İŞDÜNYASI.COM: TMO’DAN 8 İLDE 16 FINDIK ALIM MERKEZİ - 22 AĞUSTOS 2025

İŞDÜNYASI.COM: TMO’DAN 8 İLDE 16 FINDIK ALIM MERKEZİ - 22 AĞUSTOS 2025
MERKEZ
22.08.2025

Toprak Mahsulleri Ofisi, 25 Ağustos Pazartesi gününden itibaren fındık alımına başlıyor. İlk etapta 8 ilde 16 merkez üreticilerin hizmetine açılacak.

 

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2025 sezonu fındık alımlarına 25 Ağustos Pazartesi günü başlıyor. TMO, ilk etapta 8 ilde 16 merkezde alım yapacağını duyurdu. Talebe göre alım noktalarının artırılabileceği belirtildi.

Fındık alım merkezleri şöyle:

TMO’ya ürün teslim edecek üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi’nde (ÇKS) kayıtlı olmaları ve önceden randevu almaları gerekiyor. TMO, bu yıl fındık alım fiyatını Giresun kalite için 200 TL, Levant kalite için 195 TL olarak açıklamıştı.

FINDIKTA YÜZDE 50 REKOLTE KAYBI BEKLENİYOR

Karadeniz’de fındık hasadı başladı. Her yıl olduğu gibi bu sezon da belirsizlikler ve umutlar bir arada yaşanıyor. Ne yazık ki, kuraklık, zirai don ve dengesiz hava koşulları nedeniyle bu yılki rekoltenin geçen yıla göre yüzde 50 düşmesi bekleniyor. Ancak üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı fiyatlarla umutlarını koruyor.

Dünya fındık üretiminin ve ihracatının büyük kısmını tek başına karşılayan Karadeniz Bölgesi, hasat mevsimine düşük rekolte beklentisiyle girdi. Ziraat odaları, bu yılki fındık üretiminin 450 bin ton civarında olacağını öngörüyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez, bu yılın normalde “var yılı” olmasına rağmen, özellikle orta ve üst kesimlerde yaşanan don olaylarının rekolteyi ciddi oranda düşürdüğünü belirtti.

TMO, 2025-2026 sezonu için kabuklu fındık alım fiyatlarını belirledi. Buna göre, Giresun kalite fındık için 200 TL, Levant kalite için 195 TL ve sivri fındıklar için 190 TL olarak belirlendi. Geçen senenin 132 TL’lik fiyatına göre ciddi bir artış yaşansa da, işçilik ve üretim maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üretici beklentisini karşılamadı.

KAHVERENGİ KOKARCA TEHLİKESİ VE SAMURAY ARILARI

Bu sezon üreticilerin en büyük sorunlarından biri de fındık bahçelerine musallat olan kahverengi kokarca böceği. Meyveye zarar veren ve içinin boş kalmasına neden olan bu zararlıya karşı, Tarım ve Orman Bakanlığı biyolojik mücadele başlattı. Bu kapsamda, hızlı üreyen kokarcalarla mücadele için doğaya samuray arıları salındı. Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, bu arıların kokarca popülasyonunu kontrol altına alarak rekolte kaybını önlemeyi hedeflediğini açıkladı.

İHRACATTA YÜKSELİŞ SÜRÜYOR

Tüm bu zorluklara rağmen, Türkiye fındık ihracatında güçlü konumunu koruyor. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği verilerine göre, yılın ilk yedi ayında fındık ihracatından 1,3 milyar dolardan fazla gelir elde edildi. Bu rakam, sektörün küresel pazardaki önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

GÖZLER SERBEST PİYASADA

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, “Rekolteyi dikkate aldığımızda fiyat beklentimiz 250 TL seviyesindeydi. Çünkü bu yıl rekolte beklentilerin altında kalacak. Üreticilerimiz, fındıklarını hasat sonrası hemen pazara sunmaz ve bir süre bekletirse serbest piyasada açıklanan rakamın çok üzerinde fiyatlarla alıcı bulabilir. Bu nedenle üreticilerimize fındıklarını aceleyle satmamalarını ve serbest piyasa şartlarını yakından takip etmelerini tavsiye ediyoruz” dedi.

ÜRETİCİNİN FİYAT MEMNUNİYETSİZLİĞİ

Ordu’da fındık hasadı sürerken, serbest piyasada fiyatlar da netleşmeye başladı. Altınordu’da 50 randıman levant kalite fındık 210 TL’den işlem görürken, bazı tüccarlarda fiyat 225 TL’ye kadar çıkıyor. Üretici ise fiyatların düşük olduğunu savunuyor.

FINDIKTA FİYAT BELİRLEMEDE İKİ BÖLGE, İKİ FARKLI GERÇEKLİK

Türkiye’de İş Dünyası Dergisi’ne açıklamalarda bulunan Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 195 TL’lik fındık taban fiyatının farklı bölgelerdeki üreticiler için farklı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Akça, fiyatın Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz bölgelerinin kendine özgü şartlarını göz ardı ettiğini ve bu durumun adil bir fiyat belirleme sürecini engellediğini vurguladı.

BÖLGESEL FARKLILIKLAR FİYATI BELİRLERKEN GÖZ ARDI EDİLDİ

Başkan Akça, TMO’nun belirlediği 195 TL’lik fiyatı değerlendirirken, fındık üretiminin coğrafi zorluklarına dikkat çekti. Doğu Karadeniz bölgesindeki Ordu, Giresun ve Trabzon gibi illerde arazinin engebeli olması nedeniyle makinalı tarım yapılamıyor ve üretim tamamen insan gücüne dayanıyor. Bu durum, dönüm başına ortalama verimi 80-100 kg’a düşürürken, maliyeti de kilogram başına 180-185 TL’ye çıkarıyor. Dolayısıyla, bu bölgedeki üreticiler için 195 TL’lik fiyatın oldukça düşük olduğunu ve beklentiyi karşılamadığını ifade etti.

Ancak, Batı Karadeniz bölgesindeki Samsun, Sakarya, Düzce ve Zonguldak gibi illerde durum tamamen farklı. Düz ve verimli araziler sayesinde makinalı tarım yapılabiliyor ve dönüm başına verim 200-250 kg’a kadar çıkabiliyor. Bu da maliyetin 90-100 TL seviyesinde kalmasını sağlıyor. Akça, bu nedenle Batı Karadeniz’deki üreticilerin açıklanan fiyattan oldukça memnun olduğunu belirtti.

Akça, “Fiyat belirleme aşamasında bu bölgesel farklılıklar dikkate alınmadığı için sağlıklı bir taban fiyat tespiti yapılmamıştır,” diyerek, tek tip bir fiyat politikasının iki bölge arasındaki farklı gerçeklikleri yansıtmadığının altını çizdi.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KAHVERENGİ KOKARCA TEHLİKESİ

Akça, sadece fiyat politikasındaki yanlışlara değil, aynı zamanda fındık üretimini tehdit eden çevresel faktörlere de değindi. “Var yılı” gibi geleneksel kavramların artık yetersiz kaldığını ve iklim değişikliğinin etkilerini bilimsel verilerle değerlendirmek gerektiğini söyledi. Ordu ilinde yaşanan zirai don, kuraklık ve mevsim normallerinin dışındaki sıcaklıklar nedeniyle bu yıl fındıkta %75 oranında verim ve kalite kaybı yaşandığını açıkladı. Bu tespiti, Tarım İl Müdürlüğü liderliğinde oluşturulan 11 kişilik bir komisyonun çalışmalarıyla doğruladıklarını belirtti.

Fındık bahçelerinin en büyük düşmanlarından biri olan kahverengi kokarca ile mücadele konusuna da değinen Akça, bu zararlıya karşı yapılan biyolojik mücadelenin daha yoğun ve kesintisiz olması gerektiğini vurguladı. Mücadelenin sadece samuray arılarıyla sınırlı kalmaması, “cezbet-yok et” ve “kışlak mücadelesi” gibi yöntemlerin de entegre edilmesi gerektiğini belirtti. Mücadelenin başarılı olmasında Valilikler, Kaymakamlıklar, Ziraat Odaları ve muhtarların iş birliğinin kritik rol oynadığını ekledi.

ORDU’NUN ÜRETİMDEKİ LİDERLİĞİ TEHDİT ALTINDA

Başkan Akça, Ordu’nun şu anda Türkiye’deki fındığın dörtte birini, dünyadaki fındığın ise altıda birini ürettiğini ifade etti. Ancak, Batı Karadeniz’deki verimli arazilerde artan fındık dikim alanları ve yüksek verim potansiyeli nedeniyle Ordu’nun gelecekte üretim sıralamasında ikinci sıraya gerilemesinin muhtemel olduğunu söyledi. Bu durumun önüne geçmek ve sürdürülebilir fındık tarımını sağlamak için Doğu Karadeniz üreticisinin desteklenmesinin şart olduğunu belirtti. Akça, özellikle %8 ve üzeri eğimli arazilerde üretim yapan üreticilere özel destek modellerinin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.

FINDIK PİYASASINDA GELECEK BEKLENTİLERİ VE STRATEJİK ÖNERİLER

Bu yılki düşük rekoltenin (en az %50 düşüş) ihracat miktarını azaltacağını, ancak serbest piyasada fiyatları yükselteceğini ve bu sayede parasal gelirin düşmeyeceğini öngördü. Akça, küresel fındık alıcılarının düşük rekoltenin farkında olduğunu ancak bu yıl üreticinin de fiyat bilinciyle hareket edeceğini ve fiyatı belirleyen taraf olacağını belirtti.

Sürdürülebilir bir fındık sektörü için üreticinin üretimde kalmasını sağlayacak gelir elde etmesi gerektiğini vurguladı. Son olarak, iklim değişikliğine uygun fidanların yetiştirilmesi, miras yoluyla parçalanan arazilerde yeni üretim modellerinin geliştirilmesi ve fındığın ham madde olarak satılması yerine, katma değeri yüksek mamullere dönüştürülerek 2,5-3 milyar dolarlık gelirin 10-12 milyar dolara çıkarılması için tesislerin kurulması gerektiğini belirtti.

Haberin kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYIN

Okunma Sayısı: 43