1 HAZİRAN DÜNYA SÜT GÜNÜ

1 HAZİRAN DÜNYA SÜT GÜNÜ
MERKEZ
01.06.2026
 

1 Haziran Dünya Süt Günü, milyonlarca üreticinin emeğini fark etme günü olmalıdır. Süt; çocukların sağlıklı büyümesi, toplumun dengeli beslenmesi ve kırsal ekonominin ayakta kalması açısından stratejik öneme sahip temel bir gıda ürünüdür.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), sütün insan sağlığına faydalarını vurgulamak ve tüketimi teşvik etmek amacıyla 2001 yılından bu yana her yıl 1 Haziran tarihini Dünya Süt Günü olarak kutlamaktadır. Türkiye’de ise bu tarih 21-28 Mayıs Süt Haftası kabul edilmiş ve çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.

Süt hayvancılığı, tarımsal üretimin bütününe etki eder ve tarımın temel direklerinden biridir. Süt ve besi hayvanı populasyonunun artması, hayvancılık ürünleri ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra yem bitkisi üretiminden, çayır, mera kullanımına, hayvan gübresi üretimine kadar bitkisel tarım ile de ilişkilidir.

Yüksek yem maliyetleri, dengesiz süt-yem, et-yem fiyat pariteleri ve bunlara bağlı olarak anaç hayvan kesimleri nedeniyle üretimin gerilediği ve regülasyon amaçlı ithalat politikalarının da baskı altında tuttuğu süt hayvancılığı sektörü ciddi bir krizden geçmektedir. 

Artan yem, enerji ve veterinerlik maliyetleri karşısında üreticinin gelirinin yetersiz kalması, birçok işletmenin üretimden çekilmesine neden olmaktadır.

• Türkiye'de yıllık toplam çiğ süt üretimi 2020 yılında 23,5 milyon ton, 2025 yılında 21,38 milyon ton seviyesine düşmüştür. 2,12 milyon ton azalmıştır. Kişi başı tüketim yaklaşık 33-39 kg aralığında olup, Avrupa Birliği ortalamasının oldukça altındadır

• Hayvan sayısı artsa da hayvan başına alınan süt verimi AB ortalamasının altındadır

• Süt fiyatları uzun süre baskılandığında üretici anaç hayvanlarını kesime göndermektedir. Bu durum et fiyatlarını doğrudan etkilemektedir. Süt meselesi aynı zamanda bir "et meselesi" dir. 

• Süt hayvancılığındaki en büyük gider kalemini oluşturan yem hammaddelerinde (özellikle ithal yemlerde) yaşanan kur dalgalanmaları ve fiyat artışları, üretimi sürdürülemez kılmaktadır. 

• Yem fiyatlarındaki artışlar çiğ süt fiyatlarına yeterince yansımadığında, üreticinin eline geçen net gelir azalır ve kâr marjı kaybolur. 

• Yeterli kâr elde edemeyen küçük ölçekli üreticiler, hayvanlarını kasaba satmak zorunda kalmaktadır. Bu durum süt üretiminde daha büyük düşüşlere ve ithalat bağımlılığına yol açmaktadır. 

• Üretilen sütün, halk sağlığı sorunu yaratmadan güvenli olarak tüketiciye ulaştırılması gerekmektedir. 

Yerli ırkların genetik kaynaklar korunarak süt verimi bakımından ıslah edilmesi için akademik çalışmalar desteklenmelidir.

Süt üretimi için üreticinin kazandığı, tüketicinin ise güvenilir ve erişilebilir fiyatlarla süt ve süt ürünlerine ulaşabildiği bir sistem oluşturulmalıdır. Yem üretiminin desteklenmesi, mera alanlarının korunması, kooperatifleşmenin güçlendirilmesi ve etkin tarım politikalarının uygulanması artık bir tercih değil, zorunluluktur

Okunma Sayısı: 109