AKTÜEL DENİZLİ GAZETESİ: “ZEYTİNLİKLERE ÖLÜM FERMANI” MECLİSTE - 16 TEMMUZ 2025

AKTÜEL DENİZLİ GAZETESİ: “ZEYTİNLİKLERE ÖLÜM FERMANI” MECLİSTE - 16 TEMMUZ 2025
MERKEZ
16.07.2025

Zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye devam edecek. Çevre örgütleri ve muhalefet, “zeytinliklere ölüm fermanı” olarak nitelenen bu düzenlemenin doğaya ve tarıma geri dönüşü olmayan zararlar vereceği uyarısında bulunuyor.

 

TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşülmesi beklenen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasını öngören maddeleriyle büyük tartışma yarattı. AK Parti tarafından sunulan teklif, enerji arz güvenliğini sağlama, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırma ve madencilik süreçlerini kolaylaştırma amacıyla hazırlandı. Ancak çevre örgütleri, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, teklifin zeytinliklerin ve doğal alanların yok olmasına yol açacağını savunuyor.

Bugün görüşülecek yasaya karşı çevre örgütleri meclis önünde nöbet tutmaya devam ediyor. Muğla, Denizli ve birçok ilden Ankara’ya giden çevre örgütleri temsilcileri burada bir basın açıklaması gerçekleştirecekler. Denizli’den de Büyük Menderes İnsiyatifi üyeleri de Ankara’ya gitti.

ENERJİ GÜVENLİĞİ Mİ, DOĞA TAHRİBATI MI?

Hükümet, teklifin Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendireceğini ve yeşil dönüşümü hızlandıracağını iddia ediyor. Teklifin gerekçesinde, maden arama ve işletme süreçlerinin basitleştirilmesi ile çevresel düzenlemelerde değişiklikler yapılmasının hedeflendiği belirtiliyor. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı AKP Bursa Milletvekili Mustafa Varank, “Teklif, kritik ve stratejik madenlerle ilgili yatırımların önünü açacak” dedi. Ancak bu açıklamalar, çevre örgütleri ve muhalefet tarafından yeterli bulunmuyor.

ZEYTİNLİKLERDE MADENCİLİĞE YEŞİL IŞIK

Teklifin en tartışmalı maddesi olan 11’inci madde, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veriyor. Madencilik faaliyetlerinin “uzman kişilerle doğayla barışık bir şekilde” yürütülmesi koşuluyla uygulanacağı belirtilse de, bu düzenleme mevcut 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu ile çelişiyor. Zeytin ağaçlarının taşınması mümkünse aynı il veya ilçede başka bir alana nakledilecek, bu mümkün değilse eşdeğer büyüklükte yeni bir zeytinlik sahası kurulması zorunlu olacak. “Tüm masraflar ve sorumluluk madencilik şirketlerine ait olacak” açıklaması yapılsa da, bu durum çevreciler tarafından yeterli görülmüyor.

ÇED SÜRECİNDE HIZLI ONAY TARTIŞMASI

Teklif, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde önemli değişiklikler öngörüyor. Kamu kurumlarının üç ay içinde görüş bildirmemesi halinde projeler “izin verilmiş” sayılacak. “Bu düzenleme, çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmeden projelerin hızla hayata geçirilmesine yol açabilir” uyarısında bulunan TEMA Vakfı, ÇED süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, ÇED süreci ile diğer izin süreçlerinin eş zamanlı yürütülmesi hedefleniyor, bu da yatırımların hızlandırılmasını amaçlıyor.

ORMANLARDA MADENCİLİĞE YENİ YETKİLER

Devlet ormanlarında madencilik faaliyetleri için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) bedelsiz izin yetkisi veriliyor. Daha önce Orman Genel Müdürlüğü’nün yetkisinde olan bu alanlar, artık MAPEG tarafından yönetilecek. “Bu değişiklik, çevre koruma mevzuatını aşındırabilir” uyarısında bulunan WWF-Türkiye, mevcut sistemin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, orman izni alınmışsa ÇED sürecinde ek görüş alınmasına gerek kalmayacak

MUĞLA’DAKİ ZEYTİNLİKLERE ÖZEL DÜZENLEME Mİ?

Teklifin özellikle Muğla’daki zeytinlikleri hedef aldığına dair eleştiriler yükseliyor. Koordinatlarla belirlenen alanlarda, Milas, Yatağan ve Yeniköy gibi termik santral bölgelerindeki zeytinliklerin madenciliğe açılabileceği belirtiliyor. CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, “Sermaye daha fazla kazansın diye köylünün ata toprağına göz diktiler. Bu sadece ağaç meselesi değil, geçim kaynağı ve yaşam hakkı meselesidir” dedi. İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık ise, “Bu zeytinlikler bir kömüre feda edilemez. Gerekirse burada yatacağız, açlık grevine gireceğiz” diyerek tepkisini dile getirdi

ÇEVRE ÖRGÜTLERİ VE MUHALEFETİN TEPKİSİ

TEMA Vakfı Başkanı Deniz Ataç, “Zeytinlikler, ormanlar, meralar ve tarım alanları bir kez kaybedilirse geri gelmez. Bu düzenlemeler doğayı geri dönüşü olmayan tahribata sürüklüyor” dedi. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, “Birkaç şirketin çıkarları için tarımsal üretim alanları ve doğa yok ediliyor. Bu yasa Anayasa’ya aykırıdır ve TBMM gündeminden çekilmelidir” açıklamasında bulundu. Karadeniz’deki 36 sivil toplum kuruluşu da, “Fatsa, Giresun ve Artvin’deki madencilik faaliyetlerinden edindiğimiz acı deneyimler, bu yasanın geri dönülemez tahribatlara yol açacağını gösteriyor” diyerek tepki gösterdi.

BMİ üyesi Çallıca; “Tarımsal ve hayvansal üretim zarar görecek. Gıda krizi derinleşecek. Göçler başlayacak. Afetler değil felaketler artacak” uyarısı yaptı. İklim Kanunu’nda eksik kalanların torba yasa ile tamamlanmaya çalışıldığını da belirten Çallıca; “Bakanlık stratejik planında bugünleri anlatmıştı. Maden arama faaliyetlerinin 8 kat, maden sahası ihalelerinin de 6 kat artacağı bu planlamada belliydi. Bakanlık halktan yana değil sermayeden yana olacağını bu şekilde gösterdi. Torba yasanın geri çekilmesini istiyoruz. Düzenlemeler doğadan, yaşamdan ve halktan yana oluncaya kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Haberin kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYIN

Okunma Sayısı: 44