TARIMSAL AFET VE ADALET
Çiftçiler, üreticiler ve tüketici geniş halk kitleleri iklim değişikliğinden sorumlu değildir. Fakat sonuçlarını en ağır biçimde yaşamaktadırlar. Doğa uğradığı geri dönüşümsüz zararlarda adalet arayamazken tarımda adaletin bir nebze de olsa sağlanması için iklim değişikliği nedeniyle oluşan afetlerden zarara uğrayan kesimlerin zararlarının afet kapsamında tazmini sağlanmalıdır.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 76 il için alarm verirken; ani sel, lokal su baskınları, yıldırım düşmesi, dolu ve kuvvetli fırtınaya karşı dikkatli olunması uyarısında bulundu.
Karadeniz Bölgesinde Amasya, Tokat, Çorum, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane, Bayburt ve çevresinde taşkın riski, İç Anadolu, Ege ve Akdeniz’de Ankara ve çevresi ile Akdeniz'in iç kesimlerinde sel ve kuvvetli rüzgarlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde şiddetli rüzgarlara ek olarak çöl tozlarının taşınmasıyla "çamur şeklinde yağışlar" görülme riski bulunduğu bildirilmektedir.
Ülke genelinde birçok tarım havzası aşırı, düzensiz ve mevsim normalleri dışında yağan yağışlar nedeniyle seller, su baskınları ve taşkınlara maruz kalmış/kalmaktadır.
Bazı küçük ve orta büyüklükte hayvancılık işletmelerinin barınakları, yem depoları, yem bitkisi ekili arazileri sel, su baskınları ve taşkınlardan etkilenmiş, yağışların devam edeceği bölgelerde etkilenmesi muhtemel olarak görülen yetiştiriciler olacağı değerlendirilmektedir. Bazı bölgelerde hayvanlar güvenli alanlara nakledilmiştir.
Ekili, dikili tarım arazileri ve özellikle sebze üretimi için kuzey illerimizde yeni dikimi tamamlanmış ve dikim için hazırlanan araziler sel ve su baskınlarından zarar görmüştür.
Sel, su baskını ve taşkınlar tarımsal üretim/ürün kayıplarına ve üretim maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır. Ekili alanları sular altında bırakarak kök çürümesine, çamur tabakasının ürünlerin üzerini örterek kuruma sonucu ürün kaybına yol açmaktadır.
Seller; tarla yollarını, sulama kanallarını, seraları ve makine ve ekipmanları tahrip etmektedir. Toprağın en verimli üst katmanını sürükleyerek erozyona yer yer toprak kaymasına neden olup tarım arazilerinin uzun vadede verimliliğinin düşmesine neden olmaktadır. Tarlalarda uzun süre kalan durgun sular, bitkilerde hastalıklar gelişmesine ve zararlı popülasyonlarının artmasına zemin hazırlamaktadır. Bozulan toprağı ekime hazır hale getirmek ekstra maliyet yaratmaktadır.
Ekili, dikili arazilerde yaşanan felaket sonucunda tohum, fide, fidan gibi kayıplar sezon kaçırılmadan yeniden üretim yapılabilmesi için üreticiye bedelsiz temin edilmelidir.
Yaşanan kayıplar ve hasar tespitleri hızla yapılmalı. Üreticilerin kayıpları, ÇKS kaydı ve Tarım Sigortası yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın AFET kapsamında değerlendirilmeli ve hızla karşılanmalıdır.
İklim değişikliğinin tarım arazileri, hayvan varlığı, alet ekipmanlar ve tarımsal yapılar üzerinde afete dönüşen yıkıcı etkilerine maruz kalmamak için sel ve su baskınlarına maruz kalma ve taşkın riski olan yerler tespit edilerek gerekli önlemler alınmalı yada risksiz alanlara nakil planlamaları geciktirilmeden yapılmalıdır.
TMMOB
Ziraat Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
