BÖLGE GÜNDEMİ- TMMOB’DAN ESKİŞEHİR İÇİN DEPREM UYARISI: RİSK GÖZ ARDI EDİLEMEZ- 17 AĞUSTOS 2026
Marmara Depremi’nin 27’nci Yıl Dönümünde Bilimsel Yaklaşım Çağrısı
TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümü vesilesiyle kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Deprem risklerine karşı bilimin, mühendisliğin, doğru planlamanın ve kamusal denetiminin hayati rolüne işaret eden Yörükcü, mevcut yapı envanterinin bilimsel metotlarla taranmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
Açıklamasında “Deprem değil, ihmal öldürür. Güvenli kentlerin temeli bilim, mühendislik ve kamusal denetimdir” ifadelerini kullanan Yörükcü, felaketin üzerinden geçen 27 yıla rağmen Van, Elazığ, İzmir, Kahramanmaraş ve Hatay depremleriyle benzer acıların tekrarlandığına dikkat çekti. Depremlerin önlenemeyeceğini ancak felakete ve toplu can kayıplarına dönüşmesinin engellenebileceğini belirten Yörükcü, çözümün kamusal denetim ve doğru planlamadan geçtiğini kaydetti.
Yapı Stokunun İncelenmesi ve Kentsel Dönüşüm
Mevcut binaların durumunun belirlenmesinin ertelenemez bir görev olduğuna değinen Yörükcü, riskli yapıların tespit edilerek risk seviyelerine göre güçlendirilmesi veya yenilenmesi gerektiğini aktardı. Kentsel dönüşümün yalnızca tekil bina yenileme çalışması olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yörükcü, sürecin kamu yararını gözeten, risk odaklı ve kent ölçeğinde bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesinin şart olduğunu dile getirdi.
Eskişehir’in Zemin Yapısı ve Deprem Riski
Eskişehir’in taşıdığı deprem riskine özel olarak dikkat çeken Yörükcü, kentin Eskişehir Fay Zonu deformasyon alanında yer aldığını hatırlattı. Güneyde Eskişehir ve Dodurga fay hatları, kuzeyde ise havzanın oluşumunu belirleyen fay sistemleriyle çevrili bölgede, gevşek ve suya doygun alüvyal zeminlerin sarsıntı şiddetini artırabileceğine vurgu yaptı.
17 Ağustos 1999 felaketinde Eskişehir’de yıkılan bir binada 32 vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlatan Yörükcü, kentin güvenliğinin yalnızca yapılar üzerinden değil; zemin, altyapı, ulaşım, şehir planlaması ve afet yönetimiyle bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Kamusal Denetim ve Çok Yönlü Eylem Planı Çağrısı
Yeni inşa edilen yapıların geleceğin riskli binalarına dönüşmemesi için denetim süreçlerinin ticari bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Yörükcü, yapı denetiminin doğrudan yaşam hakkıyla ilgili kamusal bir hizmet olduğunu kaydetti. Türkiye genelinde şeffaf ve güncel bir yapı envanteri oluşturulmasını talep eden Yörükcü, alınması gereken tedbirleri şu başlıklar altında özetledi:
- Envanter Oluşturulması: Türkiye genelinde güncel ve kamuya açık yapı envanterinin hazırlanması.
- Öncelikli Dönüşüm: Binaların risk derecelerine göre tespit edilerek güçlendirme ve yenileme süreçlerine tabi tutulması.
- Zemin Odaklı Planlama: Eskişehir’deki yapılaşma kararlarında aktif fay hatları ile zemin yapısının esas alınması.
- Periyodik Kontrol: Yapıların kullanım sürecindeki güvenliğini izleyecek bağımsız denetim sisteminin kurulması.
- Ortak Akıl: Afet politikalarının bilim insanları, üniversiteler ve meslek odalarının katılımıyla oluşturulması.
Açıklamasını depremde yaşamını yitiren vatandaşları anarak tamamlayan Yörükcü, acıların tekrar yaşanmaması için zaman kaybetmeden bilimin ve mühendisliğin rehberliğinde harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak: Eskisehir
Haberin Linki: https://www.bolgegundemi.com/eskisehir/tmmobdan-eskisehir-icin-deprem-uyarisi-risk-goz-ardi-edilemez-143575.html