimde katılmaya ve dağarcığımızda ne varsa, ülke ve sektör yararına paylaşmaya hazır olduğumuzu bir kez daha Tarım ve Köy işleri Bakanlığına ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.

 

Doc. Dr. Zerrin ERGİNKAYA              Aydın OKYAY            Prof. Dr. Haydar ŞENGÜL

 GMO Adana Şube Başkanı          KMO Güney Bölgesi       ZMO Adana Şube Başkanı

                                                   Şube Sekreteri

Okunma Sayısı: 1837
Fotoğraf Galerisi