BAŞKA GAZETE: SUNİ BOLLUK BİTTİ! ULAŞMAK NEDEN İMKANSIZ HALE GELDİ? - 31 MART 2023

BAŞKA GAZETE: SUNİ BOLLUK BİTTİ! ULAŞMAK NEDEN İMKANSIZ HALE GELDİ? - 31 MART 2023
BURSA
31.03.2023
 

Suni bolluk bitti! Ulaşmak neden imkansız hale geldi?

Aslında sorunların temeli belliydi.

Türkiye`nin potansiyeli de doğru yaklaşımlar sergilenseydi problemleri ortadan kaldırmaya yeterdi.

Buna karşın çözüm odaklı kalıcı politikalar üretilemedi.

Palyatif tedbirlerle yetinildi.

Hayvancılık sektörü çıkmaza âdeta itildi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Fevzi Çakmak, önceki gün Başka Gazete`deydi.

Görüşmemizde, "Pandemi sürecinin sona ermesi ile normal yaşama geçilmiş, restoranlar, kafeler, oteller açılıp, turistler de gelmeye başlayınca 85 milyon nüfusun yanında, 50 milyonun üzerinde turisti ve 5 milyon civarında mülteciyi de dahil ettiğimizde et tüketimimiz de buna bağlı olarak artmıştır. Bu süreç içerisinde özellikle de son 1 yılda yem, damızlık hayvan, elektrik su, akaryakıt, işçilik maliyetlerinin %100`ün üzerinde artmasına karşın süt fiyatlarının Mayıs-Ekim 2022 ayları arası geçen 5 aylık dönemde Ulusal Süt Konseyi tarafından artırılmaması, zarar eden süt üreticisinin damızlık ineklerini kesime göndermesi sonucu, ette fiyatların uzun süre sabit kalması ve geçici et bolluğu oluşmuş, zarar eden besicinin de erken dönemde hayvanlarını elden çıkartma telaşesi sonucu hayvan sayımızda, 1 yılda yaklaşık 1 milyon büyükbaş, 1,25 milyon küçükbaş olmak üzere toplam 2,25 milyon baş azalma meydana gelmiştir" dedi.

Şöyle devam etti:

"Özellikle kasım ayından itibaren yeterli süt bulamayan süt sanayicisi Ulusal Süt Konseyi`nin referans fiyatını baz almayıp, belirlenen fiyatların üzerinde süt toplamaya başlayınca, kâr etmeye başlayan süt üreticisi, damızlık hayvanlarını kesime götürmekten vazgeçmiş ve süt üretimimiz artarken, kesime yeterince hayvan gitmemesi sonucu et fiyatları yükselmeye başlamıştır. 11 ilimizi kapsayan deprem, ardından çıkan şap hastalığı sonucu şehirler arası hayvan sevkiyatının yasaklanması ile et fiyatları yükselme hızı da artmış, alım gücü düşmüş olan toplumumuzun ete ulaşımını imkânsız hale getirmiştir."

İktidar, et fiyatlarındaki yükselişe çözüm olarak et ithalatını gündeme getirdi.

Halbuki et ithalatının çözüm olmayacağı, ithalat ile baskılanan üreticinin zarar eder duruma gelmesi ile üretimden çekilmesine sebebiyet vereceği; bunun orta ve uzun vadede et üretimini azaltacağı, doğal olarak et fiyatlarını da artıracağı geçmişte acı şekilde tecrübe edilmişti...

Kısa, orta ve uzun vadeli planlarla çözüm yerine günü kurtarmaya yönelik politikalar uygulamanın sorunu çözmek şöyle dursun derinleştireceği belli.

Peki, nasıl hareket edilmeli?

Fevzi Çakmak`ın "Hayvancılık sektörünün en temel sorunlarının başında küçük ve orta ölçekli işletmelerin verimlilik, barınma ve barınak koşulları, yem temini, besleme ve buzağı doğumlarında yaşanan ölüm oranlarının yüksekliği yanında bu işletmelerde hayvan sayılarının ekonomik işletme için yeterli olmaması, örgütlü bir yapılarının bulunmaması gelmektedir. Hayvancılık sektörünün asıl sahibi olan, mesleği sadece hayvancılık olan bu küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumak, onların sorunları çözmek ve varlıklarını sürdürmelerini sağlamak hayvancılığımızın sürdürülebilir olması ve gelişmesi açısından çok önemlidir" vurgusu sektör açısından hayati.

Zira büyük işletmeler, genelde asıl işi hayvancılık olmayan kişi ve kurumlar tarafından kuruldukları için ilk krizde firmayı kapatarak asıl mesleklerine dönüyor.

Devletin kredileri, teşvikleri ve tüm yatırım boşa gidiyor.

Çakmak, kamunun atması gereken diğer adımları ise şöyle sıralıyor:

"Islah çalışmalarına önem verilerek var olan gen kaynaklarımızı ıslah etmeli, bu tür yapılan çalışmaları teşvik etmeli, verimli, yüksek kaliteli et ve süt veren kendi ırklarımızı oluşturmalıyız.

Yapılacak desteklemeleri yeterli miktarda, doğru ve zamanında üreticiyle buluşturmalı, üreticinin asla zarar etmeyeceğini taahhüt edecek bir destekleme sistemi kurmalıdır.

Üreticinin en büyük girdi kaynağı olan yemi temin etmede en ucuz kaynak olan meralarımız her ne olursa olsun korunmalı, verimsiz meralar ıslah edilmeli, üreticinin bu alanları düzenli ve etkin kullanması sağlanmalıdır.

Orman köylülerimiz hayvancılığa teşvik edilerek, özellikle küçükbaş hayvancılıkta bu bölgelerde orman altı alanlarının mera olarak kullanılması sağlanmalıdır.

Meralarımızın yapısı ve ülkemiz iklim koşulları düşünüldüğünde bu ot kaynaklarımız daha çok küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine uygundur. Bu nedenle insanımız küçükbaş hayvan eti yemeye özendirilmeli, et yeme alışkanlıklarımız değiştirilmelidir. Böylece sadece hazır yeme dayalı büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yerine, meralarda otlayan, sağlıklı küçükbaş hayvan yetiştirme ve etinden, sütünden yararlanılması sağlanmalıdır.

Köylerimiz cazibe merkezi haline getirilmelidir. Genç nüfusun yeniden köylerine dönmesini sağlamak için köylerimizin altyapı, ulaşım, sosyal donatı alanları iyileştirilmeli, sağlık merkezlerine ulaşım ve eğitim koşulları şehir merkezleri standardına getirilmeli, üreticinin sosyal güvenliğe kavuşması gerçekleştirilmelidir."

CHP`de örgütlerin de görüşü alınacak!

CHP il başkanlıklarına Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ve Genel Sekreter Selin Sayek Böke imzasıyla gönderilen yazıda 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için yapılacak aday tespitinde il örgütlerinin de görüşlerinin alınacağı ifade edildi.

Ancak örgütlerin görüşünün alınmasının eğilim yoklaması şeklinde anlaşılmaması gerektiğinin altı çizildi.

"Sandık konularak, eğilim yoklaması yapılması şeklinde bir kararımız mevcut olmayıp, bu yönde bir uygulama kesinlikle yapılmayacaktır" denildi.

Bu çerçevede ilçe örgütleri, kadın kolları ve gençlik kollarının da görüşü alınarak aday listesinde yer alması önerilen kişilerin 3 Nisan`a kadar genel merkeze kapalı zarfla gönderilmesi istendi.

Elbette aday listeleri açıklandığında göreceğiz parti tabanının sesine ne kadar kulak verilip verilmediğini...

Örgütlerin iradesinin tam olarak listelere yansıması istenseydi ön seçim yapılırdı gerçi.

Bu yöntemin sizi hepten yok saymadık, en azından görüş aldık hüviyetinde bir uygulama olduğunu belirtmek gerekli.

BAŞKA GAZETE: YAMAN KAYA

Haber kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYINIZ.

Okunma Sayısı: 70