GECEYİ DE ÇİZ, DOĞACAK GÜNÜ DE: 12 EYLÜL’Ü UNUTMADAN GELECEĞE
12 Eylül 1980 Askeri Darbesi, Türkiye’nin yakın tarihinde demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, temel hak ve özgürlüklere ağır bir darbe vuran; toplumsal yaşamda derin izler bırakan bir kırılma noktasıdır. Darbenin ardından uygulanan baskı ve yasaklar, dönemin siyasal tercihlerinin yansıması olarak; düşünüleni ifade ve örgütlenme özgürlüğüne de darbe vurmuştur.
12 Eylül askeri darbesi, neden ve kimler tarafından hangi siyasi, ekonomik ve sosyal gerekçeler için yapılmıştır. Küresel ölçekte kapitalizmin yaşadığı ve yaşattığı krizlerin ve bu krizlerden çıkış yolları uygulamalarının, giderek dünyanın tamamını ele geçirme hırsının dünyada ve Türkiye’de oluşturduğu sosyo-ekonomik ve politik sonuçları 46 yıl sonra yaşanmaya devam ediliyor. Neoliberal Piyasa Ekonomisinin Türkiye’de uygulamaya başlanmasının miladı 24 Ocak Kararlarıdır. Kararlara karşı oluşan toplumsal direncin kırılması için darbe yapılmıştır. Darbe sonrasında şekillenen siyasal ve ekonomik yapı; sendikal haklardan örgütlenme özgürlüğüne, kamu hizmetlerinden çalışma yaşamına kadar pek çok alanda piyasa çıkarlarını temel alan düzenlemeler yapmıştır. 12 Eylül Anayasası ve yarattığı düzen bugün de yaşanmaya devam etmektedir.
12 Eylül döneminde emekçilerin örgütlenme ve mücadele alanlarının daraltılması, çalışma yaşamında hak kayıplarının önünü açarken; kamu yararı temel alınmaktan ve devletin sosyal ödevlerinden vazgeçilmiş, yerine piyasa merkezli politikaların güç kazanmasına zemin hazırlamıştır. Özelleştirme, piyasalaştırma ve kamusal alanın daraltılması politikaları tarımdan sanayiye, eğitimden sağlığa kadar tüm toplumsal yaşamda etkisini göstermiştir.
Tarım politikaları açısından, üretici örgütlülüğü, planlı üretim, destekleme politikaları, kamusal sorumluluk, gıda güvencesi ve gıda egemenliği gibi temel başlıkların geri plana itilmesi; tarımsal üretimin piyasa koşullarına daha fazla bağımlı hale gelmesine neden olan süreçlerin önünü açmıştır.
Bu süreçte tarımsal üretimin temel bileşenleri olan toprak ve su ticarileştirilmiş; arazi rantı öne çıkarılıp, tarım dışı kullanımı cazip duruma getirilmiş, su varlıkları dereler, akarsular, göller, akiferler ticarileştirilmiştir. Yerli üretimi olan tarımsal girdilerin üretildiği kamu iktisadi teşebbüsleri özelleştirilmiş, girdi piyasaları hammadde ithalatları bakımından küresel ve ona bağlı çalışan yerli şirketlerin kontrolüne bırakılmıştır. Çiftçi örgütleri, kooperatifleri, birlikleri kurumsal olarak zayıflatılmış, özerklikleri ellerinden alınmış, içi boşaltılmış, itibarsızlaştırılmış, siyasetin kontrolü altına alınmıştır. Bir toplumsal müşterek olan tarımsal varlıklar piyasalaştırılmıştır.
12 Eylül’ün yarattığı toplumsal, ekonomik ve siyasal tahribat her alanda olduğu gibi tarımsal alanda da birey, toplum ve ekosistem bağını ortadan kaldırmış, her ögeyi zayıflatmıştır. Günümüzde de yarattığı iklimde ekonomik ve siyasi araçlarla yönetmeyi sürdürmektedir.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak;
Darbelerin ve olağanüstü yönetimlerin değil, özgürlüklerin, demokratik, sosyal, hukuk devletinin egemen olduğu, bilim ve tekniğin esas alındığı, kamu ve ekosistem yararının piyasa önceliklerinin önüne geçtiği, üreten, emeği koruyan, tarımda ve tüm çalışma yaşamında örgütlenme ve mesleki hakların güvence altında olduğu, eşitlik, özgürlük, adalet ve dayanışma temelinde bir toplumsal düzenin güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
12 Eylül’ün yarattığı toplumsal tahribatın gerçek anlamda aşılması; geçmişle yüzleşen, hukukun üstünlüğünü esas alan, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan ve demokratik kurumları güçlendiren bir anlayışın kalıcı hale gelmesiyle mümkündür.
Darbe döneminde yaşamını yitirenleri, baskı ve işkence görenleri, özgürlükleri ellerinden alınanları saygıyla anıyoruz. Demokrasiyi, hukuku, özgürlükleri, emeği ve kamu yararını savunmaya devam edeceğiz.
TMMOB ZMO Güçlü bir geleceğin ancak özgür, eşitlikçi, demokratik, laik, barış içinde ve hukukun üstün olduğu bir toplumda kurulabileceği inancı ile 12 Eylül darbesi ve tüm darbeci anlayışların yarattığı karanlıkları ortadan kaldırmak için mücadeleye devam edecek.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası