EVRENSEL GAZETESİ: ZMO BAŞKANI SUİÇMEZ: ÜRETİM DÜŞÜYOR, İTHALAT ARTIYOR; ÇİFTÇİ BORÇ İÇİNDE - 23 TEMMUZ 2025

Çiftçinin borçlanarak üretimden hızla çekildiğini söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Suiçmez, "Üretici borçla ayakta durmaya çalışıyor ama artık üretimden çekiliyor" dedi.
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, "Tarımda yangın sürüyor. Üretici borçla ayakta durmaya çalışıyor ama artık üretimden çekiliyor. Hasat zamanı ithalat yaparak çiftçinin ürününün fiyatını düşürüyorlar. Toprak da yok oluyor, üretici de" dedi.
Çiftçinin borçlanarak üretimden hızla çekildiğini vurgulayan Suiçmez, “Toprak da yok oluyor, üretici de” diyerek hem ekonomik problemleri hem de doğa tahribatını eleştirdi. Hasat öncesi yapılan sıfır gümrüklü ithalatın tarladaki ürünün fiyatlarını düşürdüğünü belirten Suiçmez, 2025’e dair beklentilerin mevcut politikalar sürdükçe daha da karamsar olduğunu söyledi.
Süper talan yasasına tepki
Tarımda çok ciddi sorunlar devam ederken üretim alanlarını yok eden zeytinlikleri, meraları, toprakları, tarım alanlarını, ormanları, su havzalarını birkaç maden şirketi için sınırsız bir şekilde talana yönelik olan bazı kanunlardaki değişiklik yapılmasına yönelik kanunun çok hızlı bir şekilde Meclisten geçtiğini hatırlatan Suiçmez, bu yasa görüşülürken ülkede orman yangınlarının devam ettiğini belirtti. "Sayın tarım ve orman bakanı tarım alanları ile ilgili, meralar, zeytinlikler, ormanlar, topraklar sustu. Susmaya hakkı yoktu ama 'Orman yangınlarını kontrol altına alıyoruz' ya da benzeri açıklamalar yapmaya devam ediyor. Ormanlar sadece yangından yok olmuyor, maden şirketlerinin uygulamalarıyla da yok oluyor. Eğer ormanları koruyacaksak, her anlamda koruyacağız. Yangına karşı da maden kararına karşı da enerji alanına karşı da" diye konuştu.
"Tarımda yangın sürüyor"
"Tarımda yangının ise sürdüğünü" söyleyen Suiçmez, haziranda yıllık enflasyonun yüzde 35, gıda enflasyonunun ise yüzde 30 olduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin yüksek enflasyonda en önlerdeki ülkelerden olduğunu belirten Suiçmez, "Aylık gıda enflasyonunun binde 27 düştüğü söylendi. Buna hiç kimse inanmadı. Biz de inanmıyoruz. Bir başka endeks; tarımsal üretici fiyat endeksi. O da haziranda, bir önceki ayda yüzde 28'ken yüzde 50’ye çıktı. Çok sert bir yükseliş" dedi.
Üreticinin maliyetinin arttığını ifade eden Suiçmez, borçlanmaya devam ederek üretimi sürdürmeye çalışan üreticinin bankalara borcunun 1 milyar liranın üzerinde olduğunu anlattı.
"Çiftçilerin zirai don zararı karşılanmadı"
Suiçmez, meyve fiyatlarındaki artışın yıllık yüzde 202, aylık yüzde 47,9 olduğunu bildirerek, zirai donun da bu artışta etkisi olduğunu söyledi.
Türkiye'nin kiraz ihraç eden bir ülke olduğunu ifade eden Suiçmez, geçen yıl 67 bin ton olan ihraç miktarının 6 bin tonlara düştüğünü kaydetti. Suiçmez, şöyle konuştu:
"Ödemeler hiç başlamadı ve ÇKS dışındaki üreticilerin de hasarları giderilemedi. Şimdi üretim düşerken, üretim maliyetleri artarken gerek girdi gerek zirai don ve kuraklık etkisiyle biz geçen sene Trakya’da ayçiçeğinde çok ciddi sorunlar yaşamıştık. Bu yıl da kuraklık etkisi oldukça büyük. Özellikle kuru tarım yapılan arpa, buğday, bakliyat gibi ayçiçeği gibi ya da sulu tarım yapılan mısır, şeker pancarı gibi ürünlerde yeterli su verilememesi gibi."
“İthalat yaparak bu sorunlar çözülmez”
Suiçmez, "Biz yine yanlış bir yola gidiyoruz. Mısır hasadının yaklaştığı bir dönemde, mısır alım fiyatlarının maliyetin üstünde, çiftçi kârı ile açıklanması gereken bir dönemde biz maalesef sıfır gümrükle mısır alma yoluna gittik. 2024’ten beri 3 milyon ton almıştık. 15 gün içinde 500 bin ton daha aldık. Bu terbiyeli ithalat, çiftçiyi terbiye etme amacıyla hasat öncesinde yurt dışından ürün alarak ürün fiyatını tarlada baskılamanın bir başka aracı. Yine kuraklık dedik. Ayçiçeği boyutunda 1 milyon ton yağlık ayçiçeğinde gümrük vergisini de sıfırladık. Onun karşılığı 400 bin ton ham ayçiçeği yağında da yüzde 20’ye indirdik. Eğer biz gümrük vergilerini sıfırlayarak ya da hasat zamanında ithalat yaparak bu sorunları çözseydik, mısırda da ayçiçeğinde de kendimize yeterlilik sorunu çözerdik. Aksine, mısırda da ayçiçeğinde de hem üretim düşüyor hem kendimize yeterlilik sorunumuz artıyor" diye konuştu.
"Bizi çok daha zor günler bekliyor"
"Yem sorununu çözmeyip, dışarıya bağımlılık sorununu çözmeyip, üretim alanlarını maden, enerji, sanayi şirketlerine açarsak, üreticiyi koruyucu alım fiyatını vermezsek, sulama yatırımlarını yapmazsak bu aşamada üretemezsek, tüketemeyiz" diyen Suiçmez, "Kamu yönetimine güvenin olmadığı, belirsizliğin arttığı bir ortamda da üreticiler olarak da tüketiciler olarak da maalesef biz felaket tellallığı yapmıyoruz ama çok daha zor günler bekliyor. Oysaki çözüm mümkün. Yeter ki üretim ve üreticiyi koruyucu ekonomi ve mali politikaları, tarım politikalarında hızlı ve kesin bir dönüşüm, farklı bir politika tercihi yaşama geçsin" dedi.
Haberin kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYIN