VEFA PROĞRAMINDA BETONLAŞMA UYARISI.-15.02.2026
Bugün burada; Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi olarak, Meslekte 35’üncü, 40’ıncı ve 50’nci yılını dolduran, ömrünü toprağa, üretime, çiftçiye ve bu ülkenin gıda güvencesine adamış büyüklerimizi onurlandırmak için bir araya geldik.
Bu tören sadece bir plaket töreni değildir; Bu tören bir vefa, bir teşekkür, bir duruşun ifadesidir.
Hepiniz hoş geldiniz, onur verdiniz.
Çok kıymetli katılımcılar,
Biz ZMO Trabzon Şubesi olarak görev yaptığımız her dönemde “ÜRETKEN ODACILIK” anlayışıyla hareket ettik.
Sadece eleştiren değil, çözüm üreten;
Sadece konuşan değil, sahaya inen;
Sadece rapor yazan değil, toprağa dokunan bir anlayışı benimsedik.
Toplumun sorunlarını;
Sadece okuyarak değil,
Sadece duyarak değil,
Beş duyu organımızla hissederek anlamaya çalıştık.
Köylünün derdini köyde,
Üreticinin sorununu bahçede,
Balıkçının sıkıntısını kıyıda,
Tüketicinin kaygısını pazarda dinledik.
“Bana ne”, “Ne olur ne olmaz”, “Bir şey değişmez” demedik.
Doğru bildiğimizi söyledik.
Dikkate alındı mı?
Kimi zaman alındı, kimi zaman alınmadı.
Ama biz her seferinde tarihe not düştük.
Ve üzülerek söylüyorum ki;
Geçmişte söylediklerimizin bugün birer birer doğru çıktığını görmek bizi mutlu etmiyor.
Çünkü biz haklı çıkmak için değil,
Yanlışlar yapılmasın diye konuşuyoruz.
Bugün yaşanan her çevre tahribatı,
Her tarım alanı kaybı,
Her su kirliliği,
Gelecek nesillerin yaşam kalitesinden çalınan bir parçadır.
Bizim bugünkü ihmallerimiz,
Çocuklarımızın yarınki yoksunluğudur.
Bugün koruyamadığımız her karış toprak,
Yarın ithalatla kapatılmaya çalışılan bir gıda açığıdır.
Saygıdeğer konuklar,
Toprak sadece üzerinde yürüdüğümüz bir zemin değildir.
Toprak;
Gıdanın,
Suyun,
Yaşamın,
Egemenliğin temelidir.
Toprağını koruyamayan bir ülke,
Bağımsızlığını da koruyamaz.
Gıdasını üretemeyen bir ülke,
Geleceğini planlayamaz.
Bugün dünyaya baktığımızda;
Tarımını koruyan ülkeler güçlüdür.
Toprağını koruyan ülkeler dirençlidir.
Gıdasını üreten ülkeler bağımsızdır.
Ama biz ne yazık ki yıllardır;
Verimli tarım arazilerini imara açıyoruz,
Meraları betonla kaplıyoruz,
Dereleri acımasızca işgal ve kirletiyoruz,
Denizin gözünü TOPRAK’la doyuruyoruz,
Kıyılar, kamu ve müteşebbisler tarafından ilelebet yok ediliyor.
Buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz:
Toprak bizim ortak mirasımızdır.
Gıda stratejik bir değerdir.
Meralar hayvancılığın can damarıdır.
Deniz ise en ucuz ve en sağlıklı protein kaynağımızdır.
Denizi doldurarak,
Kıyıları betonlaştırarak,
Balıkçının ekmeğini,
Çocuğun geleceğini,
Ülkenin gıda güvencesini dolduruyorsunuz.
Biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak;
Toprağın,
Gıdanın,
Meraların,
Denizin ve kıyıların korunması konusunda
Söylenecek sözümüzü söyledik,
Söylemeye de devam edeceğiz.
Çünkü bu sadece çevre meselesi değil,
Bu bir yaşam meselesidir.
Bu bir gelecek meselesidir.
Bu bir memleket meselesidir.
Kıymetli meslektaşlarım,
Bugün plaket vereceğimiz büyüklerimiz;
Zor şartlarda okudular,
Zor şartlarda çalıştılar,
İmkânların kısıtlı olduğu dönemlerde üretimi omuzladılar.
Tarım politikalarının olmadığı zamanlarda,
Tarımın politikasını ayakta tutmaya çalıştılar.
Onlar; Sadece mesleklerini yapmadılar,
Bu ülkenin gıda güvenliğine omuz verdiler.
Birçoğu belki yeterince takdir edilmedi,
Birçoğu emeğinin karşılığını alamadı.
Ama bugün burada;
Onlara “İyi ki varsınız” demek için bulunuyoruz.
Bu plaketler;
Bir metal parçası değildir.
Bu plaketler;
Bir ömrün,
Bir emeğin,
Bir mücadelenin sembolüdür.
Genç meslektaşlarıma da buradan seslenmek istiyorum:
Bu meslek sadece diploma ile yapılmaz.
Bu meslek vicdanla yapılır.
Bu meslek toprağa saygıyla yapılır.
Bu meslek üreticiye omuz vererek yapılır
Eğer bugün susarsak,
Yarın konuşacak toprağımız kalmaz.
Eğer bugün sahip çıkmazsak,
Yarın sahip çıkacak bir gelecek bulamayız.
Sözlerimi tamamlarken;
Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen
Yönetim kurulu üyelerimize,
Komisyonlarımıza,
Katılım sağlayan tüm meslektaşlarımıza ve bugün burada vefamıza ortak olan herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Meslekte 35, 40 ve 50’inci yılını dolduran tüm büyüklerimizi saygıyla selamlıyor,
Kendilerine sağlıklı, huzurlu bir ömür diliyorum.
İyi ki varsınız,
İyi ki bu mesleğe emek verdiniz,
İyi ki bu memlekete iz bıraktınız,
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Bu tören sadece bir plaket töreni değildir; Bu tören bir vefa, bir teşekkür, bir duruşun ifadesidir.
Hepiniz hoş geldiniz, onur verdiniz.
Çok kıymetli katılımcılar,
Biz ZMO Trabzon Şubesi olarak görev yaptığımız her dönemde “ÜRETKEN ODACILIK” anlayışıyla hareket ettik.
Sadece eleştiren değil, çözüm üreten;
Sadece konuşan değil, sahaya inen;
Sadece rapor yazan değil, toprağa dokunan bir anlayışı benimsedik.
Toplumun sorunlarını;
Sadece okuyarak değil,
Sadece duyarak değil,
Beş duyu organımızla hissederek anlamaya çalıştık.
Köylünün derdini köyde,
Üreticinin sorununu bahçede,
Balıkçının sıkıntısını kıyıda,
Tüketicinin kaygısını pazarda dinledik.
“Bana ne”, “Ne olur ne olmaz”, “Bir şey değişmez” demedik.
Doğru bildiğimizi söyledik.
Dikkate alındı mı?
Kimi zaman alındı, kimi zaman alınmadı.
Ama biz her seferinde tarihe not düştük.
Ve üzülerek söylüyorum ki;
Geçmişte söylediklerimizin bugün birer birer doğru çıktığını görmek bizi mutlu etmiyor.
Çünkü biz haklı çıkmak için değil,
Yanlışlar yapılmasın diye konuşuyoruz.
Bugün yaşanan her çevre tahribatı,
Her tarım alanı kaybı,
Her su kirliliği,
Gelecek nesillerin yaşam kalitesinden çalınan bir parçadır.
Bizim bugünkü ihmallerimiz,
Çocuklarımızın yarınki yoksunluğudur.
Bugün koruyamadığımız her karış toprak,
Yarın ithalatla kapatılmaya çalışılan bir gıda açığıdır.
Saygıdeğer konuklar,
Toprak sadece üzerinde yürüdüğümüz bir zemin değildir.
Toprak;
Gıdanın,
Suyun,
Yaşamın,
Egemenliğin temelidir.
Toprağını koruyamayan bir ülke,
Bağımsızlığını da koruyamaz.
Gıdasını üretemeyen bir ülke,
Geleceğini planlayamaz.
Bugün dünyaya baktığımızda;
Tarımını koruyan ülkeler güçlüdür.
Toprağını koruyan ülkeler dirençlidir.
Gıdasını üreten ülkeler bağımsızdır.
Ama biz ne yazık ki yıllardır;
Verimli tarım arazilerini imara açıyoruz,
Meraları betonla kaplıyoruz,
Dereleri acımasızca işgal ve kirletiyoruz,
Denizin gözünü TOPRAK’la doyuruyoruz,
Kıyılar, kamu ve müteşebbisler tarafından ilelebet yok ediliyor.
Buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz:
Toprak bizim ortak mirasımızdır.
Gıda stratejik bir değerdir.
Meralar hayvancılığın can damarıdır.
Deniz ise en ucuz ve en sağlıklı protein kaynağımızdır.
Denizi doldurarak,
Kıyıları betonlaştırarak,
Balıkçının ekmeğini,
Çocuğun geleceğini,
Ülkenin gıda güvencesini dolduruyorsunuz.
Biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak;
Toprağın,
Gıdanın,
Meraların,
Denizin ve kıyıların korunması konusunda
Söylenecek sözümüzü söyledik,
Söylemeye de devam edeceğiz.
Çünkü bu sadece çevre meselesi değil,
Bu bir yaşam meselesidir.
Bu bir gelecek meselesidir.
Bu bir memleket meselesidir.
Kıymetli meslektaşlarım,
Bugün plaket vereceğimiz büyüklerimiz;
Zor şartlarda okudular,
Zor şartlarda çalıştılar,
İmkânların kısıtlı olduğu dönemlerde üretimi omuzladılar.
Tarım politikalarının olmadığı zamanlarda,
Tarımın politikasını ayakta tutmaya çalıştılar.
Onlar; Sadece mesleklerini yapmadılar,
Bu ülkenin gıda güvenliğine omuz verdiler.
Birçoğu belki yeterince takdir edilmedi,
Birçoğu emeğinin karşılığını alamadı.
Ama bugün burada;
Onlara “İyi ki varsınız” demek için bulunuyoruz.
Bu plaketler;
Bir metal parçası değildir.
Bu plaketler;
Bir ömrün,
Bir emeğin,
Bir mücadelenin sembolüdür.
Genç meslektaşlarıma da buradan seslenmek istiyorum:
Bu meslek sadece diploma ile yapılmaz.
Bu meslek vicdanla yapılır.
Bu meslek toprağa saygıyla yapılır.
Bu meslek üreticiye omuz vererek yapılır
Eğer bugün susarsak,
Yarın konuşacak toprağımız kalmaz.
Eğer bugün sahip çıkmazsak,
Yarın sahip çıkacak bir gelecek bulamayız.
Sözlerimi tamamlarken;
Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen
Yönetim kurulu üyelerimize,
Komisyonlarımıza,
Katılım sağlayan tüm meslektaşlarımıza ve bugün burada vefamıza ortak olan herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Meslekte 35, 40 ve 50’inci yılını dolduran tüm büyüklerimizi saygıyla selamlıyor,
Kendilerine sağlıklı, huzurlu bir ömür diliyorum.
İyi ki varsınız,
İyi ki bu mesleğe emek verdiniz,
İyi ki bu memlekete iz bıraktınız,
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Okunma Sayısı: 14
