TRABZON HALKI SUSMAYACAK,ŞEHRİNE SAHİP ÇIKACAK!... -03.10.2025

TRABZON
25.11.2025

TRABZON HALKI SUSMAYACAK,ŞEHRİNE SAHİP ÇIKACAK!...                                                        Trabzon, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda medeniyetlerin kesişim noktası, imparatorlukların göz bebeği ve bir kültür beşiği olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in yönettiği ve Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu bu kadim şehir, bugün ne yazık ki tarihine ve kimliğine yakışmayan sorunlarla karşı karşıyadır.

 

TRABZON HALKI SUSMAYACAK,ŞEHRİNE SAHİP ÇIKACAK!...         
                                              
Trabzon, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda medeniyetlerin kesişim noktası, imparatorlukların göz bebeği ve bir kültür beşiği olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in yönettiği ve Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu bu kadim şehir, bugün ne yazık ki tarihine ve kimliğine yakışmayan sorunlarla karşı karşıyadır.

MAHKEKEME KARARLARININ UYGULANMAMASI!...     
                                                                           
Bir hukuk devletinde en temel kural, yargı kararlarının uygulanmasıdır. Ancak Trabzon’da bazı mahkeme kararlarının uygulanmadığına dair şikâyetler, hukukun üstünlüğünü gölgelemekte ve vatandaşın adalete olan güvenini zedelemektedir. Kararlar uygulanmadığında, hukukun caydırıcı gücü ortadan kalkmakta, keyfilik ve ayrıcalıkların önü açılmaktadır.

KALDIRIMLAR ve TRAFİĞE KAPALI CADDELER!...        
                                                                      
Yaya güvenliği için trafiğe kapatılan alanlar ve kaldırımlar, son dönemde motosiklet ve bisiklet trafiğine açılmıştır. Bu durum hem yayaların güvenliğini tehdit etmekte hem de şehir yaşamının kalitesini düşürmektedir. Yaya önceliği ilkesi göz ardı edilmekte, şehir insanı adeta araçların gölgesinde yaşamaya mahkûm edilmektedir.

KAVŞAKLAR, YOLLAR ve KALDIRIMLARIN İŞGALİ!..           
                                                                       
Trabzon’un en büyük sorunlarından biri de kavşakların, yolların ve kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesidir. Plansız park uygulamaları, gelişi güzel bırakılan vasıtalar ve denetim eksikliği, şehir trafiğini kaosa sürüklemekte; yayaları, çocukları, yaşlıları ve engelli vatandaşları ciddi şekilde mağdur etmektedir.

SAHİLLERİN AYRICALIKLI KİŞİLERE BIRAKILMASI!...      
                                                                               
Trabzon sahilleri halkın nefes alacağı alanlar olması gerekirken, ayrıcalıklı kişi ve grupların kullanımına bırakılmıştır. Oysa sahiller milletin ortak malıdır; kamunun kullanımına kapatılması, sosyal adalete ve eşitlik ilkesine aykırıdır. Vatandaşın denize ulaşımı kısıtlanmakta, kamusal alanlar özelleştirilmiş gibi kullanılmaktadır.

MERALARIN TAHRİBATI ve EL DEĞİŞTİRMESİ!...      
                                                                                         
Bir diğer önemli sorun da meraların işgaller, satışlar ve tahribatlarla el değiştirmesidir. Yüzyıllardır halkın ortak kullanımında olan meralar, rant uğruna yok edilmekte ve mülkiyet yapıları değiştirilmektedir. Bu durum hem doğaya hem de tarımsal üretime zarar vermektedir. Gelecek nesillerin ortak hakkı olan doğal alanlar hızla kaybolmaktadır.

PLANSIZ YATIRIMLAR ve ŞEHİRCİLİK SORUNLARI!...      
                                                                                                 
Trabzon’un şehirleşme sürecinde en büyük handikaplardan biri de plansız yatırımlardır. Planlı yol ve kaldırımlar bakımsız bırakılırken, yürünemez durumda olan alanlara yatırım yapılmaması dikkat çekmektedir. Bunun yerine, rant odaklı ve günübirlik hesaplarla plansız yatırımlar yapılmakta; bu da şehir dokusunu bozmakta, kaynakların verimli kullanılmasını engellemektedir.

HALKA DEĞİL, SEÇİLMİŞ AİLELERE HİZMET!...           
                                                                           
Belediyelerin asli görevi halka hizmet etmektir. Ancak bugün görüyoruz ki birçok belediye makamlarını korumak uğruna, şehri geliştirmek ve vatandaşın ihtiyaçlarını karşılamak yerine; seçilmiş birkaç ailenin taleplerine odaklanmaktadır. Halk için gelen ödenekler, halka hizmete gitmesi gerekirken, siyasilerin personel taleplerine ve dar çevrelerin çıkarlarına harcanmaktadır. Bu anlayış; hem kamu kaynaklarının israfıdır hem de kul hakkıdır. Tabloda da  görüldüğü gibi Trabzon Ortahisar'da yeni doğanda dahil 20.11.2024 tarihindeki analizde 94.8 kişiye bir belediye personeli düşmektedir. Meydandaki dinlenme alanlarındaki ahşaplar, kaldırımlar ve parke işleri gibi hizmetler firmalara ihale ediliyorsa oturup bir kaç kez daha düşünmek gerekmez mi. Özetle, her binaya bir belediye personeli düşüyor da, nerede!...

SONUÇ ve ÇAĞRIMIZ            
                                                                                                                
Kadim şehir Trabzon, tarihine, kültürüne ve doğasına yakışır şekilde yönetilmeyi hak etmektedir. Hukukun üstünlüğü, kamusal alanların korunması, şehircilik ilkelerine uygun planlama ve doğaya saygılı bir anlayış olmazsa olmazdır. Sorumluların önce yapıp sonra hukuka, plana veya kamuoyuna bırakması kabul edilemez.Trabzon halkı, tarihinden aldığı güçle bu sorunların çözümünü talep etmektedir. Çünkü Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği, Kanuni’nin doğduğu bu şehir; günübirlik çıkarların değil, gelecek nesillerin şehridir.Çağrımız nettir: Mahkeme kararları derhal uygulanmalı, sahiller ve meralar halka iade edilmeli, şehircilik ilkelerine uygun, planlı ve adil bir yönetim anlayışı hayata geçirilmelidir.

Trabzon halkı sessiz kalmayacak, şehrini sahipsiz bırakmayacaktır. Unutulmasın ki; bu şehir, bir avuç imtiyazlıya değil, milletin tamamına aittir!                                                                                                            

Cemil PEHLEVAN                                                                   

ŞUBE BAŞKANI

                                                     
Trabzon, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda medeniyetlerin kesişim noktası, imparatorlukların göz bebeği ve bir kültür beşiği olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in yönettiği ve Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu bu kadim şehir, bugün ne yazık ki tarihine ve kimliğine yakışmayan sorunlarla karşı karşıyadır.

MAHKEKEME KARARLARININ UYGULANMAMASI!...      
                                                                          
Bir hukuk devletinde en temel kural, yargı kararlarının uygulanmasıdır. Ancak Trabzon’da bazı mahkeme kararlarının uygulanmadığına dair şikâyetler, hukukun üstünlüğünü gölgelemekte ve vatandaşın adalete olan güvenini zedelemektedir. Kararlar uygulanmadığında, hukukun caydırıcı gücü ortadan kalkmakta, keyfilik ve ayrıcalıkların önü açılmaktadır.

KALDIRIMLAR ve TRAFİĞE KAPALI CADDELER!...       
                                                                       
Yaya güvenliği için trafiğe kapatılan alanlar ve kaldırımlar, son dönemde motosiklet ve bisiklet trafiğine açılmıştır. Bu durum hem yayaların güvenliğini tehdit etmekte hem de şehir yaşamının kalitesini düşürmektedir. Yaya önceliği ilkesi göz ardı edilmekte, şehir insanı adeta araçların gölgesinde yaşamaya mahkûm edilmektedir.

KAVŞAKLAR, YOLLAR ve KALDIRIMLARIN İŞGALİ!..     
                                                                             
Trabzon’un en büyük sorunlarından biri de kavşakların, yolların ve kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesidir. Plansız park uygulamaları, gelişi güzel bırakılan vasıtalar ve denetim eksikliği, şehir trafiğini kaosa sürüklemekte; yayaları, çocukları, yaşlıları ve engelli vatandaşları ciddi şekilde mağdur etmektedir.

SAHİLLERİN AYRICALIKLI KİŞİLERE BIRAKILMASI!...    
                                                                                 
Trabzon sahilleri halkın nefes alacağı alanlar olması gerekirken, ayrıcalıklı kişi ve grupların kullanımına bırakılmıştır. Oysa sahiller milletin ortak malıdır; kamunun kullanımına kapatılması, sosyal adalete ve eşitlik ilkesine aykırıdır. Vatandaşın denize ulaşımı kısıtlanmakta, kamusal alanlar özelleştirilmiş gibi kullanılmaktadır.

MERALARIN TAHRİBATI ve EL DEĞİŞTİRMESİ!...          
                                                                                     
Bir diğer önemli sorun da meraların işgaller, satışlar ve tahribatlarla el değiştirmesidir. Yüzyıllardır halkın ortak kullanımında olan meralar, rant uğruna yok edilmekte ve mülkiyet yapıları değiştirilmektedir. Bu durum hem doğaya hem de tarımsal üretime zarar vermektedir. Gelecek nesillerin ortak hakkı olan doğal alanlar hızla kaybolmaktadır.

PLANSIZ YATIRIMLAR ve ŞEHİRCİLİK SORUNLARI!...    
                                                                                                   
Trabzon’un şehirleşme sürecinde en büyük handikaplardan biri de plansız yatırımlardır. Planlı yol ve kaldırımlar bakımsız bırakılırken, yürünemez durumda olan alanlara yatırım yapılmaması dikkat çekmektedir. Bunun yerine, rant odaklı ve günübirlik hesaplarla plansız yatırımlar yapılmakta; bu da şehir dokusunu bozmakta, kaynakların verimli kullanılmasını engellemektedir.

HALKA DEĞİL, SEÇİLMİŞ AİLELERE HİZMET!...      
                                                                                
Belediyelerin asli görevi halka hizmet etmektir. Ancak bugün görüyoruz ki birçok belediye makamlarını korumak uğruna, şehri geliştirmek ve vatandaşın ihtiyaçlarını karşılamak yerine; seçilmiş birkaç ailenin taleplerine odaklanmaktadır. Halk için gelen ödenekler, halka hizmete gitmesi gerekirken, siyasilerin personel taleplerine ve dar çevrelerin çıkarlarına harcanmaktadır. Bu anlayış; hem kamu kaynaklarının israfıdır hem de kul hakkıdır. Tabloda da  görüldüğü gibi Trabzon Ortahisar'da yeni doğanda dahil 20.11.2024 tarihindeki analizde 94.8 kişiye bir belediye personeli düşmektedir. Meydandaki dinlenme alanlarındaki ahşaplar, kaldırımlar ve parke işleri gibi hizmetler firmalara ihale ediliyorsa oturup bir kaç kez daha düşünmek gerekmez mi. Özetle, her binaya bir belediye personeli düşüyor da, nerede!...

SONUÇ ve ÇAĞRIMIZ             
                                                                                                               
Kadim şehir Trabzon, tarihine, kültürüne ve doğasına yakışır şekilde yönetilmeyi hak etmektedir. Hukukun üstünlüğü, kamusal alanların korunması, şehircilik ilkelerine uygun planlama ve doğaya saygılı bir anlayış olmazsa olmazdır. Sorumluların önce yapıp sonra hukuka, plana veya kamuoyuna bırakması kabul edilemez.Trabzon halkı, tarihinden aldığı güçle bu sorunların çözümünü talep etmektedir. Çünkü Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği, Kanuni’nin doğduğu bu şehir; günübirlik çıkarların değil, gelecek nesillerin şehridir. Çağrımız nettir: Mahkeme kararları derhal uygulanmalı, sahiller ve meralar halka iade edilmeli, şehircilik ilkelerine uygun, planlı ve adil bir yönetim anlayışı hayata geçirilmelidir.

Trabzon halkı sessiz kalmayacak, şehrini sahipsiz bırakmayacaktır. Unutulmasın ki; bu şehir, bir avuç imtiyazlıya değil, milletin tamamına aittir!                                                                                                            

Cemil PEHLEVAN                                                                   

ŞUBE BAŞKANI

Okunma Sayısı: 12