OLAY GAZETESİ: BURSA’NIN DÜNYACA ÜNLÜ LEZZETİNDE REKOLTE ARTTI FİYAT ÜZDÜ! ÇİFTÇİ İSYANDA; ‘DAHA DA DÜŞERSE FELAKET OLUR’ - 22.08.2026

OLAY GAZETESİ: BURSA’NIN DÜNYACA ÜNLÜ LEZZETİNDE REKOLTE ARTTI FİYAT ÜZDÜ! ÇİFTÇİ İSYANDA; ‘DAHA DA DÜŞERSE FELAKET OLUR’ - 22.08.2026
BURSA
22.08.2026
 

​Bursa’nın dünyaca ünlü coğrafi işaretli lezzeti Siyah İncir’de 2026 sezonu rekor rekolte ve yüksek kaliteyle başlarken, ihracatın durması ve tırmanan maliyetler nedeniyle Bursa’nın ilçelerinde firmalar bir bir kepenk kapatıyor.

Bursa’da 20 Ağustos itibarıyla başlayan ve Ekim ayına kadar sürmesi beklenen harman döneminde, rekoltenin geçen yıla kıyasla yüzde 25 oranında artmasına rağmen ihracat kanallarının tıkanması tarladaki tüm dengeleri altüst etti. Karabalçık köyünde, boş incir sepetleri ve sessizlik hakimdi. Geçmiş yıllarda Karabalçık’ta aktif alım yapan 8 ihracatçı firmadan 7’si kepenk indirirken, tarlada yalnızca tek bir firmanın kaldığı görüldü. Artan girdi maliyetleri karşısında çaresiz kalan, topladığı ürünü satamayıp geri götüren çiftçi adeta kan ağlıyor.

​TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Veli Koç, şunları söyledi: ​”Bursa siyah incirimizde hasadımız başladı. 20 Ağustos itibarıyla Hasat Komisyonu’muz tarafından ihracat ve toplama yetkisi verildi; bahçelerimizde taze pazar ve ihracat için toplama işlemleri başladı. Geçen yıl 35-40 bin ton arasında olan Bursa Siyah İnciri rekoltemizin, iklim şartlarının da etkisiyle bu yıl 50 bin tona ulaşmasını bekliyoruz. Özellikle bahar yağışlarının yoğun olması, her ne kadar üretim kuru şartlarda yapılsa da verimi oldukça artırdı. Geçen yıla göre yüzde 20-25 oranında bir verim artışı sağlandığını ve iklim bu şekilde giderse bu artışın korunacağını söyleyebiliriz. ​Bursa Siyah İnciri, Bursa’ya özgü coğrafi işaretli bir ürünümüzdür ve tamamen dış pazara, ihracata yönelik bir çeşidimizdir. Sofralık kullanımının yanı sıra üretimin yüzde 80’ini ihraç ediyoruz. Geçen yılki 35 bin tonluk rekoltenin yüzde 70-80 civarı yaklaşık 40 ülkeye ihraç edildi.”

“FİYAT GEÇEN YILA GÖRE DÜŞTÜ”

“Fiyatlandırma noktasına baktığımızda; geçen yıl ürünün biraz daha az olması nedeniyle 130-150 lira seviyelerinde giden ihracat fiyatları, bu yıl maalesef 120-130 lira bandında seyrediyor. Ürünün kalitesinde herhangi bir problem olmamasına rağmen arzın fazla olmaması ve yurt dışındaki talebe bağlı olarak fiyatlar günlük olarak dalgalanıyor. Taze pazar için tarladan çıkış fiyatımız ise şu an 80-100 lira arasında. Tezgahtaki satış fiyatları ise pazarın durumuna ve kaliteye göre değişecektir. Bu yılki üretim maliyetlerimiz enflasyonist ortam nedeniyle geçen yıla göre arttı. Haziran sonu itibarıyla tarımsal girdi fiyatlarında geçen yıla göre yüzde 32’lik bir artış var. Yaptığımız hesaplamalara göre bu yıl incirin tarladan kilogram çıkış maliyeti 40-50 lira civarındadır. Girdi maliyetlerinin artması nedeniyle tarladan çıkış fiyatlarının geçen yıla göre daha yüksek olmasını beklerdik ancak rekoltenin fazla olması ve ihracat talebinin günlük değişmesi pazar fiyatlarını doğrudan etkiliyor.”

​”FİYATLAR 4 GÜNDE ÇÖKTÜ”

​Bursa Osmangazi Karabalçık Köyü’nde üretim yapan Ahmet Esen de, ​”Şu an hasat işlemlerimiz başladı, sezona gireli henüz 4-5 gün oldu. Ancak daha yolun başında olmamıza rağmen ihracat ve iç piyasa konusunda çiftçiler olarak ciddi sorunlar yaşıyoruz. İhracat kapıları açık görünse de depolardaki mal yoğunluğu nedeniyle köylerdeki alıcı firmaların hepsi alımı durdurup kapattı. Çiftçimiz ürününü toplayamıyor. İncir günlük bir ürün; 1-2 gün toplanmadığı takdirde ağaçlardaki meyveler yere dökülecek. İnsanlar artık köylerde 80, 90, 100 lira gibi fiyatlara dahi bakmıyor; ‘Yeter ki malımı topladım, gel al’ diyerek depolara gidiyorlar ama onlar da şu an ürün almıyor. Yüzümüzü güldürecek fiyatlar beklerken malımızı ihracata veremez hale geldik. Ürün bahçede kaldı, sadece iç piyasaya tek tük toplamaya çalışıyoruz. İhracata 130 TL ile başlamıştık, 4 gün içinde fiyat 80 lira bandına geriledi. İç piyasada 100 lira civarında olan fiyatlar bugün 60 liralara kadar düştü. Çok ciddi bir dalgalanma var; fiyatlar buradan daha aşağı düşerse biz çiftçiler için durum çok daha büyük bir felakete dönüşür” ifadelerini kullandı.

“HER TÜRLÜ ZARARDAYIZ”

​”Karabalçık Köyü’nde raf ömrü en uzun, kalitesi en yüksek incirler yetişiyor” diyen Esen, “Bursa genelinde incir üretimi Mudanya, Karacabey, Gürsu, Kestel dahil 30’dan fazla köye yayılmış durumda. Ancak bizim bölgemizin ürün kalitesi ve raf ömrü diğer yerleri tutmuyor; oraların raf ömrü 15 günse, bizim buranın incirinin raf ömrü ihracat açısından 20-22 güne kadar çıkıyor. ​Buna rağmen şu an 80 liraya düşen fiyatlar nedeniyle büyük bir zarardayız; çünkü maliyetlerimiz çok yüksek. Bunun gübresi, budaması, her şeyi para. Sadece ağaçlara takmak için aldığımız ileklerin tanesine 200-250 lira para verdik. Biz ileklemeye bu parayı verirken kendi incirimizi 60, 70, 80 liraya satıyoruz. Geçen sene 700-800 liraya aldığımız gübreler bu yıl 1500-1600 lira bandına çıktı. İlaç fiyatları geçen seneden bu yana yüzde 40-50 yükseldi. Geçen sene 50 liraya aldığımız mazot bu sene 85-90 liralara geldi. Her türlü zarardayız” dedi.

“İNCİR DALINDA KALDI”

İhracatta yaşanan sorunların kendileri için büyük sıkıntı yarattığını vurgulayan üretici Ahmet Esen, ​”Ben normalde günde 1-1,5 ton mal toplarım; bunun 1 tonunu veya 1200 kilosunu ihracata, 300 kilosunu olgunlaşmış olarak iç piyasaya verirdim. Şimdi ihracat durunca 800-900 kilosunu iç piyasaya sürmek zorunda kalacağız. İç piyasaya mal yığılınca oradaki fiyatlar da çökecek. Vatandaş belki biraz daha ucuza incir yiyecek ama bizim kilogram maliyetimiz zaten 50-60 lira bandında. Ürünü toplayamayıp dibine döktüğümüz zaman maliyetlerimiz daha da yükselecek. ​Benim bahçemde 6-7 tane sabit aylık çalışanım var, ihtiyaca göre 7-8 takviye işçi daha alıyorum. Şu an alım olmadığı için hepsi istirahatte, bugün tarlalarda toplama ve hasat yapmıyoruz. Yarın da alım olmazsa yine toplamayacağız. Bir yandan çalışmadıkları halde işçilere maaş ve yevmiye ödemeye devam ediyoruz, diğer yandan ürünü toplayamadığımız için incir dalında kalıyor. İki gün toplamayıp üçüncü güne kalırsak ağaçtaki mallar yere dökülecek. 100 liranın altına düşmemesini ümit ediyorduk ama daha dördüncü günden 80’e düştü. Bu yıl yüzde 25’lik bir rekolte artışımız var diyorduk ama ürünü toplayamadığımız için o fazlalığı dalında kaybedeceğiz” diye konuştu.

​”ÇİFTÇİ GERÇEKTEN BATTI”

​Topladığı incirleri satmak için firmaya kadar getiren fakat alımların kapanması nedeniyle ürününü satamayıp eli boş dönen üretici Hüseyin Özkan ise, ​”Bu sektörde 25 senedir çalışıyorum. Tarladan topladığımız ürünü satmak için buraya geldik ama rezil durumdayız. Bugün tarladan çıkan incire 50 lira fiyat çekiliyor. 8-10 tane firma Türkiye’nin kaderini belirliyor, çiftçi tamamen sahipsiz. ‘Çiftçi battı’ denince inanmıyorlar ama üretici gerçekten battı. Yanımda 9 tane işçi çalışıyor, kişi başı yevmiyeleri 2 bin lira. Bir senedir emek verip yemek getirdik, şimdi satılsın diye bekliyoruz ama su gibi eriyip gidiyoruz. ​Maliyetler ortada; gübresi, budaması, ilacı, işçisi derken her şey devasa bir para. Geçen sene pazarda 1 ton incir satıp insanlara yetiştiremezken, bu sene 50 liraya düşürülen fiyatlar yüzünden malımız çöp oluyor. İç piyasada, tezgahta vatandaş bu inciri 150 liraya yiyor ama tarlada 50 liraya almıyorlar. Madem ihracata gitmiyor, vatandaşımız bari ucuza incir yesin. Avrupa yiyeceğine bizim insanımız yesin. Reçel dahi yapılamayacak bu hassas ürünü dalında çürütmeye mahkûm ettiler. Çiftçi yalnız bırakıldı, böyle bir düzen olamaz” dedi.

​”YÖNETMELİĞE, KURALLARA HARFİYEN UYDUK AMA YİNE BATTIK”

​Bahçesinin girişine asılan “İyi Tarım Uygulamaları (İTU)” yönetmelik panosu önünde konuşan üretici Cavit Candar ise kurallara dört dörtlük uymalarına rağmen yaşadıkları mağduriyeti ve maliyet baskısını, ​”Ürünler gerçekten ağaçlarda kaldı, toplayamıyoruz. Büyük sıkıntı var, satışlarımız yok, gelen ürünleri geri çeviriyorlar. Benim bu bahçem Global onaylı bir bahçe. Hatta her şey var, resmi belgeli, ama mal satamıyoruz. Sıkıntı büyük yani. Sezon çok aşırı fena, kötü başladı. İleride ne olur bilmiyorum, ümidimiz var mı dersek; bu fiyatlar olduğu zaman 80 lira fiyat bana zarar yazıyor. 80 liraya sattığım zaman neresinden kâr edeceğim? Eleman parasını mı vereceğim, neyi vereceğim? Mazota akşamdan sabaha 4 lira, 5 lira zam gelmiş. Bahçemizde harfi harfine her şeye uyduk. İlaçlandırma, gübreleme, her şeyi dört dörtlük yaptık. Üzerine düştük, kaliteli mal çıkardık ama geldikleri fiyat 80 lira. Yine biz sıkıntıdayız. Biz her şeye uyuyoruz; dört dörtlük yapıyoruz ama incir aşağılarda, fiyatlar diplerde” ifadelerini kullandı.

Haberin kaynağına ulaşmak için lütfen : TIKLAYINIZ

 

 

Okunma Sayısı: 63
Fotoğraf Galerisi