BURSA HAKİMİYET GAZETESİ: BURSA'DA KAHVERENGİ KOKARCA BÖCEĞİ KABUSU! ÇİFTÇİLER NASIL KURTULABİLİR? - 30 MAYIS 2025

BURSA HAKİMİYET GAZETESİ: BURSA'DA KAHVERENGİ KOKARCA BÖCEĞİ KABUSU! ÇİFTÇİLER NASIL KURTULABİLİR? - 30 MAYIS 2025
BURSA
30.05.2025
 

Bursa’nın Karacabey ilçesinde bulunan 2 mahalleyi esir alan kokarca böcekleri meyve ağaçlarına zarar veriyor. Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Fevzi Çakmak, ürüne ve hasılata zarar veren bu böcek türünden kurtulmanın yollarını açıkladı. Çakmak, “Samuray arısı dediğimiz bir böcek türü var. Bu böcekler ne yazık ki Türkiye'de doğal ortamda bulunmadığı için hızla yayılıyorlar. Şu anda TAGEM yurt dışından getirmeye ve çiftçiye dağıtmaya başladı. Bunu bizim çoğaltarak çiftçiye ücretsiz bir şekilde dağıtmamız gerekiyor” dedi.

Bursa’nın Karacabey ilçesi Bayramdere ve Kurşunlu mahallelerinde meyve ağaçlarını saran kahverengi kokarca böcekleri, özellikle kiraz, erik ve dut ağaçlarında zarara neden oldu. Kahverengi kokarca böceğinin Uzak Doğu’da 2007 yılında ilk kez görüldüğünü söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Fevzi Çakmak, yıllar geçtikçe bütün dünyada yayılmaya başlandığını son olarak da Bursa’da görüldüğünü aktardı. Çakmak, bu böcek türünün meyvenin öz suyunu emdiğini bu nedenle de meyveyi deformasyona uğrattığını açıkladı. Bu durumun özellikle meyve ve sebzede ihracatçılıkta önemli bir konumda olan Bursa’yı ve çiftçisini etkilediğini söyleyen Çakmak, kahverengi kokarca böceğinin 300’ün üzerinde konukçusu olduğunu, bu zararlıya karşı ciddi önlemler alınması gerektiğini açıkladı.

“HAREKETSİZ OLDUĞU DÖNEMDE YOK ETMELİYİZ”

Çakmak, kahverengi kokarca böceğinin özellikle evlerin çatı katları, ahırlar, verandalar, ağaçların kovukları gibi yerleri tercih ettiğini belirtti. Çakmak, “Oralar korunaklı bölgeler olduğu için zarar görmeden kışı geçirebiliyorlar ve daha sonra nisan sonundan itibaren faaliyete geçerek sahaya yani bitkilere doğru hareket ediyorlar. Bizim esas bölgesinde hareketsiz olduğu dönemde yok etmek, en önemli bir önlem olarak karşımıza çıkıyor. Burada toplu olduğu alanlarda tespit edip bunları mekanik olarak imha etmek ya da kimyasal mücadeleyle mücadele edersek bunun yayılma hızını azaltabiliriz” dedi.

“ÇİFTÇİYE ÜCRETSİZ DAĞITILMALI”

Yayılma hızının azaltılması yönünde birtakım yolların olduğunun altını çizen Çakmak, samuray böceğinin önemine vurgu yaptı. Çakmak, “Bu yayılma hızını azaltmanın bir diğer yönü de samuray arısı dediğimiz bir böcek türü var. Bunların yumurtalarıyla besleniyorlar. Bu böcekler ne yazık ki Türkiye'de doğal ortamda bulunmadığı için hızla yayılıyorlar. Şu anda TAGEM yurt dışından getirmeye ve çiftçiye dağıtmaya başladı. Bunun hızla arttırılması gerekiyor. Bu böcek yüzde 70 oranında bu zararlıyı yumurta döneminde yok edebiliyor. Bunu bizim çoğaltarak çiftçiye ücretsiz bir şekilde dağıtmamız gerekiyor. İkinci en önemli mücadele yöntemi bitkinin zararlıyı kokuyla kendine çeken feromon tuzaklarımız var. Tarlanın değerli bölgelerine konularak o zararlıyı kendine ne çekiyor ve orada öldürüyor. Bizim bunu da yine çiftçimize ücretsiz bir şekilde temin etmemiz lazım ki çiftçi bunları alabilsin, erişebilsin. Çiftçinin bitkilerin olmadığı alanlara bunları koyması lazım. Bitkilerin üzerine asarsa böcek geldiği zaman bu böceğin hepsini yakalama şansı olmayacaktır. Bu nedenle de bir kısmı bitkilere zarar vermeye devam edecektir. O yüzden de tarlanın belirli bölgelerine ve hektara en az 3 tane olmak üzere bunları bizim koymamız lazım ki bu zararlıyla mücadele edebilelim. Tabii ki bizim en son tavsiye edeceğimiz yöntem kimyasal mücadele. Çünkü kimyasal mücadele hem ekonomik hem de çevresel zararı yönünden çok zorda kaldığımızda uygulayacağımız bir yöntem. Bunu da uygularken özellikle bunlar haziran-ağustos aylarında yumurtalarını yaprakların alt yüzeyine bırakırlar. Eğer biz bu dönemde ilaçlarsak, kimyasal ilaçlama yaparsak ve bu ilaçlama yaparken de özellikle yaprakların alt yüzeyindeki yumurtalara bu ilaçları dokundurursak bunları etkileyecek şekilde ilaçlamayı yaparsak ilacın etki oranı çok fazla yükseliyor. Artık ergin dönemi geçtikten sonra yapılan ilaçlamada ne yazık ki etki giderek azalıyor. O yüzden de özellikle yumurta döneminde ve yumurtadan çıktıktan sonra genç döneminde bu ilaçlamaların yapılması önemli” şeklinde konuştu.

“İNSANA ZARAR VERMİYOR”

Bu böcek türünün insana herhangi bir zararı olmadığını açıklayan Çakmak, “Bu aynı zamanda vektör olmadığı için herhangi bir hastalık etmenini de taşımıyor. Dolayısıyla da sadece onu gördüğünüzde psikolojik olarak etkilenebiliyorsunuz. Bir de kendini sıkışmış hissettiği anda bir koku yayabiliyor. O kokuda insanları rahatsız ediyor. Onun dışında insanlar ciddi bir zararın olmadığı tespit edilmiş. Tabii ki böceğe alerjisi olanlarda görülecek ekstrem durumlar hariç. O yüzden insanlarımız bu bana zarar verecek diye endişe etmesinler. Vatandaşlarımız bu böcekleri kendilerinden uzak tutmak için balkonlarına nane, karanfil ve defne yağını iliştirerek spreye sıkarsalar kokusundan dolayı bu böcek ortamdan uzaklaşır" ifadelerine yer verdi.

Haberin kaynağına ulaşmak için lütfen : TIKLAYINIZ

Okunma Sayısı: 2
Fotoğraf Galerisi