BLOOMBERG BUSİNESSWEEK TÜRKİYE: TARIMA BİR DARBE DE SAVAŞTAN- 27 MART 2026

BLOOMBERG BUSİNESSWEEK TÜRKİYE: TARIMA BİR DARBE DE SAVAŞTAN- 27 MART 2026
MERKEZ
27.03.2026
 
“Gıda enflasyonu daha da derinleşebilir”

‘Savaşın gölgesinde tarım’ dosyamız için sorularımızı yanıtlayan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez’e göre, ABD–İsrail–İran hattında derinleşen savaş yalnızca küresel dengeleri değil, Türkiye’de zaten kronikleşmiş olan gıda enflasyonunu da daha ağır bir tabloya sürüklüyor. Ancak asıl sorun, dış gelişmelerden çok içerideki yapısal tercihlerde yatıyor.

Orta Doğu’da genişleyen çatışma ortamı, enerji ve tarımsal girdi fiyatları üzerinden küresel piyasaları etkilerken, Türkiye’de tüketicinin en yakıcı gündemlerinden biri olan gıda fiyatları için de yeni bir risk alanı oluşturuyor.

Suiçmez, iklim koşulları, savaş ya da küresel gelişmelerin etkisinin inkâr edilemeyeceğini belirtirken, “sorunun kökenine inilmeden ve tarımda tasarrufa gidilmeden kalıcı çözüm üretilemeyeceğini” ifade ediyor.

Tarımın en kritik girdileri olan mazot ve gübrede dışa bağımlılığın, savaş ortamında daha belirgin hale geldiğine dikkat çeken Suiçmez, bu kalemlerde yaşanacak küresel fiyat artışlarının doğrudan üretim maliyetlerini yukarı çekeceğini belirtiyor.

Mazottan vergi yükü kaldırılmalı

Artan maliyetler karşısında üreticinin iki seçenekle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Suiçmez, “Çiftçi ya üretimden çekilecek ya da daha az girdi kullanarak verim kaybını göze alacak. Her iki durumda da sonuç değişmiyor: Piyasaya arz azalıyor, raf fiyatları yükseliyor” değerlendirmesini yapıyor.

Enerji maliyetlerinden lojistiğe kadar uzanan zincirin tamamında hissedilen bu artış, tüketiciye doğrudan yansıyor. Suiçmez’e göre savaş ortamında tarımsal üretimde kullanılan mazottan vergi yükünün kaldırılması gibi somut adımların atılması gerekiyor. Aksi halde maliyet baskısı kalıcı hale geliyor.

Gübre tarafında ise yalnızca ithalat vergilerinin düşürülmesi ya da ihracat yasaklarının tek başına çözüm olmadığına dikkat çekiliyor. Esas mesele, çiftçinin gübreye zamanında ve uygun fiyatla erişebilmesi. Bu sağlanamadığında verim kaybı kaçınılmaz hale geliyor.

Üretimde daralma, ithalata bağımlılık

Türkiye tarımı son yıllarda önemli bir üretim daralmasıyla karşı karşıya. TÜİK verilerine atıf yapan Suiçmez, 2025 yılında tarım sektöründe 2001 krizinden bu yana en ciddi küçülmenin yaşandığını dile getirerek, azalan üretim ve birçok üründe kendine yeterliliğin gerilemesi, gıda arz açığını büyütürken çözüm olarak ithalatın öne çıkarılması ise fiyatları düşürmek bir yana, bağımlılığı artırdığına dikkat çekiyor.

Suiçmez’e göre, mevcut politikalar devam ettiği sürece gıda fiyatlarında anlamlı bir düşüş beklemek gerçekçi değil. Zaten uzak olan bu ihtimal, savaşın etkisiyle daha da zayıflıyor.

Her dönem bir günah keçisi var

Türkiye’de yıllardır yüksek seyreden gıda enflasyonunun her dönemde farklı gerekçelere bağlandığını hatırlatan Suiçmez; pandemi, deprem, iklim ya da bugün savaş gibi faktörlerin “günah keçisi” haline getirildiğini ifade ediyor.

Oysa temel sorun değişmiyor: yerli üretimi yeterince desteklemeyen, ithalata dayalı ve üreticiyi korumayan politikalar… Bu yaklaşım sürdükçe gıda enflasyonunun “yapışkan” bir karakter kazanması kaçınılmaz görünüyor.

Birçok ülkenin olağanüstü dönemlerde tarımını güçlü şekilde desteklediğine dikkat çekilirken, Türkiye’de kamunun geri çekildiği ve tarımın büyük ölçüde piyasa koşullarına bırakıldığı eleştirisi öne çıkıyor.

Örnek olarak İspanya’yı gösteren Suiçmez, savaş gibi kriz ortamlarında bile tarımın aktif şekilde korunduğunu, Türkiye’de ise benzer bir yaklaşımın eksik kaldığını belirtiyor.

Suiçmez’in değerlendirmesinde çözüm önerileri de net:

“Tarımda yapısal sorunların giderilmesi, Yerli üretimin somut şekilde desteklenmesi, Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, Uzun vadeli ve veri temelli planlama yapılması, Üretici ve tüketiciyi koruyan kamucu politikaların güçlendirilmesi.”

Ayrıca kuraklık, don, hastalıklar ve diğer olağanüstü koşullara karşı özel destek paketlerinin devreye alınması da gerekli.

Savaş etkili ama belirleyici değil

Ortaya çıkan tablo, savaşın tarım ve gıda fiyatları üzerindeki etkisinin inkâr edilemeyeceğini, ancak belirleyici unsurun tercihler olduğunu gösterdiğini dile getiren Suiçmez, “Türkiye’nin gıda enflasyonu sorunu, yalnızca dış şoklarla açıklanamayacak kadar derin. Bu nedenle çözüm de kısa vadeli müdahalelerden değil, üretimi merkeze alan kapsamlı bir dönüşümden geçiyor” değerlendirmesini yapıyor.

 








Haber kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYINIZ. 

Okunma Sayısı: 13