DOKUZ8HABER: TARIM PLATFORMU, ZEYTİNLİKLERİ MADEN FAALİYETİNE AÇACAK TEKLİFİN GERİ ÇEKİLMESİNİ İSTEDİ - 16 TEMMUZ 2025

DOKUZ8HABER: TARIM PLATFORMU, ZEYTİNLİKLERİ MADEN FAALİYETİNE AÇACAK TEKLİFİN GERİ ÇEKİLMESİNİ İSTEDİ - 16 TEMMUZ 2025
MERKEZ
17.07.2025

Tarım Platformu, zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasına imkan tanıyan düzenlemeye ilişkin, "Süper izinli talan yasası derhal TBMM gündeminden geri çekilsin" açıklamasını yaptı.

 

Tarım Platformu'ndan yapılan açıklamada, Türkiye'nin yeni bir yağma ve sömürü düzenlemesinin eşiğinde bulunduğu belirtildi.

"AKP’li milletvekillerinin, sermayedarların temsilciliğini yaparak, kamuoyunda 'süper izinli torba yasa' olarak anılan bir yasa teklifi hazırlayarak Meclise getirdikleri" ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Seçim zamanı ev ev, köy köy dolaşan vekiller seçildikten sonra ne için Mecliste olduklarını unuttular. Tamamen sermaye odaklı kar-çıkar ilişkileri üzerine yasalar çıkarmaları kabul edilir bir durum değil. Onlara oy veren halkın ve hizmet ettikleri toplumun ormanlarına, meralarına, zeytinliklerine, kültürel ve doğal varlıklarını; sınırsız madencilik faaliyetlerine, enerji tekellerine ve sermaye gruplarına açmayı hedefleyen bir talan programını Meclisten oylayarak geçirmeleri telafisi olmayan bir yola gireceğimizin göstergesidir. Çünkü bu yasa teklifi yalnızca bir torba yasa değil; halk iradesine, doğanın haklarına ve emekçilerin yaşam alanlarına yönelik topyekûn bir saldırıdır. Ne anayasal güvencelere ne de demokratik hukuk düzenine sığdırılabilecek bu yasa, açıkça yerli ve yabancı sermaye gruplarının, sınırsız kâr hırsı için, halkın toprağını, suyunu, havasını, geçimini ve geleceğini yok etmeyi hedeflemektedir. AKP eliyle Meclise sunulan ve kamuoyunda 'süper izinli torba yasa' olarak bilinen teklif, açıkça maden, enerji ve inşaat tekellerine sınırsız ayrıcalık tanımakta; halkın müştereklerini özel sermayenin çıkarına tahsis etmektedir. Bu yasa sadece doğayı değil; köylüyü, işçiyi, kadını, çocuğu, geleceği hedef almaktadır. Bu yasa halkın değil, zenginliğine zenginlik katmak isteyen sermayedarların yasasıdır. Bu yasa, yaşam alanlarımızı piyasaya devreden bir sınıf saldırısıdır."

"Zeytinliğini kaybeden köylü, güvencesiz işçiye dönüştürülecek"

Açıklamada, düzenlemeyle birlikte ekosistemlerin parçalanacağı, yaşam döngüsünün bozulacağı, orman yangınlarının artacağı, toprağın çoraklaşacağı, gıda krizinin derinleşeceği ve kırsal üretimin çökertileceği belirtildi. Milyonlarca insanın temiz hava, su, gıda ve sağlıklı çevre hakkının tehdit altında kalacağı ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Anayasa’nın çevreyi, tarımı, ormanı, kültürü, halk sağlığını ve kamu yararını koruyan maddeleri ihlal edilecek. Köylülerin, üreticilerin, arıcıların, hayvancıların binlerce yıllık bilgi ve üretim birikimi yok sayılacak. Enerji güvenliği yalanıyla, ekosistemlerin ve toplumsal yaşamın geri döndürülemez biçimde tahribatına zemin hazırlanacak. Tüm demokratik katılım yollarını ve yerel halkın söz hakkını ortadan kaldıran bu yasa, sadece doğayı değil; aynı zamanda yaşamı, emeği ve halkın iradesini yok sayıyor. Doğanın bir kaynak değil, yaşamın ta kendisi olduğunu; sermayenin değil, yaşamın sürdürülebilirliğinde olduğunu biliyoruz. Bu yasa, iklim krizini derinleştirecek ve Türkiye’yi uluslararası çevre yükümlülüklerinden koparacak bir adımdır. Çünkü bu yasa köyleri boşaltma, kırsalı tasfiye etme ve sadece kendi bünyelerinde çalışacak işçileştirilmiş bir yoksullar kitlesi yaratma hedefi oluşturmak istiyor. Tüm bunlar, sermayenin ucuz, örgütsüz, sessiz ve köksüz bir işgücü yaratma stratejisidir. Bu yasa ile köylü üretimden koparılarak, taşeron ya da işsiz bırakılacak, tütün, şeker ve zeytin üreticisinin yaşadığı gibi bu kez merasını, zeytinliğini kaybeden köylü, güvencesiz işçiye dönüştürülecek.

"Derhal TBMM gündeminden geri çekilsin"

Tarım Platformu bileşenleri olarak, tüm demokratik kitle örgütlerine, sendikalara, meslek odalarına, yerel platformlara ve halk örgütlerine çağrımızdır: Bu yasayı durdurmak ancak birleşik bir halk muhalefetiyle mümkündür. Toprağımıza, ormanımıza, zeytinliğimize, suyumuza, yaşamımıza sahip çıkmak için sınıfsal ve ekolojik bir mücadele hattında buluşalım. Tüm emek ve meslek örgütlerini halkın yanında saf tutmaya, bu talan yasasına karşı acil ve birleşik mücadele cephesi oluşturmaya davet ediyoruz. Yok edilen doğa, susturulan halktır. Sermaye için değil; emek, yaşam ve doğa için örgütlenip bir araya gelme zamanıdır. Zeytinliğini kaybeden köylüyle, havası kirlenen kentli işçinin, suyuna sahip çıkan mahalleliyle ormanını savunan ekoloji aktivistinin mücadelesi ortaktır ve ortak olmalıdır da. Ortak mücadele sürecinde Tarım Platformu Bileşenleri olarak öncelikli talebimiz süper izinli talan yasası derhal TBMM gündeminden geri çekilsin."

Haberin kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYIN

Okunma Sayısı: 50