HALKTAN VE EMEKTEN YANA BİR BÜTÇEYE HAKKIMIZ VAR!
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 4 Kasım 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin, halkın ihtiyaçlarını ve kamucu politikaları esas alan “Halktan ve Emekten Yana Bir Bütçeye Hakkımız Var!” başlıklı bir basın açıklaması yaptı.
HALKTAN VE EMEKTEN YANA BİR BÜTÇEYE HAKKIMIZ VAR!
Ülkemizde derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk, işsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler karşısında siyasi iktidarın bütçe politikaları, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak bir anlayışla şekillenmeye devam etmektedir. Yıllardır uygulanan neoliberal ekonomi politikaları sonucunda kamusal kaynaklar toplumun ihtiyaçları yerine sermayenin çıkarlarına yönlendirilmekte, ekonomik krizin bütün yükü emekçilerin, emeklilerin ve dar gelirli yurttaşların omuzlarına yıkılmaktadır.
Bütçeler yalnızca gelir ve giderlerden oluşan mali belgeler değildir. Bütçeler, siyasi iktidarların ekonomik ve toplumsal tercihlerinin, hangi sınıflardan ve toplumsal kesimlerden yana olduklarının en açık göstergelerinden biridir. Bu nedenle bütçe politikaları, ülkemizin kaynaklarının nasıl kullanılacağı, yaratılan toplumsal zenginliğin nasıl bölüşüleceği ve nasıl bir gelecek kurulacağı sorularından ayrı düşünülemez.
Mesleğimize, emeğimize, ülkemize ve geleceğimize sahip çıkarken, ülkemizin kaynaklarının nasıl kullanılacağında söz ve karar sahibi olma hakkımızı da savunuyoruz. “Hakkımız Var!” diyoruz; çünkü bu ülkenin kaynaklarında, üretiminde ve yaratılan toplumsal zenginliğinde halkımızın emeği vardır.
Bugün milyonlarca yurttaşımız açlık ve yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, ücretler ve emekli aylıkları hayat pahalılığı karşısında erirken, gençlerimiz işsizlik ve geleceksizlikle karşı karşıya bırakılırken siyasi iktidar, bütçe kaynaklarını sermayeye sağlanan vergi ayrıcalıklarına, faiz ödemelerine, kamu-özel işbirliği projelerine ve rant odaklı yatırımlara ayırmayı sürdürmektedir.
Ülkemizin kaynakları halkın insanca yaşam hakkı için kullanılmalıdır.
Eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve sosyal güvenlik gibi temel kamusal hizmetlere ayrılan kaynaklar artırılmalı; kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirilmesine son verilmelidir. Ücretli kesimlerin omuzlarına yüklenen vergi yükü hafifletilmeli, bütçe gelirleri esas olarak kâr, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayanmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı, ekonomik krizin bedeli emekçilere ödetilmemelidir.
İnsanca yaşamaya yetecek ücrete, güvenceli çalışmaya, nitelikli ve parasız eğitime, sağlık ve barınma hizmetlerine erişmeye hakkımız var. Bütçe kaynakları, bu hakların tüm yurttaşlar için güvence altına alınmasını sağlayacak biçimde kullanılmalıdır.
Ülkemizin ihtiyacı rantı değil üretimi, sermayenin çıkarlarını değil kamu yararını esas alan bir bütçedir.
Sanayileşmeden tarıma, madencilikten enerjiye, eğitimden sağlığa kadar tüm alanlarda kamucu ve planlı politikalar hayata geçirilmeli, bu politikalarla uyumlu kamu yatırımlarına kaynak ayrılmalıdır. Ülkemizin yeraltı ve yerüstü kaynakları halkımızın refahı doğrultusunda değerlendirilmeli, dışa bağımlılığı azaltacak, bilimsel ve teknolojik gelişmeyi sağlayacak, istihdamı artıracak bir kalkınma anlayışı benimsenmelidir.
Mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak biliyoruz ki ülkemizin kalkınması, kamusal hizmetlerin geliştirilmesi ve toplumun güvenli, sağlıklı bir çevrede yaşaması bilimsel ve teknik bilginin kamu yararına kullanılmasını gerektirmektedir. Ancak siyasi iktidarın kamu istihdamını daraltan, mesleki ve kamusal denetimi etkisizleştiren, planlama anlayışını terk eden politikaları, meslektaşlarımızın emeğini değersizleştirirken toplumun yaşam güvenliğini de tehlikeye atmaktadır.
Kamuda mühendis, mimar ve şehir plancısı istihdamının artırılmasını, meslektaşlarımızın ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesini, emekli meslektaşlarımızın insanca yaşayabilecekleri aylıklara kavuşmasını istiyoruz. İşsiz meslektaşlarımız için güvenceli istihdam olanakları yaratılmalı, bilimsel ve teknik eğitime yeterli kaynak ayrılmalıdır. Afetlere karşı güvenli kentlerin oluşturulması, altyapı yatırımlarının geliştirilmesi, doğal varlıklarımızın korunması, kamusal planlama ve denetim hizmetlerinin güçlendirilmesi için gerekli bütçe olanakları sağlanmalıdır.
Mesleğimizi yapmaya, emeğimizin karşılığını almaya, mesleki bilgi ve yetkilerimizi toplum yararına kullanmaya hakkımız var. Meslektaşlarımızın taleplerinin karşılanması, aynı zamanda halkımızın güvenli ve sağlıklı bir çevrede yaşama, nitelikli kamusal hizmetlerden yararlanma hakkının da gereğidir.
Bütçe hakkı, halkın en temel demokratik haklarından biridir. Bütçenin hazırlanmasından uygulanmasına ve denetlenmesine kadar bütün süreçlerde halkın ve örgütlü temsilcilerinin katılımı sağlanmalı, kamu kaynaklarının kullanımında saydamlık ve hesap verebilirlik esas alınmalıdır. Halkın söz ve karar sahibi olmadığı, toplumsal taleplerin yok sayıldığı bir bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz.
TMMOB olarak yıllardır dile getiriyoruz: Ülkemizin kaynakları, halkımızın insanca yaşam koşullarına kavuşması, işsizliğin ve yoksulluğun ortadan kaldırılması, sanayi ve tarımın geliştirilmesi, bilim ve teknolojinin ilerlemesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin güçlendirilmesi, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunması için kullanılmalıdır.
Üreten, sanayileşen, hakça bölüşen, eşit, özgür, laik ve demokratik bir ülkenin kurulması, halktan ve emekten yana bütçe politikalarının hayata geçirilmesiyle mümkündür.
Bu ülkenin üretiminde, kalkınmasında, fabrikalarında, madenlerinde, kentlerinde ve bütün kamusal hizmetlerinde emeğimiz var. Ülkemizin kaynaklarının nasıl kullanılacağında söz sahibi olmaya, yarattığımız toplumsal zenginlikten hak ettiğimiz payı almaya hakkımız var!
HALKTAN VE EMEKTEN YANA BİR BÜTÇE İSTİYORUZ!
EMEĞİMİZ VAR, HAKKIMIZ VAR!
Ali Ekber Çakar