YENİ ANKARA GAZETESİ: ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ (AOÇ) SAYIŞTAY RAPORU: 2023 YILI KÂR VE ZARAR TABLOSU AÇIKLANDI- 14 EKİM 2026
Atatürk Orman Çiftliği’nin kârdan zarara geçmesini ve marka hakkının özel sektöre devredilmesini değerlendiren ZMO Başkanı Murat Kapıkıran, tarihsel güvenin zedelendiğine dikkat çekti.
Cumhuriyet’in simge kurumlarından Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ), TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonundaki denetim öncesinde Sayıştay raporlarına yansıyan mali tablolar ve zararlarla gündeme geldi. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937 yılında millete miras bıraktığı 55 bin 538 dekarlık arazi, zaman içerisinde gerçekleşen satış ve devirlerle 33 bin 110 dekara geriledi.
Sayıştay denetim raporları ve KİT Komisyonu verileri, AOÇ fabrikaları ile işletmelerinin gelir-gider dengesinde yaşanan değişimi ortaya koyuyor. 2023 yılında 17,8 milyon TL üretim kârı elde eden ve genel mali yapısı dengeli seyreden kurum, son denetim döneminde 17,8 milyon TL fabrika üretim zararına ve toplamda 35,1 milyon TL net dönem zararına sürüklendi. Pastörize süt, beyaz peynir ve bal gibi temel gıda ürünlerini üreten fabrikalar zarara geçerken, çiftliğin kendi imalatı içerisinde kâr edebildiği ürün gruplarının dondurma ve domates suyuyla sınırlı kaldığı belirtildi.
“SÜREÇ ÖZELLEŞTİRME ÖNCESİ YOL HARİTASINI ANIMSATIYOR”
AOÇ’deki mali tabloyu, yönetim tercihlerini ve markanın geleceğini Yeni Ankara’ya değerlendiren TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kapıkıran, tablonun yönetim zafiyetine işaret ettiğini savunarak, “Katma değer kamu yönünden özel sektöre transfer ediliyor, bundan başka bir açıklaması yoktur” ifadeleriyle sürece tepki gösterdi.

AOÇ fabrikalarının dondurma ve domates suyu haricinde süt, peynir ve bal gibi temel gıda kalemlerinde kârdan zarara geçmesini değerlendiren Kapıkıran, bu tablonun yönetim organizasyonundaki eksikliklerden kaynaklandığını söyledi. Kendi tesislerinde üretim yapmak yerine satış ve imtiyaz hakkının aracı firmalara devredilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan ZMO Başkanı, “Burada iyi bir yönetim organizasyonu olsa fason üretime de markayı başkasına kiraya vermeye de ihtiyaç duyulmaz. Özel firmalar bu ürünlerden çok yüksek kâr marjları elde ederken kurum zarara uğratılıyor” dedi.
“TÜKETİCİNİN MARKAYA DUYDUĞU TARİHSEL GÜVEN ZEDELENİYOR”
AOÇ markasının su, mantar, sirke gibi ürünler için özel sektöre kiralanması ve fason üretime geçilmesine de değinen Murat Kapıkıran, tüketicinin markaya duyduğu tarihsel güvenin zedelendiğini dile getirdi. AOÇ’nin Türkiye’deki en temel özelliklerinden birinin güvenilirlik olduğunu belirten Kapıkıran, “Güvenilirlik konusunda devredilen bölümlerde bir denetimin olmadığını, riskin devam ettiğini söyleyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
KAPIKIRAN’DAN İMAR RANTI ÇIKIŞI
Atatürk’ün miras bıraktığı arazilerin daralması ve çiftliğin tarımsal üretimden uzaklaşarak gelirini kiralardan sağlayan bir yapıya dönüştüğünü savunan Kapıkıran, Ankara’nın merkezindeki bu alanların parçalanmasını eleştirerek şunları söyledi:
“Bu durum tamamen bir imar rantı. Atatürk Orman Çiftliğinin önemli bir kısmının imar rantına peşkeş çekilmesi anlamına geliyor. Yaşanan bu süreç, geçmişte gördüğümüz birçok özelleştirmede izlenen yol haritasının şimdi de AOÇ’de uygulanmak istendiğini gösteriyor.”

“KATKISIZ ÜRETİM ZARAR GEREKÇESİ SAYILAMAZ”
Sayıştay raporlarında “katkısız ve hilesiz gıda üretimi yapıldığı için maliyetlerin yüksek olduğu” yönündeki ifadelere de değinen Kapıkıran, katkısız üretimin zarar gerekçesi yapılamayacağını savundu. Kamu bütçelerinin temel amaçlarından birinin halka güvenilir gıda sunmak olması gerektiğini vurgulayan Kapıkıran, “Katkısız ve hilesiz üretim bir zarar gerekçesi olarak sayılmamalıdır. Eğer maliyet finansmanında bir fazlalık oluşuyorsa, bunun da kamu bütçesinden karşılanması gerekir” şeklinde konuştu.
“AOÇ YENİDEN ÖRNEK TARIM MERKEZİ OLMALI”
AOÇ’nin yeniden kuruluş felsefesine dönmesi ve halka uygun fiyatlı, sağlıklı gıda sağlayan bir “örnek tarım merkezi” misyonunu kazanması için atılması gereken adımları sıralayan Murat Kapıkıran, “Gerçekten bir kamu yararı üretilmeyen, sadece şirketlerin rantına ayrılmış parçaların tekrar çiftliğe kazandırılması gerekiyor. İkinci olarak da hem örnek çiftlik amacına uygun hem de ürünlerin kalitesini sağlayacak liyakatli bir yönetim oluşturulmalıdır. Atatürk’ün kurduğu bu ünlü marka, bu duyarlılıkları taşıyan yeni bir yönetimle tekrardan ayağa kaldırılmalıdır” çağrısında bulundu.
Haber: Fatmanur Zırh
Haber kaynağına ulaşmak için lütfen TIKLAYINIZ.